Bosch Türkiye'nin Anneler Günü reklamı neden tartışma yarattı?

Bir kadın kedisine ve köpeğine bir kap mama uzatıyor.

Kaynak, Getty Images

    • Yazan, BBC Türkçe
    • Bildirdiği yer, Ankara
  • Okuma süresi 3 dk

Bosch Türkiye'nin Anneler Günü için hazırladığı "Tam bi' anne hikayesi" başlıklı reklam filmi sosyal medyada tartışma yarattı ve yayından kaldırıldı.

Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) reklam hakkında inceleme başlatıldığını açıkladı.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı da, reklamın yargıya taşınacağını duyurdu.

Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada reklama tepki gösterdi.

Göktaş, "Annelik, reklam diline indirgenerek değersizleştirilecek bir kavram değildir" dedi.

Tepkiler sonrası reklam filmini kaldıran Bosch Türkiye, henüz resmi bir açıklama yapmadı.

Reklam filmi ne anlatıyor?

Bosch Türkiye 10 Mayıs Anneler Günü öncesi hazırladığı reklam filminde, annelik ve çocuk kavramları, genişleterek, evcil hayvan sahipliği üzerinden anlatıldı.

Reklam filmi, bir mağaza ortamındaki iki kadın müşteri arasında geçen sohbetle başlıyor.

Konuşma boyunca izleyiciye kadınların çocuklarından söz ettiği izlenimi veriliyor ve "Annesiniz galiba?", "Bende de var iki tane", "Çocuk işte…" gibi ifadeler kullanılıyor.

Kadınlardan biri çocuklarının okul dönüşünde ortalığı birbirine kattığını söylüyor, diğeri ise ''Bizim de park dönüşlerimiz efsane'' diyor.

Reklam filminin finalinde ise bahsi geçen çocuklardan birinin evcil bir köpek olduğu ortaya çıkıyor ve ''Bir ömür kalbinde taşıdığında da anne olursun'' ifadeleri yer alıyor.

Tepkiler ne oldu?

Reklam filmi kısa süre içerisinde sosyal medya platformlarında yayıldı ve tartışma yarattı.

Sosyal medyada bazı kullanıcılar, evcil hayvan sahipliğinin "annelik" ve "çocuk" kavramlarıyla anlatılmasını eleştirdi.

Eleştiriler "annelik kavramının değersizleştirildiği" üzerine yoğunlaştı.

Bununla birlikte sevgi ve bakım emeğini merkeze alan reklamın, annelik açısından kapsayıcı bir dil kullandığını belirterek olumlu yorum yapanlar da oldu.

Bakan Göktaş: 'Annelik bir iletişim kurgusu değil'

Reklam filmini eleştiren Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, X hesabından yaptığı açıklamada, "Bir çocuğun hayatına sevgiyle dokunan, onu büyüten, koruyan ve geleceğe hazırlayan her kadın — biyolojik ya da koruyucu — gerçek bir annedir" dedi.

Bakan Göktaş, anneliğin yalnızca bireysel değil toplumsal sürekliliğin de temeli olduğunu söyledi.

Göktaş, bu değerin "iletişim stratejileri uğruna esnetilmesini" kabul etmediklerini belirtti:

"Annelik bir iletişim kurgusu değil, bir neslin ve bir geleceğin taşıyıcısıdır. Bu değerin, hak ettiği hassasiyetle ele alınması bir tercih değil, bir sorumluluktur."

RTÜK Başkanı Daniş: 'Anne-evlat bağı ticari kaygılarla esnetilemez'

RTÜK Başkanı Mehmet Daniş de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "aile kavramı üzerinden ekranlarda değer erozyonu yaratılmasına" izin vermeyeceklerini söyledi.

Mehmet Daniş, "Anne-evlat bağı gibi derin, kurucu ve toplumsal devamlılığın temelini oluşturan bir değerin, ticari kaygılarla esnetilmesi, sembolleştirilmesi ve sıradanlaştırılması kabul edilemez" dedi.

"Anayasamızın 41. maddesinde aile yapısının temel unsurları bellidir" diyen, Daniş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Anne, baba ve çocuk. Ailenin kurucu unsurları dışındaki her türlü konumlandırma, hayatın olağan akışına aykırı bir anlatıdır."

Anayasa'nın 41. maddesi ne diyor?

Anayasa'nın 41. maddesi, "Ailenin korunması ve çocuk hakları" başlığını taşıyor.

41. maddede, "Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet; ailenin huzur ve refahı, özellikle anne ve çocukların korunması, aile planlamasının öğretimi ve uygulanması için gerekli tedbirleri alır" deniliyor.

Bu maddeye, 2010 yılında anayasa değişikliğiyle şu fıkralar eklenmişti:

"Her çocuk; korunma, bakım ve yüksek yararına aykırı olmadıkça ana-babasıyla kişisel ilişki kurma hakkına sahiptir. Ayrıca Devlet, çocukları her türlü istismar ve şiddete karşı koruyucu tedbirleri almakla yükümlüdür."

'Nüfus ve Aile On Yılı' vurgusu

RTÜK Başkanı Mehmet Daniş açıklamasında ayrıca, "Nüfus ve Aile On Yılı" vurgusu yaptı.

Daniş, "anneliğin bireysel değil, toplumsal bir emanet olduğunu" vurguladı.

Aile ve Nüfus On Yılı, Türkiye'de doğurganlık oranındaki hızlı düşüşün önüne geçmek, aile yapısını korumak ve dinamik nüfus yapısını sürdürmek amacıyla ilan edilen ve 2026-2035 yıllarını kapsayan 10 yıllık ulusal bir vizyon ve eylem planı.

Plan, 2 Mayıs 2026 tarihli ve 33241 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2026/4 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile resmen yürürlüğe girdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan Vizyon Tanıtım Programı'na göre planın 5 ana ayağı bulunuyor:

  • Aile Kurumunun ve Nesillerin Korunması
  • Evlilik Müessesesinin Teşviki
  • Doğurganlık Hızının Artırılması
  • Gençlerin Nitelikli Yetiştirilmesi ve Yaşlı Refahı
  • Kırsalın Yerinde Kalkınması ve Nüfusun Dengeli Dağılımı

Plan kapsamında çalışan annelerin doğum sonrası izin süresi 16 haftadan 24 haftaya çıkarıldı.

Bundan böyle her yıl Mayıs ayının son haftasının "Milli Aile Haftası" olarak kutlanması kararı alındı.

Ayrıca kamu kurumlarının koordinasyonunda evlilik ve çocuk yardımlarının genişletilmesi ve aile odaklı sosyal politikalara hız verilmesi kararı alındı.