You’re viewing a text-only version of this website that uses less data. View the main version of the website including all images and videos.
Merkez Bankası politika faizini yüzde 25'e yükseltti; TL, dolar karşısında yüzde 5'ten fazla değer kazandı
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), faiz kararını açıkladı. Merkez Bankası, faizi üst üste üçüncü kez artırarak yüzde 25'e yükseltti. 750 baz puanlık faiz artırımı, yüzde 20 seviyesindeki piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti. Dolar/TL kuru 25,80 dolaylarına geriledi.
AA anketine katılan ekonomisterin beklentisi politika faizinin yüzde 20'ye çıkarılması yönündeydi.
Bu Merkez Bankası'nın yeni başkanı Hafize Gaye Erkan döneminde açıklanan üçüncü faiz kararı.
Merkez Bankası 1 Eylül’den itibaren kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami akdi faiz oranını yüzde 2,81’e, azami gecikme faiz oranını da yüzde 3,11’e yükseltti. Kredi kartlarından nakit çekimde de azami akdi faiz oranı yüzde 3,57, azami gecikme faiz oranı da yüzde 3,87 oldu.
Faiz kararının hemen ardından TL, dolar karşısında yaklaşık yüzde 2'lik değer kazandı. Bu daha sonra yüzde 5 seviyelerine kadar çıktı. Saat 16.55 sularında dolar/TL 25,75'den işlem gördü.
Banka yaptığı yazılı açıklamada, "faiz artırımının yanı sıra, parasal sıkılaştırma sürecini destekleyecek seçici kredi ve miktarsal sıkılaştırma kararları almaya devam edileceğini" söyledi.
Merkez Bankası'nın faiz kararında şu ifadelere yer verildi:
"Kurul, dezenflasyonun en kısa sürede tesisi, enflasyon beklentilerinin çıpalanması, fiyatlama davranışlarındaki bozulmanın kontrol altına alınması için parasal sıkılaştırma sürecinin devamına karar vermiştir.
"Yakın döneme ilişkin göstergeler enflasyonun ana eğiliminde yükselişin sürdüğüne işaret etmektedir. Bu gelişmede yurt içi talepteki güçlü seyir, ücret ve kur kaynaklı maliyet yönlü baskılar, hizmet enflasyonundaki katılık ve vergi düzenlemeleri belirleyici olmaktadır."
Ayrıca akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin de etkisiyle enflasyon beklentilerinde üst sınıra yakın seyir izleneceği işaretlerine dikkat çekilen açıklamada, politika faizinin, "enflasyonun ana eğilimini geriletecek ve enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde" belirleneceği vurgulandı.
"Enflasyon görünümünde belirgin iyileşme sağlanana kadar parasal sıkılaştırma gerektiği zamanda ve gerektiği ölçüde kademeli olarak güçlendirilecektir."
Üçüncü artış
Merkez Bankası Haziran ayında yaptığı toplantıda 27 ay sonra ilk kez faiz arttırmış, TCMB Başkanı Hafize Gaye Erkan başkanlığındaki ilk PPK toplantısında politika faizi 650 baz puanlık artışla yüzde 8,5'tan yüzde 15'e yükseltilmişti.
Ancak bu artırım beklentileri karşılamamış ve karar sonrası döviz kurlarında hızlı bir yükseliş görülmüştü.
Temmuz ayında da Merkez Bankası, 250 baz puanlık artışla politika faizini yüzde 17,5'e yükseltmişti.
Ağustos ayındaki kararıyla Merkez Bankası, üst üste üçüncü kez faiz arttırmış oldu.
Merkez Bankası bundan önceki en yüksek politika faizi artışını ise Mayıs 2018'de 850 baz puanla yapmıştı.
Türkiye'de yıllık enflasyon Ekim 2022'de son 24 yılın en yüksek seviyesini görmüş ve yüzde 85,51'e çıkmıştı.
Öte yandan Merkez Bankası, 20 Ağustos'ta Kur Korumalı Mevduata dönüşüm hedefi uygulamasına son verildiğini açıklamıştı.
Bankanın Pazar günü erken saatlerde resmi sitesinde yaptığı duyuru, seçim sonrası ortodoks ekonomi politikasına dönüş içinde değerlendiriliyor.
2021 Aralık ayındaki kur krizi sırasında uygulamaya konulan KKM, döviz mevduattan Türk lirasına dönüş yapılmasını teşvik için getirildi.
Kur korumalı mevduatların büyüklüğü Ağustosa ayı itibarıyla 117 milyar dolar seviyesine çıktı.
Ekonomistler nasıl yorumladı?
Mahfi Eğilmez, politika faizinin yüzde 25’e yükseltilmesine rağmen enflasyonun çok altında olduğunu fakat insanlarda “doğru politikalara dönüş umudu” yarattığını, bu sayede de kurda gerilemeye yol açtığını söyledi, “Yeterli olmasa da olumlu bir adım. Yapısal reformlarla desteklenmesi gerekir” dedi.
Eğilmez “Merkez Bankası faizi %19'dan 8,5'e düşürdüğünde pek çok kişi bu düşüşü desteklemiş, faiz sebep enflasyon sonuç söylemine katılmıştı. MB faizi % 8,5'den 25'e çıkarırken bir de ne görelim, aynı kişiler herkesin önüne geçip faiz artırılmalı demeye başlamış” diye de ekledi.
Uğur Gürses de TL’nin değer kazanması için rezerv satışı yerine faiz artırımının doğru adım olduğunu söyledi:
“Başkalarının parasını satarak kendi paranızın değerini koruyamazsınız. Kendi paranızı koruyacak en güçlü silah kendi belirlediğiniz faizdir. Bugün bir kez daha bu 'dersi' uygulamalı gördük...”
İstanbul Portföy Yönetimi’nden Güzem Yılmaz Ertem “Yıl sonunda politika faizi %30 üzerine, mevduat faizi de %45’lere çekilirse vatandaş KKM ve dövizden TL’ye dönmeye ikna olur” paylaşımında bulundu.
Ziraat Bankası’nın eski genel müdürü Şenol Babuşçu önümüzdeki günlerde derecelendirme kuruluşlarının Türkiye’ye verdikleri notu gözden geçirip artırabileceğini söyledi.
Tunç Şatıroğlu ise Merkez Bankası’nın pozitif reel faiz vermesi gerektiğini, bunun için de faizin yüzde 50’ye yükselmesinin gerekeceğini aktardı.
Kamuoyu araştırmacısı ve ekonomist Can Selçuki, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda “Türkiye ekonomi modeli diye bir şey aslında yokmuş. Mecburen yavaşlayacağız. Bedelini halk ödeyecek” ifadelerini kullandı.
YRCG Danışmanlık’tan Emrah Gürelli, hükümetin önümüzdeki dönem için ekonomi politikalarına yaklaşımının değiştiğini belirtti.
Taner Özarslan faiz artışının enflasyonla mücadele ve rezerv artışına olumlu yansımalarının olacağını yazdı.
Yabancı ekonomistler ne dedi?
Reuters’a konuşan Conotoxia’dan piyasa analisti Gregorz Drozdz, faiz artırımlarının etkisini göstermesinin genellikle zaman aldığını, bu yüzden önümüzdeki süreçte enflasyondaki artışın devam edebileceğini fakat TL’nin değer kaybının durabileceğini söyledi.
Gelişmekte olan piyasalar uzmanı Metodi Tzanov, Merkez Bankası’nın büyük bir faiz artışı yapamayacağına yönelik piyasa algısını kırmak istediğini belirtti.
Kıdemli kur analisti Piotr Matys, Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan’ın başlangıçta piyasaları tatmin edemediğini fakat bugün bu faiz artışının, enflasyonun dizgin altına alınması için ciddi bir sinyal verdiğini söyledi ve ekledi:
“Fakat yine de bazı yatırımcılar, bu faiz artışının Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından onaylanıp onaylanmadığını merak edecektir.
“Piyasaları takip eden pek çok kişi onun Merkez Bankası kararlarında etkili olduğunu düşünüyor.”
Londra merkezli kredi analiz şirketi Seaport Global’dan Himanshu Porwal “Hazine ve Maliye Bakanı ile Merkez Bankası Başkanı, göreve ilk getirildiklerinde kendilerinden beklenen adımları şimdi atmaya başladı” dedi ve ekledi:
“Görevde kalmaya devam edebilirlerse Türk varlıkları yazın sonunu değer kazanarak geçirecek.”
Gelişmekte olan piyasalar uzmanı Liam Peach, bugüne kadar yıl sonu faiz tahminlerinin yüzde 30 civarında olduğunu fakat bu artışla birlikte, önümüzdeki aylarda faizin bu oranın çok daha üzerine çıkabileceğini söyledi.
Peach “Cumhurbaşkanı Erdoğan bu kararı destekliyor muydu, bu ayrı bir konu ve Merkez Bankası Başkanı Erkan’ın bu karar yüzünden görevden alınma ihtimalinin üstünü çizemeyiz” diye de ekledi.
Bluebay Varlık Yönetimi’nden Tim Ash, “Merkez Bankası’nda etkileyici bir ekip görev başında ve artık tünelin ucunda ışık gözüküyor” ifadelerini kullandı.