Numan Kurtulmuş: 'Yasal düzenlemelerin hemen ramazan sonrası gündeme gelmesi şart'

Kurtulmuş lacivert ceket mavi gömlek kırmızılı bir kravatla kürsüde oturuyor mikrofona konuşuyor yanında Türk bayrağı var.

Kaynak, TGNA/Anadolu/Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Kurtulmuş, Komisyon çalışmalarıyla ilgili, "Türkiye için önemli bir hayati eşiği aştık" dedi.
Okuma süresi 4 dk

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreçte, yasal düzenlemelerin ramazan ayından hemen sonra gündeme gelmesi önerisinde bulundu.

Kurtulmuş'un açıklamaları başkanlık ettiği Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun raporunu yayımlayarak çalışmalarını tamamlamasının ardından geldi.

"Hemen ramazan sonrasında bu yasal düzenlemelerin gündeme gelmesinin şart olduğu kanaatindeyim" diyen Kurtulmuş, "Bir yere kadar geldikten sonra böyle bir ittifak ortaya çıktıktan sonra bunun gereğini yerine getirmek lazım" ifadelerini kullandı.

Komisyon raporun 6. bölümünde sürece ilişkin yasal düzenlemelere, 7. bölümde ise demokratikleşme ile ilgili önerilere yer veriliyor.

Yasal düzenlemeler bölümünde sürecin sağlıklı ve kalıcı biçimde ilerleyebilmesi için gerekli yasal altyapının oluşturulmasının zorunlu olduğu vurgulanıyor.

Bunların tavsiye niteliğinde olduğunu vurgulayan Kurtulmuş sözlerinin devamında PKK'nın Öcalan'ın fesih çağrısına uyduğunu hatırlatarak, örgütle ilgili "geçici ve özel" bir yasanın çıkmasının önemli olduğunu söyledi.

TBMM Başkanı, bu düzenlemenin genel bir af gibi algılanmaması gerektiğini vurguladı ve silah bırakan kişilerin hukuki sürece tabi tutulması gerektiğini ifade etti.

Bu kişilerin kimliklerinin kayıt altına alınması, haklarında işlem yapılması ve ardından Türk Ceza Kanunu'ndaki mevcut hükümler çerçevesinde (örneğin koşullu salıverilme yoluyla) serbest bırakılabileceklerini belirtti.

'Türkiye için önemli bir hayati eşiği aştık'

20 Şubat akşamı İstanbul'da medya kuruluşlarının genel yayın yönetmenleriyle biraraya gelen Kurtulmuş, süreçle ve raporla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

"Son derece olumlu, son derece zor olmakla birlikte yapıcı bir süreci geride bıraktık" dedi.

18 Şubat'ta yayımlanan raporla ilgili, "bundan sonra yapılacaklar konusunda bir mihenk taşıdır, bir çerçevedir" ifadelerini kullandı.

Komisyon çalışmalarının tavsiye niteliğinde olduğunu söyleyen TBMM Başkanı, Özellikle 6 ve 7. bölümde ortaya konulan tekliflerin tamamıyla tavsiye niteliğinde olduğunu vurguladı.

"Türkiye için önemli bir hayati eşiği aştık" diyen Kurtulmuş, sözlerinin devamında, "Ama bu her şeyin bittiği anlamına gelmiyor. Üzerinde sıkı bir çalışma dönemine ihtiyaç var. Ümit ederim ki komisyonda ortaya konulan bu demokratik olgunluk, Türkiye'de siyaset dilini de ciddi bir şekilde pozitif anlamda etkiler. Türkiye şunu gösterdi. En ağır sorununu bile Türkiye oturup konuşup çözebiliyor" ifadelerini kullandı.

Komisyondaki bütün partilerin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarının eksiksiz uygulanması konularında uzlaştığını hatırlattı.

Türkiye'nin dünyada özellikle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını "en yüksek uygulayan ülkelerden biri" olduğunu savundu.

"Ama bunların hepsinin uygulanması, uygulanmayan bazı mahkeme kararları dolayısıyla da Türkiye hep uluslararası alanda eleştirilen bir konumda oldu. Bunun ortadan kaldırılmasına dönük bir tavsiye cümlesidir" diye ekledi.

Konuşmasında bölgesel gelişmelere de değinen Kurtulmuş, "Şimdi Suriye'de yeni bir denklem kuruluyor ve bu denklem içerisinde çok şükür entegrasyon, bizim için en hayati konu olan entegrasyon meselesi iyi bir şekilde işliyor" dedi.

Suriye'de Kürt liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri'nin Şam yönetimine entegrasyonu anlaşması 2 Şubat'ta yürürlüğe girmişti.

Kurtulmuş konuşmasında yeni anayasa çalışmalarına da değindi.

"Türkiye siyasetinin aslında üzerinde konuşmadan ittifak ettiği hususlardan birisi de 12 Eylül darbe anayasasının artık Türkiye için geçerli olmadığı, yeterli olmadığıdır" dedi.

Anayasayla ilgili iktidarın "gizli bir gündemi" olmadığını belirtti.

"Anayasa konusunda da ne yapılacaksa yine açık bir şekilde halkın önünde olacak. Çünkü bir anayasa değişikliğini referanduma götürecekseniz, oyu verecek olan milletten neyi kaçıracaksınız? Bunlar akıl dışı, kuşkuyu siyaset aracı haline getirmiş olan birtakım yaklaşımlardır" diye ekledi.

Raporla ilgili eleştiriler neler?

Raporun yayımlanmasının ardından bazı siyasi parti ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri içeriğine dair eleştirilerde bulundu.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, raporu fikri ve vicdani olarak bir "sefalet manifestosu" olarak nitelendirdi.

"Yazılanlarla hukuk devleti, demokrasi, kardeşlik, insan hakları ve Meclis üstünlüğü gibi kavramların, tutuksuz yargılama, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi gibi birkaç asırlık beşeriyet kazanımlarının keşfedildiği ilan edilmektedir" dedi.

Cumartesi Anneleri İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyonu ise raporda, "zorla kaybetmeler gibi ağır, sistematik ve süreklilik arz eden insan hakları ihlallerinin yok sayılması"nın çelişkili bir duruma neden olduğunu savundu.

İnsan Hakları Derneği (İHD), Komisyon'un raporda vurguladığı tavsiyelerin hızla hayata geçirilmesini takip etme çağrısında bulundu.

Dernek, raporun dilini eleştirerek, geçmiş dönemin kavramlarına sıkça referans verilmesinin barış fikriyle mesafe oluşturduğunu belirtti.

Bunun yerine kapsayıcı ve onarıcı bir dil kullanılması önerisinde bulundu.

Bazı eleştirilere yanıt veren MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, "'Ağzı kafasından bir karış yukarıda' bazı arkadaşların, Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu üzerinde yorum yaparken, raporu hiç okumadığı kurduğu ilk cümleden anlaşılıyor" dedi.