|
İspanya seçiminde değişen gündem | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İspanya'daki genel seçimler, bir hafta önceki beklentilerden çok farklı bir havada geçiyor. Perşembe günü başkent Madrid'de üç tren istasyonunu hedef alan ve 200 kişinin ölümüne 1.400 kişinin yaralanmasına yol açan saldırılar, seçime de damga vurdu. Yaklaşık 34,5 milyon kayıtlı seçmenin bulunduğu ülkede, Perşembe günü yaşananlar demokrasiye yönelik bir saldırı olarak görüldüğünden katılımın yüksek olmasına kesin gözüyle bakılıyor.
24 bini aşkın seçim merkezinde yapılan ve yerel saatle sabah 9.00'da başlayan oy verme işlemi 12 saat sürecek ve TSİ 22.00'de sona erecek. 350 sandalyeli parlamentonun yeni üyelerinin belirleneceği seçimde öne çıkan başlıca üç parti var. Başbakan Jose Maria Aznar'ın Halkçı Partisi (PP), seçimlere yeni bir liderle, Mariano Rajoy ile giriyor. Aznar sekiz yıldır başbakanlık görevini yürüttüğü için üçüncü bir dönem için aday olamıyor. 48 yaşındaki Rajoy bakanlar kurulunda, aralarında başbakan yardımcılığının da bulunduğu pek çok görev üstlenmiş bir isim. Kuzeydeki Galicia bölgesinden olan Rajoy, daha önce belediye başkanlığı yapmış ve partinin önceki seçim kampanyalarını yürütmüştü. İspanya Sosyalist İşçi Partisi (PSOE) ise Jose Luis Rodriguez Zapatero liderliğinde girdiği seçimde 1996'da yitirdiği iktidarı yeniden kazanmaya çalışacak. 43 yaşındaki Zapatero, 2000 Temmuz ayından bu yana partinin başında. Ayrıca pek çok sol partiyi aynı çatı altında birleştiren Birleşik Sol (IU) da parlamentoda temsil edilmesi beklenen bir diğer parti. Seçim kampanyası ETA tartışmalarıyla geçti Bask bölgesindeki milliyetçi akımlar ve bağımsız bir Bask ülkesi için silahlı mücadele yürüten ETA'nın durumu, seçim kampanyası boyunca başlıca tartışma konusuydu.
Gerek Halkçı Parti, gerek Sosyalistler ETA'ya karşı muhalefet ve terörle mücadele konusunda hemfikir olduklarını beyan ediyordu. Bask bölgesinde ve Katalonya'da milliyetçi partiler seçim sonrası daha fazla özerklik talepleri konusunda baskı uygulama vaadinde bulunuyorlar. Ancak üç gün önceki saldırılar ardından eğilimleirn sandığa nasıl yanısyacağı konusundaki öngörüler an be an değişiyor. İktidarın iddia ettiği gibi saldırıların ardında ETA'nın olduğunun ortaya çıkması, ETA'ya sıfır hoşgörüyü savunan iktidarın elini güçlendirebilir. Ancak El Kaide'nin sorumlu olduğu ortaya çıkarsa, bu durum Irak'ta izlenen siyaseti eleştiren muhalefetin işine yarayacaktır. Cumartesi gecesi de Madrid'de binlerce gösterici iktidar partisi aleyhinde gösteri düzenleyerek Başbakan Aznar'ın partisini olayın sorumluluğunu ETA'ya yıkmaya çalışmakla suçlamıştı. Dış politika İspanya'nın halen Irak'ta 1.300 askeri var. Sosyalist Parti seçimleri kazanırsa askerleri geri çekeceği vaadinde bulunuyor. PSOE ayrıca, Irak'ın işgalinin desteklenmesi döneminde Fransa ve Almanya ile gerlien ilişkileri onarma ve Avrupa odaklı bir dıiş politika uygulama sözü veriyor. İktidarın Başbakan adayı olan Rajoy ise ABD ve Avrupa ile dengeli bir ilişki istediğini söylüyor. İşsizlik de tartışılan bir diğer sorun. Yüzde 11,2'lik işsizlik Avrupa Ortak Para Birimi'nin kullanıldığı alandaki en yüksek işsizlik oranları listesinde üst sıralarda yer alıyor. Enflasyon da Euro bölgesi ortalamalarının üzerinde. Ancak bu durumu, büyüme oranlarının yüksek olması dengeliyor. Ülkede son olarak 8 Mart'ta yayımlanan kamuoyu yoklamaları, 1996'da Aznar'a yenilerek iktidarı yitiren Sosyalistlerin Halkçı Parti ile aralarındaki farkı kapatarak yüzde 4,5'a indirdiğini gösteriyordu. Bu sonuca göre, Halkçı Parti'nin 168 ila 173 sandalye alacağı ve salt çoğunluk sağlayamayacağı düşünülüyordu. Ancak Madrid saldırıları bu anketlerden üç gün sonra meydana geldi. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||