|
'AB, Türkiye'ye otomatik olarak hayır demez' | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Türkiye'de bugün olağanüstü toplanacak meclisin gündeminde Türk Ceza Kanunu tasarısı var.
Tasarının en fazla tartışma yaratan maddelerinden biri zinayı suç sayan öneri. Bu tartışmanın Türkiye dışına da taştığı görülüyor. Avrupa medyasında AB yetkililerinin, zinanın suç sayılması halinde bunun, Türkiye'nin yıl sonunda müzakere tarihi almasını olumsuz etkileyebileceğini söyledikleri şeklinde haberler yer alıyor. Bu yorumların doğru olup olamayacağını, Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu eş başkanı Joost Lagendijk'a sorduk. BBC Türkçe Servisi: İngiltere'de yayımlanan Financial Times gazetesi, Avrupa Birliği'nin, zina ile ilgili tasarıdan vazgeçmesi için Türkiye'ye bir ay süre tanıdığını yazdı. Gazeteye göre aksi takdirde Ankara'nın on yıllardır süren üyelik arayışı ciddi bir darbe yiyecek ve Avrupa Komisyonu Türkiye'nin istediği tavsiye kararını almayabilecek. Bu görüşlere katılıyor musunuz? Joost Lagendijk: Türk Ceza Kanunu yasa tasarısının zinaya ilişkin bölümünün Türkiye Parlamentosu'nda kabul edilmesi halinde, Avrupa Birliği'nin otomatik olarak aralık ayında Türkiye'ye hayır diyeceğini söyleyenlere katılmıyorum. Bu iş o kadar basit değil. Fakat bu tasarının kabul edilmesi, Türkiye için hayatı zorlaştıracak, çünkü başından beri Türkiye'nin üyeliğine karşı olanların konumunu güçlendirecek. Bu kesim, "İşte sonunda AK Parti hükümetinin gizli bir gündemi olduğu kanıtlandı. Şimdi zina yasasıyla, başka bir zaman örneğin eğitime ilişkin yasalarla İslamı hukuk sistemi içine sokmak istiyorlar" diyecek. Konu bu nedenle son derece hassas ve önemli. Çünkü Türkiye'nin üyeliğine karşı olanlar açısından, Türkiye hükümetine duydukları kuşku kanıtlanmış olacak. BBC Türkçe Servisi: Peki zinayı suç haline getiren yasa tasarısı meclisten geçerse, bu, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile üyelik müzakerelerine başlayabilmek için uymak zorunda olduğu Kopenhag kriterleriyle çelişecek mi? Joost Lagendijk: Eğer Kopenhag kriterlerini okuduysanız, yoruma açık bir metin olduğunu görürsünüz. Bence olmakta olan şu: Bu tasarı herşeyden önce, özel ile kamusal alanlar arasındaki farkın belirginleştirilmesine karşı olan, Avrupa Birliği içindeki çoğunluğun görüşüyle çelişiyor.
Avrupalıların çoğunluğu devletin, hükümetlerin bireylerin özel hayatına karışmaması gerektiğini düşünüyor ve onlara göre, zina özel hayatı ilgilendiren bir konu. İkinci olarak, bu tür öneriler Avrupa’daki bazı korkuları harekete geçiriyor. Türkiye'nin İslam’ın, İslamcı politikacıların etkisi altında olduğunu düşünüyorlar. Ben o fikirde değilim, ama bu tür tasarılar bu izlenimleri güçlendiriyor. Bu yüzden Türkiye için bir sorun. Ama Aralık ayında kesin bir hayır anlamına gelmiyor. BBC Türkçe Servisi: Türkiye'de hükümet zinayı suç sayan yasa tasarısını geri çekerse, aralık ayında Avrupa Komisyonu'ndan istediği yönde bir karar çıkacak mı? Yoksa hala uygulamaya ilişkin sorunlar bir engel mi? Joost Lagendijk: Evet uygulama hala bir sorun, ama zina tasarısını bir kenara bırakırsak, Avrupa Komisyonu'nun Türkiye'ye aralık ayında müzakere tarihi verilmesini tavsiye edeceğini düşünüyorum. Fakat hala uygulamaya ilişkin geçmişten gelen sorunların tam olarak çözülmediğini söyleyecekler. Avrupa Komisyonu müzakerelere başlamadan önce Türkiye'nin bu sorunları da gidermesini isteyecektir. Günter Verheugen iki hafta önce Avrupa Parlamentosu'nda, Türkiye ile müzakere hazırlıkları için altı ay gerektiğini söyledi. Tahminimce 2005'in ilk altı ayında Türkiye'nin kalan sorunları gidermesi istenecektir. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||