Hollanda hükümeti göçmen öğrencilere yönelik ‘burs yolsuzluğu' suçlamalarının araştırılmasını istiyor

öğrenci

Kaynak, Getty Images

    • Yazan, Yusuf Özkan
    • Unvan, Lahey

Hollanda’da göçmen kökenli öğrencilerin, dikkat çekici bir şekilde burs dolandırıcılığıyla suçlandığı ortaya çıktı.

Avukatlara göre, suçlamaların hedefinde ağırlıklı olarak Fas ve Türkiye kökenli öğrenciler yer alıyor.

Hollanda Eğitim Bakanı Robbert Dijkgraaf, Eğitim Yürütme Ajansı'nın (DUO) hibe öğrenci burslarıyla ilgili dolandırıcılık kontrollerinin "gerçekten adil ve etnik ya da milliyete dayalı olup olmadığının" kapsamlı biçimde incelenmesini istedi.

Hollanda’da daha önce vergi makamlarının, çocuk bakım ödeneği konusunda göçmen kökenli aileleri haksız yere suçladığı ortaya çıkmış ve hükümet özür dilemişti.

Hollandalı kamu yayıncısı NOS’un özel medya kuruluşlarıyla ortaklaşa yaptığı araştırmaya göre, benzer bir durum hibe öğrenci bursları konusunda yaşanıyor.

Araştırmaya göre, Hollanda Eğitim Yürütme Ajansı'nın (DUO) hibe burslara ilişkin dolandırıcılık kontrollerinin hedefinde ağırlıklı olarak göçmen kökenli öğrenciler bulunuyor.

Bu konuda açılmış davalarda öğrencileri savunan 30’dan fazla avukata göre, son 10 yıldaki yolsuzluk suçlamalarının yüzde 97’si göçmen kökenli öğrencilere yönelik.

Ajans, 2012 yılından bu yana burs yolsuzluğunu araştırmak için bir algoritma kullanıyor.

Yaş ve eğitim düzeyi gibi risk göstergeleri sayesinde, “potansiyel dolandırıcılar” belirleniyor.

DUO'ya göre, kardeş, teyze, amca ya da ya da diğer akrabalarıyla yaşayan öğrenciler, dolandırıcılık için bir risk grubu oluşturuyor.

Akraba ya da kardeşiyle yaşayan öğrenciler, anne baba yanında olmadıkları için de hibe burs almaya hak kazanıyor.

Anne baba evi yerine, diğer yakınlarıyla yaşadığı belirlenen öğrenciler, aldıkları bursu, cezalı olarak geri ödemek zorunda kalıyor.

Uzmanlara göre, DUO’nun tespit yöntemi oldukça sağlıksız.

Daha önce yolsuzlukla suçlanan öğrencilerin davalarına bakan avukat Gülsüm Çekiç, BBC Türkçe’ye yaptığı açıklamada, genellikle Faslı ya da Türkiye kökenli öğrencilerin hedef alındığını söyledi.

Çekiç, kardeş ya da diğer yakınları ile yaşayan öğrencilerin potansiyel dolandırıcı gibi algılanmasının doğru olmadığını vurguluyor.

Yerli Hollandalı gençlerin 18 yaşına geldiğinde ayrı eve çıkmasının yaygın bir gelenek olduğunu anımsatan Gülsüm Çekiç, DUO’nun kültürel farklılıkları yeterince göz önüne almadan önyargılı davrandığını düşünüyor.

Avukat Çekiç’e göre, Fas ve Türkiye kökenli gençler arasında, ayrı eve çıkmaktansa, yalnız yaşayan kardeş ya da akrabalarının boş odasına taşınmak daha yaygın.

Ancak Hollanda Eğitim Yürütme Ajansı, bu kültürel farkı dikkate almıyor. Bu da, göçmen gençleri potansiyel suçlu durumuna düşürüyor.

'Algoritmanın bilimsel temeli yok'

Etnik fişleme konusunda uzman olan hukukçu Prof. Dr. Gijs van Dijck’a göre, öğrencileri seçen algoritmanın hiçbir bilimsel temeli yok.

Kontroller tarafsız veriler yerine sadece DUO çalışanlarının deneyimlerine dayanıyor.

Ayrımcı algoritmalar üzerine doktora yapan Lucas Haitsma, müfettişlerin kimi kontrol edeceğini 5 DUO çalışanının saptadığına işaret ederek, "Önyargı bu süreci etkileyebilir” diyor.

DUO, yolsuzluk araştırmalarında etnik köken ve milliyet gözetilmediğini savunuyor.

Hollanda Eğitim Bakanı Robbert Dijkgraaf ise, burs yolsuzluğu ile mücadelenin, ayrımcı bir etkiye "zımni" sahip olup olmadığının kapsamlı biçimde araştırılmasını istiyor.

Hollandalı bakan, kamu yayıncısı NOS’a, "Hükümet olarak, çocuk bakım ödeneği konusundaki gelişmelerin sonucu olarak bu konuya karşı gerçekten uyanık hale geldik" dedi.

Hollanda’da 2004-2019 yılları arasında verilen çocuk bakım ödeneği ile ilgili olarak çoğunluğu göçmen kökenli 26 bin aileye ayrımcılık yapıldığı ortaya çıkmıştı.

Göçmen ailelerin bilinçli olarak zarara uğratıldığı ve geri ödenek zorunda oldukları paralar nedeniyle ciddi sorunlar yaşadıklarının belirtilmesi üzerine hükümet istifa etmek zorunda kalmıştı.