BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 23 Şubat, 2009 - TSİ 07:47
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
23 Şubat 2009 Basın Özeti
Independent'in iç sayfalarında Irak'ın karşı karşıya bulunduğu yeni savaş riskine ilişkin dikkat çekici bir haber var.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Gazetenin Irak konularındaki uzman muhabiri Patrick Cockburn'ün Musul'dan gönderdiği habere göre, Bağdat ve ülkenin güneyinde şiddet olaylarında azalma yaşanırken, kuzeyde Suriye'den İran sınırına uzanan bölgede çatışmalar artıyor.

Çatışmanın tarafları Kürt peşmergeler ve ağırlığını Arapların oluşturduğu Irak ordusu.

Ülkede daha etkili olmaya başlayan ordunun etkinliğini Kürtlerin kontrolündeki kuzeye yayma çabası ise son dönemde yaşanan çatışmaların nedeni.

Çatışmalar ise Barack Obama'nın Irak'tan asker çekme stratejisini baltalama riski taşıyor.

Haberde Diyala ve petrol zengini Kerkük bölgesindeki Kürtlerin intihar saldırılarına hedef olduğu, Arapların da Kürtleri kendilerine karşı etnik temizlik kampanyası yürütmekle suçladıklarına yer veriliyor.

Haberde görüşleri aktarılan Kürt yetkililer, hükümeti bölgede yüzde 80'i Araplardan oluşan birlikleri konuşlandırmakla suçlarken, bölgesel yönetimin başkanı Neçirvan Barzani ise, eğer anlaşmazlıklar Amerikalılar çekilene kadar çözülemezse taraflar arasında bir savaş yaşanacağı uyarısında bulunuyor.

Sorunu başyazısında irdeleyen Independent, Kürtler'in Arapların da hak iddia ettiği topraklar için savaşmaya hazır olduklarının anlaşıldığına dikkat çekerek, şöyle devam ediyor:

''Irak, sonuçları bu kez ülke sınırlarının ötesine geçecek yeni iç çatışma riskiyle karşı karşıya. Iraklı Araplarla Kürtler arasında şiddetin artması, Kürt devletini yeniden gündeme getirecek bu da Türkiye'de tedirginliğe ve hatta daha da fazlasına neden olacaktır.''

''Irak'ın diğer kesimlerindeki huzur ortamının bir diğer çatışmayı ve belki de ilkinden çok daha tehlikeli bir gerilimi tetiklemesi bir trajedidir. Ama Musul ve Kerkük'ün statüsü ihtilaflı kaldığı sürece, Irak savaşının bittiğini söyleyebilmek için çok erken olacaktır.''

'İsrail'a silah yardımı durdurulsun'

İsrail'in geçen yılın sonu, bu yılın başında Gazze'ye düzenlediği saldırılarda kullandığı fosfor silahları büyük tepkiye hedef olmuş, bu cephanenin sivillere yönelik kullanılmasının savaş suçu soruşturması gerektirdiği iddiası sıkça dile getirilmişti.

Guardian'ın haberine göre, Uluslararası Af Örgütü-Amnesty International, bu beyaz fosfor bombalarının izlerinin Amerika Birleşik Devletleri'ne uzandığını saptamış.

''Gazze saldırılarında beyaz fosforun yanısıra kullanıldığı saptanan Amerikan menşeili diğer silahlar yüzlerce kilogramlık bombalar ve cehennem ateşi olarak adlandırılan füzeler.''

''Af Örgütü, hem İsrail hem de Filistinli militan gruplara silah ambargosu uygulanması, Obama yönetiminin İsrail'e yönelik askeri yardımı durdurması. Amerika Birleşik Devletleri, İsrail'in yıllardır en büyük silah tedarikçisi. Bush döneminde 10 yıllık anlaşmayla Washington İsrail'e, 30 milyar dolarlık silah yardımı sağlamayı taahhüt etti.''

''Filistinli gruplar ise, Rusya, Çin ve İran'da üretilen pek de karmaşık olmayan silah sistemleri kullanıyor, bazılarını da gizli kaynaklardan sağlıyor.''

'Brown'ın yeni bankacılık kumarı'

Ekonomi gazetelerde bugün öne çıkan gündem maddelerinden.

Financial Times, Berlin'de toplanan Avrupalı liderlerin mali piyasaları ve hedge fonları kontrol etmek için sıkı yasal düzenleme konusunda uzlaşmaya varmalarını manşetinden duyuruyor okurlarına.

Bir diğer uzlaşma noktası da, olağandışı uluslararası krizde sıkıntı yaşayacak ülkeleri kurtarmak için devreye girdiğinde kullanabilmesi için Uluslararası Para Fonu'nun mali kaynaklarını iki katına çıkarmak diyor Financial Times.

Daily Telegraph'ın manşetinde ise Başbakan Gordon Brown'ın yeni bir bankacılık sektörü kumarına hazırlandığı iddiası var.

Brown'ın masaya sürmeye hazırlandığı miktar ise 500 milyar sterlin. Bu hafta açıklanması beklenen plana göre bankaların zehirli olarak nitelenen riskli kredileri için ayrılacak sigorta fonunu oluşturacak bu 500 milyar sterlin.

Bir diğer önlem, devletin ilk kamulaştırdığı olan Northern Rock'a, emlak kredisi olarak dağıtması için 14 milyar sterlin aktarılması. Üçüncü adım ise, bankalara nakit para aktarmak için bankalardan tahvil ve hisse senedi satın almak.

Daily Telegraph, bu planların, daha önce atılan adımların başarısız olduğu anlamına geldiğine dikkat çekiyor.

Çevreci nükleer yandaşları

Independent 'in bu sabah manşetinden duyurduğu haber İngiltere'de Yeşil hareketin önde gelen isimlerinin nükleer enerji konusundaki muhalif tavırlarından 180 derecelik dönüş yaptıklarına işaret ediyor.

Şimdi tutum değiştirdiklerini açıklayan isimlerin geçmişte muhalif tavırları nedeniyle hükümetin yeni nükleer santral inşaası politikasını dondurma kararı almasında etkili olduklarına dikkat çeken Independent'ın haberine göre nükleer enerji savunucusu çevreciler arasında çevre örgütü Greenpeace'in eski başkanı Stephen Tindale de var. Peki neden bu tutum değişikliği?

Tindale, şöyle açıklıyor:

''Nükleer santrallere kısmen çevre kirliliği ve nükleer atıklar nedeniyle, ama özellikle de nükleer silahların yayılmasından duyduğum korku yüzünden muhaliftim. Fikrimin değişmesi de bir gecede olmadı.''

''Zaman içinde özellikle Sibirya'da, donmuş tabakanın eriyerek metan gazının atmosfere yayılmasına neden olmasıyla sorun çok ciddi boyutlara ulaştı. Bu din değiştirmek gibi. Nükleere karşı olmak çevreci olmanın önemli bir parçasıydı, ama şimdi çevrecilerle konuştuğumda nükleer enerjinin ideal olmamakla birlikte iklim değişikliğinden çok daha iyi olduğu konusunda giderek yaygınlaşan bir kanı olduğunu görüyorum.''

Bu haberle aynı sayfada yer alan bir başka görüş ise, iklim değişikliğiyle mücadele konusunda nükleer enerjiden daha etkin yollar bulunduğunu savunuyor.

Yine İngiltere'nin önge gelen çevrecilerinden, Yerkürenin Dostları örgütünün eski başkanı Tony Juniper, yazısında para ve zaman israfı olarak nitediği nükleer enerji yerine, yenilenebilir enerjiye odaklanmalı görüşünde.

''Amerika Birleşik Devletleri'nde yapılan bir araştırmaya göre enerji tasarrufu için harcanan her bir dolar, atmosfere karbon salımının önlenmesi çalışmaları esas alındığında, nükleer enerjiye harcanan bir dolardan daha verimli sonuç veriyor. Tasarrufun yanısıra daha yenilenebilir enerji, daha temiz otomobiller, daha az yoğun olan trafik, binalar için daha işlevsel enerji sistemleri, fosil yakıt kullanımını daha verimli ve temiz hale getirmek nükleer enerjiden daha iyi bir çözüm paketidir.'

''Buna ek olarak genelde tüketimin azaltıldığı bir kültür değişikliği boyutu da olan bir enerji politikasına gerek var.''

İlgili haberler
22 Şubat 2009 Basın Özeti
22 Şubat, 2009 | Basın Özeti
19 Şubat 2009 Basın Özeti
19 Şubat, 2009 | Basın Özeti
18 Şubat 2009 Basın Özeti
18 Şubat, 2009 | Basın Özeti
17 Şubat 2009 Basın Özeti
17 Şubat, 2009 | Basın Özeti
16 Şubat 2009 Basın Özeti
16 Şubat, 2009 | Basın Özeti
15 Şubat 2009 Basın Özeti
15 Şubat, 2009 | Basın Özeti
13 Şubat 2009 Basın Özeti
13 Şubat, 2009 | Basın Özeti
12 Şubat 2009 Basın Özeti
12 Şubat, 2009 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik