Sumud Filosu'ndaki yüzlerce kişi İsrail cezaevlerine nakledildi

    • Yazan, BBC News Türkçe
    • Unvan, Londra
  • Okuma süresi: 5 dk

İsrail donanması, Gazze'ye yardım götürmek için Doğu Akdeniz'de ilerleyen Küresel Sumud Filosu'ndaki (GSF) deniz araçlarının tamamına müdahale etti.

Greta Thunberg'in de aralarında bulunduğu yüzlerce aktivist gözaltına alındı.

Gözaltına alınan kişilerin çoğu İsrail'de cezaevinde tutuluyor.

Filodaki son yelkenli olan Marinette'e de 3 Ekim'de müdahale edildi, aralarında Türklerin de olduğu aktivistler gözaltına alındı.

Gazze'ye yaklaşan filoda tekne, yat ve gemiden oluşan 43 deniz aracı vardı.

Mikeno isimli bir teknenin Gazze'ye yaklaşmayı başardığı da kaydedilmişti. İsrail bu iddiayı yalanladı.

Sumud Türkiye Delegasyonu'nun bilgilendimelerinden 50 kişinin İsrail'de gözaltında olduğu sonucu çıkıyor.

Filo sözcüleri, İsrail'deki sivil toplum kuruluşlarının gözaltındaki kişilere hukuki yardım verdiğini aktarıyor.

Yapılan açıklamada, az sayıda katılımcının "Acil Çıkış Talebi"ni imzaladığı duyuruldu. Bu formu imzalayanların sınır dışı edilme süreçlerinin hızlandığı kaydediliyor.

İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir, katılımcıları "terörist" olarak tanımladığı videolar paylaşıyor.

Filodakilerin tutulduğu cezaevi içinde çekilen bir videoda, aktivistleri suçlayıcı ifadeler kullanıyor.

Türkiye'den kınama

Küresel Sumud Filosu ve çok sayıda ülke müdahaleyi "yasadışı" olarak nitelendirmişti.

İtalyan kamu yayıncısı Rai'ye konuşan İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, İsrailli mevkidaşının kendisine İsrail silahlı kuvvetlerinin gemidekilere şiddet uygulamayacağına dair güvence verdiğini söyledi.

Türkiye, İsrail donanmasının filoya gerçekleştirdiği müdahaleyi "uluslararası hukuku en ağır biçimde ihlal eden ve masum sivillerin hayatını tehlikeye atan bir terör eylemi" olarak tanımladı.

Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, "Söz konusu saldırının, Gazze'de ateşkes sağlanmasına dönük çabalara zarar vermemesini ümit ediyoruz" ifadelerine yer verildi.

Açıklamada Türk vatandaşlarıyla birlikte "alıkonulan diğer yolcuların bir an önce serbest bırakılması için girişimlerin başlatıldığı" belirtildi.

AKP Sözcüsü Ömer Çelik de X hesabından bir paylaşım yaparak müdahaleyi kınadı.

Çelik, Türk vatandaşlarının ve diğer aktivistlerin "hemen serbest bırakılması" çağrısı da yaptı.

Tepkiler ne oldu?

Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro, tepki olarak ülkedeki tüm İsrailli diplomatları sınır dışı etti ve müdahaleyi "Netanyahu tarafından işlenen uluslararası bir suç" olarak nitelendirdi.

Petro ayrıca Kolombiya'nın İsrail ile 2020'den beri yürürlükte olan serbest ticaret anlaşmasını da sonlandırdı.

İrlanda Başbakan Yardımcısı Simon Harris, haberleri "endişe verici" olarak nitelendirerek İsrail'in uluslararası hukuka uymasını beklediğini, gözaltına alınanlar arasında milletvekili Chris Andrews'un da olduğu en az yedi İrlanda vatandaşının bulunduğunu söyledi.

İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Eskişehir, Çanakkale dahil çok sayıda kentte İsrail'in müdahalesi protesto edildi.

İtalya'nın en büyük sendikası CGIL, filoya yapılan muameleyi protesto etmek için Cuma günü genel grev çağrısı yaptı.

Roma'da, "her şeyi engelleyelim" sloganları atan yüzlerce kişi şehrin Termini istasyonu önünde toplandı.

Filistin yanlısı göstericiler Milano, Torino ve Cenova'da yürüyüşler düzenledi, Napoli ve Pisa'daki protestocular kısa süreliğine istasyon platformlarını işgal ederek trenleri engelledi.

Brüksel, Atina, Buenos Aires ve Berlin'de de protestolar düzenlenirken, İspanyol hükümeti İsrail'i aktivistlerin güvenliğini ve haklarını korumaya çağırdı.

Müdahale öncesinde neler yaşandı?

İtalya ve İspanya donanmasına gemiler de filoya eşlik ediyordu.

İtalyan ve İspanyol yetkililer, Gazze kıyılarından 150 deniz mili uzaklığında takibi bırakacaklarını duyurmuştu.

İsrail, Gazze'ye 150 deniz mili (278 km) mesafeyi yasak bölge ilan etmişti.

Reuters haber ajansı daha önce Türkiye'ye ait iki insansız hava aracının Sumud Filosu'nu takip ettiğini yazmıştı.

Savunma Bakanlığı, 30 Eylül'de bir açıklama yaptı ve "insani yardım faaliyetlerinin güvenli şekilde yürütülmesinin yakından" takip edildiği duyuruldu.

Açıklamada İHA'larla ilgili bir ifade yer almadı.

1 Ekim'de ise filodan bazı Türk aktivistlerin tahliye edildiği haberi geldi.

Milli Savunma Bakanlığı filodaki yedi aktivistin, teknelerinin su alarak arızalanması üzerine Deniz Kuvvetleri Komutanlığının TCG Gediz fırkateyniyle tahliye edildiğini açıkladı.

Bakanlık tahliye edilenlerin üçünün Türk vatandaşı ve biri Türk asıllı olmak üzere dördünün Alman vatandaşı olduğunu belirtti.

30 Eylül gecesi teknenin motorunun bozulması ve dümenin kırılması üzerine tahliye talebinde bulunan aktivistler Marmaris Limanı'na götürüldü.

İsrail devlet televizyonu Kan'daki bir haberde, deniz komandolarının "seyir halindeki gemileri ele geçirme" gibi konularda tatbikatlar yaparak filoya müdahale etmek için hazırlandığı aktarılıyordu.

Haberde, tatbikatların "katılımcılara asgari zarar verecek şekilde" planlandığı belirtildi.

Ayrıca duruma "bilinçli provokasyon" gözüyle bakıldığı kaydedilmişti.

Sumud Filosu, 24 Eylül'de Yunanistan açıklarında drone saldırısına uğradıklarını duyurmuştu.

Sumud Filosu hakkında neler biliniyor?

Filonun adı Arapça sebat anlamına geliyor ve Filistin topraklarında İsrail işgaline karşı gündelik hayatta uygulanan şiddetsiz direniş için kullanılıyor.

Ağustos sonunda İspanya ve İtalya'dan Gazze'ye yardım götürmek için yelken açan Küresel Sumud Filosu'nda insan hakları savunucuları, avukatlar, doktorlar ve gazeteciler bulunuyor.

Sumud Filosu Gazze'deki kıtlığa ve İsrail'in kuşatmasına bir tepki olarak Gazze'ye insani yardım ulaştırmayı hedefliyor.

İsrail, Gazze'de kıtlık olmadığını savunurken Hamas'ı gıdaları çalmakla suçluyor.

Haziran ayında aralarında Yasemin Acar ve doğa savunucusu Greta Thunberg'in de olduğu 12 kişi, Madleen gemisiyle Gazze'ye ulaşmaya çalışırken İsrail tarafından gözaltına alınmış ve ardından sınır dışı edilmişti.

2010'da Gazze'ye doğru yol alan Mavi Marmara gemisi, İsrail güçlerinin saldırısına uğramış ve aralarında Türk eylemcilerin de bulunduğu 10 kişi ölmüş, 28 kişi yaralanmıştı.

Bu olay İsrail'in Türkiye'yle ilişkilerini de ciddi bir şekilde etkilemişti.

Daha sonra iki ülke arasında bir anlaşma imzalanmış ve Türkiye'de İsrail'e karşı açılan dava düşürülmüştü.