İzmir'de işçilerin grevi yedinci gününde sona erdi

DİSK Genel İş Sendikası'na bağlı işçiler "Eşit işe, eşit ücret" pankartıyla yürüyor

Kaynak, Yağız Barut

Fotoğraf altı yazısı, DİSK Genel İş Sendikası'na bağlı işçiler kent merkezinde "Eşit işe, eşit ücret" pankartıyla yürüdü.
    • Yazan, Burak Abatay
    • Unvan, BBC Türkçe
    • Bildirdiği yer, Londra
  • Okuma süresi: 6 dk

İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ait İZELMAN, İZENERJİ ve Egeşehir şirketlerinde çalışan işçilerin grevi yedinci gününde sona erdi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi ve grevi yürüten Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), anlaşma sağlandığını BBC Türkçe'ye doğruladı.

Buna göre İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 3 Haziran gecesi sendikaya iletilen yüzde 30 zam ve yüzde 19'luk enflasyon farkı teklifi kabul edildi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Cemil Tugay, bunu "son teklif" diye nitelendirmişti.

Sendika, DİSK Genel-İş İzmir 1, 2, 3 ve 9 No'lu şubelerde örgütlü 23 bin işçinin greve gittiğini açıklamıştı.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, grev sürecinin "mantıklı hiçbir açıklaması olmadığını" savunmuştu.

Tugay, Genel İş Sendikası'nı grevi "insanların günlük hayatını alt üst etme ve sağlıklarını bozmayı da göze alarak devam ettirme çabası içinde" olmakla suçlamıştı.

Tugay'la birlikte çeşitli ilçelerin belediye başkanları 1 Haziran Pazar akşamı şehirde çöp toplamıştı.

Tugay ayrıca halkı çevreyi temiz tutma ve araçlarını duraklarda bekleyen insanlarla paylaşmaya çağırmıştı.

BBC Türkçe'ye konuşan işçiler ise greve devam etmeye kararlı olduklarını söylemişti.

Kimler greve gitti?

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 1992 yılında kurulan ve genel hizmetler, otopark, özel eğitim, itfaiye ve sağlık hizmetleri gibi alanlarda faaliyet gösteren bir anonim şirket olan İZELMAN yaklaşık sekiz bin kişiyi istihdam ediyor.

İZENERJİ insan kaynakları, temizlik, bakım, onarım, enerji, güvenlik hizmetleri, ilaçlama ve turizm sanayi ve ticaret anonim şirketi olarak, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile bağlı kuruluşlarına ve şirketlerine personel temini hizmeti veriyor.

Bünyesinde yaklaşık 12 bin kişi görev yapıyor.

Büyükşehir belediyesine ait olan bir diğeri iştirak olan Egeşehir ise kentleşme ve konut projeleri sunuyor.

Grev nedeniyle kentin bazı bölümlerinde çöpler toplanmadı, temizlik hizmetleri ve toplu taşımada aksaklıklar yaşandı.

Sendika ne talep ediyordu?

DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı'nın BBC Türkçe ile paylaştığı bilgilere göre belediyenin iştiraki olan İZDOĞA, İZBETON ve İZULAŞ'taki işçiler yaptıkları işe göre farklılık göstermek üzere 59 bin, 64 bin, 74 bin ve 81 bin TL alıyor.

Greve çıkan İZELMAN ve İZENERJİ'deki işçiler ise 36 bin TL ile 40 bin TL arasında değişen maaşlar alıyor.

Sarı, beş buçuk aydır süren zam görüşmelerine yüzde 80 talep ile başladıklarını ve son aşamada bu taleplerini yüzde 45 olarak revize ettiklerini; buna karşılık belediyenin ise yüzde 29 zam önerdiğini söyledi.

Sarı, talepleri karşılanana dek grevlerini sürdüreceklerini söyledi.

2 Haziran Pazartesi günü grevin beşinci gününde Konak Pier'deki eylemde konuşan Genel İş Sendikası İzmir 2 No'lu Şube Başkanı Ercan Gül, belediye yöneticilerinin işçilerin haklı taleplerine kulaklarını tıkadığını savundu.

Belediye yönetiminin kendilerini halkla karşı karşıya getirdiklerini savunan Gül, "Çağrı yapıyorlar, gelin birlikte çöp toplayalım diye. Çağrı yapacağına gel masada bu işi çöz, iş bitsin. İzmir'i bu işçi tertemiz eder" diye konuştu.

Belediye nasıl karşıladı?

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin BBC Türkçe ile paylaştığı teklifte, İZENERJİ ve İZELMAN çalışanları için 1 Ocak 2025 itibarıyla yüzde 29,16 oranında zam teklif edilirken, 1 Temmuz 2025 itibarıyla da TÜFE oranında (yüzde 17) bir artış öngörülüyor.

Böylece en düşük net maaş teklifi 62 bin TL'nin üzerine, en yüksek ise 80 bin TL'ye kadar çıkıyor.

Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay, işçiler tarafından talep edilen miktarların belediye bütçesinin çok üzerinde olduğunu savunuyor.

Tugay, sosyal medyada işçilere seslenerek "Lütfen sendika yetkililerinin makul tekliflerle gelmesi için elinizden geleni yapın, hepimiz için çok geç olmadan" dedi.

Tugay ayrıca "Biz dostuz, bizim sayemizde örgütlendiniz. Genel-İş bizim sayemizde burada. Bunu nasıl istismar edersiniz? Bu haksızlığı nasıl yaparsınız? Bu bana değil CHP'ye ve İzmir'e yaptığınız haksızlıktır" dedi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay konuşma yaparken

Kaynak, İzmir Büyükşehir Belediyesi

Fotoğraf altı yazısı, Cemil Tugay, 2 Haziran Pazartesi günü yaptığı konuşmasında "İzmir de İzmir Büyükşehir Belediyesi de önünüzde diz çökmeyecek" ifadelerini kullandı.

Kendisine yönelik "işçi düşmanı" yakıştırmasını reddeden Tugay, "Bizim derdimiz işçimiz ile insanları karşı karşıya getirmek olabilir mi? Bizim işçimiz ile hiçbir sorunumuz yok" dedi.

Belediyeciliğin kamusal bir iş olduğunu hatırlatan Büyükşehir Belediye Başkanı, "Burası bir fabrika değil. Mal satıp kar edip sonra bunları çalışanlarına paylaştıracak kurum değil. Geliri sahip vatandaş vergisinden alınan pay. Birileri söylemlerimize işçi düşmanlığı diyor. Lanet olsun onlara" şeklinde konuştu.

Oy tartışması nasıl gündeme geldi?

İzmir'in yerel basınında DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı'nın 30 Mayıs'ta "İzmir'de Cemil Tugay 1 milyon 282 bin oy almış. Hamza Dağ 977 bin oy almış. İşçilerin aileleri ile birlikte 500 bin oyu var. Hesabı siz yapın" yönünde bir açıklaması yer aldı.

Tugay ise 2 Haziran'daki konuşmasında Sarı'ya "Bu söylemlerden bile işçiye nasıl baktıkları ortada" sözleriyle yanıt verdi.

BBC Türkçe'ye konuşan Sarı, bu açıklamasının belediye basını ve bazı sosyal medya hesapları tarafından odağından saptırıldığını savundu:

"Büyükşehir Belediyesi tarafından 'halk mağdur edildi' edebiyatı yapılıyor. Oysa ki bu işçiler ve aileleri de bu kentte yaşıyor. Biz de halkın bir parçasıyız. 'Seçim olunca bu insanlardan oy mu istemeyeceksiniz?' dedim."

Kendisinin 23 yıldır CHP'li olduğunu söyleyen Sarı, AKP için oy istemesinin mümkün bile olamayacağını söyledi.

İşçiler ne dedi?

BBC Türkçe'ye konuşan ancak ismini vermek istemeyen işçilerden biri "Aynı işi yapan her işçinin aynı ücreti almasını talep ediyoruz" dedi.

Grevdeki işçi, "Bu noktada mevcut başkan, diğer şirketlerin aldığı yüksek ücretlerin sorumlusunun önceki belediye başkanı olduğunu ifade ediyor" diye konuştu.

BBC Türkçe'nin konuştuğu ancak isminin paylaşılmasını istemeyen bir başka belediye çalışanı ise şöyle konuştu:

"Aynı işi yaptığımız farklı şirket ve sendikası üyesi arkadaşlarımız bizlerden bir hayli fazla alıyor. Bu başta iş barışını zedeliyor, çalışma huzurunu bozuyor."

"Bugün aldığımız maaş kiramızı karşılamıyor. Bunu bürokratlar taktiksel olarak uzatıyor, bizi zora sokmaya çalışıyor olabilir. Ancak yılmayacak, baş eğmeyeceğiz."

Özgür Özel nasıl tepki gösterdi?

CHP Genel Başkanı Özgür Özel kürsüde konuşuyor

Kaynak, CHP

Fotoğraf altı yazısı, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Pazartesi günü Anahtar Parti'yi ziyaret etti

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise görüşmelerde bir çözüm bulunacağına dair umutlarını paylaştı.

Özel, "Belediye Başkanı eldiveni eline geçirmiş, çöp toplarken 'Sen bu çöpü toplayamazsın, grev kırıcılığı yapamazsın' demek doğru değil" ifadelerini kullandı.

Kendilerinin sendikal örgütlenmeyi savunan bir parti olduğunu belirten Özel, "Kimse bize greve çıkmış işçiye laf söylememizi falan beklemesin. Ama nasıl onların hakları varsa belediye yönetiminin de hakları vardır" dedi ve şöyle devam etti:

"CHP örgütlenme özgürlüğünü teminatı, bu işi getirmiş, savunucusu bir partidir. Nezaket ve kurallar çerçevesinde ilerleyeceğiz. Mutlaka bir çözüm bulunacaktır."

Tunç Soyer dönemi tartışması

Cemil Tugay, aynı işi yapan işçilerin aldığı maaşlar arasındaki farkla ilgili olarak kendisinden önceki dönemde büyükşehir belediye başkanı olan Tunç Soyer'i sorumlu tuttu.

2 Haziran'da Sözcü TV'deye konuşan Tugay şunları söyledi:

"Aynı yüksek ücreti 23 bin kişiye vermeye kalkarsak belediye olarak batarız. Bu oranı kabul etmemiz mümkün değil. Öte yandan Soyer'in son zamanlarında anormal rakamlarda çalışan işe alma konusu ayrı bir sorun. Yaklaşık 11-12 bin kişi ilave olarak belediyeye eklenmiş.

"Ayrıca sendikanın birisiyle, seçime beş gün kala hiç de zorunluluk yokken çok yüksek bir rakamla sözleşme imzalanmasını ben sorumsuzluk olarak gördüğümü söyledim."

Tunç Soyer ise hakkındaki bu iddiaya sosyal medya hesabından yanıt verdi.

Soyer, "O dönem büyükşehir belediye başkan adayımız dahil pek çok aday sözleşmenin imzalanmasının alacakları oya pozitif katkı yapacağı konusunda çok net oldukları için bir an evvel yapılmasını arzu ediyorlardı" dedi.

Diğer siyasi partiler nasıl tepki verdi?

AKP İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı sosyal medyada grevi değerlendirdi.

Bursalı "Çöp, çamur, çukur! Ve şimdi de çözümsüzlük… CHP zihniyeti icraatsizliklerine her gün bir yenisini daha ekliyor" dedi.

Bursalı, "İşçiler haklarını istiyor ama olan yine hemşehrilerimize oluyor. Dayan İzmir az kaldı…" ifadelerini kullandı.

Türkiye İşçi Partisi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin greve yaklaşımını eleştirdi.

İşçilerin "en temel anayasal haklarını" kullandığını, "daha iyi çalışma koşulları ve eşit işe eşit ücret" talep ettiklerini söyleyen parti, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın "bu haklı mücadeleyi bastırmak amacıyla tehditkâr" ve "ayrımcı" bir dil kullandığını savundu.

İzmir'de yerel basın ne dedi?

Ege Saati gazetesi 2 Haziran'daki manşetinde "İzmirliler bunu hak etmiyor" dedi.

Yeni Bakış gazetesi "İstenen rakam başkan maaşı" manşetini attı.

Gazete "İzmir'de greve devam eden işçilerin en az net 82 bin lira maaş istemesi tepkilere neden oldu. Nüfusu 100 bine kadar olan ilçe belediye başkanının bile 77 bin lira maaş alırken işçinin bu rakamın bile üstündeki zam talebi isyan ettirdi" dedi.

Yeni İzmir gazetesi "Uzlaşamayan taraflar restleşirken ulaşımdan temizliğe İzmir'de sorunlar büyümeye devam ediyor" dedi.

Ege Postası'nın köşe yazarlarından Mithat Umutoğulları 1 Haziran'daki köşe yazısında CHP yöneticilerini eleştirdi:

"DİSK, İzmir'i ipotek etmiş, anahtar cebinde gezdiriyor, siz ise köşenize sinmiş 'Aman seçimi kaybetmeyelim, aman sendika küsmesin…' derdindesiniz."

Ege Telgraf gazetesinin köşe yazarı Uğur Yelekli ise uzlaşı mesajı verdi.

Yelekli, "İzmir'in daha fazla kaybetmeye değil, dayanışmayla kazanmaya ihtiyacı var. Unutulmamalı ki; Emeğe saygı, uzlaşmayla büyür. İzmir kaybetmesin, İzmir kazansın" diye yazdı.