Kılıçdaroğlu Diyarbakır'da: 'Partimizin bölgede fazla oyunun olmamasının kabahati bizde'

    • Yazan, Hatice Kamer
    • Unvan, Diyarbakır
  • Okuma süresi: 6 dk

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu Çarşamba akşamı geldiği Diyarbakır'da kalabalık bir grup davullu, zurnalı, halaylı bir karşılama ile karşıladı.

'Helalleşme' adıyla gerçekleşen bu ziyaretin Ocak ayında yapılması planlanmıştı.

Kılıçdaroğlu'nun Perşembe günü yapması beklenen bir görüşme ise kente varır varmaz gerçekleşti.

CHP Genel Başkanı, HDP önünde oturma eylemi yapan ailelerden Ayşegül Biçer, Celil Bekgdaş ve Süleyman Aydın ile öğretmen evinde görüştü.

Kısa süreli bu görüşmede ailelerin Kılıçdaroğlu'nu çadıra davet ettikleri belirtildi.

Kılıçdaroğlu, gün boyu çeşitli etkinliklere katıldıktan sonra Sezai Karakoç Kongre Merkezi'nde, partisine katılan 1300 kişiyi temsilen 60 kişiye rozet taktıktan sonra kısa bir konuşma yaptı.

'Kabahati bizde'

Bölge insanının büyük acılar çektiğini, başta işsizlik ve yoksulluk olmak üzere, insanların çok dert sahibi olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, ''Evlerde yoksulluk var, onların da hepsinin farkındayım. Şunu unutmayın, bu ülke çok zengin bir ülke, imkânlarımız var. Ama imkânlar doğru yerlerde kullanılmıyor'' dedi.

Ülke imkânlarının vatandaşların hayrına kullanılmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, sosyal devletin asli görevinin, ailesine ekmek götüremeyen ailelerin direncini güçlendirmek ve onların yaşadığı dramı sonlandırmak olduğunu ifade etti.

CHP genel başkanı, partisinin bölgeye gelmediği konusunda da özeleştiri yaptı.

''Cumhuriyet Halk Partisi bu bölgeye fazla gelmedi onun farkındayım. CHP'nin Diyarbakır'da fazla oyu yok, onun da farkındayım. Ama bunun kabahati Diyarbakırlılarda değil, bunun kabahati bizde…

"Ankara'da oturduk, güzel güzel laflar ettik, niye bize oy vermiyorlar. Oy istiyorsan gideceksin, vatandaşın derdini dinleyeceksin, sofrasına oturacaksın, çayını içeceksin, derdini dinleyeceksin; ondan sonra diyeceksin ki, ben sizin dertlerinizi çözmeye talibim, buraya geldim, sizin dertlerinize talibim, sizin dertlerinizi çözeceğim, beraber çözeceğiz, birlikte çözeceğiz, huzur içinde bunları sağlayacağız.''

MHP lideri Devlet Bahçeli, Kılıçdaroğlu'nun Diyarbakır ziyareti için, "bölücülüğün CHP bünyesine nasıl tutunduğunu belgelemiştir" ifadesini kullandı.

Bahçeli'nin Twitter hesabından paylaştığı mesajlara Kılıçdaroğlu emijiyle yanıt verdi.

Kadınlarla toplantı

Kemal Kılıçdaroğlu'nun Perşembe günü ilk programı, Diyarbakır'da 11 kadının olduğu kahvaltılı toplantısıydı.

Toplantıda Kürt sorununun çözümü, ana dilde eğitim, ekonomik kriz, işsizlik, hasta mahpuslar, siyasi tutuklama ve yargılamalar, demokratikleşme adımları ve gençlerin sorunları gibi çok konu konuşuldu.

Anayasa mutabakat metninde Kürtlere dair bir ifadenin yer almaması, HDP'nin bunun dışında tutulması da eleştiriler yapıldığı ifade edildi.

Divan Otel'de gerçekleşen toplantıya katılanlar şöyleydi:

  • Türkan Elçi: Tahir Elçi Vakfı Başkanı ve Tahir Elçi'nin eşi.
  • Nebahat Akkoç: Kamer Vakfı Başkanı Akkoç, 90'larda kurduğu vakıfta kadın sorunlarını ve çözüm önerilerini merkeze alan birçok çalışma yaptı. Yaptığı çalışmalar nedeniyle birçok uluslararası ödül aldı.
  • Zeynep Mızraklı: Emekli öğretmen olan Mızraklı, görevden alınan ve yerine kayyum atanan Eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı'nın eşi.
  • Ayşe Çelik: Ayşe Öğretmen olarak da bilinen Çelik, sokağa çıkma yasakları döneminde yaşanan çatışmalara dikkati çekmek için Beyazıt Öztürk'ün programına bağlanarak 'burada çocuklar ölüyor' demiş ve yaptığı konuşmadan dolayı hakkında dava alarak tutuklanmıştı.
  • Nevin Soyukaya: Arkeolog ve araştırmacı. Diyarbakır Arkeoloji Müzesinin eski müdürü olan Soyukaya, bölgedeki birçok tarihi yapının tescillenmesi ve kayıt altına alınması konusunda uzman ve öncü bir isim. Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçelerinin UNESCO Kültür Mirası listesine alınması için çaba sarf eden kişilerin başında geliyor.
  • Zülal Erdoğan: Anaysa Mahkemesi üyesi adayı. Erdoğan, aynı zamanda Kadın Cinayeti Davalarının başarılı avukatlarından biri.
  • Ferda Laçin: Diyarbakır'ın ilk serbest kadın avukatı ve kentin tanıdığı bir sima. Medyada çok öne çıkmayı tercih etmese de, önemli birçok davada yer alan bir avukat.
  • Nurcan Kaya: Kentteki sivil toplum çalışmalarının önde gelen isimlerinden. Avukat olan Kaya, Artıgerçek yazarı.
  • Remziye Tanrıkulu: Avukat olan Tanrıkulu, CHP'li siyasetçi Sezgin Tanrıkulu'nun eşi.
  • Nevin İl: Sanayici ve Ticaret ve Sanayi Odası, Kadın Meclisi Başkanı.
  • Rojda Kaya: Eczacı ve Doğu, Güneydoğu iş Kadınları Derneği Başkanı.

Basına kapalı bir şekilde gerçekleşen toplantının ardından avukat Ferda Laçin, Kılıçdaroğlu'yla yaptıkları görüşmede 12 Eylül'den bu yana 41 yıldır kesintisiz sanık olduğunu ifade ettiğini söyledi:

"Antidemokratik uygulamalar ve hukuk ihlalleri, ekonomik sorunlardan dolayı insanların soluksuz kaldığını, insanların umudunun tükendiğini aktardım. Toplumda karşılığı olan insanların ya cezaevi ya da sürgün ile tasfiye edildiğini anlattım.

"Ana dilde eğitim ve anayasal vatandaşlık tanımına da değindim. Hasta tutukluların durumunu gündeme getirdim, Adli Tıp Kurumu'nun olumsuz raporlarının neden olduğu mağduriyetlere dikkati çektim ve demokratikleşmeye acilen ihtiyaç olduğunu vurguladım."

Kılıçdaroğlu'nun sabah kadınlarla yaptığı toplantıdan sonra, Sur ilçesi Melikahmet Caddesi'ndeki esnafları ziyaret etti.

Esnafın gündeminde ekonomi vardı

Kalabalık basın ve güvenlik ekiplerinin eşlik ettiği ziyarette Kılıçdaroğlu'na ulaşmayanlar duruma sitem etti, ona ulaşabilenler ise yaşadıkları sorunları, sıkıntıları anlattılar.

Kılıçdaroğlu'nun ziyaret ettiği esnafın temel sorunu ekonomik kriz ve işsizlikti.

Siyasetçilere olan güven ise Kılıçdaroğlu'nu uzaktan izleyen insanların en çok dile getirdiği konuların başında geldi. İktidar olunca partilerin tavrının değiştiği eleştirisinin tek muhatabı da CHP değildi.

Dengbej Evi'ne giderken sokağın girişindeki bir terzi dükkanına giren Kemal Kılıçdaroğlu, Süleyman adındaki vatandaşın sorunlarını dinledi.

Bir sosyal medya paylaşımı ve beğenisi nedeniyle bir kardeşinin memurluktan ihraç edildiğini, ablasının da sınavlarda yüksek puan almasına rağmen mülakatlarda elendiğini anlattı.

Daha sonra BBC Türkçe'ye konuşan Süleyman şunları söyledi:

''Kardeşim ihraç edildi, ablam da dereceye girmesine rağmen mülakatlarda elendi, her gün zamlarla kalkıyoruz, kimse bir akıl vermiyor, herkes oturduğu yerden yiyor, Türkiye olmuş Ali Babanın çiftliği. Ama benim de hakkımı kim yiyorsa, ona zıkkım olsun, ben helal değil haram ediyorum, toprağın altı da var...''

Sokağın köşesinde uzaktan Kılıçdaroğlu'nu izleyen Mahmut adındaki esnaf ise, kalabalık basın ve güvenlik ekipleri yüzünden CHP liderine ulaşamadığından şikayetçi:

"Konuşsaydım helalleşecektim, dedelerimizin mezarını bize gösterseydi, Şeyh Sait Efendi ve arkadaşlarının mezar yerini o zaman helalleşebileceğimizi söylerdim."

Caddenin karşı köşesinde oturan iki yaşlı adam ise bu ziyaretin seçimlerde Kürtlerden oy almak amacıyla yapıldığına inanıyor.

'Hepsi bizi kandırmaya geliyor'

Adamlardan biri "Valla hepsi bizi kandırmaya geliyor, kandırarak oyumuzu almak istiyorlar. Kimse bir sorunu çözmeye gelmiyor, sorunlarımızı gerçekten dinlemeye gelmiyor kimse. Ben çiftçiyim, üç traktörüm var, para bulamıyorum ki mazot alıp çift süreyim" diyor.

Diğeri de "Valla hepsi insanları kandırıyor, bu yaşa geldim buraya gelen her siyasetçi, işi bitince bir daha arkasına bile bakmıyor. Tüm gençler işsiz, aşsız, ne yapacak iş ve aş bulamayınca, hırsızlık yapacaklar, insanların sorunları ortada, onlar da biliyor, çözüm için ne yapacaklar bunu söylesinler'' diye konuşuyor.

Az ilerde kalabalığı izleyen iki kişiye beklentilerinin ne olduğunu soruyorum, her ikisi de HDP seçmeni. Genç olanı muhalefet partilerinin mutabakat çalışmasında HDP'ye yer vermemesinden rahatsız olduğunu anlatırken daha yaşlı olanı "Bu partilerin hiçbiri bu sorunu çözmez, eğer HDP onlarla ittifak yapsa ben artık HDP'ye de oy vermem" diye karşı çıkıyor.

Nakliye işi yapan Beşir de, siyasetçilerin Ankara'dan oturarak çözüm üretemeyeceğine inanıyor:

"Şayet ben de konuşabilseydim, en büyük sorunumuzun ekonomik kriz ve işsizlik olduğunu söylerdim, iki oğlum üniversite mezunu, her ikisi de mülakatlarda elendiler. Biri diyanet sınavına girdi, 71 puanı vardı, mülakatta 51 verdiler. İkisi de işsiz, ben çalışıyorum, krizden dolayı ben de iş yapamıyorum. Hangimizin sorunu yok ki, asıl mesele gerçekten can kulağıyla bizi dinlememeleri ve samimi olmaları."

Kemal Kılıçdaroğlu, daha sonra Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı olarak 2005 yılından beri hizmet veren Ziya Gökalp Mahallesindeki Dengbej Evi'ne geçti. Altı dengbej, Kılıçdaroğlu'na Kürtçe kilamlardan (şarkı) kısa birer bölüm söyledi.

Belediyenin tercümanı Metin ise dengbej geleneğine dair bilgiler aktardı. Kemal Kılıçdaroğlu ise sözlü kültürün aktarıcısı olan dengbejlik geleneğinin yaşatılması için çaba veren herkese teşekkür etti.

Mahalle muhtarı Muhsin Sanay da Dengbej Evi'nin bahçesinde Kılıçdaroğlu'na mahallenin uyuşturucu ve hırsızlık sorunlarından çok şikayetçi olduğunu anlattı:

"Son on ayda mahallede çok hırsızlık yaşanıyor, logar kapağı, kapı, pencere, kablolar çalınıyor, mahallede hırsız ve uyuşturucu satıcısı avına çıkıyoruz."

Kılıçdaroğlu ise uyuşturucu baronlarının tutuklanmadığına dikkat çekti, asıl sorunun işsizlik olduğunu vurgu yaptı ve "Hep beraber çözeceğiz" diye yanıt verdi.

Kılıçdaroğlu bugün partisinin üye katılım törenin ardından ise muhtarlar ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile bir araya gelecek.

Saat 17:00'de 1980 askeri darbesinde Diyarbakır Cezaevi'nde işkence gören dört kişiyle görüşecek. Bunlar arasında Özgürlük Yolu davasından tutuklanan Nuri Sınır ile tutuklandığında Devrimci Doğu Kültür Derneklerin Genel Sekreteri olan Erdem Gencan da var.

Sınır, cezaevinde üç yıl kaldı ve yaşadığı işkenceyi anlattığı 'İşkence Karanlığına Doğru' adında bir kitap da yazdı. Sınır, 2019 yılında Avusturya'da 13. Dünya İnsanı Ödülü sahiplerinden biri oldu.

BBC Türkçe'ye konuşan Sınır, Diyarbakır Cezaevi'nde büyük zulümlerin yaşatıldığını söyledi:

''Bu ülkenin tarihiyle helalleşme bu ülkenin geçmişiyle yüzleşmedir. Yüzleşeme yönünde bir adım atılırsa, bir daha bu katliamların yaşanmaması için, savaşların sonlanması için, insanların ölmemesi için, bu yönde düşünce ve pratik adım atılırsa, bu ülkenin huzuru için hizmet etmeyi düşünüyorlarsa bizim de önerilerimiz olacak'' dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu, yarın sabah Dicle Toplumsal Araştırmaları (DİTAM) tarafından düzenlenecek olan 'Tigris Diyalogları' toplantısı ile kentteki sivil toplum örgütleri ile bir araya gelecek.

HDP lideri Sancar da Diyarbakır'da

Öte yandan HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar da Diyarbakır'da. Kemal Kılıçdaroğlu'nun esnafı ziyaret ettiği saatlerde DBP, DTK ve ÖSP başkanlarıyla Nevruz Deklarasyonu'nu açıklayan Sancar'ın konuşmasında ortak mücadele vurgusu öne çıktı:

"Buradan çıkaracağımız güçlü iradeyi Türkiye'nin tamamına, en başta da Kürt halkının özgürlük ve demokrasi kapılarını sonuna kadar açacağının farkındayız. Buradaki idareyi ve ortak mücadeleyi en geniş demokrasi ittifakı çerçevesinde yürütmek HDP'nin temel politikasıdır. Kürtlere özgürlük bütün Türkiye'ye demokrasi vadeden tek yoldur. Buradan, bu krizlerden, bu zulüm, inkar, imha anlayışından kurtuluşun başka yolu yoktur. Buradan çıkışın, bu krizlerden, bu zulüm ve inkar anlayışından kurtuluşun başka yolu yoktur."

Savaş politikasının iktidarı ayakta tutan en temel politika olduğunu savunan Sancar, ''Bu iktidara karşı çıkışta en önemli hedef savaşa karşı ortak tutum oluşturmaktır'' dedi.

Adalet, eşitlik ve özgürlük olmadan hiçbir yere, ülkeye ve bölgeye barışın gelemeyeceğini söyleyen Sancar şöyle devam etti:

"İşte bu ittifak ve buradan çıkacak güçlü iradenin Türkiye demokrasi güçleriyle buluşması aynı zamanda büyük barış koalisyonuna da zemin sunacaktır. Bu koalisyon adalet, eşitlik, özgürlük ve demokrasi temelinde kurulacaktır. 2022 yılı Newrozu bu yolu yakılacak büyük ateşlerle, meydanlardaki coşkulu kalabalıklarla sonuna kadar açacaktır."