Fahrettin Altun'un İletişim Başkanlığı döneminde neler yaşandı?

Kaynak, İletişim Başkanlığı/Anadolu/Getty Images
- Yazan, BBC Türkçe
- Bildirdiği yer, İstanbul
- Okuma süresi: 5 dk
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'nda 10 Temmuz'da görev değişimi yaşandı.
2018 yılından bu yana bu görevi yürüten Fahrettin Altun, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu'nun (TİHEK) başına getirilirken yerine Burhanettin Duran atandı.
Altun, görev süresi boyunca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın en yakın çalışma arkadaşlarından biri oldu.
Muhalif kesim onu "yeni bir otoriter rejimin kuruluşunda rol oynamakla" suçladı.
İktidara yakın çevreler ise Altun'u "ülke içi ve dışında Türkiye'nin çıkarları için çalışan, genç ve vizyoner bir isim" olarak savundu.
Akademi kökenli bürokrat
49 yaşındaki Altun aslında bir iletişim bilimleri profesörü.
İstanbul Üniversitesi'nde (İÜ) sosyoloji alanında lisans eğitimi gördükten sonra Mimar Sinan Üniversitesi'nde aynı alanda yüksek lisans yaptı.
Doktorasını İstanbul Üniversitesi'nde "McLuhan ve Baudrillard'ın Medya Kuramlarının Karşılaştırmalı Çözümlemesi" başlıklı teziyle tamamladı.
Kısa bir dönem ABD'deki Utah Üniversitesi'nde misafir araştırmacı olarak çalıştı.
AKP hükümetleri döneminde kurulan İstanbul Şehir Üniversitesi, İstanbul Medeniyet Üniversitesi, İbn Haldun Üniversitesi ve Fatih Üniversitesi gibi vakıf üniversitelerinde öğretim üyeliği yaptı.
Ahmet Davutoğlu ile özdeşleşen İstanbul Şehir Üniversitesi'nin kurucu akademik kadrosunda yer aldı. 2008-2014 arasında bu üniversitenin iletişim bölüm başkanıydı.
İleriki yıllarda, Ahmet Davutoğlu ile Erdoğan arasındaki gerilimin arttığı bir dönemde üniversitenin faaliyet izni kaldırıldı.

Kaynak, X/İletisim
SETA ve TRT geçmişi
Altun bir dönem, iktidara yakınlığıyla bilinen Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı'nın (SETA) İstanbul genel koordinatörlüğü görevini üstlendi.
Yıllar içinde siyasal iletişim, medya ve iletişim sosyolojisi, siyaset sosyolojisi ve kültürel çalışmalar gibi alanlarda çalışmalar yürüttü, kitaplar yazdı.
Bir yandan da çeşitli gazetelerde köşe yazıları kaleme aldı ve TRT'de televizyon programları hazırlayıp sundu.

Kaynak, Raşit Aydoğan/Anadolu/Getty Images
Gündem olan hegemonya tartışması
Yıllar içinde Altun'un bazı sosyal medya paylaşımları ve açıklamaları tartışma yarattı.
Bunlardan biri 2018'de, göreve başlamadan kısa süre önce sosyal medyada yaptığı "hegemonya" paylaşımıydı.
Altun, İstanbul'daki bir kitapçıda çektiği ve bir grup yeni çıkan kitabı gösteren fotoğrafı, "Yeter artık! Yerli ve milli bir kültür politikasının vakti gelmedi mi? İstiklal Caddesinin göbeğinde bir kitapçıdan..." mesajıyla paylaştı.
Gelen tepkiler üzerine yaptığı yeni paylaşımda ise "Siyasi hegemonyanız bitti, kültürel hegemonyanız da bitecek..." dedi.
Özellikle bu ikinci paylaşım hem sosyal medya hem de bazı entellektüel çevrelerde tartışma yarattı.
Bu makalede X içeriği bulunmaktadır. Çerez ve diğer teknolojileri kullanıyor olabilirler, bilgisayarınıza herhangi bir şey yüklenmeden önce sizin rızanızı alırız. İzin vermeden önce çerez politikasını okumak ve gizlilik politikasına göz atmak isteyebilirsiniz. Bu içeriğe ulaşmak için lütfen "kabul et ve devam et" seçeneğine tıklayın.
X paylaşımının sonu
Altun'u eleştiren bazı kesimler yıllar içinde yaptıkları eleştirilerde sık sık bu paylaşıma referans verdi.
Bu kesim, İletişim Başkanlığı'nın asıl amacının AKP'nin siyasi çizgisinde bir kültürel hegemonya kurmak olduğunu savundu.
Altun, 2024 yılında yaptığı bir konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan döneminde yaşananlara değinirken 2018 yılında yaptığı paylaşımı savundu, Türkiye'nin "Batıcı hegemonyayı tahtından indirdiğini" söyledi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'nda neler yaptı?
2018 yılında Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü'nün yerine Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı kuruldu.
Kurumun başına Fahrettin Altun getirildi.
Altun görevi boyunca kamu diplomasisi, stratejik iletişim ve kriz yönetimi gibi alanlarda çalışmalar yaptı.
Bu süreçte başkanlık, Türkiye'nin uluslararası alanda tanıtımını hedefleyen organizasyonlar düzenledi.
Kurum; yüzlerce panel, sempozyum, konferans organize etti, çeşitli eserler bastı.

Kaynak, Getty Images
Türkiye İletişim Modeli adıyla, Altun tarafından "yenilikçi ve proaktif" olarak tanımlanan bir iletişim stratejisi belirlendi.
"Uluslararası güvenlik ve terörle mücadele" alanında hazırlanan belgesel yayın, konferans ve toplantılarla hem Türkiye içi hem de Türkiye dışında, Ankara'nın bu meselelere ilişkin tutum ve politikaları anlatıldı.
Altun'un döneminde ayrıca basın kartı yönetmeliği güncellendi. Basın mensuplarında aranacak kriterler yeniden belirlendi.
Aralarında Basın Konseyi, Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Gazeteciler Sendikası'nın da olduğu meslek örgütleri bu değişiklikleri "basın özgürlüğüne darbe" olarak nitelendirdi.
Başkanlık, 2022'de küresel "Hello Türkiye" kampanyasını başlattı.
"Türkiye markasının" güçlendirilmesi amacıyla başlatıldığı belirtilen kampanya kapsamında, Türkiye Marka Ofisi kuruldu.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi'ni kurdu
Altun döneminde en fazla tartışılan projelerden biri 2022'de kurulan Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) oldu.
Temel amaç, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi olarak açıklandı.
DMM, sosyal medya hesaplarından gündemdeki konularla ilgili sık sık teyit amaçlı paylaşımlar yaptı. Ayrıca haftalık Dezenformasyon Bülteni hazırladı.
Bazı muhalif kesimler ve uzmanlar, DMM'yi "bir propaganda aygıtı ve muhalif medyada çalışan gazetecileri itibarsızlaştırma girişimi" olmakla suçladı.
Muhalif siyasi partiler ise DMM'yi iktidara yakın medya organlarındaki "yalan" haberleri hedef almamakla eleştirdi.
Altun ise merkezin çalışmalarını, "DMM, hem ülkemizde hem de dünya ölçeğinde dezenformasyon içeren bilginin tespitini yapıyor, ifşa ediyor ve doğru bilgiyi kamuoyuyla paylaşıyor" diyerek savundu.
Goebbels eleştirisi
2023 yılında Altun'la ilgili Goebbels tartışması yaşandı.
Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 6 Şubat 2023'teki depremlerden kısa süre sonra arama-kurtarma faaliyetlerini eleştirdiği bir konuşmada İletişim Başkanlığı'nı hedef aldı.
Kılıçdaroğlu Altun'u, Nazi Almanyasının propaganda bakanı Joseph Goebbels'e benzetti ve "Vitaminsiz Goebbels" ifadesini kullandı.
Kılıçdaroğlu, "İletişim Başkanlığı, Erdoğan ne zaman batırırsa, halka hemen bir reklam ve kavram servis etmeye başlıyor" dedi.
Altun ise Kılıçdaroğlu'na sosyal medyadan cevap verdi:
"Şaşırmadığımız ancak şahit olmaktan yine de azap duyduğumuz bir başka şey ise büyük bir afet ortamında bile belli odakların muhalefet kisvesi altında dezenformasyona meşruiyet kazandırmaya çalışması ve ülkemize dönük psikolojik harbin aparatına dönüşmesidir."

Kaynak, Türkiye Cumhurbaşkanlığı/Murat Çetinmüdürdar/Anadolu via Getty Images
Siyasetçi Sinan Oğan da 25 Nisan 2023'te TRT önünde yaptığı bir konuşmada "Biz cumhurbaşkanının ve İletişim Başkanı çakma Goebbels'in basın üzerindeki her türlü baskısını engellemeye çalışacağız" dedi.
Oğan, 2023 cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turunda ATA İttifakı'nın adayıydı. İkinci turda ise Cumhur İttifakı'nı destekledi.
Demirtaş ile Altun arasında karşılıklı açıklamalar
Fahrettin Altun ve eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) eş genel başkanı Selahattin Demirtaş arasında da çok konuşulan bir tartışma yaşandı.
2016 yılından beri Edirne Cezaevi'nde tutuklu bulunan Demirtaş, 2023'teki seçimlerden kısa süre önce Gazete Pencere'de yayımlanan yazısında Altun'u eleştirdi.
Demirtaş bu yazısında iktidar partisinin bir trol ordusu kurduğunu öne sürdü ve "Erdoğan'ın seçimler için en güvendiği ordusu, işte bu trol ordusudur. Ordunun komutanı da çakma Goebbels Fahrettin'dir" diye yazdı.
Altun, sosyal medyadan verdiği yanıtta bu açıklamanın "yalanlarla" oldu olduğunu savundu.
Demirtaş'tan ise "6-8 Ekim olaylarının azmettiricisi, Yasin Börü ve onlarca masumun katili" diye bahsetti.











