İran'ın dini lideri Hamaney: 'Husilerin saldırıları canlı bir cihat örneği'

Husi ordu sözcüsü Yahya Sarea saldırıyı üstlenen açıklamayı televizyon yayınında yaptı

Kaynak, EPA

Fotoğraf altı yazısı, Husi ordu sözcüsü Yahya Sarea saldırıyı üstlenen açıklamayı televizyon yayınında yaptı

İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, Kızıldeniz'de İsrail'le bağlantılı olduğu iddia edilen ticari gemilere saldıran Yemenli Husi isyancılara minnet sundu. Bugün yaptığı konuşmada "direnişlerinin zafere dek sürmesini" umduğunu söyledi.

Husi saldırılarının "Allah adına cihatın" canlı bir örneği olduğunu söyleyen Hamaney, "Yemenliler Siyonist rejimin yaşam damarına bir darbe vurdu ve Amerikan tehditlerinden korkmadı" dedi.

İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emirabdullahiyan da, dün yaptığı açıklamada, "İsrail Gazze'deki savaşa ve soykırıma devam ettiği" sürece Husilerin Kızıldeniz'den "İsrail bandıralı ve sahibi İsrailli olan gemilerin geçişini" engellemeye devam edeceğini söylemişti.

ABD, bir yelkenlide Yemen'deki Husi isyancılara götürülen, aralarında savaş başlığı ile balistik ve seyir füzelerinde kullanılan parçalar da olan İran askeri malzemelerine el konulduğunu açıkladı.

'İsrail ile bağlantısı olmayan' gemi vuruldu

Bugün, deniz güvenliği şirketi Ambrey, Yemen sahilinde Malta bayraklı ve sahibi Yunan olan kargo gemisi Zografia'ya füze saldırısı düzenlendiğini bildirdi.

Vietnam'dan İsrail'e doğru seyreden gemi saldırı gerçekleştiğinde yüklü değildi. Yunan yetkililerin açıklamasına göre 24 kişilik mürettebatta zarar gören olmadı ve gemide hasar oluşmadı.

Pazartesi günü de, Yemen açıklarında seyreden Amerikalı şirkete ait, Marshall Adaları bayraklı M/V Gibraltar Eagle adlı bir geminin füze ile vurulduğu bildirilmişti.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), gemiye Husi kontrolündeki bölgeden balistik bir füze fırlatıldığını duyurdu.

Husi ordu sözcüsü saldırıyı üstlendiklerini söyledi ve İngiliz Amerikan donanma gemilerinin de hedef olduğunu kaydetti.

İngiliz deniz ticareti güvenliği şirketi Ambrey, gemiye yapılan saldırı sonrası yangın çıktığının ancak olayda yaralanan olmadığının bildirildiğini aktardı.

Ambrey, yapılan değerlendirmenin ardından "İsrail ile bağlantılı olmadığı" tespit edilen gemide önemli bir hasar oluşmadığını ve denizde seyretmeye devam edecek durumda olduğunu bildirdi.

Geminin sahibi şirket ise çelik ürünler taşıyan geminin "bir kargo ambarında sınırlı hasar meydana geldiğini, ancak geminin stabil olduğunu ve bölgeden uzaklaştığını" açıkladı.

İngiltere Başbakanı Rishi Sunak, olaydan kısa bir süre sonra Avam Kamarası'nda yaptığı açıklamada hükümetin "sözlerini eylemlerle desteklemeye hazır" olduğu uyarısında bulundu.

Sunak, Husilere karşı daha fazla saldırı olasılığı konusunda yorum yapmaktan kaçındı ancak askeri harekatın bölgedeki durumu tırmandırmayacağını söyledi.

"Deniz taşımacılığına yönelik tehditler sona ermeli" diyen Sunak şöyle devam etti:

"Yasa dışı olarak alıkonulan gemiler ve mürettebat serbest bırakılmalı. Biz sözlerimizi eylemlerle desteklemeye hazırız."

Kasım ayından bu yana Kızıldeniz'deki ticari gemilere füzeler, insansız hava araçları, sürat botları ve helikopterlerle 25'ten fazla saldırı düzenlendi.

Husi temsilcileri bu saldırıların İsrail'in Gazze'ye saldırısına bir tepki olduğunu iddia ediyor ve İsrail bağlantılı gemileri hedef aldıklarını söylüyor.

Husilere ait Al Masirah televizyonundaki yayında İsrail’e ait olmayan gemilerin hedef alınmadığı savunuldu.

ABD ve İngiltere ordularının geçtiğimiz günlerde ortak düzenlediği hava ve deniz saldırılarında ise komuta merkezleri, mühimmat depoları ve hava savunma sistemleri dahil olmak üzere 16 Husi mevzisi hedef alındı.

Süveyş Kanalı'ndan Akdeniz'e ve Avrupa'ya ulaşan konteyner gemilerinin yaklaşık yüzde 20'si artık Kızıldeniz rotasından kaçınıyor. Bunun yerine Afrika'nın güney ucundan geçiyorlar.

Yemen 15 Ocak saldırısı

Bundan sonra ne olabilir?

BBC Güvenlik Muhabiri Frank Gardner'a göre, Yemen'in büyük bir kısmını kontrol eden Husilerin önünde üç seçenek var:

Ne demek istediklerini yeterince açıklamış, bölgesel profillerini yükseltmiş ve ülke içindeki popülaritelerini artırmış bir şekilde geri adım atabilirler.

Ancak bugüne kadarki davranışlarına bakılırsa bu çok olası görünmüyor.

Askeri ve ticari gemileri taciz etmeye devam edebilirler, ki şu anda bunu yapıyor gibi duruyorlar.

Batı'yı asıl endişelendirmesi gereken üçüncü seçenek ise ellerinde kalan füzeleri ve droneları bir araya getirip hava savunmasını alt etmek umuduyla bir ABD ya da İngiliz savaş gemisine toplu saldırı başlatma fırsatını beklemeleri olur.

Bu, Husi sözcüsünün zaten ima ettiği bir şey ve gerçek bir risk olmaya devam ediyor.

Öte yandan ABD istihbaratı, Husilerin askeri tesislerine yönelik son hava saldırılarının cephaneliklerinin yaklaşık dörtte birini yok ettiği ya da etkisiz hale getirdiği değerlendirmesini yaptı.

Daha fazla hava saldırısı bunu daha da azaltacaktır, dolayısıyla Husilerin misilleme konusundaki söylemlerinin ötesinde bunu ne kadar ileri götüreceklerine dair dikkatli hesaplar yapmaları gerekecek.