HRW: Soma'da devletin ihmalleri de soruşturulmalı

Kaynak, AFP Getty Images
İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) bugün yaptığı açıklamada, Türkiye tarihindeki en büyük maden faciası ile ilgili olarak bugün başlayan yargılamanın, "mağdurların adalet taleplerinin karşılanmasına yönelik önemli bir ilk adım olduğunu bildirdi.
Ancak örgüt "facia ile ilgili olarak hesap verebilirlik ilkesinin tam anlamıyla işleyebilmesi için, devletin, işçilerin yaşam haklarının korunamamasında sahip olduğu sorumluluğun da soruşturulması gerektiğini" belirtti.
İnsan Hakları İzleme Örgütü, faciadan kurtulan çok sayıda madencinin yanı sıra, faciada ölenlerin yakınlarıyla da görüştüklerini ve bu kişilerin birçoğunun madendeki iş güvenliği sorunlarının ve çalışma koşullarının devlet tarafından etkili bir şekilde denetlenmediğini söylediğini aktardı.
İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün Türkiye araştırmacısı Emma Sinclair-Webb, "Maden şirketinin çalışanlarının yargılandığı Soma davası, mağdurlara adalet taleplerinin hiç değilse bir ölçüde karşılanması için bir fırsat veriyor. Ancak işçilerin yaşamlarını koruma görevlerini ihmal eden devlet görevlilerinin sorumluluğunun üzerine eğilmiyor." dedi ve şöyle devam etti:
"Türkiye önlenebilir maden kazaları ile ilgili feci sicilini tersine çevirmek istiyorsa, Soma faciasında devletin rolü de soruşturulmalı ve düzeltilmelidir."
"Şirket, uyarıları görmezden geldi"
Emma Sinclair-Webb, "Hükümetin, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yargılanmasına dair eski bir kanunu kullanarak, devlet görevlilerine karşı ceza soruşturması açılmasını engelleyebilmesi çok rahatsız edici," dedi ve "Geçmişte, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de, bu kanunun devlet görevlilerinin cezasız kalmasında pay sahibi olduğuna ilişkin kaygılarını dile getirmiş ve Türkiye'ye bu kanunu yürürlükten kaldırması yönünde güçlü bir tavsiyede bulunmuştu." diye ekledi.
Maden faciası ile ilgili yürütülen ceza soruşturmasında, tehlikeli çalışma koşullarının varlığını ve altyapı yetersizliğini gösteren oldukça güçlü kanıtlar ortaya çıktığını kaydeden HRW örgütünün açıklamasında, "Savcılar, şirket yetkililerinin tehlikeli grizu seviyeleri ve madende ısının yükselmesiyle ilgili olarak var olan açık tehlike sinyallerinden haberdar edilmiş olmalarına karşın, bu uyarıları görmezden geldiklerine ilişkin bulgulara ulaştılar. Bunların tümü ölümlerde pay sahibi olan unsurlardandı." denildi.
Somalı madenciler ve faciada ölen madencilerin yakınlarının, İnsan Hakları İzleme Örgütü'ne, faciadan önceki yıllarda, Soma-Eynez madenindeki çalışma koşullarını da anlattıkları; bunlara dayanılarak, etkisiz denetim, sağlık ve güvenlik standartlarının uygulanmaması ve altyapı, teçhizat ve malzemelerin, yüksek sayıda madenci için yetersizliği gibi sorunların sistematik bir hal aldığının anlaşıldığı kaydedildi.
"Yaşam hakkı meselesi"
Örgüt, yapılan görüşmelerde maden şirketinin iş güvenliğinden feragat etmek pahasına da olsa kömür üretimini artırmaya önem verdiğinin sık sık dile getirildiğini aktardı.
"Soma faciasının Türkiye'nin madencilik ve diğer yüksek riskli sektörlerdeki sert ve kanunsuz çalışma koşullarını tüm çıplaklığıyla açığa çıkardığını" kaydeden İnsan Hakları İzleme Örgütü, "Soma faciası, işçileri koruyan yasa ve standartların, şok edici bir şekilde uygulanmadığı gerçeğini açığa çıkardı." dedi.

Kaynak, AFP GETTY
Emma Sinclair-Webb, "Madencilik ve diğer yüksek riskli işler söz konusu olduğunda, hükümetin iş yerinde sağlık ve güvenliği sağlama yükümlülüğü, bir yaşam hakkı meselesidir" ifadelerini kullandı.
Sinclair-Webb ayrıca "Dolayısıyla hükümetin, Soma faciasında sorumluluğu bulunan devlet görevlilerini soruşturarak onlardan hesap sorma yükümlülüğünü yerine getirmesi özellikle önemlidir; yeni mevzuat çıkartmak yetmez." şeklinde konuştu.








