Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Heybede duran büyük turplar ortaya dökülmedi'

Erdoğan Meclis'te grup toplantısında konuşuyor

Kaynak, Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Erdoğan 26 Mart'ta Meclis'teki grup toplantısında konuşuyor
Okuma süresi: 4 dk

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Meclis'teki grup toplantısında yaptığı konuşmada İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yolsuzluk ve terör soruşturmaları üzerinden CHP'yi eleştirdi.

Erdoğan, "Henüz heybede duran büyük turplar ortaya dökülmedi" ifadesini kullandı ve "Heybedeki büyük turplar ortaya saçıldığında bunların, bırakın milleti, kendi yakınlarının suratlarına bakacak yüzleri dahi kalmayacak" dedi.

CHP lideri Özgür Özel bu çıkışa yanıt olarak "Millet darbe girişimini püskürttü, artık turp murp yok" dedi.

Erdoğan bundan önce de benzer şekilde, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın tutuklanmasının ardından "Daha turpların büyükleri heybede, milletin yüzüne bakacak halleri kalmayacak" açıklamasını yapmıştı.

CHP Genel Başkan Özgür Özel, buna yanıt olarak "Turpun büyüğü sandıkta. Korkmuyorsan sandığa gel" demişti.

Erdoğan 26 Mart'ta yaptığı grup toplantısı konuşmasına şöyle devam etti:

"Ortada bunca yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet varken hukuku, adaleti dilinden düşürmeyen CHP yönetimi, iddiaları aydınlatmak yerine ucuz siyasete yönelmeyi tercih etti".

Erdoğan, CHP yönetimini, "yargının iddialarına cevap verememekle" ve "insanları sokağa döküp ülkede kaos çıkarmaya çalışarak skandalı örtbas etmeye çalışmakla" suçladı.

"Çalana değil, yakalayana kızıyorlar. Yolsuzluğa bulaşanları savunuyorlar. Belediye başkanlarının kurduğu haraç ve rüşvet düzeninin bedelini sokaklara döktükleri seçmenlerine ödetmeye kalkıyorlar." iddiasını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı, tüm soruşturma sürecinin CHP'nin "iç hesaplaşması" olduğu savını yineledi.

"Sizin paylaşım kavganız sebebiyle başlayan yargı sürecini, niye bize mal ediyorsunuz? Partiniz içindeki ihbarcılık yarışına niçin bizi karıştırıyorsunuz?" diye sordu.

CHP lideri Özel, 25 Mart'taki grup toplantısında, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in ve Mali Suçlar Araştırma Kurulu'nun (MASAK) yaptıklarını dünyaya teker teker anlatacağını söylemişti.

Ardından Amerikalı CNN kanalına röportaj veren Özel, hükümetin politikalarını da eleştirmişti.

Erdoğan, "Bizi dünyaya şikayet ediyor" diyerek Özel'e tepki gösterdi. "Sen nasıl olur da Bakanımı şikayet etmeye kalkarsın?" dedi.

Erdoğan Şehzade Camii'nde mezar taşlarının zarar görmesi konusunda da "Bu eserleri ne yazık ki bu ahlaksızlar, bu edep yoksunu namussuzlar orada gelip yıkıyorlar" diyerek yeniden tepki gösterdi.

Bu olayla ilgili olarak Özgür Özel, protestocuların polis müdahalesinden sonra istemeden cami bahçesine girdiklerini ve ertesi gün onarımın gerçekleştiğini söylemişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan masada oturuyor, etrafında genç kadınlar gülümsüyor

Kaynak, Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Erdoğan, Beştepe'de düzenlenen iftar programında konuştu, 25 Mart 2025.

'Sonu felakete varabilecek karanlık yollara girmeyeceğiz'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 25 Mart'ta Beştepe'de üniversiteli gençlere yönelik iftar programında yaptığı konuşmada, "Sonu felakete varabilecek karanlık yollara girmeyeceğiz" dedi.

Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasıyla başlayan süreçte CHP'nin sokaklara çıkma çağrılarını hedef aldı:

"Aynı apartmanda yaşayan, aynı üniversitede okuyan, aynı mahallede büyüyen gençlerimizi birbirine düşman ettiler.

"Kardeşi kardeşe kırdırmak için çok sinsi oyunlar oynadılar. Sokağı adres gösterdiler. Kavgayı körüklediler. Gerilimi tırmandırdılar, öfkeyi büyüttüler. Farklılıkları kaşıdılar... Sadece gençlerimizin değil milletimizin de geleceğini kararttılar."

Erdoğan, "Sırf çıkarlarını korumak paralarına para, siyasi ikballerine ikbal katmak uğruna bu ülkenin fidan gibi gençlerini bozuk para gibi harcamaktan çekinmediler" diye ekledi.

İmamoğlu'nun onlarca İBB çalışanıyla birlikte gözaltına alındığı 19 Mart'tan bu yana İstanbul'da gösteriler yasaklandı.

Buna karşın CHP'nin çağrısıyla Saraçhane'de her akşam gösteriler düzenlendi.

Üniversite öğrencileri de farklı şehirlerde sokak protestolarına başladı.

Yer yer sertleşen protestolarda bazı eylemciler polis müdahalesiyle yaralandı.

Resmi kaynaklara göre 25 Mart itibarıyla 1400'ün üzerinde kişi gözaltına alındı. 120'den fazla polis yaralandı.

25 Mart'ta İstanbul Maçka'da binlerce genç kayyum atanan Şişli Belediyesi'nin önüne yürüdü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan "Çok hassas günlerden geçiyoruz" dedi.

"Provokasyonlara" gelmeyeceklerini vurgulayan Erdoğan, "Sonu felakete varabilecek karanlık yollara girmeyeceğiz. Kendi pisliklerini kapatabilmek için gençlerin arkasına saklanan korkakların ucuz siyasetine kanmayacağız" ifadesini kullandı.

Erdoğan ayrıca "Hukuksuzluğun hesabını hukuk içerisinde" soracaklarını kaydetti.

Türkiye'nin dünyada "en iyi işleyen demokrasilerden birine" sahip olduğunu savunan cumhurbaşkanı, "Birileri demokrasi derken hırsızların, sahtekarların, çetelerin, marjinal yapıların sandığın arkasına saklanarak belediyelerin kamu kaynaklarını pervasızca sömürülmesi kast ediliyorsa kusura bakmasınlar bizim böyle bir demokrasi anlayışımız yoktur" diye ekledi.

Cumhurbaşkanı sözlerine, "Özgürlük derken tarihi camilerimizin avlularını, ecdadımızın mezar taşlarını yakıp yıkmalarını, ibadethanelerimizde alkol almayı kast ediyorlarsa biz hiçbir şartta orada olamayız, olamayız" diyerek devam etti.

Erdoğan, "Sokaklarda terör estirenlerin bu ülkeyi yangın yerine çevirmek isteyenlerin varacağı hiçbir menzil yoktur" dedi.

Bu kişilerin girdikleri yolu "çıkmaz sokak" olarak nitelendirdi.

Birlik çağrısında bulunan Cumhurbaşkanı, "Siyasi görüşümüz, mezhebimiz, meşrebimiz, kökenimiz ne olursa olsun hepimiz kardeşiz, komşuyuz, birbirimizin kader ortağıyız. Adımız farklı olsa da soyadımız tektir, o da Türkiye Cumhuriyeti'dir" ifadesini kullandı.