Köln: Zanlıların çoğu mülteci, Merkel baskı altında

Almanya'daki Mülsüman topluluklar, saldırıyı protesto etmek amacıyla geçen hafta gösteriler düzenledi.

Kaynak, EPA

Fotoğraf altı yazısı, Almanya'daki Mülsüman topluluklar, saldırıyı protesto etmek amacıyla geçen hafta gösteriler düzenledi.
    • Yazan, Hülya Topcu
    • Unvan, Köln

Köln'de yeni yıl kutlamaları sırasında yaşanan taciz, saldırı ve hırsızlık olayları şüphelilerinin neredeyse tamamının Kuzey Afrika ve Orta Doğu kökenli göçmenler oldukları bildirildi.

Kuzey Ren Westfalya İçişleri Bakanı Ralf Jaeger, zanlılar arasında Almanya'ya yeni gelmiş olan mültecilerin de bulunduğunu söyledi.

Olaylarla ilgili olarak 19 kişi hakkında soruşturma yürütülüyor.

<link type="page"><caption> TIKLAYIN - Köln'deki saldırılarla ilgili şikayet sayısı 500'ü aştı</caption><url href="Köln'deki saldırılarla ilgili şikayet sayısı 500'ü aştı" platform="highweb"/></link>

Bu 19 kişinin 14'ü Fas ve Cezayir kökenli. Zanlılardan 10'u sığınmacı. Bu 10 kişinin dokuzu da Almanya'da Eylül 2015'ten sonra gelmiş. Kalan dokuz kişinin ise, yasadışı yollarla Almanya'da kaldıkları tahmin ediliyor.

Mültecilerin bu cinsel saldırı krizinin odağına yerleşmesinin Almanya siyaseti üzerinde ciddi etkilerinin olacağı tahmin ediliyor.

Kriz, koalisyonun büyük ortağı Hristiyan Birlik Partileri'nin en hassas noktasına temas etti: İç güvenlik.

Tacizciler arasında daha yeni iltica başvurusunda bulunmuş sığınmacıların bulunması da tartışmaları yoğunlaştırdı.

Aylardır Almanya'ya sığınmacı akınına sınır koymadığı için özellikle kardeş Hristiyan Sosyal Birlik Partisi (CSU) tarafından eleştirilen Merkel, Köln'deki taciz olayının yolaçtığı tepki nedeniyle hem partilileri, hem de vatandaşları rahatlatmaya yönelik bir açıklama yaptı.

Kaynak, Getty

Merkel partisinin Mainz'da düzenlenen çalıştayından sonra iltica politikasının sertleştirileceğini söyledi.

Bu konuda koalisyon ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile uzlaşılması zor olmayacağa benziyor.

Zira SPD Genel Başkanı Sigmar Gabriel Köln'deki olayların ardından, suç işleyen sığınmacıların ülkelerine iade edilmesi konusunda uluslararası hukukun tanıdığı bütün olanakların gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Ama koalisyonda yer alan üç partinin (CDU, CSU ve SPD) liderleri Merkel, Horst Seehofer ve Sigmar Gabriel'i zor bir dönem bekliyor.

Köln'ün yol açtığı tedirginlik nedeniyle hem vatandaşları yatıştırmak, güven vermek hem de suç işleyen yabancı kökenlilerin daha hızlı sınır dışı edilmesi ve cinsel saldırı ve suçları düzenleyen yasanın sertleştirilmesi gibi önlemler gündemde.

Şikayet dilekçeleri 500'ü aştı

Adalet Bakanı Heiko Maas ve Aile Bakanı Manuela Schwesig'in saldırı kurbanlarını başvuru yapmaları yönünde cesaretlendiren açıklamalarının ardından Köln'de taciz ya da hırsızlığa maruz kalanların verdiği şikayet dilekçelerinin sayısı 500'ü aştı. Şikayetlerin yüzde 40'ı cinsel tacizlerle ilgili.

Köln Emniyeti'nden bir yetkilinin olay gecesiyle ilgili, 'yetersiz kalındığı, taciz ve hırsızlık vakalarıyla baş edilemediği ' yönündeki raporunun ardından özellikle Alman medyasında emniyette yapılan kesintilerin son bulması gerektiği yorumlar ağır bastı.

<link type="page"><caption> TIKLAYIN - Köln'de bir grup göçmene saldırı</caption><url href="http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2016/01/160111_koln_irkcilar" platform="highweb"/></link>

Köln Emniyet Müdürü görevden alınarak, erken emekli edildi, Köln ve yeni yıl kutlamalarında taciz vakaları yaşanan diğer kentler olan Hamburg, Düsseldorf ve Suttgart'ta tren garlarında devriye gezen polislerin sayısı artırıldı.

Peki Şubat ayında en az bir bir milyon ziyaretçinin gelmesinin beklendiği karnavalda güvenliğin sağlanması açısından herşey yolunda gidecek mi? İşte bu soru hem siyasetçileri, hem de vatandaşları tedirgin ediyor.

Saldırının ardından göçmen karşıtlarıyla aşırı sağ, olayları ve mülteci politikası nedeniyle hükümeti protesto etti

Kaynak, Reuters

Fotoğraf altı yazısı, Saldırının ardından göçmen karşıtlarıyla aşırı sağ, olayları ve mülteci politikası nedeniyle hükümeti protesto etti

Aşırı sağı güçlendirebilir

Olayın Köln'ü aşıp federal düzeyde güvenlik kaygılarına ve sığınmacı tartışmasına dönüşmesi, en çok aşırı sağa yarıyor.

Kendilerini Batı'nın İslamlaşması'na Karşı Yurtsever Avrupalılar olarak tanımlayan, İslam karşıtı, Pegida hareketinin destekçileri, hafta sonunda aşırı sağcı Nasyonal Demokrat Parti (NPD) sempatizanlarıyla birlikte Köln'de Alman hükümetinin sığınmacı politikasını protesto etti.

Son aylarda doğduğu kent olan Dresden dışında destek kaybına uğrayan Pegida, mülteci politikası tartışmalarını, kendi lehine çevirmek için yakaladığı hiçbir fırsatı kaçırmıyor.

Almanya'da eyalet seçimleri yaklaşıyor

Mart ayında üç, Sonbahar'da ise iki eyalette seçimler yapılacak.

Sağ eğilimleriyle dikkat çeken Almanya için Alternatif Partisi (AfD) hem Köln'de yaşananlar, hem de sığınmacı tartışmalarını malzeme yapıp, seçimlerde başarı elde edebilir.

Merkel hükümetini bunun yanı sıra Köln'den gelen son haberler daha da tedirgin edebilir: Köln'de hafta sonunda şehir merkezinde Pakistanlılar ve Suriyeliler saldırıya uğradı.

Alman medyası Köln'deki tacizlere tepki olarak bu saldırıların düzenlendiği tahmininde bulunuyor.

Almanya'da bu tür olayların yaygınlaşmasının zaten zor ve sıkıntılı olan mülteci krizini daha da derinleştiren bir gelişme olabileceği yönündeki kaygıları dile getiriliyor.