Kıbrıslı Türkler Macaristan'daki Türk Devletleri Zirvesi'ne neden katılmadı?

Macaristan'daki toplantı

Kaynak, Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Türkiye ve Türk dünyası ile olan yakın ilişkileri sayesinde Macaristan'ın 2018 senesinde TDT'ye gözlemci üye olmasını sağladı.
    • Yazan, BBC Türkçe
    • Unvan, Ankara
  • Okuma süresi: 3 dk

AB üyesi Macaristan, gözlemci üye statüsünde bulunduğu Türk Devletleri Teşkilatı'nın (TDT) gayri resmi zirvesine 21 Mayıs'ta ev sahipliği yaptı.

Türkiye, Kazakistan, Özbekistan, Azerbaycan, Kırgızistan ve ev sahibi Macaristan'ın katıldığı zirveye TDT'nin gözlemci üyesi statüsünde bulunan Kıbrıs'taki Türk yönetiminin katılmaması dikkat çekti.

Resmi açıklama yapılmamasına karşın, Macaristan'ın AB'nin ve Kıbrıs Cumhuriyeti ile Yunanistan'ın tepkilerine maruz kalmamak için Kıbrıs Türk lider Ersin Tatar'ı davet etmekten kaçındığı değerlendiriliyor.

Orban yönetiminin, değerler ve temel politik hedefler açısından sürekli gerilim içinde olduğu AB ile Kıbrıs meselesi nedeniyle yeni ve daha büyük bir tartışmaya girmek istemediği kaydediliyor.

Azerbaycan, Türkiye, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan'dan oluşan TDT'ye Macaristan, Kıbrıs'ın kuzeyindeki Türk yönetimi ve Türkmenistan gözlemci üye olarak katılıyor.

Tatar, Temmuz 2024'te Azerbaycan tarafından Şuşa'da düzenlenen gayri resmi zirve ve Kasım 2024'te Kırgızistan tarafından düzenlenen zirvelere gözlemci üye olarak katılmıştı.

Kuzey Kıbrıs yönetiminin "KKTC" adıyla organizasyona gözlemci üye olması, dünyada sadece Türkiye tarafından tanınan devletin uluslararası görünürlüğü açısında çok önemli bir adım olarak görülüyor.

Türkiye nasıl tepki verdi?

Türkiye, Ersin Tatar'ın katılmadığı zirvede "KKTC"nin gündemde kalması için özel önem sarfetti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, zirvede yaptığı konuşmada, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin TDT'ye gözlemci üye olmasının önemini gündeme getirdi ve şunları kaydetti:

"Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin bulunmadığı bir Türk dünyası aile fotoğrafının her zaman eksik kalacağını düşünüyoruz.

"İnşallah uzak olmayan bir gelecekte Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni teşkilatımıza tam üye olarak kabul edeceğimiz günleri hep birlikte görmeyi ümit ediyorum."

Erdoğan ve Orban

Kaynak, Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Zirvede dünyaca ünlü bilim insanı Aziz Sancar'a da ödül verildi.

Ersin Tatar da Erdoğan'ın açıklamalarından duyduğu memnuniyeti yazılı bir açıklamayla kamuoyuna duyurdu.

Tatar, Türk dünyasından daha çok destek beklediklerini kaydetti.

Bildirgede Kıbrıs vurgusu

Budapeşte zirvesi sonunda yayımlanan bildirgede, Kıbrıs konusuna kısa da olsa yer verilmesi dikkat çekti.

Bildirgede Türk dünyasının "ayrılmaz parçası" olan KKTC'nin diğer gözlemci ülkelerle birlikte TDT'ye katkılarından olumlu bir şekilde bahsedildi.

Ayrıca Kıbrıs sorununun adanın var olan gerçeklerine uygun şekilde çözümlenmesine ve adanın "eşit sahipleri" olarak Kıbrıs Türklerine haklarının verilmesine dönük beklentiler dile getirildi.

TDT'nin bu sene düzenleyeceği ikinci zirvenin Azerbaycan'da gerçekleşmesi bekleniyor.

AB'nin etkisinin az olduğu Azerbaycan'ın Kuzey Kıbrıs Türk liderini zirveye davet etmesinin olasılıklar arasında olduğu Ankara'da yapılan değerlendirmeler arasında.

Üç Orta Asya ülkesi Kıbrıs Cumhuriyeti'yle diplomatik ilişki kurdu

Macaristan zirvesine Kuzey Kıbrıs Türk yönetiminin davet edilmemesi, TDT'nin önde gelen ülkeleri olan Kazakistan, Özbekistan ve Türkmenistan'ın Kıbrıs Cumhuriyeti ile diplomatik ilişki kurmalarının hemen ardından yaşanması açısından da dikkat çekti.

AB ile Türk devletleri, Nisan ayı başında Semerkant'ta önemli bir zirve düzenlemişler ve Brüksel bu ülkelere toplam 12 milyar Euroluk bir yatırım paketi sunmuştu.

Bu paketin ön koşullarından biri üç Türk dünyası devletinin Kıbrıs Cumhuriyeti ile diplomatik temas kurmasıydı.

Erdoğan toplantıda konuşurken

Kaynak, Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Macaristan'daki toplantıya Cumhurbaşkanı Erdoğan da katıldı.

Bu kapsamda Kazakistan, Türkmenistan ve Özbekistan, Kıbrıs Cumhuriyeti'ne büyükelçi atama kararı almışlardı.

Türkiye'de muhalefet partileri, TDT'nin önde gelen üyelerinin Kıbrıs Cumhuriyeti'ni tanımasının Ankara'nın Kıbrıs politikasını iflası olarak değerlendirmişlerdi.

Hükümet ise konunun Türk devletleri ile kapalı kapılar ardında görüşüldüğünü belirtirken AB'yi sorunu kurumun bölgesel çıkarları için suistimal etmeye çalışmakla itham etmişti.