Venezuela açıklarında el koyulan tanker hakkında neler biliniyor?

Bir helikopter kamuflajlı askleri gemiye indiriyor

Kaynak, ABD Adalet Bakanlığı

Fotoğraf altı yazısı, ABD Adalet Bakanlığı'nın dağıttığı görüntüler
Okuma süresi: 3 dk

ABD, Venezuela kıyılarında bir tankere el koyduktan bir gün sonra, bu ülkeye ait petrolü taşıdığı iddia edilen altı gemiyi de yaptırım kapsamına aldı.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, el koyulan Skipper adlı geminin "yasadışı petrol taşımacılığı" yaptığını iddia etti.

Leavitt tankerin bir Amerikan limanına götürüldüğünü söyledi.

Caracas hükümeti el koyma olayını "uluslararası korsanlık" olarak nitelendiriyor.

Washington'dansa el yükselten bir hamle daha yapıldı ve Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro'nun bazı akrabalarına ve onunla bağlantılı işletmeler yaptırım kapsamına alındı.

Donald Trump yönetimi bu bölgede, uyuşturucu taşıdığı iddia edilen bazı deniz araçlarına hava saldırısı düzenlemişti.

ABD, Venezuela üzerindeki askeri baskısını artırmaya devam ediyor.

Washington'un deniz aşırı konumdaki savaş gemilerinin yüzde 30'unun şu anda Karayipler'de olduğu tahmin ediliyor.

Skipper isimli tankere el koyulması iki ülke arasındaki gerilimde son olarak kayda geçti

11 Aralık'ta konuşan Trump, tankerin nereye gitmekte olduğuna dair herhangi bir detay paylaşmadı.

Venezuela hükümeti, Trump'ı kınayan bir açıklamada, "Amaç her zaman Venezuela petrolünü tazminat ödemeden ele geçirmek olmuştur" ifadelerini kullandı.

Operasyonun görüntülerini yayınlayan ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, tankerin yaptırımlar uygulanan Venezuela ve İran'dan petrol taşıdığını iddia etti.

Reuters haber ajansı, isimleri açıklanmayan üç ABD yetkilisine dayandırdığı haberinde, operasyonun ABD Sahil Güvenliği tarafından yürütüldüğünü bildiriyor.

İki helikopterin indirme yaptığı operasyonda, sahil güvenliğin yanı sıra özel kuvvetlerin de yer aldığı kaydediliyor.

El koyulan tanker hakkında neler biliniyor?

ABD Hazine Bakanlığı, Skipper isimli tankere ilk olarak 2022 yılında, Adisa adıyla faaliyet gösterirken yaptırım uygulamıştı.

O dönem tankerin, "uluslararası petrol kaçakçılığı ağının" bir parçası olarak kullanıldığı açıklandı.

Skipper'ın bayrağını taşıdığı Guyana devleti, tankerin kendilerine kayıtlı olmadığını duyurdu.

BBC'nin doğrulama servisi Verify'a konuşan uzmanlar, Skipper'ın muhtemelen "karanlık filo" olarak adlandırılan küresel bir petrol tankerleri ağının parçası olduğuna işaret ediyor.

Bu tür tankerler, sahipliklerini, kimliklerini ve seyahat geçmişlerini gizleyerek petrol yaptırımlarından kaçınmaya çalışıyor.

Birleşmiş Milletler anlaşmasına göre, belirli bir tonajın üzerindeki tüm gemilerin Otomatik Tanımlama Sistemi (AIS) adı verilen bir takip cihazına sahip olması gerekiyor.

Bu takip cihazları MarineTraffic gibi deniz trafiğini izleyen internet sitelerinden takip edilebiliyor.

BBC, Skipper'ın açıkladığı deniz trafiğinde eksik ve yanıltıcı unsurlar olduğunu tespit etti.

MarineTraffic'e göre, Skipper'ın bilinen son liman ziyareti, Irak ve BAE'de durduktan sonra 9 Temmuz'da İran'ın Soroosh limanıydı.

Kpler isimli deniz trafiği takip şirketine bağlı uzmanlar, geminin daha önce Venezuela ve İran'dan ham petrol yüklediğini üzerindeki takip cihazı aracılığıyla konumunu yanlış bildirdiğini söylüyor.

AIS verilerinin gemiyi 7 ve 8 Temmuz'da Irak'ın Basra Petrol Terminali'nde gösterdiğini, ancak terminal raporlarında geminin orada olduğuna dair hiçbir kayıt bulunmadığını belirtiyorlar.

Kpler uzmanlarına göre Skipper, İran'daki Kharg Adası'nda ham petrol yükledi.

TankerTrackers.com tarafından tespit edilen ve BBC Verify tarafından doğrulanan uydu görüntüleri, Skipper'ın 18 Kasım'da Venezuela'daki Jose Limanı'nda bulunduğunu ancak deniz trafiği takip sitelerinde bu konumun görünmediğini gösteriyor.

Uzmanlar, yaptırımların devreye sokulmasından bu yana, Venezuela'da petrol yükleyen gemilerin konumlarını gizlemesinin veya yanıltmasının yaygın hale geldiğini söylüyor.

'ABD'nin son hamlesi, Venezuela konusunda yeni bir aşamaya işaret edebilir'

BBC'nin Washington muhabiri Anthony Zurcher değerlendiriyor:

Denizdeki çatışmaların savaşlara yol açabileceğini görmek için tarih kitaplarına dalmaya gerek yok.

ABD'nin Vietnam'a müdahalesi, Tonkin Körfezi'ndeki bir olaydan sonra hızlanmıştı.

Venezuela kıyılarındaki bir petrol tankerinin ABD tarafından ele geçirilmesi hakkında hala çok az şey biliniyor.

Ancak bu operasyon, 15 binden fazla ABD askerinin görev yaptığı bölgede, Washington'un siyasetinin daha yoğun bir aşamaya geçtiğini gösterebilir.

By durum, ele geçirmenin yasal ve siyasi gerekçeleri de dahil olmak üzere ciddi soruları gündeme getiriyor.

Bu, Güney Amerika ülkesine yönelik bir deniz ablukasının ilk adımı mı?

Tanker Venezuela bayrağı taşıyor muydu? ABD, Trump'ın belirttiği gibi "şimdiye kadar ele geçirilen en büyük gemi" olan tankere ne yapmayı planlıyor?

Dahası Trump, "haberler açısından ilginç bir gündü" dedikten sonra "Ve başka şeyler de oluyor" diye devam etti.

Öyleyse en büyük soru, başkanın planladığı "başka şeylerin" ne olduğu olabilir.

Maduro'nun 'günleri sayılı' açıklaması

ABD, son zamanlarda bu sularda uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele gerekçesiyle askeri varlığını artırdı.

Trump, Politico dergisine Pazartesi günü verdiği röportajda da Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun "günlerinin sayılı olduğunu" savundu.

Venezuela'ya yönelik olası bir kara harekâtı ihtimalini de reddetmedi.

Venezuela hükümeti, ABD'nin bu operasyonlarıyla, Maduro'yu devirmeyi ve ülkenin petrol rezervlerini ele geçirmeyi amaçladığını iddia ediyor.

ABD'nin bu bölgede uyuşturucu taşıdığı iddia edilen 20'den fazla tekneye saldırılarında en az 87 kişi öldü.