İsveçli gazeteci Joakim Medin tahliye edildi, Türkiye'den ayrıldı

Kaynak, MLSA
İstanbul Havalimanı'nda gözaltına alındıktan sonra tutuklanan İsveçli gazeteci Joakim Medin, cezaevinden tahliye edildi.
Medya ve Hukuk Araştırmaları Derneği'nin (MLSA) aktardığına göre Medin bugün Türkiye'den ayrıldı.
28 Mart'ta İstanbul'a giriş yaparken gözaltına alınan ve ardından "Cumhurbaşkanına hakaret" ile "terör örgütü üyeliği" suçlamalarıyla tutuklanan Medin, ilk olarak 30 Nisan'da Cumhurbaşkanına hakaret davasında hâkim karşısına çıktı.
İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi, Medin'e 11 ay 20 gün hapis cezası vererek tahliyesine karar verdi. Ancak gazeteci, "örgüt üyeliği" iddiasıyla açılan dava kapsamında tutuklu kalmaya devam etti.
Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi, örgüt üyeliğine ilişkin davada yetkisizlik kararı vererek dosyayı İstanbul'a gönderdi. MLSA Hukuk Birimi'nin tahliye talebi, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Bunun üzerine Medin, tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi'nden serbest bırakıldı.
Medin hakkında "terör örgütü üyeliği" suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması 25 Eylül 2025'te İstanbul'da görülecek.
Medin, İsveçli Dagens ETC gazetesinin dış haber muhabiri olarak görev yapıyordu.
30 Nisan'daki duruşmayı Avrupa Parlamentosu'ndan Jonas Sjöstedt, İsveç Parlamentosu'ndan Ulrika Westerlund, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) adına Martin Roux, İsveç'in Ankara Büyükelçisi Malena Mard, DİSK Basın-İş, Gazeteciler Cemiyeti ve Medya ve Hukuk Araştırmaları Derneği (MLSA) temsilcileri izledi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, 29 Mart tarihli açıklamasında Medin'i "Türkiye karşıtı haberleri ve PKK'ya yakınlığıyla bilinen bir gazeteci" olarak tanımlamıştı.
Açıklamada, tutuklama kararının gazetecilik faaliyetlerinden bağımsız olduğu ifade edilmişti.
Neyle suçlanıyor?

Kaynak, Sabri Omar
MLSA'nın paylaştığı bilgilere göre savcılık, Medin'i 11 Ocak 2023'te Stockholm'de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın maketinin ters asıldığı bir PKK protestosuna katılmakla suçladı.
Ayrıca Medin'in "terör örgütü ile basın arasındaki irtibatı sağladığı yönünde bir suç kaydı bulunduğu" belirtildi.
Ancak Medin, 30 Nisan'da görülen duruşmadaki savunmasında, o tarihte Almanya'da olduğunu ve bu protestoya ne katıldığını ne de hakkında paylaşım yaptığını söyledi.
Medin'in kimlik tespiti İngilizce-Türkçe tercüman eşliğinde başladı, ancak tercümanın yetersiz bulunması üzerine çeviriyi SEGBİS odasında bulunan MLSA avukatı Batıkan Erkoç üstlendi.
Avukat Veysel Ok da çevirideki eksikliklere dikkat çekerek savunmanın sağlıklı şekilde yapılmasının önemine vurgu yaptı.
MLSA'ya göre Medin savunmasında, 2012'den bu yana tam zamanlı gazetecilik yaptığını ve Dagens ETC'de dış haber muhabiri olarak çalıştığını söyledi.
Ukrayna, Irak, Suriye gibi ülkelerde haber yaptığını, Türkiye'yi de birçok kez ziyaret ettiğini söyleyen İsveçli gazeteci, mesleği kapsamında İsveç'in NATO üyelik sürecine dair makaleler yazdığını kaydetti.
Medin, Türkiye'ye geliş amacının bir hafta sonunu geçirdikten sonra Filistin Topraklarına geçmek olduğunu belirtti.
Savunmasında, gözaltı sürecindeki hukuksuzluklara da dikkat çeken Medin, tercüman ve avukat olmadan sorgulandığını ve imzalatılan belgelerin Türkçe olduğunu, içeriğini anlayamadığını söyledi.
Medin polisin İngilizce bilmediği için sorgusundaki çevirilerin Google Translate ile yapıldığını söyledi.
Hakim LGBTİ+ bayrağını sordu
MLSA'nın aktardığına göre hakim, iddianamede yer alan 8 Ağustos 2023 tarihli onur haftası etkinliğine dair fotoğrafı gündeme getirerek, LGBTİ+'ları sembolize eden gökkuşağı bayrağının ve Erdoğan maketinin anlamını sordu.
Medin, söz konusu fotoğrafı kendisinin değil, editörlerinin seçtiğini belirterek kendisinin sadece NATO sürecini kamu yararına haberleştirdiğini, amacınınsa kimseyi aşağılamak olmadığını belirtti.
Avukat Veysel Ok, iddianamede suçlamaya konu edilen içeriklerin haber niteliği taşıdığını ve müvekkilinin gazetecilik dışında bir eylemde bulunmadığını vurguladı.
Ok, "LGBT bayrağı dünyanın hiçbir yerinde hakaret sayılmaz. Müvekkilim gazetecilik yaptı ve haberlerini sosyal medyada paylaştı. Erdoğan'ı bilerek ve isteyerek aşağılamak gibi bir amacı yoktu" dedi.
Avukat Hazal Sümeli de Medin'in protestoya katılmadığına, paylaşım yapmadığına ve hakkındaki suçlamaların dayanağının zayıf olduğuna dikkat çekerek beraat talep etti.
Duruşmanın sonunda hakim, Joakim Medin hakkında 11 ay 7 gün hapis cezası verildiğini, ancak bu cezanın ertelendiğini açıkladı.
Medin'in tahliyesine karar verildi.
İmamoğlu protestoları için İstanbul'a gitmişti
Muhabir Medin, Ekrem İmamoğlu protestolarını haberleştirmek için 27 Mart Perşembe günü İstanbul'a gitmişti.
Gazetenin aktardığına göre, Joakim Medin, İstanbul'a ulaştıktan sonra, editörüne "sorgulanmak" üzere gözaltına alındığını ileten bir mesaj attı.
O dönem BBC Türkçe'ye konuşan gazetenin yazı işleri müdürü Andreas Gustavsson, muhabirlerinin resmen tutuklandığını ve cezaevine götürüldüğünü söyledi.
Yazı işleri müdürü, "Kendisine karşı hiçbir resmi suçlama yapılmadı" ifadesini kullandı.
Dagens ETC gazetesi, Medin'in birkaç yıldır Türkiye üzerine haberler yaptığını aktardı.
Sweden Herald haber sitesine göre İsveç Dışişleri Bakanlığı Joakim Medin ile iletişim kurmayı başardı.
Haber sitesi, Medin'in 10 yıl önce Suriye'de Kürt grupların kontrolünde bulunan bölgelere gittikten sonra Suriye hükümeti tarafından bir hafta boyunca tek kişilik hücrede hapsedildiğini yazdı.
X hesabından bir paylaşımda bulunan İsveç Dışişleri Bakanı Maria M Stenergard, İsveç İstanbul Başkonsolosluğu'nun yerel makamlarla temas halinde olduğunu duyurdu.
Bakan Stenergard, "Gazetecilerin özgürlüğünün elinden alınmasını her zaman ciddiye alırız" mesajı verdi.
Dagens ETC Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Karin Olsson, İsveç'teki Expressen gazetesine yazdığı yazıda "Türkiye'de yerli gazeteciler uzun zamandır tehdit altında yaşıyordu. Fakat artık yabancı gazetecilerin de ülkede çalışması git gide zorlaşıyor" dedi.
Medin, protestolar başladığından bu yana gözaltına alınan ikinci yabancı gazeteci oldu.





