İstanbul'da kurban pazarı: 'Büyükbaş hayvan, kasaptan ucuza geliyor'

- Yazan, Fatima Çelik
- Unvan, BBC Türkçe
- Bildirdiği yer, İstanbul
- Okuma süresi: 3 dk
Müslümanlar tarafından Hicrî takvime göre Zilhicce ayının 10. gününden itibaren dört gün boyunca kutlanan Kurban Bayramı, bu yıl 6-9 Haziran tarihleri arasına denk geliyor.
Bu dini bayramda, belli bir ekonomik güce sahip kişilerin kurban kesmesi gerektiğine inanılıyor.
Bayram öncesi kurulan kurban pazarları; köy ile şehrin iç içe geçtiği, hayvan yetiştiricileri ile tüketicilerin birebir temas kurabildiği nadir yerlerden biri.
Bu makalede Google YouTube içeriği bulunmaktadır. Çerez ve diğer teknolojileri kullanıyor olabilirler, bilgisayarınıza herhangi bir şey yüklenmeden önce sizin rızanızı alırız. İzin vermeden önce çerez politikasını okumak ve gizlilik politikasına göz atmak isteyebilirsiniz. Bu içeriğe ulaşmak için lütfen "kabul et ve devam et" seçeneğine tıklayın.
YouTube paylaşımının sonu
'Kasaptan ucuz'
İstanbul Anadolu Yakası'nda, Ataşehir ile Sancaktepe arasında bulunan Ferhatpaşa mahallesindeyiz.
Buradaki kurban pazarında, Samsun, Sivas, Bingöl, Erzurum, Van, Ağrı, Muş ve Giresun'un köylerinden getirilen hayvanlar sergileniyor.
Pazarda alışveriş, sadece ibadet ile ilgili değil; ekonomik hesap da işin içinde.

Samsun'un Kavak ilçesinden gelen Emin Karaca'nın çadırında, büyükbaş hayvanlar kilolarına göre farklı fiyatlardan alıcı bekliyor.
800-850 kiloluk hayvanlar 240-250 bin TL, 600 kiloluklar 180-200 bin TL, 400-450 kiloluklar ise 150-160 bin TL arasında değişiyor.
Karaca, yaylada, doğal ortamda beslediği hayvanların kesim sonrası et maliyetinin kilo başına 600 TL'ye denk geldiğini belirtiyor:
"Şu anda büyükbaş hayvan, kasaptaki etten ucuza geliyor. Bu yüzden vatandaşlar, 6-7 kişilik hisseli kurban alırsa onlar için daha avantajlı oluyor."

Emin Karaca, kurbanlık fiyatlarının geçen yıla göre yüzde 20-25 arttığını, buna karşılık maliyetlerin ikiye katlandığını vurguluyor.
Pazarlık, geleneğin bir parçası olarak görülüyor.Ancak besiciler, müşterilerin fiyatı aşırı düşürme çabasından şikayetçi.
Emeklerinin karşılığını alamadıklarını düşünüyorlar.

'Besici zor durumda'
Yerel üreticiler, hayvanları buzağı iken satın alıyor. Birkaç yıl boyunca yaylalarda otlatıyor.
Birkaç ay da içeride yemle besledikten sonra Kurban Bayramı'na az bir zaman kala büyükşehirlere getirerek satışa çıkarıyor.

Sivas'ın Akıncılar ilçesinden gelen Şükrü Solmaz, hayvan başına 10-15 bin TL kâr etmeyi umuyordu, ama bu yıl bunun mümkün görünmediğini söylüyor:
"Bir hayvana sadece yem için 40-50 bin TL harcıyoruz. Üstüne veteriner, yol, yer ve çadır giderleri derken, maliyetlerin altında eziliyoruz. Vatandaşın alım gücü de olmayınca fiyatları aşağı çekmek zorunda kalıyoruz."
Solmaz, devletin kredi konusunda besiciye destek olduğunu, ancak bu şartlarda bu işe devam edebilmeleri için yem konusunda da destek beklediklerini aktarıyor.
Hayvancılıkta en ciddi sorunun ise çoban bulamamak olduğunu söylüyor:
"40-50 bin TL maaş veriyorsun ama gelen yok. Hayvancılık yapmak yerine büyükşehirlere kaçıp fabrikalarda asgari ücrete çalışmayı tercih ediyorlar."

Erzurum'un Karakoçan ilçesinde ailesiyle birlikte hayvancılık yapan 25 yaşındaki Erhan, işini severek yapıyor.
Ancak gençlerin hayvancılıktan kaçmasını normal karşılıyor:
"Bizim oralarda asgari ücretle çalışan birine kız istemeye gittiğin zaman veriyorlar. Ama gençlere 'sen çobansın' diye kız vermiyorlar. Gençler neden bu işi yapsın ki?"










