You’re viewing a text-only version of this website that uses less data. View the main version of the website including all images and videos.
İsrail'den Suriye'ye hava saldırısı: 'Şam'ın güneyine asker konuşlanmayacak'
İsrail, Suriye'nin başkenti Şam'da bulunan başkanlık sarayı yakınındaki bir noktaya hava saldırısı düzenlediğini duyurdu.
Bu, Suriye'de Dürziler ve silahlı gruplar arasındaki çatışmaların çıkmasından bu yana İsrail'in gerçekleştirdiği ikinci hava saldırısı.
Saldırıyla ilgili Başbakan Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı İsrael Katz'dan ortak açıklama geldi.
Açıklamada, "Bu, Suriye rejimine net bir mesajdır. Şam'ın güneyine güç konuşlandırılmasına ya da Dürzi topluluğa yönelik herhangi bir tehdide izin vermeyeceğiz" dendi.
İsrail ordusunun Türkçe sosyal medya hesabı üzerinden yapılan bir paylaşımda "Savaş uçakları bu gece Şam'da Ahmed Hüseyin eş-Şera'nın sarayının yakınındaki bölgede saldırı düzenledi" ifadeleri kullanıldı.
Paylaşımda saldırıya dair detay verilmedi.
Suriye yönetiminden Cuma günü yapılan açıklamada, İsrail'in başkanlık sarayı yakınına düzenlediği hava saldırısı "tehlikeli bir tırmandırma" olarak nitelendirildi.
Suriye'nin resmi haber ajansı SANA'nın Türkçe sayfasının aktardığına göre açıklamada İsrail hava saldırısı "ülkenin istikrarını bozmayı ve güvenlik krizlerini derinleştirmeyi amaçlayan pervasız hamlelerin bir parçası" olarak ifade edildi.
Açıklamada ayrıca saldırının Suriye'nin "ulusal güvenliği ve Suriye halkının birliğini hedef aldığı" belirtildi ve Şam yönetiminin "Suriye halkının haklarını savunmaya devam edeceği" kaydedildi.
Suriye hükümeti, Şam kırsalında yer alan ve Dürzilerin çoğunlukta olduğu Ceramana ve Sahnaya'da çıkan çatışmaların ardından bölgeye yüzlerce asker ve ağır teçhizat sevk edildiğini duyurmuştu.
Şam yönetimi, 30 Nisan'da İsrail'in adını anmadan yaptığı açıklamada her türlü saldırıyı "kategorik olarak reddettiğini" söylemişti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 4 Mayıs'ta Lefkoşa dönüşü yaptığı açıklamalarda İsrail'in Suriye'deki saldırılarını eleştirdi.
"Barış ve huzur iklimi İsrail'in istediği son şeydir" diye konuşan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
"[İsrail], Suriye'de yıllardır süren iç savaşın bitmesinden, Suriye halkının kendi geleceğini tayin edecek olmasından, birlik ve bütünlük rüzgarından İsrail rahatsız olmuştur.
"Bu nedenle Suriye'de bazı grupları kışkırtarak yeni bir çatışma ortamı oluşturmaya çalışıyorlar."
Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca İsrail'in Türkiye'nin "bölgedeki gücünden, elde ettiği kazanımlardan" rahatsız olduğunu da söyledi.
İsrail Başbakanı Netanyahu, Şubat'ta yaptığı bir açıklamada Şam'a bağlı güçlerden Dürzilere yönelik "hiçbir tehdidi hoş görmeyeceklerini" söylemişti.
Netanyahu ayrıca Şam yönetimini deviren ve aralarında ABD ve Türkiye'nin de olduğu bazı ülkeler tarafından terör örgütü kabul edilen Heyet Tahrir eş-Şam'ı (HTŞ) tehdit olarak gördüklerini öne sürerek Suriye'nin güneyinde Dürzilerin çoğunlukta olduğu Süveyda dahil üç ilin askerden arındırılmasını talep etmişti.
İsrail, 1967'den bu yana Suriye'nin Golan Tepeleri'ni işgal ediyor.
Beşar Esad yönetiminin devrilmesinin ardından İsrail güçleri BM kontrolündeki bir tampon bölgeye girdi ve Hermon Dağı'nı ele geçirdi.
İsrail hava kuvvetleri, Aralık'tan bu yana Suriye'nin farklı bölgelerindeki askeri üslere defalarca hava saldırısı düzenledi.
Suriye'nin geçiş dönemi Devlet Başkanı Ahmed eş-Şera, Aralık 2024'te yönetimi ele geçirdikten sonra ülkedeki azınlıkları koruma sözü verdi.
Ancak Mart'ta ülkenin Akdeniz kıyısında çoğunlukla Alevilerin yaşadığı bölgelerde yüzlerce sivilin öldüğü çatışmalar, eş-Şera'nın taahhütlerine dair soru işaretlerine yol açtı.
Şam yönetimi, çatışmaların güvenlik güçleri ve merkezi yönetime bağlı silahlı gruplar ile Beşar Esad destekçileri arasında gerçekleştiğini savundu.
Birleşmiş Milletler (BM) ise bölgede yürüttüğü saha çalışmalarının ardından yayımladığı bir raporda Alevi sivillerin hedef alındığını söyledi.
'İsrail siyasi hedef güderek hareket ediyor'
Suriye üzerine çalışmalar yürüten Ümran Stratejik Araştırmalar Merkezi Araştırma Direktörü Ömer Özkızılcık, İsrail'in ikinci hava saldırısının Dürzi topluluğunun önde gelen isimleri ile Şam arasında mutabakata varılmasının ardından gelmesine dikkat çekti.
BBC Türkçe'ye konuşan Özkızılcık, İsrail'in 2018'de IŞİD tarafından Dürzilere yönelik katliamlara sessiz kaldığını hatırlatarak "Dürziler üzerinden bir siyasi hedef güderek hareket ettiği" değerlendirmesini yaptı.
Özkızılcık, İsrail'in hedeflerine yönelik iki alternatife işaret etti ve şunları kaydetti:
"Birincisi agresif bir tutum. Dürziler üzerinden Suriye'nin bütüncül bir yapıya ulaşmasını engellemek.
"Toprak bütünlüğünün muhafaza edilmesini engellemek, güçlü bir Şam oluşmasını engellemeye çalışmak ve bu bağlamda da İsrail'in Golan Tepeleri'nden daha da fazla Suriye içerisine girip işgal bölgesini genişletmesi ve bu hedef doğrultusunda Dürzilerin araçsallaştırılması."
Özkızılcık, diğer bir hedefin "Dürzileri Suriye içerisinde izole etmek, diğer Sünni Araplar arasında sosyal gerilimi artırmak ve bununla beraber Dürzilere ekonomik vaatlerde bulunup Golan Tepeleri'ne çekmek" olabileceğini belirtti.
Şam yönetiminin İsrail'e karşı "saldırgan bir tutum" benimsemediğini ve gerilimi tırmandırmamaya yönelik adımlar atmasını beklediğini belirten Özkızılcık şöyle devam etti:
"Ancak Türkiye Suriye'de bir askeri varlık gösterir, T4 hava üssünde hava savunma sistemleri ve hava araçlarıyla konuşlanırsa o zaman Suriye ile İsrail arasında belki bir güvenlik mekanizması için dolaylı müzakereler Amerikan arabuluculuğunda başlayabilir."