You’re viewing a text-only version of this website that uses less data. View the main version of the website including all images and videos.
Suriye ordusu Fırat'ın batısından Halep'e 'insani koridor' açılacağını duyurdu
- Yazan, BBC News Türkçe
- Bildirdiği yer, İstanbul
- Okuma süresi: 4 dk
Suriye ordusu ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında Fırat Nehri'nin batısında başlayan çatışmalar sürüyor.
Şam'a bağlı ordu, "askeri bölge" ilan ettiği Fırat'ın batısındaki bölgelerden sivillerin tahliyesi için insani koridor açılacağını duyurdu.
Buna göre tahliyeler, Deyr Hafir kasabasını Halep'e bağlayan M15 karayolu üzerindeki Hamime köyü üzerinden sağlanacak.
Ordu, Halep'in doğusundaki Deyr Hafir, Meskene, Babiri ve Kavas bölgelerini "kapalı askeri bölge" ilan etmişti.
Ardından da bölgeye askeri takviye yapıldığına dair haberler ve görüntüler geldi.
Suriye ordusu, SDG ile Halep'te çıkan çatışmaların ardından tüm silahlı gruplara Fırat Nehri'nin doğusuna çekilme çağrısı yapmıştı.
Ordu, askeri bölge ilan edilen alanda, SDG'nin yanı sıra PKK militanları ve Beşar Esad yanlısı güçlerin de faaliyetlerini sürdürdüğünü savunuyor.
Şam'a bağlı güçler ve Kürt liderliğindeki SDG, bölgedeki yeni saldırılarla ilgili birbirlerini suçluyor.
SDG, Suriye ordusunun Çarşamba erken saatlerden itibaren Deyr Hafir, Meskene ve Tişrin Barajı etrafına kamikaze drone'ları, topçu ateşi ve havan toplarıyla yoğun saldırılar düzenlediğini söyledi.
SDG son çatışmalarda Bayraktar SİHA'ların kullanıldığını da iddia etti. Türkiye'den bu iddiaya bir yanıt gelmedi.
Devlete ait El Ikhbariyah kanalı ordunun, SDG'nin bölgeye savaşçı ve ağır teçhizat getirdiğini tespit etmesinin ardından takviyelere başladığını aktardı.
Kanal, 14 Ocak'ta SDG'nin ordu mevzilerine ve yakındaki köylere ateş açtığını ve Deyr Hafir yakınlarındaki bir köprüyü havaya uçurmaya çalıştığını bildirdi.
Deyr Hafir, Halep ile Rakka vilayetini birbirine bağlayan stratejik bir güzergah üzerinde yer alıyor ve daha önce iki taraf arasında çatışmalara sahne olmuştu.
Cumhuriyetçi senatörden SDG'ye destek açıklaması
ABD'den Kürt gruplara destek açıklaması yapıldı.
Trump yönetiminde güçlü bir siyasetçi olan Lindsey Graham, "Kürt müttefiklerimiz" ifadesini kullandığı X paylaşımında, Türkiye'yi ve Şam yönetimini uyardı.
Cumhuriyetçi Senatör, SDG'nin hakim olduğu bölgelere doğru yapılacak ilerlemenin "Amerika Birleşik Devletleri'nden güçlü bir tepki uyandıracağına inandığını" ifade etti.
Açıklama, Suriye ordusunun Deyr Hafir'e, takviye güç gönderdiğinin bildirilmesi sonrası yapıldı.
Suriye'de azınlıklara karşı insan hakları ihlallerine tolerans gösterilmemesi gerektiğini vurgulayan Graham, "En rahatsız edici olan ise Suriye ordusu ve Türkiye'nin Kürt müttefiklerimize karşı daha da ilerleyebileceğine dair güvenilir bilgi almam. Bu hareketin ABD'den güçlü bir tepki alacağına inanıyorum" diye yazdı.
Lindsey Graham, "Bu yeni Suriye hükümetine bir şans verilmesini desteklesem de IŞİD halifeliğini yok etmede ana güç olan ve yıllar boyunca İsrail ile güçlü bir ittifak içinde bulunan Kürt müttefiklerimize karşı yapılan bu pervasız saldırıyı asla hoş görmeyeceğim veya kabul etmeyeceğim" dedi.
Graham paylaşımını, "Suriye hükümetine ve Türkiye'ye söylüyorum: akıllıca seçim yapın" ifadesiyle bitirdi.
Söz konusu bölge Halep operasyonu sonrası 12 Ocak'ta askeri alan ilan edildi.
Şam açıklamasında, sivillere SDG mevzilerinden uzak durma çağrısı yapıldı ve "bölgedeki tüm silahlı gruplar hayatlarını korumak için derhal Fırat'ın doğusuna çekilmelidir" dendi.
Ayrıca Suriye ordusunun "silahlı grupların suç faaliyetleri için çıkış noktası olarak bu bölgeyi kullanmasını önlemek üzere tüm önlemlerin alınacağı" vurgulandı.
CENTCOM'dan taraflara 'müzakere masasına dönme' çağrısı
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Suriye'de son günlerde tırmanan gerginlikle ilgili bir mesaj yayınlayarak taraflara "müzakere masasına dönme ve itidal" çağrısında bulundu.
CENTCOM, sosyal medya platformu X'ten yaptığı açıklamada, Halep ve çevresindeki gelişmeleri yakından izlediğini belirtti.
Açıklamada iki taraftan da, "gerginliği artıracak eylemlerden kaçınmalarını, sivillerin ve hassas altyapının korunmasını öncelik haline getirmelerini" istendi.
Şam yönetimine bağlı güvenlik güçleri ve SDG arasında geçen hafta kanlı çatışmalar yaşandı.
Halep'teki Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahallelerinde 6 Ocak'ta çıkan çatışmalarda onlarca kişinin hayatını kaybettiği ve yaralandığı düşünülüyor.
Reuters haber ajansına göre çatışmalarda 140 binden fazla kişi yaşadıkları mahalleleri terk etti.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) çatışmalarda en az 82 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.
Taraflar arasında 11 Ocak'ta ateşkes ilan edildi. Bunun ardından SDG güçleri iki mahalleden çekilerek Fırat'ın doğusuna tahliye edildi.
Omurgasını Halk Savunma Birlikleri'nin (YPG) oluşturduğu SDG, Suriye'nin kuzeydoğusunu kontrol ediyor.
Türkiye, SDG'yi PKK'nın uzantısı olarak görüyor.
Çatışmaların temelinde Şam yönetimi ile SDG arasında 10 Mart 2025'te imzalanan mutabakat yatıyor.
Bu mutabakat çerçevesinde SDG kontrolündeki bölge ve güçlerin 2025'in sonuna kadar merkezi yönetime entegre edilmesi üzerinde kağıt üzerinde uzlaşıldı.
Ancak sürenin dolmasına karşın anlaşmanın nasıl uygulanacağı konusunda net bir yol haritası ortaya konmadı.
Taraflar ayrıca 1 Nisan 2025'te Kürt silahlı güçlerinin Halep'teki bölgelerden çekilmesini öngören bir anlaşma daha imzaladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 12 Ocak'taki AKP Merkez Yürütme Kurulu (MKY) toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, Halep'te yaşananların 10 Mart mutabakatının uygulanması için "tarihi bir fırsat" sunduğunu söyledi.
Erdoğan ayrıca "Türk, Kürt ve Araplar arasında kardeşliğin bozulmasına izin veremeyiz" dedi.
SDG'yi anlaşmalara uymama konusunda eleştiren Şam yönetimi, Kürt güçlerin Halep'teki son çatışmalarda sivilleri kalkan olarak kullandığını iddia etti.
SDG ise Suriye güvenlik güçlerinin Kürtlere ve diğer azınlıklara yönelik insan hakları suçları işlediğini öne sürdü.