Narin Güran davasında sanıkların tutukluluğunun devamına karar verildi

Kaynak, Getty Images
- Yazan, Hatice Kamer
- Unvan, BBC Türkçe
- Bildirdiği yer, Diyarbakır
- Okuma süresi: 11 dk
Narin Güran cinayetiyle ilgili davanın duruşması Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde üçüncü günün sonuna gelindi.
Mahkeme, ara kararda sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verildi.
Davanın bir sonraki duruşması 26 Aralık'a ertelendi.
"İştirak halinde çocuğu kasten öldürmek" suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talebiyle yargılanan anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ve amca Salim Güran ile birlikte Narin'in cesedini taşıdığı iddia edilen Nevzat Bahtiyar, 7 Kasım Perşembe günü ilk kez hakim karşısına çıktılar.
İlk gün sanıkların dinlendiği duruşma, ikinci gününde de tanıkların dinlenmesiyle devam etti ve duruşma boyunca 6’sı tutuklu 22 sanık ve tanık dinlendi.
Güran ailesinin avukatlarının talebi üzerine 9 Kasım'da yeni tanık ve savunmalar dinlendi.
Mahkeme başkanı, Güran ailesi avukatlarının mahkemeden talep ettiği jandarma karakoluna ait görüntülerin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlandığı ve mahkemeye sunulduğunu belirtti.
Mahkeme başkanı, Nevzat Bahtiyar'a cübbesini çıkartarak "Bir birey olarak söylemek istiyorum. Üzerimdeki cübbeyi çıkarıyorum. Bizden sakladığın bir şey var mı?" diye sordu.
Üçüncü gün neler oldu?
Üçüncü gün ifade veren tanıkların bir kısmı, Nevzat Bahtiyar ve Arif Güran arasında araba alım satımıyla ilgili gelişen sorun konusunda, bir kısmı da Salim Güran’ın olay saatinde evde değil de tarlada olduğuna tanıklık yapan işçilerdi.
Ağladığı için 8 Kasım'da beyanı alınmayan Narin’in küçük kardeşi E.G’nin pedagog eşliğinde alınan video kaydının sesi de mahkeme salonunda dinletildi. Kayda göre yedi yaşındaki çocuğun anlatımı, Enes ve Yüksel Güran’ın anlatımıyla uyuşuyor.
Salim Güran ve işçi Ramazan A. arasındaki Kürtçe ses kaydı da salona dinletildi. Yapılan önceki haberlerde ‘… daha ölmemiş…’ yönünde iddialar öne sürülmüştü. Salonda dinletilen ses kaydında Salim Güran’ın işçiden sulamada kullanılan fıskiyeyi kontrole gitmesini istediği anlaşıldı.
Güran ailesinin sanık olarak yargılanan ve tanık olarak dinlenen tüm bireyleri, Narin’in son görüldüğü yeri ve olayın geliştiği bölgeyi görebilen kamera kayıtlarının gerçekleri ortaya çıkaracağı konusunda ısrar ediyordu.
Güran ailesinin avukatları, köyü gören karakola ait Dara 2 adındaki kamera görüntülerinin de soruşturma dosyasına eklenmesini istemişti.
Cumhuriyet Başsavcılığı, görüntüleri askeriyeden alıp mahkemeye teslim etti, dikste çok görüntü olduğu için istenen videolar tespit edilemedi, o güne ait görüntülerin tespiti daha sonra yapılacak, kayıtlar daha sonra dosyaya eklenecek.
Bugünkü duruşmada, eski Dyarbakır Barosu Başkanı Nahit Eren, Enes Güran’ın kolundaki diş izlerini nasıl yaptığını göstermesini istedi. Nahit Eren, konuyla ilgili hazırlanan rapora göre, Narin’in ağız yapısı tam olmadığı için, söz konusu diş izinin bir küçüğe mi yetişkine mi ait olduğunun tespit edilmediğini söyledi ve ekledi: “Mahkemenin bu izlerin diş ucuyla mı yoksa ağız bütünlüğüyle mi yapıldığının kayda geçmesini istedim.’’
Eren, Narin’in ölüm saatinin tespiti için alınan numuneler üzerinden hazırlanan raporla ilgili yapacağı konuşma ve Bahtiyar’a soracağı soruların hassas olduğunu söyleyerek Güranların salondan çıkartılmasını talep etti. Bunun üzerine her üç sanık, Narin’in babası ve kardeşleri salondan çıkartıldı. Salim Güran, Nevzat Bahtiyar’ın önünden geçerek ona kafa salladı ve iki defa ''Sen böyle devam...’’ diyerek salondan ayrıldı.

Güranlar salondan çıktıktan sonra, olay yeri keşif incelemesine ait Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına ait video kaydı gösterildi. O kayıtta Nevzat Bahtiyar, Narin’i dere yatağına nasıl gömdüğünü anlatıyor.
Nevzat Bahtiyar, Narin’i köyden alıp dere yatağına götürüp gömmesi ve geri dönmesini 38 dakikada yaptını anlatmıştı.
Eren, ceset üzerinden alınan larvaların ölüm zamanını tespit etmekte önemli numuneler olduğunu belirtti ve söz konusu larvaların karasal özellikteki canlılar olduğunu söyledi.
''Su içinde cesetteki larvalar nasıl olur da karasal özellik gösterir?’’ dedi ve ''Onu daha önce farklı bir yere defnettin mi?’’ diye sorunca Bahtiyar, ''Kesinlikle hayır’’ diye yanıtladı.
Mahkeme başkanının “Çuval tamamen su altında mıydı, taşlar ıslandı mı?” sorusuna ise
''Hatırlamıyorum’’ cevabı verdi.
Hakim cübbesini çıkarıp Nevzat’a dönerek ‘’Bak, bunca insan kaç gündür buradayız, hepimizin çoluğu, çocuğu var, duygu sömürüsü yapmak için söylemiyorum. Senin beyanların dosyaya ehemmiyet vermedi” dedi.
“Yeni kamera kayıtları çıkınca senin bizden sakladığın birşey çıkar mı, bizden sakladığın birşey var mı?’ diye sordu, Nevzat Bahtiyar ise ''Eksik birşey anlattım mı hatırlamıyorum’’ dedi.
Duruşmaya iki saat ara verildi. Mahkeme başkanı Ramazan Dündar, gece yarısına kadar sürse de duruşmayı bugün bitirmek niyetinde olduğunu yineledi.
İlk iki gün hangi ifadeler verildi?
Tutuklu ve tutuksuz sanıklar, Narin’in cesedinin bulunduğu gün, kaba dayak ve şiddete maruz kaldıklarını iddia ettiler; ifadelerdeki çelişkileri buna bağladılar.
Duruşmanın ikinci günü ilk beyan veren, Narin’in ağabeyi Baran Güran oldu. Eski Diyarbakır Barosu Başkanı Nahit Eren'in, Narin'in cesedinin bulunduğu koşullara ilişkin soruları sırasında baba Arif Güran ağlayarak salondan çıktı. Hakim, Güran'ın tedbir amaçlı hastaneye götürüldüğünü söyledi.
Baran, tutuklu kardeşi Enes’e yaptıkları cezaevi ziyaretinin görüntülerinin yayınlanmasından rahatsız olduğunu dile getirdi ve ''Cezaevine atıldı diye kardeşimi sahipsiz mi bırakayım?’’ diye konuştu.
Aile Bakanlığı avukatı "Baran senin kardeşine ne oldu?" diye sorunca, az ilerisinde oturan Nevzat Bahtiyar’ı işaret etti ve "Kardeşim bu pislik tarafından kaçırıldı" dedi.
Ailesinin daha önce karakol yüzü görmediği için çelişkili beyanlar vermelerinin de normal olduğunu savundu.
''Enes, kolundaki diş izlerini kendi kendine mi yaptı, gördün mü?’’ sorusuna da "Kardeşini kaybetmiş acıdan olabilir, diğer kardeşlerimden Osman telefon kırdı, ben kafamı duvara vurdum, sırf annem üzülmesin diye gece dama gidip yalnız ağlıyordum, ben de kendime zarar verdim’’ diye yanıt verdi.
'Konu Narin olunca annem kimseyi korumaz'
Kardeşi Enes’i korumak için annesinin yalan söylemiş olma ihtimali sorusuna da Baran Güran, ''Konu Narin olunca annem kimseyi korumaz’’ diye yanıt verdi.
Sanıklardan Nevzat Bahtiyar ile babası Arif arasında araç alım satımı yüzünden bir husumet yaşandığını ve bundan dolayı cinayet işlemiş olabileceğini iddia etti.
Baran Güran, ''Nevzat ilk defa cinayet işlediğini söyledi. Sen nasıl korkmadın, her akşam bize geldin?" diye devam edince, Hakim ''Cinayeti yapmadım diyor’’ diye araya girdi, Güran, ''Bence yalan söylüyor" diye yanıt verdi.

Daha sonra tutuklu sanık Muhammed ve Maşallah Güran ile tutuksuz sanıklardan Osman Güran ve Adli Gözlem Odası'na (AGO) yapılan bağlantı ile pedagog eşliğinde dört çocuk tanığın beyanları alındı.
Çocuklar, Narin'in kaybolduğu gün ve ardından yaşanan olaylara ilişkin beyanlarda bulundu.
Arama çalışmaları sırasında Narin’e ait olabileceğini düşündüğü kırmızı bir terlik bulduğunu iddia eden Muhammed Güran, hakimin ''O yolda onlarca insan geçti onlar terliği görmedi, sen mi gördün? Sen sanıklardan birinin telkiniyle mi o terliği yola koydun, jandarmayı oraya çekme amacıyla Salim, Yüksel, Enes sana telkinde bulundular mı?’’ sorusuna "hayır" diye yanıt verdi.
Muhammed, terliği yolda bulduğunu, olay sırasında Derik'te olduğunu söyledi ve dokuz saat boyunca istihbarattan birilerinin kendisini darp ettiğini öne sürdü.
Tutuklu sanıklardan Maşallah Güran, Narin’in camiye gitmeden önce evlerine gidip çocuklarını sorduğu belirtilen iddianamede, Salim’in, Narin'in kapıya geliş saati konusunda kendisine ve kızlarına ‘saat 17 gibi geldi deyin’’ diye telkinde bulunduğu iddialarını yalanladı.
Narin’in bulunduğu gün, jandarma komutanının onları bir araya topladığını anlatan Maşallah Güran, Hakimin, iddianamede ‘Herkes her şeyi biliyor demişsin’’ hatırlatmasına ‘’Hayır demedim’’ diye yanıt verdi.
Melek Güran, eşinin onlara telkinde bulunmadığını, şüpheli herhangi bir davranışını görmediğini söyledi.
O da şiddet altında ifadesinin alındığını tekrarlayınca, neden suç duyurusunda bulunmadığı soruldu, ''hepimiz korktuk’ diye yanıt verdi.
Duruşmanın ilk günü neler oldu?
Katılımın ve ilginin çok yüksek olduğu davada, duruşma salonunun fiziki koşullarından dolayı ilk gün onlarca kişi içeriye alınmadı.
Duruşma, sabah sivil toplum örgütleri (STK) ve siyasi partiler adliye binası önünde basın açıklaması yaparken başladı. Türkiye Barolar Birliği (TBB) dahil onlarca müdahillik talebi reddedildi.
Duruşmadan önce iki farklı basın açıklaması yapıldı. CHP Kadın Kolları adına yapılan açıklamada, davanın aynı zamanda bir hesap sorma davası olduğu ifade edildi. DEM Parti heyetinin açıklamasında da "Kutsallaştırılan aile kavramı Narin’in ölümüne neden oldu” denildi.
Salona alınamayan STK ve avukatlar, mahkeme salonu kapısında sloganlarla durumu protesto ettiler. Siyasi partiler ve avukatlar, sanatçı Gülben Ergen korumalarıyla salona alınırken, kendilerinin dışarda bırakılmasına tepki gösterdi.
Mahkeme salonu, adliye binasının en büyük salonu. Yaklaşık 300 kişilik bu salonda daha önce de kamuoyunun yakından takip ettiği Tahir Elçi davası ve KCK davaları görülmüştü.
Duruşmanın ilk gününde sanıklar Nevzat Bahtiyar, Enes Güran, Yüksel Güran, Salim Güran'ın yanı sıra tanık olarak Nevzat Bahtiyar’ın eşi Gazal Bahtiyar ve Narin'in babası Arif Güran dinlendi.
Sabah 09.00’da başlayan duruşma, gece 23.00’a kadar sürdü.
Her bir sanığın çapraz sorgusu iki saati buldu. Bahtiyar hariç, Güranlar jandarma ve savcılık sorgulamasında işkenceye maruz kaldıklarını ileri sürdüler.
HTS (Arama trafiği kayıtları); Nevzat Bahtiyar, Salim, Yüksel ve Enes Güran’ın olay günü birlikte aynı yerde, Arif Güran’ın evinde olduklarına işaret ediyor. Ancak Güranlar buna karşı çıkarak Bahtiyar’ın ifadelerinin iftira olduğunu savundular.
HTS kayıtları adli soruşturmada kişilerin telefonlarıyla yaptıkları görüşmelerin ve sinyal kayıtlarının incelenmesi sonucu elde ediliyor.
Nevzat Bahtiyar, Salim Güran’ı suçladı. Ancak Salim Güran, "Narin’i öldüren kim?" sorusuna "kim gömdüyse o öldürmüştür" şeklinde yanıt verdi.
Yüksel ve Enes Güran da, Bahtiyar’ın şüpheli olduğunu savundular. İlk duruşmada cinayeti hiçbir sanık itiraf etmedi.

Kaynak, Getty Images
İlk olarak Nevzat Bahtiyar dinlendi
Duruşmada savunması alınan ilk isim Nevzat Bahtiyar oldu.
Bahtiyar; Salim ve Yüksel Güran arasında ilişki olduğu, Narin’i amcasının öldürdüğü yönündeki iddiasını yineledi.
"Olay günü yaya olarak Arif Güran’ın evinde, Salim Güran ile buluştuğunu ve başka kimsenin olmadığını" söyledi.
"Korktuğu için çelişkili ifade verdiğini" ekledi.
"Salim Güran beni çağırdığında evden herhangi bir bağrışma sesi duymadım. Eve girdim. Bir odaya girdik. Narin yatıyordu. Salim, 'Narin’i annesiyle ilişkimizi gördüğü için öldürdüm' dedi" şeklinde konuştu.
Hakim, HTS kayıtlarına göre Nevzat ve Salim’in 15.08’de buluştuğunu hatırlattı ve "15.15'te Narin geliyor. 15.08'te sen. Yüksel Güran ile hangi ara ilişkiye giriyor? Zaman tutmuyor" diye sordu.
"Salim bana 'Narin’i götür bir yere at, parça parça halinde suya at kimse görmesin' dedi. Beni tehdit ettikten sonra yapmak zorunda kaldım. 'Oğlun Muhammed’in kafasına sıkarım, sonra senin kafana sıkarım' dedi.
"Battaniyeyi Salim getirdi. Evden dışarı çıktı, battaniyeyi getirdi. Narin yerde yatıyordu" diye konuştu.
Cesedi evden Salim ile birlikte battaniyeye sararak çıkardıklarını, daha sonra onu ahıra götürerek çuvala koyduğunu, tek başına dere kenarına gömdüğünü anlattı.
Yüksel ve Salim'in, cesedi dereye gömdüğünü bildiklerini de iddia etti.
Nevzat Bahtiyar, hakim Narin’in nasıl öldürüldüğünü sorduğunda; "cesedin üzerinde kan olmadığı için Narin’in boğularak öldürülmüş olabileceğini tahmin ettiğini" söyledi.
Baro avukatının "Narin’i siz mi boğdunuz?" sorusuna ise "Salim, bana Narin’i boğduğunu söyledi" diye yanıt verdi.
"Sular kesik olduğu için aradım"
İddianamede HTS kayıtlarına göre Nevzat Bahtiyar, Salim Güran’ı saat 17.46’da aramış ve 42 saniye konuşmuşlar.
Eski Diyarbakır Barosu Başkanı Nahit Eren bu kaydı sorduğunda hem Nevzat Bahtiyar hem Salim Güran bu görüşmeyi inkar ettiler.
Bahtiyar, olay günü 15.08’de Salim’i, "sularının kesik olduğunu bildirmek için aradığını" söyledi.
Bahtiyar, "Salim Güran tutuklandıktan sonra Narin’in cesedini oradan çıkartmak istediğini ama fırsat bulamadığını" ifade etti.
Enes Güran: "Nevzat pis bir adamdır"
Enes Güran ise Nevzat’ın amcasıyla dost olduğunu belirtti ve onu "pis bir adamdır" diye niteledi.
Kolundaki ısırık izlerini ve yüzündeki morlukları kendi kendine yaptığını öne sürdü. "Salim öldürse, Nevzat saklar mı?" sorusuna "Yapar" şeklinde cevap verdi.
Hakim'in "Salim’in kızlarından biriyle cinsel bir münasebetin oldu mu?" sorusuna Enes, "Hayır" diye yanıt verdi.
Jandarmada işkence altında ifade verdiğini vurgulayan Enes Güran, şunları söyledi:
"Hayatımda ilk kez girmişim o dört duvar arasına, bazı gardiyanlar iyi davranmıyor. Ben de raporları neden çok merak ediyordum? Raporlar ile gerçek katiller ortaya çıkacaksa biz de serbest kalacağız diye.
"Jandarmada rezil bir şekilde işkence yapıldı, anneme hakaret edildi, işkence yapıldı. Jandarmada düzgün şekilde davransalardı. Ben ilk günden beri kardeşimin katilleri bulunsun istiyorum.
"Suçsuz olduğum halde şu an hücrede kalıyorum ama ailem bilmiyor."
Anne Güran: "Namusuma leke sürmeyin"
Siyah başörtüsü ve siyah kıyafetlerle duruşmaya katılan Yüksel Güran ise sorulara zaman zaman ağlayarak yanıt verdi.
"Salim Güran ile ilişkiniz var mı?" sorusuna "Beni öldürün ama Salim ile ilişkim yoktur" dedi. Nevzat’ı göstererek "Yüzüne bakın, bu insan mı? Namusuma leke sürmeyin" diye tepki gösterdi.
Olay günü "evden çıkmadığını, çocuklarıyla birlikte evde olduğunu, Nevzat’ı görmediğini" söyledi.
"Narin’in tırnağını dünyalara değişmem" diyen anne, kızının kaybolduğunu neden eşine anlatmadığıyla ilgili soruya, "Yoldaydı, söylesem kafayı yerdi" diye yanıt verdi.
Hakim, Yüksel Güran'a "Nevzat kızını niye öldürsün?" diye sorduğunda; olaydan birkaç gün önce, Nevzat’ın Narin’in eline 20 lira verdiğini anlattı:
"Şu an adam çıkmış bir sürü şey söyledi. Bu adam delirmiş de kızımı öldürmüş olabilir mi diye çok düşündüm. Ama sonra sözlerini değiştirdi ve 'Narin’i evde öldürmüşler' dedi.
"Yemin ederim bu şerefsiz evimize gelmemiş. Kim suçluysa ortaya çıksın istiyorum, Nevzat iftira atıyor, Narin’in katilini istiyorum".
Bu makalede Google YouTube içeriği bulunmaktadır. Çerez ve diğer teknolojileri kullanıyor olabilirler, bilgisayarınıza herhangi bir şey yüklenmeden önce sizin rızanızı alırız. İzin vermeden önce çerez politikasını okumak ve gizlilik politikasına göz atmak isteyebilirsiniz. Bu içeriğe ulaşmak için lütfen "kabul et ve devam et" seçeneğine tıklayın.
YouTube paylaşımının sonu
Salim Güran: "Nevzat çıksın itiraf etsin"
Salim Güran ise sorgusunda Narin’i öldürdüğü iddiasına karşı çıktı ve onu kimin öldürdüğünü bilmediğini ileri sürdü.
Hakim; amcasının kızı Birsen’e, Narin'i gördüğü saat konusunda yalan söylemesi için telkinde bulunup bulunmadığını sorduğunda Salim, "Asla öyle bir şey demedim, jandarma onları dövünce öyle ifade vermişler, ben onlarla hiç konuşmadım" diye yanıt verdi.
Jandarmayı yönlendirdiği iddiasına da "Ben kimim ki koca devleti yönlendireyim Hakim Bey" şeklinde cevap verdi.
Olay günü Arif Güran’ın evine hiç gitmediğini iddia etti, Nevzat’ı da o gün saat 18.00 sularında ağaçların arasında gördüğünü söyledi.
"Benim ve abimin evi arasında 30 metre mesafe var. Eğer evdeki diğer telefonlara bakılsa, herkesin sinyali oradan çıkar" dedi.
Yengesi ile ilişkisi olduğu iddiasına da "45 yaşındayım, kardeşimin namusuna laf getirecek kadar alçak ve namussuz muyum?" şeklinde yanıt verdi.
Hakim, "O halde Narin’i kim öldürdü?" diye sorduğunda Salim Güran, "Narin'i kim gömmüş, Nevzat Bahtiyar. Çıksın itiraf etsin" dedi.
"Nevzat o kapasitede mi?" sorusuna ise, "Ben gözaltına alındım, adam televizyon karşısında dersine çalıştı. Ben şimdi sekiz yaşında, yavrumdan farkı olmayan çocuğu, meleği niye öldüreyim? Yalan söylüyor, Allah belasını versin" dedi.
WhatsApp yazışmalarını neden sildiği sorusuna da "Hayat kadınları ve eskortlarla yazışmalarım vardı. Bir de kardeşimin ahırında 380 keleş mermisi yakalandı. Oradaki yazışmalardan dolayı sildim" dedi.
"Eşimden şüphelenmiyorum"
Daha sonra tanık olarak dinlenen baba Arif Güran ise zaman zaman konuşurken zorlandı.
"Salim’in Narin’i öldürmesi için bir sebep var mı?" diye sorulunca, "Benim ailem yapmaz" diye yanıt verdi.
"Eşiyle severek evlendiğini ve ondan da şüphelenmediğini" söyledi. "22 yıllık eşim, bir şey yapsa sesi titrer, kimse kızımdan kıymetli değil ama ben eşimin sesini biliyorum" dedi.
Nevzat Bahtiyar’ın eşi Gazal Bahtiyar ise, "anne Yüksel Güran ile Narin’i aramaya çıktığını, eşinden hiç şüphelenmediğini" ifade etti.
"Dayısı ve amca çocuklarının korucu olduğunu, eşinden şüphelense onu kendi elleriyle teslim edeceğini" söyledi.
Gazal Bahtiyar, Güran ailesinden Ali Rıza’nın, Nevzat’ın suçu üzerine alması için devreye girip para teklif ettiğini ileri sürdü.
Dosya 10 klasörden oluşuyor
Yüzlerce belge ve tutanağın yer aldığı dava dosyası 10 klasörden oluşuyor.
21 Ağustos’ta Tavşantepe köyünde kaybolan Narin Güran’ın cesedi, 19 gün sonra bir çuvalın içinde köye yakın bir dere yatağına gömülmüş halde bulunmuştu.
Adli Tıp Kurumu raporuna göre Narin, kaybolduğu gün boğularak öldürüldü.
Zanlılardan Nevzat Bahtiyar, jandarmada verdiği ifadede köyün muhtarı amca Salim Güran’ın talimatıyla para karşılığı cesedi gömdüğünü söylemişti. Bahtiyar daha sonra ise iki kez ifadesini değiştirdi. Bir ay içinde birbiriyle çelişen ifadelerin yer aldığı üç ayrı ifade veren Bahtiyar, muhtarın tehditleriyle bunu yapmak zorunda kaldığını öne sürdü.
Bu iddialara karşı çıkan Salim Güran, olay günü Nevzat Bahtiyar’ı hiç görmediğini, olayın yaşandığı gün ve saatlere ait WhatsApp yazışmalarını da, seks işçileriyle yaptığı görüşmeler olduğu için sildiğini öne sürüyor.
İddianamede neler var?
On dört sayfalık iddianamede, Narin’i kimin, neden öldürdüğüne dair bir itiraf beyanı ya da somut bir delil bulunmuyor.
İddianamede, HTS ve baz istasyonu kayıtlarına göre şüphelilerin olay anında aynı yerde olduğu tespitine yer veriliyor.
Akrabaların "çelişkili ifadeleri, şüpheli tavırları, sergiledikleri tutarsız davranışlar" iddianamenin temel dayanaklarından.
Olayla ilgili 250 kişinin ifadesi alındı.
Savcının, birçok akrabanın çelişkili beyan vermesi üzerine olayın kayıp çocuk vakası olmadığına kanaat getirdiği, "aile tarafından gerçekleştirilen bir cinayet" olabileceğinden şüphelendiği ve soruşturmanın seyrini bu şekilde değiştirdiği belirtiliyor.
Arama çalışmalarını etkilemek amacıyla, ailenin "24 Ağustos'ta köyde bir yangın çıkardığı, ilk günden itibaren şüpheli davranan muhtar Salim Güran’ın tüm aileyi yönlendirdiği" iddia ediliyor.
Narin’in, amcasının evine gitmek üzere kendi evinden ayrıldıktan sonra kaybolduğu anlatılmıştı.
İddianamede "Narin’in cesedinin bulunduğu gün, evlerinin önünde kadınlar arasında bir tartışma yaşandığı, Maşallah Güran adındaki kadının, Salim Güran’ın eşi Melek Güran’a hitaben 'Herkes her şeyi biliyor beni konuşturmayın' diye bağırdığı; iki kadının Yüksel Güran’a 'Doğruyu konuşsaydınız bu aşamaya gelmezdi’ diyerek birinin ona küfrettiği" yazılıyor.
Nevzat Bahtiyar, Narin’in, amcası Salim tarafından öldürüldüğünü iddia ediyor. Güran'ın kendisini tehdit ettiği için Narin’in cesedini "ortadan kaldırmayı" kabul ettiğini öne sürüyor.
Bu iddialara karşı çıkan Salim Güran, olay günü Nevzat Bahtiyar’ı hiç görmediğini, olayın yaşandığı gün ve saatlere ait WhatsApp yazışmalarını da, seks işçileriyle yaptığı görüşmeler olduğu için sildiğini öne sürüyor.
HTS kayıtlarına göre hepsi aynı saatlerde Narin’in evindeydi
Bu kayıtlara göre Salim Güran, 14.52 ile 16.10’a kadar Arif Güran’ın ikametindeydi. Aynı gece telefon sinyalleri saat 22.47 sularında da Narin’in cesedinin gömüldüğü yerden alındı. Anne Yüksel Güran ve ağabey Enes Güran’ın telefonları da aynı dakikalarda aynı evden sinyal verdi.
Salim Güran inkar etse de iddianamede yer alan HTS kayıt bilgilerine göre Nevzat Bahtiyar 15.18’de Salim Güran’ı telefonla arayıp 42 saniye görüştü.
Daha sonra Bahtiyar, 15.26’da Arif Güran’ın evinin önüne gitti ve 15.27’den, 15.38’e kadar evin içinde kaldı. 16.00’da Narin’in cesedinin bulunduğu yere geçti ve 35 dakika sonra köye döndü.
Narin'in babası Arif Güran, HTS kayıtlarının kesin kanıt olmadığını savundu
Milliyet gazetesine konuşan baba Arif Güran, HTS kayıtlarının nokta atış yapmadığını ve sırf bu kayıtlara dayanarak "bunlar cinayeti işledi" demenin doğru olmadığını savundu.
Arif Güran, duruşmadan bir gün önce de gazeteci Rojda Altıntaş’a da konuşarak evinin 700 metre ilerisinde bulunan kamera görüntülerinin iddianameye konmadığını öne sürdü.
Baba Güran, somut delil olduğunu savunduğu bu kayıtların dosyaya konulmaması halinde meclis önünde açlık grevine başlayacağını da söylüyor.










