BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 22 Nisan, 2009 - TSİ 05:51
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
22 Nisan 2009 Basın Özeti
Hükümetin açıklayacağı yıllık bütçe rakamlarıyla ilgili haber ve yorumlar tüm İngiliz gazetelerinin sayfalarında yer buluyor.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Financial Times, konuyu manşetine taşıyor:

"Maliye Bakanı Alistair Darling, bu mali yılda değeri 200 milyar sterlini aşan devlet tahvilleri çıkarmak zorunda kalacak. Bu, piyasanın beklentilerinin hayli üzerinde... Kamu borçlanma rakamlarının 170 ila 180 milyar sterline çıkması bekleniyor. Barış zamanı için rekor düzeyde olan bu borçlanma miktarı, Darling'in yeni iş imkânları yaratacak ve büyümeye yönelik yatırım yapacak bir bütçe açıklama hedefine gölge düşürecek."

Independent gazetesi de konuyla ilgili haberinde şu ifadeleri kullanıyor:

"Maliye Bakanı, ekonomide düzelmenin bu yıl sonundan önce görülmeyeceğini söyleyecek. Bu nedenle, kamu borçlanma rakamları İkinci Dünya Savaşı sonrasının rekoru olacak 170 milyar sterline çıkacak. Alistair Darling'in, kamu harcamalarını dizginleyecek ve yüksek vergiler getirecek bir program açıklaması bekleniyor. Ancak olası vergi artışlarının gelecek yıl yapılacak seçimlerden önce hayata geçmesi muhtemel görünmüyor."

Independent, başyazılarından birini de bu konuya ayırıyor:

"Alistair Darling'in açıklayacağı bütçenin somut, gerçekçi ve ikna edici olması gerekiyor. Bu gereklilik, sadece ülkeye çökmüş ve hırçın bir havanın hakim olmasından ve siyasetçilerin kuşkuculuğundan değil, aynı zamanda bunun esas olarak bir seçim bütçesi olmasından kaynaklanıyor. Bu, hükümetin seçimlerden önce hedefler koyup onları yakalaması için son şansı."

Times'ın başyazılarından birinde de bugün açıklanacak bütçe hedeflerinin siyasette önemli bir dönüm noktası teşkil edeceği dile getiriliyor. Independent gibi Times da, Maliye Bakanı'nın açıklamalarının gelecek yılki genel seçimlerin çerçevesini çizeceği görüşünde.

"Genel seçimler için kampanya bugün başlıyor. Bütçe açıklaması, çok zor seçeneklerin masada olduğu bir dönemi başlatacak. İşçi Partisi kesintilerin nerede yapılacağı ve vergilerin hangi alanlarda arttırılacağı konularında zor seçimler yapmak zorunda kalacak. Muhafazakâr Parti'nin, geçmişteki tutumlarını tekrar etmek ve harcamaları daha çok dizginlemek arasında bir seçime gitmesi gerekecek. Tatsız seçenekler açıkça anlatılmayacak. Bu durumda da karar vermek için seçim bize, seçmenlere düşecek."

Milletvekillerinin harcamaları

Guardian'ın manşetinde ise Başbakan Gordon Brown'ın milletvekilleri harcamalarına yönelik yapmayı planladığı reformlar yer alıyor.

"Brown'un maliyetleri düşürmesini umduğu bir dizi reform arasında en önemlisi, milletvekillerinin ikinci evlerine ayrılan ve defalarca istismar edilen yılda 24.000 sterlinlik ödeneklerin kaldırılması. Bunun yerine milletvekilleri, parlamentoya gelmeleri karşılığında günlük 150 sterlin ödenek talep edebilecek. Bu rakam vergiden muaf tutulacak."

Obama'dan "misilleme"

Guardian'da ilk sayfadan duyurulan haberde, Amerikan Başkanı Barack Obama'nın, Bush yönetiminin önde gelen isimleri hakkında işkence suçlamasıyla dava açılabileceği şeklindeki açıklamasına yer veriliyor.

"Barack Obama, su işkencesi olarak da bilinen 'waterboarding' yöntemi de dahil sert sorgu tekniklerinin kullanılmasına onay veren Bush yönetiminin üst düzey isimleri hakkında dava açılabileceğini söyledi. Obama, Adalet Bakanı Eric Holder'ın konuyla ilgili bir soruşturma yürüttüğünü ve son kararın kendisine ait olacağını ifade etti."

Beyaz Saray'dan daha üç gün önce, bu sorgu tekniklerini onaylanan kişiler hakkında dava açılmasından yana olmadıkları şeklinde bir açıklama geldiğini hatırlatan Guardian, Obama'nın bu karar değişikliğinin altında ABD'nin eski Başkan Yardımcısı Dick Cheney'e misilleme yapma isteğinin yatıyor olabileceğini belirtiyor. Cheney, dün sorgu teknikleriyle ilgili belgelerin kamuoyuna açıklanmasından rahatsız olduğunu söylemişti.

Guardian yazarı Simon Jenkins, şu yorumda bulunuyor:

"Amerika'nın ya da İngiltere'nin bir intihar bombacısı yüzünden İslamcı bir halifeliğe doğru gittiğini düşünen herkes, demokrasinin gücüne hiçbir inancı olmayan pısırığın tekidir. Amerika'nın eski başkan yardımcısı açıkça bu gruba giriyor. Hükümetler vatandaşlarını korumakla yükümlüdür. Ancak bu polisiye bir görevdir. İslamcı tehdit hiçbir şekilde bir savaş teşkil etmiyor. Saldırılar gayretli polisiye çalışmalarla da gayet tabii önlenebilirdi. İşkencenin bu saldırıları önlediğine inanmak güç."

"Sri Lanka'da paket şart"

Sri Lanka'da ordu ile isyancı Tamil Kaplanları arasında devam eden çatışmalar ve ateş altında kalan sivillerin durumuyla ilgili bir yorumla devam ediyoruz. İngiltere merkezli düşünce kuruluşu Chatham House'dan Charu Lata Hogg, Independent'ta yayımlanan yazısında şöyle diyor:

"Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi sivillerin korunması için bir an önce harekete geçmelidir. Sri Lanka'nın en büyük maddi destekçisi Japonya ve komşusu Hindistan, hükümet üzerinde baskı oluşturmalıdır. Yıllardır devam eden çatışmaların ardından, hükümetin bu işi bitirme isteği anlaşılabilir bir durum. Ancak adalet, azınlıktaki Tamillere gerçek haklar sunacak ve kendilerin iktidarda etkin bir hisse verecek bir anayasal pakete gereksinim duyuyor. Bu oluncaya dek de, savaş alanında kazanılan zafer kısa süreli olacaktır."

İnsan klonlama

Independent'ın manşetine yerleşen haberde, bir doktorun insan embriyolarını klonladığı ve klonlanmış bebek doğurmak isteyen kadınların rahimlerine yerleştirdiği iddiasına yer veriliyor. Ayrıntılar özetle şöyle:

"Üreme sağlığı doktoru Panayiotis Zavos, 14 insan embriyosu klonladığını ve bu klonlanmış embriyolardan 11'ini 4 kadının rahmine yerleştirdiğini öne sürdü. Klonlama işlemi bağımsız bir belgesel yönetmeni tarafından da kaydedildi. Zavos, söz konusu operasyonu muhtemelen klonlama üzerinde herhangi bir yasak olmayan Orta Doğu'da gizli bir laboratuvarda gerçekleştirdi. Embriyo transferlerinin hiçbiri hamilelikle sonuçlanmadı, ancak doktor Zavos bunun klonlanmış bir bebek doğurulması yolundaki çalışmalarında henüz ilk aşama olduğunu söylüyor. Zavos, 'İlk klonlanmış bebeği dünyaya getirecek kişi ben olmayabilirim, ama bu bebek yolda. Bunun olmaması mümkün değil.' diyor."

İlgili haberler
21 Nisan 2009 Basın Özeti
21 Nisan, 2009 | Basın Özeti
20 Nisan 2009 Basın Özeti
20 Nisan, 2009 | Basın Özeti
19 Nisan 2009 Basın Özeti
19 Nisan, 2009 | Basın Özeti
17 Nisan 2009 Basın Özeti
17 Nisan, 2009 | Basın Özeti
16 Nisan 2009 Basın Özeti
16 Nisan, 2009 | Basın Özeti
15 Nisan 2009 Basın Özeti
15 Nisan, 2009 | Basın Özeti
14 Nisan 2009 Basın Özeti
14 Nisan, 2009 | Basın Özeti
13 Nisan 2009 Basın Özeti
13 Nisan, 2009 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik