'Sabaha kadar çocuklarımızı bekledik': İstanbul Onur Yürüyüşü'nde üç tutuklu

Kaynak, Getty Images
"Yaşamda Israr" temasıyla düzenlenen 23'üncü İstanbul Onur Yürüyüşü için 29 Haziran Pazar günü İstanbul'da toplanan gruplara polis müdahale etti. Gözaltına alınan ve geceyi emniyet müdürlüğünde geçiren 53 kişiden 50'si yurt dışı yasağıyla serbest bırakılırken üç kişi tutuklandı.
İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası X hesabından 29 Haziran akşamı yapılan açıklamada, "Avukatlarımızdan aldığımız son bilgiye göre arkadaşlarımızın işkence beyanları, kolluk tarafından ifadelere geçirilmiyor" iddiası yer aldı.
LGBTİ+ Aileleri ve Yakınları Derneği (LİSTAG) tarafından 30 Haziran'da yapılan açıklamada "Ters kelepçe ile sabaha kadar bekletildiler. Avukatlar içeri alınmadı. Biz LİSTAG olarak Vatan Emniyet'in önünde sabaha dek çocuklarımızı bekledik" ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada ayrıca şunlar kaydedildi:
"LGBTİ+'lar üzerinde her gün artan baskıya karşı, çocuklarımızın yaşam hakkını savunurken sesimizi duyurabilmemiz için özgür ve tarafsız basının rolü hayati önemde. Çocuklarımızı ve biz ailelerini yalnız bırakmayın."
İstanbul Valiliği: 'Aile yapısını hedef alan çağrılara izin verilmemiştir'
Taksim'de yapılmak istenen Onur Yürüyüşü öncesinde İstanbul Valiliği kararıyla toplu ulaşıma sınırlamalar getirilmişti.
İstanbul Valisi Davut Gül, sosyal medya platformu X'ten yaptığı açıklamada, "Toplumun huzurunu, aile yapısını ve ahlaki değerlerini hedef alan bu çağrılara izin verilmemiştir" demişti.
Gül, "Kamu düzenini tehdit eden hiçbir toplanma veya yürüyüşe müsamaha gösterilmeyecek, ilgili birimlerce gereği yapılacaktır" diye eklemişti.
İzmir Valiliği de "genel ahlaka karşı bir takım tutum ve davranışlar içeren bu tür etkinlikler" olarak tanımladığı Onur Haftası etkinliklerini 27-29 Haziran tarihleri arasında üç günlüğüne yasaklamıştı.
'Gözaltına alınmamız Onur Yürüşü'ne bir gözdağıydı'
İstanbul'un Kadıköy ilçesindeki Yoğurtçu Parkı'nda 28 Haziran'da TİP tarafından düzenlenen bir Onur Haftası etkinliğinde de gazeteci İrfan Değirmenci dahil 47 kişi gözaltına alınmış, ardından bu isimler 29 Haziran'da serbest bırakılmıştı.
Yoğurtçu Parkı'nda yaşananları ve gözaltı sürecini BBC Türkçe'ye anlatan İrfan Değirmenci, polisin kendilerine "LGBT temalı etkinliklere izin verilmediğini" ve "etkinliklerde bu kelimeleri kullanmamaları gerektiğini" tebliğ ettiklerini söyledi.
Değirmenci, Onur Ayı kapsamında düzenlenen "Yalnız Değilsin" temalı etkinliğin başlamasından kısa süre sonra polisin uyarı anonsu yaptığını ve daha sonra kendisi dahil 47 kişinin ters kelepçe ile gözaltına alındığını anlattı.
TİP Parti Meclisi üyesi olan isim, gözaltına alındıktan sonra saatlerce Vatan Caddesi'ndeki Emniyet Genel Müdürlüğü önünde bir polis aracında tutulduğunu söyledi:
"Tek tek alınacaksınız içeri diyerek 6 saat kadar ters kelepçeli şekilde o sıcakta çalışır vaziyetteki polis otomobilinin içinde bekletildik. Bu bile başlı başına bir insan hakları ihlali."
Değirmenci, 47 kişiden birinin hastalık gerekçesiyle serbest bırakıldığını, kalan isimlerin 28 Haziran'ı 29 Haziran'a bağlayan geceyi nezarette geçirdiğini aktardı ve şunları söyledi:
"Kimliğinde yazan cinsiyetle beyan ettiği cinsiyeti farklı olan arkadaşlar için ayrı bir muamele yapıldığını öğrendik. Gerçekten ağır koşullar altında geceyi uykusuz, birbirimize sesimizi iletmeye çalışarak geçirdik."
Değirmenci, 29 Haziran Pazar günü Vatan'dan Kartal adliyesine götürüldüklerini ve buradaki nezarethanede hakim karşısına çıkmayı beklediklerini belirtti:
"Adliye nezaretinde epey saatler geçirdik. O saatler boyunca özellikle de sıcak yaz günü su talebimiz oldu. Temiz içme suyu.
"Avukatların gelmesine izin vermediler, temiz içme suyu vermediler. 'Yetkimiz yok' dediler. Bazı arkadaşlarımızın ilaca ihtiyacı vardı, onlara da ilaçlarını vermediler."
TİP Parti Meclisi üyesi, daha sonra mahkemeye çıkmadan yurt dışına çıkış yasağı ile serbest bırakıldıkları haberini aldıklarını kaydetti.
Bu makalede X içeriği bulunmaktadır. Çerez ve diğer teknolojileri kullanıyor olabilirler, bilgisayarınıza herhangi bir şey yüklenmeden önce sizin rızanızı alırız. İzin vermeden önce çerez politikasını okumak ve gizlilik politikasına göz atmak isteyebilirsiniz. Bu içeriğe ulaşmak için lütfen "kabul et ve devam et" seçeneğine tıklayın.
X paylaşımının sonu
Değirmenci, "Bize isnat edebilecekleri bir suç yok" diye konuştu ve şöyle devam etti:
"Cumartesi gözaltına alınmamız Pazar Günü yapılacak Onur Yürüşü'ne bir gözdağıydı."
TİP'li siyasetçi yaşananları LGBTİ+'lara yönelik sistematik bir muamele olarak değerlendirdi:
"Varoluşumuz kriminalize edilmeye çalışıyor Türkiye'de… Sadece Türkiye'de değil birçok bölgede varoluşumuz suçmuş gibi gösterilmeye çalışılıyor.
"Tüm bu baskılar direncimizi ve bir araya gelme şevkimizi daha da kamçılıyor. Yanlış değiliz, yalnız da değiliz."
KaosGL internet sitesine ve X hesaplarına erişim engeli
Türkiye'de LGBTİ+ hakları alanında çalışan KaosGL'nin 2007'den beri yayın yapan internet gazetesi KaosGL.org, İstanbul 12. Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Haziran tarihli kararıyla erişime engellendi.
Grubun 23 Haziran'da X hesabının engellenmesinin ardından açtığı bir diğer X hesabı da Türkiye'den erişime kapatıldı.
İfade Özgürlüğü Derneği (İFÖD) engel kararının "milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması gerekçesiyle" alındığını bildirmişti.
KaosGL, yasak kararlarının ardından yayın hayatına devam edebilmek için çalışmalara başladığını ve "en kısa sürede, yenilenmiş bir şekilde" okurlarıyla buluşacağını açıkladı.
Onur Yürüşü nedir, kökeni ne?
Onur ayı 1969 yılında ABD'de gerçekleşen Stonewall protestolarından bu yana Haziran ayında kutlanıyor.
Polisin 28 Haziran 1969'da New York'taki bir eşcinsel barına düzenlediği baskının ardından düzenlenen eylemler bugün LGBTİ+ hakları açısından bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor.
İlk Onur Yürüyüşü de bu eylemlerin birinci yıl dönümünde New York'ta düzenlendi.
Onur ayı tolerans, eşitlik, LGBTİ+ insanların çalışmalarını kutlama, LGBTİ+ tarihi konusunda eğitim ve LGBTİ+ topluluğunu etkileyen sorunlar hakkında farkındalık yaratmak amacıyla kutlanıyor.
Ayrıca, insanlara homofobinin ne kadar zararlı olduğunu ve olabileceğini hatırlatmak amaçlanıyor.
Onur kimi severseniz sevin, kendinizle gurur duymak anlamına geliyor.
LGBTİ+, lezbiyen, gay, biseksüel ve transseksüelleri temsil ediyor. Artı işareti tüm kimliklerden insanları kapsayacak şekilde "ve diğerleri" anlamına gelen kapsayıcı bir sembol olarak kullanılıyor.











