Sur'da aileler yasağın kaldırıldığı mahalle ve sokaklara döndü

Sur'da bir mahalle, dört sokak ve bir caddede yasak kalktı.

Kaynak, AFP

Fotoğraf altı yazısı, Sur'da bir mahalle, dört sokak ve bir caddede yasak kalktı.
    • Yazan, Hatice Kamer
    • Unvan, Diyarbakır

Diyarbakır'ın Sur ilçesinde bir mahalle, bir cadde ve dört sokakta sokağa çıkma yasağı kaldırıldı. Yasağın kaldırıldığı bölgelerde oturanlar ve çalışanlar da evlerine, dükkanlarına geri döndü.

Yasağın kaldırıldığı yerlerden biri de Sur'un merkezindeki Gazi Caddesi. Dağkağı'dan Gazi Caddesi'ne oradan da Balıkçılarbaşı'na doğru yürüyoruz.

Dağkapı girişinde polis kontrol noktasından üst baş aramasından geçtikten sonra Sur sakinleri Gazi Caddesi'ne girebiliyor. Hemen her sokak ve cadde başında bulunan, kum torbalarıyla örülmüş, mavi brandalarla kapatılmış polis noktaları halen duruyor.

Yasağın devam ettiği mahallelerin sakinleri evlerine gitmek istiyorlar ama yasaktan dolayı bir şey görmeden geri dönüyorlar. Esnafın çoğu dükkanları açıp temizlik yapıyor. Gıda ürünleri satan esnafın zararı yüksek.

DSİ'ye ait kamyonlar Gazi Caddesi'ne boş girip Sur'dan moloz yükleriyle dolu çıkıyor. Arada polis ve askeri zırhlı araçlarla da geçiyor.

Caddede Veysel adında bir genç yanımıza gelerek cep telefonundan Çarşı Karakolu arkasındaki evlerinin fotoğraflarını gösteriyor.

Üç aydan beri Kayapınar'daki ablasının evinde kaldıklarını anlatan genç, evde karşılaştığı manzarayı anlatıyor:

"Karakolun hemen arkası. Pencerelere kum torbaları koymuşlar. Masanın üstüne mermiler koymuşlar. Okul kitabımdaki Türk Bayrağı sayfasını da koparıp bayrağı duvara asmışlar."

Gıda ürünleri çürümüş

Yasağın kaldırıldığı bu mahallede cam kırıkları ve esnafın zararı dışında evlerde kurşun ve şarapnel izleri dışında büyük bir tahribat görülmüyor. Ancak ara sokaklarda karşılaştığımız birçok insan, birçok ev eşyasının tahrip edildiğini ve yükte hafif, pahada ağır eşyalarının çalındığını söylüyor.

Vedat adındaki genç de ara sokakların birinde bulunan abisinin balıkçı dükkanını açmış içerde çürüyen balıkları çöpe atıyor.

Ara sokaktaki balıkçı da çürüyen ürünlerini çöpe atıyor.

Kaynak, Hatice Kamer

Fotoğraf altı yazısı, Ara sokaktaki balıkçı da çürüyen ürünlerini çöpe atıyor.

Dolapta 5 bin lira değerinde balık olduğunu ve hepsinin bozulduğunu söylüyor. Bozuk balıkların kokusu tüm sokağa yayılmış durumda. Kokudan durulacak gibi değil. Oradan geçen herkes burnunu kapatıp koşar adımlarla uzaklaşıyorlar.

Sokak aralarında çöp yığınları birikmiş. Belediye temizlik işçileri sokaklarda biriken çöpü topluyor, mahalle aralarını temizliyorlar. Temizlik işçilerinden biri, hemen önünde durdukları binadan bir römork çöp topladıklarını anlatıyor.

Yasağın kalktığı diğer bölgeler, Cevatpaşa Mahallesi'nin tamamı ve Dabanoğlu mahallesinde bulunan Marangoz, Miras, Süleyman Nazif ve Varol sokakları.

Dabanoğlu Mahallesi'nde evini yasak başlayınca bırakıp gitmek zorunda kalanlardan biri de Zuhal Kaya.

Üç çocuğu olan Zuhal, evinin ne durumda olduğunu öğrenmek için gelmiş ama onun evinin bulunduğu bölgede yasak halen devam ediyor.

Römorklar ara sokaklardaki çöpleri topluyor.

Kaynak, Hatice Kamer

Fotoğraf altı yazısı, Römorklar ara sokaklardaki çöpleri topluyor.

"Sadece üstümüzdeki elbiselerle çıkabildik, evimin durumunu merak ediyorum ama izin vermediler" diyerek geri dönüyor.

Cevatpaşa Mahallesi Acar sokaktaki altı katlı bir apartmanda yaşayan ve üç ay boyunca eşiyle birlikte evden çıkmayan Alaattin Temel, mahallesinde yasağın kalkmış olmasına sevindiğini söylüyor.

"Binada 12 daire var ama sadece iki aile kaldık. Elektrik yoktu. Arada çıkıp fırından ekmek alabiliyordum ama silah ve patlamalardan dolayı çoğu zaman dışarıya çıkamıyorduk. Her bir patlamada bina sarsılıyordu. Ev başımıza yıkılacak diye korktuk" diyor.

Dükkanlarda zarar

Ara sokakların birinde bahçeli bir evde yaşayan Zuhal de yedi çocuğuyla birlikte Sur'da kalanlardan.

"İnat ettim çıkmadım. Bunca çocuğu alıp nereye gidecektim. Çok şiddetli patlamalar oluyordu ama artık o sesleri de kanıksamaya başlamıştık" diyor.

Dükkanın sahibi Engin Güldağı 20 senelik dükkanında 15 bin lira zararının olduğunu söylüyor.

Kaynak, Hatice Kamer

Fotoğraf altı yazısı, Dükkanın sahibi Engin Güldağı 20 senelik dükkanında 15 bin lira zararının olduğunu söylüyor.

Oğlu Sadık'ın iki aydır okula gidemediğini anlatıyor. Sokağı terk eden komşuları tek tek geri dönmeye başlamış.

Cevatpaşa ile Dabanoğlu mahallesi sınırındaki sokak sakinleri de polisi ikna edip evlerine gitmek istiyorlar ama geçişlerine izin verilmiyor.

Üç kadın bariyerlerin önünde nöbet tutan polislere evlerindeki hasarı görmek istediklerini söyleyerek izin istiyor.

Polis memuru evlerinde zarar olmadığını ve yasak kalktıktan sonra girmelerine izin vereceklerini anlatıyor.

Kadınlardan biri bir ay önce evden çıktıklarını, oğlunun kamerası, cep telefonu, televizyonunun çalındığını anlatıyor. "Zararım çok ama asıl üzücü olan giden canlar" diyor. Kızı da "Polisin arama noktasında üzerinde oturdukları minder de bizim" diyerek uzaklaşıyor.

Hasanpaşa Hanı'nın yanındaki televizyoncular sokağındaki birçok esnafın dükkan camları kırılmış. Köşe başındaki elektronik malzemeler yerlere saçılmış ve kırılmış.

Dükkanın sahibi Engin Güldağı 20 senelik dükkanında 15 bin lira zararının olduğunu söylüyor. Yan tarafta atölyesinde ölen muhabbet kuşu ve balıklarını gösteriyor.

Üç kadın Dabanoğlu mahallesindeki evlerine girmek istedi ama polis izin vermedi.

Kaynak, Hatice Kamer

Fotoğraf altı yazısı, Üç kadın Dabanoğlu mahallesindeki evlerine girmek istedi ama polis izin vermedi.

Aynı sokaktan Şeyhmus adındaki bakkal da tezgahın üzerine koyduğu filizlenmiş soğanları gösterip "Buyrun dört ayın özeti olan bu soğanlara bakın" diye tepki gösteriyor.

Marangoz ve kürsücüler sokağında ise 20 dükkandan sadece üçü açık. 40 yıldır bu sokakta kürsü yapan Hüseyin Berçin, "En fazla bayramlarda üç dört gün kapatırdık. Üç aydır cepten yedik. Keşke bütün bu yaşananlar olmasaydı. İnsanlar ölmeseydi" diyor.

'Harabe üstüne çadır açıp orada kalacağım'

Dabanoğlu Cevatpaşa Mahallesi'ndeki Çiftehan sokak da çok kalabalık. Kalabalığın çoğu Hasırlı Mahallesi sakinleri. Hepsi de evlerinin son durumunu öğrenmek istiyor. Polis, sokağın sonunu brandalar ile kapatmış, geçişe izin vermiyor.

Brandalar görüş alanını kapatıyor ama orada toplanan insanlar, asıl yıkımın Hasırlı, Fatih Paşa ve Savaş Mahallesinde yaşandığını söylüyorlar.

Fatma adındaki yaşlı kadın "Yıkılmış olsa da harabelerin üstüne naylon çadır açıp orada kalacağım" diyor.

Kaynak, Hatice Kamer

Fotoğraf altı yazısı, Fatma adındaki yaşlı kadın "Yıkılmış olsa da harabelerin üstüne naylon çadır açıp orada kalacağım" diyor.

Hasırlı Mahallesi'ne gitmek isteyen üç yaşlı kadın da geri dönmek zorunda kalıyor. Evinin yıkıldığını söyleyen Fatma adındaki yaşlı kadın "Yıkılmış da olsa harabelerin üzerine naylon çadır açıp orada kalacağım. İçinde yaşadığım halden daha iyi olacağı kesin. Orası benim 60 yıllık ocağım" diyerek yasak kalkar kalkmaz geri döneceğini söylüyor.

Kuruyemiş dükkanı sahibi Abdullah Umay'ın da dükkanında 220 bin liralık zarar var. Dükkanda bozulan malları dışarıya çıkarmış.

Eski Yoğurt pazarı Buzlu Sokak esnaflarında kasap Zülküf de "40 yıl boyunca bir gün bile kapatmadığım dükkanıma 109 gün sonra kavuştum, Allaha şükürler olsun, bugünün şerefine bir fotomu çekin" diyor.

Yoğurtçular Pazarı'ndaki baharatçı ve zahireciler de dükkanlarda bozulan malları sokağa döküyorlar. Aralarından biri "Çocukluğumuz burada geçti ama elimizi kolumuzu kestiler" diyerek tepki gösteriyor.

Yoğurtçular pazarı esnafı bozulan gıdaları atıp dükkanlarını temizliyor.

Kaynak, Hatice Kamer

Fotoğraf altı yazısı, Yoğurtçular pazarı esnafı bozulan gıdaları atıp dükkanlarını temizliyor.

Bir diğeri de "Hendek savaşı bizi bu hale getirdi. HDP'ye halk 80 vekil verdi ama onlar 'Seni başkan yaptırmayacağız' siyasetinin peşinden gitti. Devlet de yanlış yaptı HDP de ama devlet yanlış yapsa da yaptığına yanlış demiyor. Bu yanlış savaşta ülkenin ekonomisi battı, Kürt genci de gitti, polisi de askeri de, kim kazandı?" diye soruyor.

Demirciler sokağına giriyoruz. Esnaf yavaş yavaş dükkanları açmaya başlamış. Sokağın sonunda polis barikatları ile kapatılmış. Sülüklü Han kapalı. Hanın ahşap kapısının üzerine de bayrak asılmış ve içerden bir polis çıkıyor. Çekime izin vermiyorlar.

Başıkçılarbaşı'na doğru gidiyoruz. Tahir Elçi'nin vurulduğu Dört Ayaklı Minarenin olduğu sokak da polisler tarafından branda ile kapatılmış. Brandanın üzerine ise Türk bayrağı asılmış.