İzmir Körfezi'nde 'çevre felaketi': Bakanlık belediyeye 1,8 milyon lira ceza kesti

Kaynak, Getty Images
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı,İzmir Körfezi'ndeki kirlilik ve balık ölümleriyle ilgili İzmir Belediyesi'ne Bağlı İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'ne (İZSU) 1,8 milyon lira ceza kesti.
Bakanlık, X üzerinden yaptığı açıklamada İZSU'ya bağlı Çiğli ve Güneybatı atık su arıtma tesislerinin "çevre mevzuatında belirtilen standartların üzerinde" kirli suyu körfeze boşalttığını söyledi.
Açıklamada "İzmir Körfezi'nde kirliliğe neden olan sorumlular hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunuldu" denildi.
İzmir Belediyesi'nden cezaya ilişkin açıklama gelmedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP İl Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada İzmir Belediyesi'ni yöneten CHP'yi eleştirdi.
Erdoğan, "Yönettikleri şehirlerde çevre yağması almış başını gidiyor. İzmir Körfezi'nde kirilik sebebiyle balıklar nefes alamıyor, bırakın insanları" dedi.
Çevre Bakanı Murat Kurum, son haftalarda balık ölümleriyle gündeme gelen İzmir Körfezi'nde "çevre felaketi' yaşandığını ve bunun sorumlusunun "görevdeyken Körfez için tek bir adım atmayanlar" olduğunu söylemişti.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ise buna tepki göstererek, "Sayın Bakan, bir muhalefet partisi il başkanı gibi basın toplantısı yaparak, yerel yönetimlerimizi hedef göstermektedir" demişti.
20 Ağustos'ta İzmir'in Bayraklı ilçesinde sahile ölü balıklar vurmasının ardından körfezde deniz suyunun renginin kahverengi ve yeşile döndüğü bildirilmişti.
Kıyılarda ağır bir kokuya neden olan sorun bir süre sonra Karşıyaka'ya ve Bostancı sahiline kadar yayılmıştı.
Bakanlığa göre kirlilik ne düzeyde?
Çevre Bakanı Murat Kurum, Perşembe günü TÜBİTAK Marmara Gemisi'nde "İzmir Körfezi Bilim Kurulu Heyeti" üyeleriyle inceleme yaptıktan sonra düzenlediği basın toplantısında körfezin kirlilik nedeniyle "can çekiştiğini" söyledi:
"İzmir Körfezimiz, karadan gelen kirlilik nedeniyle artık nefes alamamaktadır. Balıklarımız toplu ölümler yaşamaktadır."
"Üzülerek söylüyorum. Denizdeki, atıksu kaynaklı amonyak miktarı, olması gerekenden tam 50 kat daha fazladır."
Murat Kurum, bunun evsel ve endüstriyel atıkların suya arıtılmadan deşarj edilmesinden kaynaklandığını belirtti.
Kurum, yaptıkları ölçümlerde denizdeki oksijen seviyesiyle ilgili benzer sonuçlar aldıklarını belirtti.

Kaynak, X/@murat_kurum
Buna göre İzmir Körfezi'ndeki oksijen seviyesi litre başına 6 miligram olması gerekirken, bu seviye 1,8’e, yer yer 0’a kadar düşmüş durumda.
Murat Kurum, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan İzleme Sonuçları’nda da kirlilik parametrelerinin, özellikle 2020 yılından sonra, ciddi artış gösterdiğinin tespit edildiğini vurguladı.
Buna ek olarak, İzmir Körfezi'nin bazı bölgelerinde "yaşam kalmamıştır" diyen Kurum, balık ölümlerinin de oksijensizlikten kaynaklandığını belirtti.
Halihazırda körfez'e dökülen Meles, Arap, Ahırkuyu, Bornova, Manda, Büyük Çiğli, Küçük Çiğli, Ilıca ve Poligon olmak üzere yedi derenin durumunun "içler acısı" olduğunu belirten Kurum, "Bugün derelerdeki su, organik kirlilik açısından tarihin en kötü durumundadır" dedi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi ne açıklamıştı?

Kaynak, Getty Images
Balık ölümlerinin ardından 26 Ağustos'ta bir basın toplantısı düzenleyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, yaşananları "çevre felaketi" olarak nitelendirdi.
Tugay, körfeze "çok farklı kaynaklardan kirlilik taşındığını", bunun önlenmesi ve denetlenmesinde yetki ve sorumluluğun "önemli kısmının" bakanlıklarda olduğunu vurguladı ve şöyle dedi:
“Olayı politik söyleme çevirmek için çaba gösterenler olacaktır ama uzattığım el sıkılana kadar elimi havada tutmaya devam edeceğim."
İzmir belediye başkanı, "Körfezimiz maalesef ağır bir kirlilik yükü altında ve bunun yarattığı sonuçları yaşıyoruz" diye ekledi.
Tugay ayrıca "Grafikler, son 10 yılda problemin hızlı şekilde arttığını gösteriyor" şeklinde konuştu ve İZSU’nun Sasalı ve Narlıdere’deki arıtma tesislerinin bakanlık tarafından "sürekli ve düzenli olarak" kontrol edildiğini söyledi.
Tugay arıca Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nin 4. faz çalışmalarının devam ettiğini, gelecek Nisan'da yapımının bitip hizmete alınacağını duyurdu.
İzmir belediye başkanı, Konak Çınarlı yağmur suyu ayrıştırma çalışmaları için 5,55 milyar liralık yatırımı 18 ay içinde yapmayı planladıklarını da söyledi.
Cemil Tugay, İç Körfez’de "milyonlarca ton" çamurun birikmiş durumda olduğunu ancak belediyenin 50 bin metreküpe kadar temizlik yetkisi olduğunu söyledi.
Tugay, sanayi atıkları konusunda yaşanan tüm sıkıntıların çözümü için yetkinin Çevre Bakanlığı'ndan olduğunu ifade etti.
Kurum: 'Sorumlular, görevdeyken Körfez için tek bir adım atmayanlardır'
Murat Kurum, Perşembe günü yaptığı açıklamanın devamında, Büyük Kanal Projesi'nde yağmur suyu ve kanalizasyon şebekesinin birleştirilmiş durumda olmasının İzmir Körfezini kirleten sorunlardan biri olduğunu söyledi.
Çevre bakanı ikinci sorunun, Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi'nin "verimli işletilememesi" olduğunu savundu.
"Bakanlık olarak; Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi düzgün işletilmediği için İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni defalarca uyardık. Son 5 senede 6 milyon liradan fazla tutarda, 13 ayrı ceza uyguladık" dedi.
Tesisten 23 Ağustos’ta aldıkları numune sonuçlarında katı madde değerinin "olması gereken limitin 4 katına" çıktığını söyleyen Kurum, tesise kapasitesinin üzerinde atıksu gönderildiğini iddia etti.
Murat Kurum sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bugün Körfez’de yaşanan, tam anlamıyla büyük bir çevre felaketidir. İzmir Körfezi’nin ekosistemi artık tamamen çökme noktasına gelmiştir; İzmir Körfezi ölmektedir.
"Bu güzelim denizin bu hale gelmesinin sorumluları; seçim meydanlarında 'İzmir Körfezi’nde yüzeceğiz' diyen ama görevdeyken Körfez için tek bir adım atmayanlardır."
'Yerel yönetimlerimizi hedef göstermektedir'
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Murat Kurum'un Perşembe günü İzmir'de yaptığı açıklamaların hem içeriğine hem de kendisi İzmir'de değilken yapılmasına tepki gösterdi.
Tugaylı, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı açıklamada, İzmir Körfezi’ndeki kirlilik probleminin "kolektif bir çalışma ile" düzeltilebileceğini söyledi ve sözlerine şöyle devam etti:
"Ancak 22 yıldır bütün kuvvet ve kudreti kendinde toplamış bir iktidarın Çevre ve Şehircilikten sorumlu Sayın Bakanı, İzmir Körfezi’nin kıyısında bir muhalefet partisi il başkanı gibi basın toplantısı yaparak, yerel yönetimlerimizi hedef göstermektedir."
Tugay, Perşembe günü İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi kararıyla Sağlıklı Kentler Birliği toplantısında Türkiye’yi temsilen yurt dışında olacaklarının, "aylar öncesinden belli" olduğunu vurguladı ve şunları söyledi:
"Eğer bundan haberi yoksa kendisini bilgilendirenlerin doğruluğunu sorgulamalıdır. Eğer biliyor da bu toplantıyı İzmir’i temsilen yurtdışında olduğum bir güne denk getiriyorsa bu da manidardır."
Bu makalede X içeriği bulunmaktadır. Çerez ve diğer teknolojileri kullanıyor olabilirler, bilgisayarınıza herhangi bir şey yüklenmeden önce sizin rızanızı alırız. İzin vermeden önce çerez politikasını okumak ve gizlilik politikasına göz atmak isteyebilirsiniz. Bu içeriğe ulaşmak için lütfen "kabul et ve devam et" seçeneğine tıklayın.
X paylaşımının sonu
Ne olmuştu?
20 Ağustos'ta İzmir'in Bayraklı ilçesinde sahile ölü balıklar vurmasının ardından körfezde deniz suyunun renginin kahverengi ve yeşile döndüğü bildirilmişti.
Sorun bir süre sonra Karşıyaka'ya ve Bostancı sahiline kadar yayılmıştı.
Konuyla ilgili inceleme başlatan Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekipleri, kirliliğin gözlendiği su ve balıklardan numune almıştı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri denizde temizlik çalışması başlatmıştı.
Diğer yandan kirlilik kaynağının tespiti için Çevre Bakanlığı İl Müdürlüğü'nün çalışmalara başladığı, ilgili birimlerin denize dökülen derelerle atık su kaynaklarında incelemeler yapacağı açıklanmıştı.
Bakanlık, Murat Kurum ve Bilim Kurulu üyelerinin 5 Eylül'de balık ölümlerinin yaşandığı denizde incelemede bulunacaklarını duyurmuştu.
Müsilaj sorunuyla tanınan TÜBİTAK MARMARA Araştırma Gemisi'nin de İzmir Körfezi'nde araştırmalar yapacağı bildirilmişti.









