Hamas ve İsrail arasında neden halen ateşkes sağlanamadı?

Kaynak, Reuters
- Yazan, Yassmin Farag
- Unvan, BBC Arapça Servisi
İsrail ve Hamas arasında 7 Ekim'den bu yana süren savaşın son bulması için yürütülen ateşkes görüşmeleri durma noktasına geldi. Peki taraflar neden anlaşamıyor?
Son ateşkes taslağı ABD tarafından taraflara sunuldu. CIA Başkanı William Burns ay başında Mısır’ın başkenti Kahire'ye giderek ayrıntıların ana hatlarını çizdi. Ancak hem İsrail hem de Hamas 6 haftalık "geçici ateşkesi" öngören plana itiraz etti.
Ateşkes görüşmeleri Hamas’ın 7 Ekim'dew İsrail'de düzenlediği saldırılarından yaklaşık 6 ay sonra başladı. Saldırılarda yaklaşık 1200 kişi hayatını kaybetti, 253 kişi de rehin alındı.
İsrail güçleri de Gazze’de büyük bir yıkıma ve insani krize neden olan saldırılara başladı.
2006'dan bu yana Hamas'ın kontrolünde olan Gazze'de Sağlık Bakanlığı, İsrail ordusunun saldırılarında büyük çoğunluğunu kadın ve çocuk 33 binden fazla kişinin yaşamını yitirdiğini açıkladı.
Birleşmiş Milletler'in tahminine göre, yarısı çocuk 1,7 milyon Filistinli, İsrail'in saldırılarının ardından evlerini terk etmek zorunda kaldı.
ABD'nin ateşkes önerisinin şartları arasında, Gazze Şeridi'nde tutulan 40 İsrailli rehineye karşılık, İsrail'in 100'ü müebbet hapis cezasına çarptırılmış 900 Filistinli mahkumu serbest bırakması da var.
Ateşkes taslağında Gazze'nin kuzeyinden güneyine uzanan Salah al-Din yolu boyunca kontrol noktaları kuran İsrail güçlerinin kademeli olarak geri çekilmesi de istendi.
İsrail ve Hamas'ın ateşkes teklifiyle ilgili itirazları var. Anlaşmazlıklar genel hatlarıyla şöyle:
'Geçici' ifadesi
Hamas ateşkes taslağındaki, "geçici" ifadesine itiraz ederek savaşın kalıcı ve nihai bir şekilde sona erdirilmesini istedi.
Hamas'ın siyasi büro üyesi Basem Naim, "İsrail'in bölgedeki varlığını sürdürmesini ve halkımıza yeni saldırılar düzenlemesine izin verilmesini kabul etmeyeceğiz" dedi.

Kaynak, EPA
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise Hamas'ın talebi için "hayal ürünü" dedi. Netanyahu, İsrail'in "mutlak zafer" ilan edene dek Gazze'de savaşmaya devam edeceğini söyledi.
Netanyahu ayrıca zaferin ancak İsrail'in Hamas'ın son kalesi olduğunu söylediği güneydeki Refah kentine girmesiyle gerçekleşeceğini belirtti. Gazze'de evlerinden edilmiş yaklaşık 1,5 milyon Filistinli Refah'da barınıyor.
Ancak Netanyahu'nun Refah'a yönelik geniş çaplı bir işgali ertelemeyi düşündüğü bildiriliyor.
Bu gelişme, İran'ın hafta sonu İsrail'e 300'den fazla füze ve silahlı insansız hava aracı (SİHA) ile saldırmasının ardından yaşandı. Tahran yönetimi, 1 Nisan'da Suriye'nin başkenti Şam'daki konsolosluk binasını hedef alan ve İsrail'in düzenlediği sanılan ardından misilleme sözü vermişti. Bu saldırıda İran Devrim Muhafızları’nın üst düzey bazı komutanları da öldürülmüştü.
Rehine pazarlıkları

Kaynak, Reuters
Hem İsrail hem de Hamas için önemli bir endişe konusu da rehinelerin serbest bırakılması ve nasıl seçilecekleri.
ABD, Hamas'ın elinde kalan 40 rehineyi daha önce kabul edildiği gibi "ölü ya da diri" değil, "canlı" olarak serbest bırakmasını önerdi. Bunun karşılığında da İsrail'in hapishanelerde tuttuğu 900 Filistinliyi serbest bırakması istendi.
BBC'ye konuşan bazı Hamas kaynakları, "ateşkes taslağındaki ana anlaşmazlık noktasının 'canlı' kelimesi olduğunu" söyledi.
Bazı haberlere göre Hamas'ın elinde serbest bırakılma şartlarını karşılayan 40 canlı rehine olmayabilir. Söz konusu rehine şartı; kadınları, kadın askerleri, 50 yaş üstü erkekleri ve sağlık sorunları olan 50 yaş altı erkekleri kapsıyor.
ABD "erkek askerlerin" de dahil edilmesini önermiş ancak Hamas bunu reddetmişti.
İsrailli barış aktivisti ve Hamas'ın eski rehine müzakerecisi Gershon Baskin, "Askerlerin rehine olarak bedeli sivillerden daha yüksek" diyor.
Baskin, Hamas'ın askerlerin serbest bırakılması için ayrıca müzakere etmek isteyeceği görüşünde.
İsrailli yetkililer Gazze Şeridi'nde halen 133 rehine olduğunu tahmin ediyor. Bunların arasında öldüğü teyit edilen 30 kişi de var.
ABD, İsrail'in 100'ü müebbet hapis cezasına çarptırılmış 900 Filistinliyi serbest bırakmasını önerdi. Ancak hangilerinin serbest bırakılacağına kimin karar vereceği konusunda soru işaretleri var.
İsrailli bağımsız bir siyasi analist olan Eli Nissan, "İsrail, takas anlaşmasında Filistinli mahkumların isimlerini Hamas'ın belirlemesine izin veremez" diyor ve ekliyor:
"Eğer Hamas'a, örneğin Mervan Barguti ve Ahmed Saadat gibi müebbet hapis cezası almış bazı mahkumları serbest bırakma özgürlüğü tanınırsa bu İsrail'deki insanları çok kızdıracaktır."

Baskin, Barguti ve Saadat'ı daha önce "İsrail karşıtı" hareketlere liderlik etmiş "Filistin-İsrail çatışmasının sembolleri" olarak tanımlıyor.
Filistin'de El Fetih hareketinin eski liderlerinden Mervan Barguti, İsrailli yetkililerin kendisini El Aksa Şehitleri Tugayları'nı kurmakla suçlamasının ardından 2004 yılında müebbet ve 40 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Barguti bu suçlamayı reddetti. El Aksa Şehitleri Tugayları, Batı Şeria ve Gazze'de İsrail askerlerine ve yerleşimcilere yönelik çok sayıda saldırının yanı sıra İsrail içindeki sivilleri hedef alan intihar saldırıları da düzenledi.
Eski Filistin Halk Kurtuluş Cephesi Genel Sekreteri Ahmed Saadat ise 2001 yılında İsrail Turizm Bakanı Rehavam Zeevi'ye suikast düzenlemek suçundan 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Avukatı suçlamaları reddetti.
Baskin, bu kişilerin tekrar insan içine çıkmalarının Filistinlilere İsrail askerlerine karşı savaşmaya devam etmeleri için ilham verebileceğini söylüyor.
Gazze'nin kuzeye geri dönüş talebi

Kaynak, EPA
ABD, güneyde yerlerinden edilmiş Filistinlilerin kuzeye evlerine dönmelerine izin verilmesini de önerdi. Ancak Filistinli ailelerin "koşulsuz" dönüşünde ısrarcı olan Hamas’ın aksine İsrail bazı koşullar istiyor.
Baskin, kuzeye dönecek her Filistinlinin Hamas mensubu ya da Hamas savaşçısı olmadığına emin olmak için kapsamlı bir soruşturmadan geçirilmesi gerektiğini söylüyor.
Ancak Hamas'ın üst düzey yetkililerinden Naim'e göre bu "inceleme", Hamas tarafından binlerce Filistinliyi "haklı bir neden olmaksızın" tutuklamanın yeni bir yolu.
ABD taraflara baskı yapıyor
İsrail ve Hamas arasındaki anlaşmazlıklara rağmen, her iki tarafın da karşı karşıya kaldığı baskının önümüzdeki haftalarda bir anlaşmaya varmaları için teşvik edici bir rol oynayacağı düşünülüyor.
ABD Başkanı Joe Biden, Netanyahu'yu ateşkes anlaşmasını kabul etmeye çağırırken, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken de Hamas'ın "bu ciddi teklifi" kabul etmesini istedi.
Heyetin Kahire'deki görüşmelerden ayrıldığını belirten Hamas, yönetim içerisinde istişarelerde bulunacağını, müzakerelerin ve çabaların devam ettiğini belirtti.
İsrail'in eski rehine müzakerecisi Baskin ise şunları söyledi:
"İsrailli rehinelerin ailelerinden gelen iç baskıya ek olarak Amerikan baskısı, Netanyahu'yu istemese bile mevcut anlaşmayı kabul etmeye zorlayabilir."





