Halkbank davası: Yüksek Mahkeme kararı ne anlama geliyor, Erdoğan ne söyledi?

Halkbank genel merkez binasının logolu bölümü bir başka gökdelenin arkasından görünüyor.

Kaynak, Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Halbank hisselerinin büyük bölümü Türkiye Varlık Fonu'na ait. Bankanın yüzde 8.5'i ise halka açık.
    • Yazan, BBC News Türkçe
    • Bildirdiği yer, Londra
  • Okuma süresi: 3 dk

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'ın Halkbank davasının çözüleceğine dair kendisine güvence verdiğini söyledi.

Azerbaycan dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, gerek 25 Eylül'de Beyaz Saray'da gerek telefon görüşmelerinde Trump'ın kendisine "Halkbank problemi bizim için bitmiştir" dediğini aktardı.

Erdoğan "Bu önemli bir siyasi irade beyanıdır, bizim için de kıymetlidir. Diğer yandan, tamamlanması gereken bazı süreçlerin olduğunu da biliyoruz. Temennimiz, bu süreçlerin bir an önce olumlu şekilde neticelenmesidir" diye ekledi.

Cumhurbaşkanının açıklamaları sonrasında Halkbank'ın Borsa İstanbul'daki hisseleri %8'den fazla değer kazandı.

Erdoğan'ın açıklamaları ABD'de Yüksek Mahkeme'nin Halkbank'ın "dokunulmazlık" talebiyle yargılamadan muaf tutulma talebini 6 Ekim'de reddetmesinin ardından geldi.

Halkbank, ABD mahkemelerinde İran'a yaptırımları delme amacıyla dolandırıcılık, kara para aklama ve komplo suçlamalarıyla karşı karşıya.

Halkbank bu suçlamaları reddediyor.

Banka, Yüksek Mahkeme'ye yaptığı itirazda, bir Türk devlet kuruluşu olarak başka bir ülkede açılacak davalardan muaf olması gerektiğini savundu.

Yüksek Mahkeme'nin kararıyla birlikte ABD hükümeti tarafından açılan ceza davasına devam edilmesi mümkün hale geldi.

Kararın ardından Halkbank'ın hisseleri yaklaşık % 8,5 değer kaybetmişti.

Reuters haber ajansı 7 Ekim tarihli haberinde, Türkiye'den yetkililerin, 25 Eylül'deki Trump ve Erdoğan görüşmesi sırasında, Halkbank davasını yaklaşık 100 milyon dolar karşılığında kapatmayı teklif ettiğini yazdı.

İddialarla ilgili taraflardan resmi bir açıklama gelmedi.

Ne olmuştu?

ABD'de New York Güney Bölge Savcılığı, Ekim 2019'da İran'a uygulanan yaptırımların delinmesinde rol oynadığı gerekçesiyle Halkbank hakkında bir iddianame hazırladı ve yargılama süreci başladı.

Savcılar, Halkbank'ı, petrol gelirlerini altına ve ardından nakde çevirerek İran'ın çıkarına olacak şekilde kullanılmasına yol açmakla ve bunu yaparken de kazancı meşru göstermek için sahte gıda ticareti belgeleri oluşturmakla suçluyor.

Bankanın sınırlandırılmış fonlarla gizlice 20 milyar dolar transfer ettiği iddia edildi.

Halkbank İran, Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki şirketleri kullanarak banka işlemlerinde sahtecilik, kara para aklama ve gizli anlaşma yaptığı suçlamalarını reddediyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan bu süreçte ABD'nin Halkbank'ı yargılama kararını "çirkin ve kanunsuz" diye nitelemişti.

Deri ceketli bir adam kapıdan çıkıyor.

Kaynak, Sebnem Coskun/Anadolu Agency/Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, İran asıllı Reza Zarrab 17 Aralık 2013'teki operasyonda gözaltına alınmıştı.

Halkbank için hazırlanan iddianamedeki suçlamalar, İran asıllı Türk vatandaşı Reza Zarrab'ın 2016'da tutuklanmasıyla duyulan bir soruşturmayla bağlantılı.

Yasa dışı olarak, İran'a yaptırımları baypas etmekle suçlanan Zarrab, suçlamaları kabul etmiş ve 2017'de ABD'de gözaltına alınan dönemin Halkbank Genel Müdürü Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla aleyhinde ifade vermişti.

Hakan Atilla, İran'a yönelik yaptırımların delinmesi sürecinde rol oynadığı gerekçesiyle yargılanıp 28 ay tutuklu kaldıktan sonra 2019 yılında Türkiye'ye dönmüş, dönmesinin ardından Borsa İstanbul'a genel müdür olarak atanmıştı.

Atilla, bu görevinden Mart 2021'de istifa etmişti.

ABD yaptırımlarını delmekle suçlanan başka bankalar oldu mu?

Reuters'a göre, 2009 ve 2015 yılları arasında, HSBC, BNP Paribas, Standard Chartered ve Credit Suisse de dahil olmak üzere sekiz Avrupa bankası, diğer suçların yanı sıra çeşitli ABD yaptırım programlarını ihlal etmek nedeniyle 14 milyar doların üzerinde cezaya çarptırılmıştı.

Fransa merkezli BNP Paribas, ABD'nin Sudan, Küba ve İran'a yönelik yaptırımlarını ihlal ettiği iddialarıyla ilgili yaklaşık 9 milyar dolar ödemişti.

Banka suçlamaları kabul etmişti.