|
'Çifte Çoğunluk Türkiye’ye engel olabilir' | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Avrupa Anayasası’nı hazırlayan konvansiyonun başkanı eski Fransız cumhurbaşkanlarından Valerie Giscard d’Estaing Türkiye’nin üyeliğinin yol açacağı sonuçların, anayasadaki “oybirliği istenmeyen konularda çifte çoğunluk gerekir” maddesi nedeniyle daha büyük önem kazandığını söyledi.
D’Estaing, Herald Tribune gazetesine verdiği mülakatta Türkiye’nin üye olduğu zaman Avrupa’daki en büyük nüfuslu ülke olacağını, bunun uzantısı olarak tek başına en güçlü oya sahip ülkenin de Türkiye olacağını vurguladı. D’Estaing yeni Avrupa anayasasındaki bu çifte çoğunluk düzenlemesinin, şimdiki üyeleri korkutarak Türkiye’nin üyeliğini engellemek amacıyla yapıldığını söyleyecek kadar ileri gitmedi. Ancak onunla birlikte anayasayı hazırlayan konvansiyonda çalışan İspanya’nın eski dışişleri bakanı Ana Palacio geçen Nisan ayında yayınlanan bir mülakatta “anayasadaki bu düzenlemenin masum duygularla yapıldığını söyleyemem, konvansiyonun bir üyesiydim, dolayısıyla ne dediğimi gayet iyi biliyorum; Türkiye’nin üyeliği Avrupa’nın çıkarınadır, buna kuvvetle inanıyorum ama çifte-çoğunluk düzenlemesi Türkiye’nin üyelik şansını ortadan kaldırmıştır ” demişti. Herald Tribune gazetesi yeni anayasanın kaderinin de henüz belli olmadığını, üye ülkelerden bazılarında referandum planlandığını, dolayısıyla bu tartışmanın şimdilik teorik bir tartışmadan ibaret olduğunu belirtiyor. Gazete, bununla birlikte, Türkiye hakkında 6 Ekim’de yayımlanacak ilerleme raporunun öncesinde, Giscard d’Estaing’in sözlerinin tartışma yaratacağını belirtiyor. Herald Tribune, Türkiye’nin nüfusu ve buna bağlı olarak Avrupa Birliği içinde sahip olacağı oy oranına ilişkin başka bilgiler de aktarmış. Birleşmiş Milletlerin hazırladığı verilere göre Türkiye’nin nüfusunun 2020 yılına kadar 85 milyona yükseleceği tahmin ediliyor. Şu anda 82 milyonluk nüfusu ile Avrupa’nın en kalabalık ülkesi olan Almanya’da ise nüfus artışı ayni dönemde yavaşlayacağı için Türkiye üye olduktan kısa bir süre sonra Avrupa Birliğinin en büyük nüfuslu üyesi olacak. Türkiye 85 milyonluk nüfusu ile Avrupa nüfusunun yüzde 16 belki yüzde 17’sini oluşturacak. Yeni Anayasa çoğunluk gerektiren kararlarda nüfusun yüzde 65’inin üye ülkelerin yüzde 55’inin desteğini öngörüyor. Başka bir deyişle bir kararın engellenmesi için nüfusun yüzde 35’i üyelerin yüzde 45’i gerekiyor. Dolayısıyla Birlik üyesi bir Türkiye’nin kararları engelleme güçü büyük. Herald Tribune gazetesinin “çifte çoğunluk kuralı Türkiye’nin üyelik şansını azaltıyor mu?” şeklindeki sorusuna Giscard d’Estaing şu yanıtı veriyor: “evet çünkü bu değiştiremeyeceğimiz bir kural. Bu yüzden Türkiye’nin üyeliğinin sonuçları çok daha büyük olacaktır. Türkiye’nin eline kararları engelleyebilecek büyük bir güç verilmiş olacaktır”. Avrupa Birliği konularında uzman başka gözlemciler ise Türkiye’nin oy hakkının bu kadar büyütülecek bir mesele olduğunu katılmıyorlar: “hangi ülkenin ne kadar oy hakkı olduğu kısmen önemli çünkü bir çok hassas konuda kararlar yine oy birliği ile alınacak diyorlar.” |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||