İmamoğlu'nun hapis talebiyle yargılandığı dava 14 Aralık'a ertelendi

Kaynak, Getty Images
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında, "Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyelerine hakaret ettiği" iddiasıyla açılan davada savcı Nisan ayındaki mütalaasını yineledi. Savcı, İmamoğlu’na 4 yıl 1 aya kadar hapis cezası verilmesini ve Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) "siyasi yasak" içeren 53. maddesinin de uygulanmasını istedi. Bir sonraki duruşma 14 Aralık'ta görülecek.
Duruşmanın ardından konuşan İmamoğlu "Aldığım bilgiye göre, hakim benim sözlerimin muhattabının (İçişleri Bakanı Süleyman) Soylu olduğunu dile getirmiştir. Bu ısrarlı tarife rağmen savcının en üst noktadan cezayla ilgili mütalaa bildirmesi şaşırtıcı ve üzücüdür" dedi.
Bugünkü duruşma İstanbul Kartal'daki Anadolu Adliyesi'nde görüldü.
Duruşmaya katılmak isteyen bazı CHP milletvekilleriyle çok sayıda partili de Adliyesi'ye gitti.
Kartal Kaymakamlığı, dava nedeniyle Neyzen Tevfik Meydanı dışındaki alanlarda toplanma yasağı ilan etti.

Kaynak, Reuters
Bugünkü duruşmada neler yaşandı?
Bugünkü duruşmada, FOX TV muhabiriGülşah İnceifade verdi.
Hâkim, İmamoğlu’nun avukatlarının diğer tanıklarNecati Özkan ve Murat Ongun’un dinlenmesi talebini reddetti.
İmamoğlu'nun avukatları reddi hâkim talebinde bulundu.
Hâkim, bu talebin mahkemeyi uzatmaya yönelik olduğunu söyleyerek reddetti.
Savcı, Nisan ayındaki mütalaasını yineleyerek İmamoğlu’na hapis cezası verilmesini ve İmamoğlu hakkında Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) "siyasi yasak" içeren 53. maddesinin de uygulanmasını istedi.
Hâkim, duruşmayı 14 Aralık’a erteledi.
İmamoğlu, Şehzadebaşı Cami'nde kılınacak Cuma namazı sonrası davayla ilgili açıklama yapacak.
İmamoğlu’nun avukatlarından ve CHP Parti Meclisi üyesi Gökhan Günaydın, BBC Türkçe'ye yaptığı açıklamada, çok ilginç bir duruşma olduğunu söyledi.
Günaydın, duruşmada yaşananlarla ilgili olarak şunları söyledi:
"Ekrem İmamoğlu, Üsküdar’daki Fethi Paşa Korusu’nda İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “Ahmağa sesleniyorum” sözlerine ilişkin soru üzerine, “Ben lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adama mı diye” demişti. Bu soruyu yönelten ve duruşmada tanık olarak dinlenen FOX TV muhabiri Gülşah İnce’ye, sanık müdafi olarak şu soruyu sordum: ‘Bu söz kime söylendi?’ Hâkim, ‘Bu sorunun Süleyman Soylu’ya karşı söylendiği açık. Bu soruya ne gerek var’ diye itiraz etti.
"Bunun davanın temeli olduğunu, bu sözlerin YSK üyelerine söylendiği iddiasıyla davanın açıldığını söyleyerek, hakimin sözlerinin kayda geçirilmesini talep ettim. Hâkim önce kayda geçirilmesini istemedi, sonra bu sözlerini tutanağa geçirdi. Bu sözlerin Süleyman Soylu ile Ekrem İmamoğlu arasında olduğunu kendi beyanıyla teyit etmiş oldu. 2 tanığın dinlenmesini reddetti.”
Bugünkü duruşmada 24 sayfalık hukuki mütalaa sunduklarını belirten Günaydın, hâkimin ise kendilerine "Sürekli mütalaa sunuyorsunuz, duruşmayı geciktirmeye çalışıyorsunuz" yanıtını verdiğini söyledi.
Kendilerinin ilk kez hukuki mütalaa verdiklerini, hâkimin değerlendirmesinin yanlış olduğunu düşündüklerini belirten Günaydın, "Savcı hukuki mütalaamızı 3 dakika içerisinde okudu. Tanıklarımızın dinlenmesi ve hukuki mütalaanın okunması için süre talep etmedi. Böylece mahkemenin bağımsızlığını ve tarafsızlığını yitirdiği konusunda şüphe kalmadı" dedi.
Günaydın, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Reddi hâkim talebinde bulunduk. Hâkimin reddi hakim talebimiz üzerine itiraz merciine incelenmek için dosyayı tebliğ etmesi ve işlem yapmaması gerekir. Buna rağmen hakkındaki mütalaayı aldı. Bu tamamen usule aykırı. Daha sonra reddi hâkim talebimizi itiraz merciine gönderdi. Buna rağmen (bir sonraki duruşma için) 25 Kasım’a gün vermek istedi.
"Biz de ‘Hem reddi hâkim talebimizle ilgili karar gelecek, hem esas hakkında mütalaayı incelememiz gerek. Aceleniz nedir?’ dedik. Tartışmalardan sonra 14 Aralık’a erteledi.”

Kaynak, FOX TV
'Her şeye rağmen bu ülkenin yüce yargısına güvenmek istiyorum'
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, "eski YSK Başkanı Sadi Güven ve kurul üyelerine hakaret ettiği" iddiasıyla yargılanıyor.
Bugünkü duruşma öncesi FOX TV'de İlker Karagöz'ün sorularını yanıtlayan İmamoğlu, "Şu mahkemeden utanç duyuyorum. Böyle bir yargılama olamaz. Şaka gibi. Trajikomik bir durum" dedi.
İmamoğlu, hakkındaki davayla ilgili olarak, "Beni zerre ilgilendirmiyor. Ne faydası ne zararı. Bazen bana soruyorlar sayın başkan bu davanın sonucu ne olursa size ne olacak. Hiç ilgilenmedim" diye konuştu.
İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Hücremde bu konuyla ilgili tek bir endişe, korku, kaygı, hissetmiyorum ama şu mahkemeden utanç duyuyorum. Böyle bir yargılama olamaz. Şaka gibi. Trajikomik bir durum...Her ne olursa olacak ama ben her şeye rağmen bu ülkenin o yüce yargısına güvenmek istiyorum".
İmamoğlu bir kez daha "ahmak" ifadesini YSK üyeleri için kullanmadığını, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya yanıt verdiğini savundu.
Soylu'nun avukatı Uğur Kızılca ise İmamoğlu hakkında, müvekkilinin kişilik haklarına saldırıda bulunduğu gerekçesiyle suç duyurusunda bulunduklarını duyurdu.
Süreç nasıl gelişti?
Ekrem İmamoğlu, 30 Ekim 2019'da Fransa'nın Strasbourg kentinde düzenlenen Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresine İBB Başkanı olarak katılmıştı.
İmamoğlu kongredeki konuşmasında; seçim sürecinde kamu kaynaklarının iktidar lehine sınırsız şekilde kullanıldığını, seçim kampanyası süresince toplumu bölen ve kutuplaştıran dil kullanıldığını, Cumhurbaşkanı ve kabine üyelerinin seçim yasaklarını dikkate almayan eylem ve uygulamalarda bulunduklarını, Anadolu Ajansı'nın seçim sonuçlarını manipüle etmek istediğini söylemişti.
İmamoğlu iktidarın İstanbul'da seçimi, YSK kararı ile iptal ettirerek kazanmak istediğini savunmuştu.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 4 Kasım 2019'da İmamoğlu için "Avrupa Parlamentosu'na gidip, Türkiye’yi şikayet eden ahmağa söylüyorum; bunun bedelini bu millet sana ödetecek. Bu iş bu kadar bedava değil" demişti.
İmamoğlu aynı gün Soylu’nun sözlerinin hatırlatılması üzerine gazetecilere yaptığı açıklamada "31 Mart'ta seçimi iptal edenler ve dünyada, Avrupa' da onların gözünde nereye düştüğümüz noktasında, o olan biten şeylere baktığımızda, tam da 31 Mart'ta seçimi iptal edenler ahmaktır, önce oraya bir odaklansın" ifadelerini kullanmıştı.
Bunun üzerine YSK Başkanlığı tarafından 15 Kasım 2019 tarihli ihbar üzerine İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlatmış ve dava açılmıştı.
İddianamede, İmamoğlu'nun dönemin YSK Başkanı olan Sadi Güven ile 10 kurul üyesine "kurul halinde çalışan kamu görevlilerine karşı görevlerinden dolayı alenen hakaret" suçunu işlediği belirtilmiş ve 1 yıl 3 ay 15 günden 4 yıl 1 aya kadar hapsi istenmişti.
İddianamede Sadi Güven dahil 11 kişinin mağdur olduğu öne sürülüyor.
İmamoğlu, bir yıldan fazla ceza alması ve kararın kesinleşmesi durumunda siyasi yasaklı hale gelebilir.








