6 Şubat depremlerinin birinci yılında Malatya: 'Sahipsiz kaldık, burada kalanlar gitme imkanı olmayanlar'
- Yazan, Hatice Kamer
- Unvan, BBC Türkçe
- Bildirdiği yer, Malatya
Bu makalede Google YouTube içeriği bulunmaktadır. Çerez ve diğer teknolojileri kullanıyor olabilirler, bilgisayarınıza herhangi bir şey yüklenmeden önce sizin rızanızı alırız. İzin vermeden önce çerez politikasını okumak ve gizlilik politikasına göz atmak isteyebilirsiniz. Bu içeriğe ulaşmak için lütfen "kabul et ve devam et" seçeneğine tıklayın.
YouTube paylaşımının sonu
“Malatya sahipsiz kaldı.”
“Yarın için umutlarımızı, hayallerimizi kaybettik, biz depremzede olarak sesli gülmeyi unuttuk, en büyük acı bu…”
6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerden önce asırlık çınarların gölge yaptığı, oldukça renkli, hareketli bir cadde olan Fuzuli'nin esnaflarından Nesligül Avcı, Malatyalı depremzedelerin hislerini bu sözlerle dile getiriyor.
Depremler sonucu Malatya'da resmi verilere göre 1237 kişi hayatını kaybetti, 6444 kişi de yaralandı. Büyük bir yıkımın yaşandığı Malatya’da, şehrin eski haline dönmesinin uzun yıllar alacağı düşüncesi hemen herkesin ortak kanaati.
En iyimser bakanlar bile şehrin 10 yıldan önce toplanacağına inanmıyor ve Malatya’daki manzara da bunu destekliyor. Malatya’da insanların güvenli barınma ve sağlıklı suya erişme sorunları devam ediyor.
37 bin 907 ağır hasarlı binanın yıkımı sürüyor
Merkez Battalgazi ilçesi ve lüks sitelerin olduğu merkez Yeşilyurt ilçesinde hasar çok fazla. Hemen her sokakta yıkılan binalardan kalan boşluklar bunun kanıtı.
“Nereden bakarsak şehrin öbür ucu gözüküyor” diyor bir şehir sakini.
Konuştuğumuz birçok Malatyalı, yön duygusunu kaybettiğini anlatıyor.
Birçok Malatyalı, deprem kaygısından dolayı uyku problemi yaşadığını söylüyor.

Kaynak, HATİCE KAMER
Bitişik nizamlı birçok binanın sıvasız cephesi, uzun yıllar yanlarında durmuş binaların varlığını işaret ediyor.
Malatya Valiliği’nden aldığımız bilgilere göre şehrin genelinde depremde ağır hasar gören bina sayısı 35 bin 907, orta hasarlı 2 bin 525.
Bir yılda 28 bin 921 binanın yıkımı gerçekleşmiş, yani ağır hasarlıların yüzde 97’sinin yıkımı tamamlanmış.
Aralık 2022’de 812 bin 580 olan Malatya nüfusu, depremin ardından hızla düştü ve 360 bine yakın kent sakini şehri terk etti. Nüfusun bir ara 40 bine düştüğü de ifade ediliyor.
Bazı yeni binalar da ağır hasarlı

Kaynak, HATİCE KAMER
Beydağı’ndan kaynağını alan sulak Malatya’da bostanlık ve bahçelik alanlarının imara açılmasıyla lüks siteler inşa edilmiş.
Hasarın büyük olduğu Yeşilyurt’tun Bostanbaşı muhiti de bu şekilde yapılaşmıştı.

Kaynak, HATİCE KAMER
İmar kararı yerel yönetimlere yapılan en büyük eleştirilerin başında geliyor. Yıkım çalışmalarının sürdüğü ilçede, ayakta kalan binaların çoğu da hasarlı.
Geceleri hayalet şehre dönen Malatya’da onarılan binalara geri dönenler az, binalarda ışığı yanan tek tük daire görüyoruz.
117 bin 232 kişi konteynerde yaşıyor

Kaynak, HATİCE KAMER
Valilikten aldığımız bilgilere göre şehirde 32 bin 295 konteynerlik 69 konteyner kent kuruldu. Buralarda kalan insan sayısı ise 117 bin 232.
“Evsizlik çok zor” diyen Hayriye Çelik de yatalak eşi ve iki çocuğuyla konteynerde yaşıyor.
İkinci depremde evi yıkılan 48 yaşındaki Hayriye, ailesiyle 3 ay stadyumda kalmış.
“Çok şükür 6 aydır başımızı sokacağımız bir çatımız var” diyor.
75 yaşındaki kronik obstrüktif akciğer hastası (KOAH) eşi İbrahim Çelik, deprem gecesi korkudan kalp krizi geçirmiş ve yüzde 90 felçli kalmış. Hem yatalak hem de oksijen aletine bağlı yaşıyor.

Kaynak, HATİCE KAMER
Hayriye’nin en büyük kaygısı, eşine nefes olan elektriğin kesilmesi:
“Küçük yer, eşimin altını temizleyince çocuklarım kokudan içerde kalamıyor, havalandırınca da içerisi buz gibi oluyor...” diyor.
Malatya’ya mevsimin ilk karı yağarken Hayriye, her gün yıkamak zorunda kaldığı çamaşırları nasıl kurutacağı derdinde.

Kaynak, HATİCE KAMER
Yakın tarihte ev sahibi olmak onun için uzak bir hayal gibi dursa da, valiliğin verdiği bilgilere göre şehirde inşa edilecek 14 bin 636 konut ve 18 adet ticarethane, bir cami için ve kırsalda yapılacak 7 bin 542 konutun ihalesi tamamlanmış.
Bugüne kadar yapılan 8 adet köy evi de hak sahiplerine teslim edilmiş.
Konteyner fiyatı 20 bin TL'den 100 bin TL'ye çıktı

Kaynak, HATİCE KAMER
Güvenli barınma sorunu aşılmayınca, konteynerlere yönelim artmış ve 20 bin liralık konteynerler, depremden 120 bine kadar çıkmış.
Talep artınca, piyasada işin ehli olmayanlar da bu işe girişmiş ve ustasının elinden çıkmayan bu yapılar, kış koşullarında birçok aileyi de zor durumda bırakmış.
O mağdurlardan biri de Katırcı ailesi. 4 çocuk annesi Yasemin Katırcı, 30 yıllık binalarının az hasarlı olduğunu, çocuklarının evde kalmaya korktukları için, arabalarını satıp 90 bin liraya ikinci el konteyner aldıklarını anlatıyor.
“Kötü kullanmışlar, her taraftan su sızdırıyor” diyerek, bireysel konteynerlerde faturaları devlet karşılamadığı için ısınma maliyetinin yüksek olduğunu, çocuklarının sık sık hastalandığını anlatıyor.
Malatyalıların en öncelikli ihtiyacı güvenli bir konutta yaşamak. Bu durum çocukların çizdiği resimlere kadar yansıyor, Yasemin'in beş yaşındaki kızı bir kartonun üzerinde çatısı ve bahçesi olan bir ev çizmiş.
Malatya’da bir diğer sorun, yüksek kiralar. İmkansızlıkların suistimal edildiğini belirten şehir sakinleri, kiraların 15-20 bine çıkmasından muzdarip.
Eğitimden altyapıya, ticaretten günlük yaşam ihtiyaçlarına kadar şehirde devam eden sorunların çözümü uzadıkça insanların Malatya'da kalmak için direnme gücünün azaldığı ifade ediliyor.
Adını vermek istemeyen bir öğretmen “Burada kalanlar, gitme imkanı olmayanlar” sözleriyle durumu özetliyor.
‘Mal ve para hırsı için insanlarımızı kaybetmeyelim’
Malatya’da, en sık duyduğumuz şey, ağır hasarlı yapılara verilen raporların değiştirildiği iddiası.
Bu yüzden raporlara güven az ve hasarsız görünen binalara girmek istemeyenler de çoğunlukta.

Kaynak, HATİCE KAMER
Yeni yapılaşan 30 bin nüfusluk Yakınca Mahallesi’nde depremde 8 bina yıkılmış ve 12 mahalle sakini hayatını kaybetmiş.
Muhtar Mevlüt Tunç 477 binanın ağır, 80 binanın orta hasarlı olduğu mahallesinde yıkımların geç başlamasından şikayetçi.
Elazığ depreminden sonra ağır hasar raporu verilen bazı binalarda, mülk sahiplerinin yıkıma engel olmak için mahkeme yoluna başvurduğunu, birçok ölümün bu tür binalarda yaşandığını anlatıyor.
Bu süreçte bazı mülk sahiplerinin ağır hasarlıyı az hasarlıya çevirmek için uğraştığını söyleyen muhtar “Sırf insanların mal ve para hırsı için insanlarımızı kaybetmeyelim” diyor.
Molozlardan geçinenler
İnönü Caddesi’ de ağır hasarlı bir binanın yıkım çalışmalarına denk geliyoruz. Birçok insanın iş makinelerine, canlarını tehlikeye atacak kadar yakın durması dikkat çekiyor.

Kaynak, HATİCE KAMER
Çoğu molozların arasından çıkan demirleri kapmak için adeta yarışta. Kilosunu beş liraya hurdaya satarak geçiniyorlarmış.
Yıkımı izleyen Arda ve Bekir, üniversiteye hazırlanırken depreme yakalanan iki arkadaş. İkisi de travmadan dolayı sınavı kazanamamış.
Arda’nın ailesi İzmir’e yerleşirken, Bekir’in ailesi ise üniversiteyi kazanacağı kente yerleşmeyi planlıyormuş.
Bir yılın ardından ilk defa doğduğu şehre gelen Arda “Hiçbir yeri tanıyamadım, bildiğimiz birçok yer yıkılmış, sanki enkazla birlikte birçok anımız da silinip gitmiş” diyor.
Bekir ise “Deprem sadece şehrimizi yıkmadı, aileleri de parçaladı, arkadaşlarımızın her biri bir yere dağıldı” diyor ve insanların çok mutsuz olduğunu anlatıyor.
‘Umarım Ankara, Malatya’nın yönetildiği gibi yönetilmiyordur’

Kaynak, HATİCE KAMER
Şehir merkezinde birçok dükkanın olduğu çarşılar ağır hasar aldı, valilik binası dâhil yüzlerce yapı depremde yıkıldı.
Birçok tarihi yapı da zarar gördü. Osmanlı dönemi mimarisi Yeni Cami de bunlardan biri. Yeni Cami civarındaki tarihi hamamda ise zarar görece az gibi.
Eski çarşıların çoğu yıkıldığından, Malatya’da ticaret çökme noktasına gelmiş.
Kaldırımlarda, park alanlarında, çevre yolunda yol boyunca, bazı caddelerde orta refüjlerde bile dükkan gibi kullanılan konteynerler ile karşılaşıyoruz.
Şehrin artık bir merkezi yok
Yeni Cami çevresindeki bakırcılar, kuyumcular, baharatçılar, ayakkabıcılar çarşısı da artık yok.
Depremden önce aradığınız her şeyi bulabileceğiniz, zengin bir ticari çeşitliliğe sahip şehir merkezi artık koca bir şantiye sahası.
Enkaz kaldırma çalışmalarında zeminden çıkan su koca bir gölet oluşturmuş, suyun tahliyesi zaman alacağa benziyor.

Kaynak, HATİCE KAMER
Kendi imkanlarıyla aldıkları konteynerlerde ayakta durmaya çalışan birçok esnaf, kent yönetiminden şikayetçi.

Kaynak, HATİCE KAMER
Röportaj yaptığımız vatandaşların, esnafın çoğu çok dertli.
Çarşıda konteyner bulamayanlar derme çatma barakalarda; onu da bulamayanlar çadırlarda satış yapmaya çalışıyor.
Kime dokunsak bin ah işitiyoruz. Onları inciten şey ise deprem süreci ve sonrasında basında Malatya’ya çok az yer verilmiş olması.
Kime sorsak söz birliği yapmış gibi “Malatya sahipsiz kaldı” diyorlar.
30 yıllık esnaf Aytaç Poyraz'ın cami köşesindeki üç dükkanı yıkılmış, payına bir tek konteyner bile düşmemiş. "Bu civarın esnafı olmayanlara buradan konteyner verildi, kimisine iki, üç tane bile verildiği oldu, hatta kiraya verenler bile oldu ama bize bir tane bile düşmedi’’ diye sitem ediyor.
Dükkanı yıkılan Mustafa Bozdemir de kendi imkanıyla konteyner almış. “Umarım Ankara da, Malatya’nın yönetildiği gibi yönetilmiyordur, eğer öyleyse vah halimize” diyen Mustafa, yöneticilerin adil olmadığını, torpil ve kayırmacılığın yaygın olduğunu savunuyor.
Röportaj sırasında depreme yakalandık
Malatya İnşaat Mühendisler Odası Başkanı Bedir Özten ile röportaj yaptığımız sırada 5.2’lik bir depreme yakalandık.
Korkuya neden olan depremde, onarılmış binaların dış cephesinde yeni çatlaklar oluştu.
Evlere girmekten korkan ve kalacak konteyner bulamayan birçok insanın o gün şehirden ayrıldı.
Depreme çatıyı tamir ederken yakalanan bir Malatyalı, köye kesin dönüş yapacağını anlatıyor, “İnsanların dönecek köyü de kalmadı yoksa Malatya’da hiç kimse kalmazdı” diyor.
‘Bir suçlu aranacaksa yetkisi en fazla olan kurumun suçlu olması gerekir’
Ölümlü yıkımların çoğu, eski yapıların bulunduğu Battalgazi ilçesinde yaşanmış.
Uzmanlar yapı stokunun kalitesizliği, yapıların bitişik nizamı ve zemin özelliklerinin yıkımı arttırdığına inanıyor.
Hatay’dan sonra alan olarak en fazla yıkımın yaşandığı ikinci kentin Malatya olduğunu belirten Malatya İnşaat Mühendisleri Oda Başkanı Bedir Özten, deprem ivmesinin kentte bazı bölgelerde 4-5 katına çıktığını aktarıyor.

Kaynak, HATİCE KAMER
Yapı stokunun çok eski, beton ve beton çeliği kalitesinin kötü olmasının da yıkımı artırdığını söylüyor.
Eski yapıların dönüştürülmesi için çok mücadele ettiklerini vurgulayan Özten, merkezdeki birçok yapının 1975 yönetmeliği ve öncesine göre inşa edildiğini belirtiyor.
Statik betonarme hesap yapımıyla ilgili 1999, 2007 ve 2018 yönetmelikleri çıktıktan sonra yapıların yeni yönetmeliklere göre test edilmesi gerektiğini vurguluyor:
“Ama bunu sağlamadılar, Malatya’da ta 1940’lı yılların yönetmeliğiyle inşa edilen yapılar vardı. Biz depremden önce de, riskli konumdaki yapıların tespit edilip yerinde dönüşüm yapılması için çok çabaladık ama maalesef yanıt bulamadık. Yerinde dönüşüm en çok büyük kentlerde yapıldı ama o da ranta hizmet etti.”
Ocak ayında Adana’da yapılan deprem sempozyumunda İmar barışı kapsamına giren kaç binanın yıkıldığı sorusuna Çevre ve Şehircilik Bakanlığından yanıt alamadıklarını anlatan Özten “Asıl trajik olan, İmar Barışı ile yapı sahibi bütün teknik sorumluluğu üzerine aldığına dair imza vermiş olması” diyor.
Kentte yıkımlardan dolayı birçok inşaat mühendisi hakkında soruşturma açılmış:
“2011’e kadar Malatya’da ne beton, ne betonarme çeliğini test edeceğimiz laboratuvar vardı. 2011’e kadar bize, büyükşehirlerde kabul edilmeyen betonarme çeliği gönderiliyordu.
“Bu betonarme çeliği üreten firmayı denetleyen kurum hangisi ise onun da suçu var ve numune alınırsa bunların hepsi de ortaya çıkar.”
Özten bu yüzden yıkımın faturanın meslektaşlarına kesilmiş olmasından rahatsız.
Malatya'da dile getirilen birçok iddiayla ile ilgili Valiliğe sorularımızı ilettik ama yanıt alamadık.
'Yaralarımızla, birbirimize dayanarak ayağa kalkmaya çalışıyoruz’
Bir yıllık süreçte Malatya'da sivil toplum öncülüğünde deprem mağdurlarına çok yardım yapılmış. O çalışmalara yürütenlerden biri de Malatya Eski Tabip Odası Başkanı Doktor Ali Yalçın.

Kaynak, HATİCE KAMER
Atman ve Rişvan Aşiret dernekleriyle deprem zamanında binlerce kişiye ayni ve nakdi yardımlar için gönüllü çalışan Yalçın'a göre Malatya’yı ayağa kaldıracak yegane güç dayanışma.
Malatya’yı vücudunda yara bere, kırıklar olan bir insana benzeten doktor “Bu ağır travma akıl ve ruh sağlığımızı etkiledi. Ayağa kalkmaya çalışıyoruz ama koltuk değneklerimiz bizi taşımıyor. O yüzden yaralarımızla, birbirimize dayanarak ayağa kalkmaya çalışıyoruz” diye anlatıyor.
Malatya'ya ağıt

Kaynak, HATİCE KAMER
Aslen Arguvanlı olan fotoğrafçı ve şair Rıza Parlak da doğup büyüdüğü şehrin üçte ikisinin yıkıldığını görünce depremin ardından yazdığı “Malatya’ya Ağıt” adlı şiirini bizim için okuyor:
Depremle vurulduk, yedik ayazı,
Tırnağın tutarsa enkazı kazı,
Bize mi yazılmış bu kara yazı,
Sana yardım etmek zordu Malatya...














