Kılıçlı yemin töreni: Disipline sevk edilen teğmenlerden ilk açıklama

Okuma süresi: 3 dk

30 Ağustos Zafer Bayramı'nda yapılan Kara Harp Okulu mezuniyetine damga vuran "kılıçlı yemin" törenini organize ettiği iddia edilen teğmenler Yüksek Disiplin Kurulu'na (YDK) sevk edildikten sonra 22 Kasım'da ilk kez avukatları aracılığıyla konuştu.

Teğmenlerin avukatları tarafından yayımlanan açıklamada disiplinsizlik iddiaları reddedildi ve Milli Savunma Bakanlığı kaynaklarının 21 Kasım'da yaptığı açıklamalar eleştirildi.

Açıklamada, MSB'nin Yüksek Disiplin Kurulu toplantısından önce görüş bildirmesinin "YDK'nin vereceği kararlar hakkında şüphe oluşmasına yol açtığı" ifade edilerek "belirtilen hususlar içerikleri itibarıyla da yanıltıcı" denildi.

Resmi törende mevzuatta yer alan askerlik yemininin okunduğu, tören ardından "subayların kılıç çatma geleneklerini" yerine getirdikleri vurgulandı.

Teğmenlerin basın mensuplarını davetinin söz konusu olmadığı ve idari soruşturma kapsamında "basının davet edilmesi" suçlaması yer almadığı hatırlatılarak, "MSB'lığının örtülü açıklaması resmi soruşturma kapsamıyla da uyumsuzdur" denildi.

MSB kaynakları 21 Kasım'da teğmenlere isnat edilen suçun “kılıç çatmak veya ‘Mustafa Kemal’in Askerleriyiz’ demek” olmadığını söylemiş ve yemin eden teğmenlerin “amirlerin ikazlarına rağmen kasıtlı, organize ve planlı bir disiplinsizlik” yaptığını vurgulamışlardı.

Kaynaklar, metnin içeriğinin yürütülen inceleme ve soruşturmalarla ilgili olmadığını ifade ederek Yemin metnini okuyan onlarca teğmenden sadece eylemi organize edenlerin YDK’ya sevklerine yönelik sürecin başlatılması bunun en büyük göstergesidir” demişti.

MSB kaynakları ayrıca “Ortak değerimiz olan Atatürk üzerinden bir ayrışma algısı yaratacak tavır ve davranışlar kabul edilemez” ifadelerini kullanmıştı.

Yemin töreninde ne yaşanmıştı?

30 Ağustos Zafer Bayramı'nda yapılan Kara Harp Okulu mezuniyet töreninde mezun olan öğrencilerin bazıları, kılıçlarını havaya kaldırarak hep bir ağızdan "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" demişti.

Öğrenciler, dönem birincisi Ebru Eroğlu'nun öncülüğünde şu sözlerle hep bir ağızdan ant içmişti:

"Ant içeriz ki laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığına, ülkenin bölünmez bütünlüğüne, yüce Türk ulusunun namus ve şerefine, aziz vatanın bir karış toprağına uzanacak eller karşısında bizi bulacak ve kılıçlarımız daima keskin ve hazır olacaktır. Bizler Türk istikbalinin evlatlarıyız. Şerefimizle doğduk, şerefimizle yaşayacağız. Ne mutlu Türküm diyene!"

Bu görüntüler sosyal medya hesaplarında da paylaşılmış, ardından siyasetin gündemine yerleşmişti.

Eroğlu, törende diplomasını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın elinden almıştı.

Teğmenler neden disipline sevk edildi?

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) kaynakları 18 Kasım'da basına yaptıkları değerlendirmede, "organize şekilde hareket eden teğmenler ile kastı, kusuru, ihmali veya sorumluluğu olan diğer personelin" YDK'ya sevk edildiğini söyledi.

Disipline sevk edilenler arasında alternatif yemin törenini organize ettiği iddia edilen teğmenlerle birlikte bölük komutanı, tabur komutanı ve alay komutan vekilinin de olduğu belirtildi.

Bakanlık kaynakları işlem yapılan personel sayısının 10'un altında olduğunu söyledi.

Soruşturmanın, okunan metnin içeriği ve atılan sloganla ilgili olmadığını belirten kaynaklar, "Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Atatürk’le hiçbir sorunu olamaz" dedi.

Meselenin "emre uyulmaması" olduğunu ifade eden MSB kaynakları, "Burada sorgulanan, disiplinsizlik ve bunun hangi motivasyonla yapıldığıdır" ifadelerini kullandı.

Öğrencilerin metni okumak için yedi kez başvuruda bulunduğu ancak izin verilmediği ifade edildi.

Disipline konu olan yeminin ilk kez 29 Ocak 1999’da Milli Savunma Üniversitesi Tören Yönergesi'ne eklendiği ve 29 Mart 2023’te yönergeden çıkartıldığı vurgulandı.

Ankara nasıl tepki gösterdi?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 26 Eylül'de olayla ilgili yaptığı açıklamada "Bu mesele birkaç kendini bilmezin ne yazık ki ortaya koyduğu bir karmaşaydı" dedi.

Erdoğan ayrıca şu ifadeleri kullandı:

"Bu işin içerisindekiler kimlerse bunların hak ettikleri cezayı almasını temin edeceğiz. Burası kendini bilmezlerin at oynattığı bir meydan değil.

"Savunma Bakanımız ve Savunma Üniversitemizin başındaki hocamızla bir araya geldik, görüşmelerimizi yaptık ve inşallah en kısa zamanda bu işi neticeye ulaştıracağız."

Teğmenlere inceleme başlatılmasından sonra MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli "Milli Savunma Bakanlığı'nın kararına saygı duyuyorum" dedi.

AKP Grup Başkanı Abdullah Güler de incelemenin devam ettiğini ifade ederek "Disiplin yönetmeliği neyi gerektiriyorsa o konuda karar verilecektir" dedi.

CHP lideri Özgür Özel 16 Kasım'da yaptığı X paylaşımında "Bu ülkede Atatürk’e bağlılık sunmak ne zamandan beri suç sayılıyor? O teğmenler Atatürk’ün askeridir" mesajı verdi.

Zafer Partisi teğmenler hakkında soruşturma açılmasının “hukuki hiçbir dayanağının bulunmadığını” savundu.

Zafer PArtisi açıklamasında “Üniforma ve makam aracı ile tarikata giden, üniformasının üstüne cübbe giyip başına sarık takan Tuğamirale yapılmayan disiplin ve ayırma işleminin, devlet ve milletine bağlı Atatürkçü teğmenlerimize yapılması, milletimizin vicdanını kanatmaktadır” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada Cumhuriyet’in ortadan kaldırılmasının planlandığını ve teğmenlerin ihracının da bu planın parçası olduğunu iddia etti.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in laiklikle ilgili açıklamalarının ve Bahçeli’nin Abdullah Öcalan’a Meclis’ten PKK’yı lağvetme çağrısının da bu “‘Millet Sistemi’ projesinin” bir parçası olduğunu savunan Dervişoğlu şunları söyledi:

“Hedef, üniter devlet ve millet egemenliğine dayanan Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti'dir. Kurumları, kuralları ve millet tanımıyla bir bütün olarak hedef onun yıkma arzularıdır bunların planı. Amaç, 1923 projesinin mülgasıdır. Yani Cumhuriyeti'n ilgasıdır.”