|
Berlusconi, iktidarda kalma rekoru kırdı | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İtalya'da Başbakan Silvio Berlusconi'nin hükümeti ülkede son 60 yılda en uzun süre görevde kalan yönetim olarak tarihe geçti.
Berlusconi hükümeti iki yıl 11 ay, ya da başka bir deyimle 1060 gün önce iktidara gelmişti. Bu süre, İtalya koşullarında bir rekor. En son 18 yıl önce Sosyalistler bu süreye yaklaşabilmişlerdi. Ülkede 1945'te İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinden bu yana, 59 hükümet iktidara geldi. Ancak Berlusconi'nin başarısına, yönetimi hakkındaki tartışmalar gölge düşürüyor. Ülkenin en zengin işadamı ve medya patronu olan Berlusconi görevi ve kişisel çıkarlarını birbirinden ayrı tutamamakla suçlanıyor. Son olarak Berlusconi ile kamu yayın kurumu RAI arasında gerginlik yaşanmış, RAI başkanı Lucia Annunziata, kurumun Başbakan'ın taraftarlarınca ele geçirildiğini ve müdahalaye uğradıklarını belirterek dün istifa etmişti. Dün parlamentodan geçirilen bir yayın yasasının da bu etkiyi artıracağı yorumları yapılıyor. En uzun iktidarda kalma unvanını elde eden Forza İtalia (Haydi İtalya) Partisi lideri Berlusconi, aslında kısa ömürlü hükümet deneyimini yakından biliyor. 1994'te Berlusconi tarafından kurulan ilk hükümet 7 ay içinde dağılmıştı. Berlusconi başarısını neye borçlu? Berlusconi'nin bu seferki başarısı kısmen bu olaydan ders alarak 2001'de yeniden seçildiğinde, denetimi daha sıkı tuttuğu bir koalisyon yapısı oluşturmasına bağlanıyor. Bir diğer açıklama ise seçim yasasında yapılan değişiklikler ve merkez solun birlik sağlayamaması. Daha önceki nisbi temsil sistemi küçük partilere koalisyonları etkileme ya da düşürme konusunda pek çok imkan sağlıyordu. Şimdi ise mecliste iki ana blok ortaya çıkmış durumda. Bazı siyasi yorumcular beş partiden oluşan bir koalisyona liderlik eden Berlusconi'nin siyasete istikrar getirmiş olmakla birlikte, iyi yönetim anlamında fazla bir ilerleme sağlamadığını savunuyor. Koalisyonuna dahil olan partilerin birbirinden çok farklı görüşleri savunuyor olması, çözüm bekleyen pek çok konuda fazla bir yol katedilememesine yol açtı. Emeklilik sistemi ve anayasal yapıda reform bunların başında geliyor. Berlusconi ayrıca siyasete kendine özgü bir üslup getirdi. Teklifsiz, gaf yapmaya yatkın, ve uzun uzadıya müzakereye ve görüş alışverişine gelemeyen bir üslup bu. Berlusconi'ye destek ise ekonomik sıkıntılar karşısındaki tavrı ve Irak savaşı ile ilgili tutumu dolayısıyla azalma eğişiminde. Haziran ayında yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimlerinin Berlusconi hükümetinin beş yıllık görev süresini tamamlamayı başarıp başaramayacağına dair önemli bir gösterge olacağı düşünülüyor. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||