BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 03 Şubat, 2009 - TSİ 08:10
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
3 Şubat 2009 Basın Özeti
İngiltere'de yaşamı felç eden kar ve soğuk hava bugün de gazete sayfalarının büyük bölümünü doldurmayı sürdürüyor.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Gazetelere göre soğuk havanın kaybedilen mesai ve diğer yan etkileriyle birlikte faturası, 1 milyar sterlin ya da üzerinde.

En yaygın şekilde tartışılan konu ise, sonuçta 20 santimetre civarında olan karın, gelişmiş bir ülkede hayatı nasıl bu kadar kolay felç edebildiği...

Kara, demir ve havayolu yöneticilerinin halkın öfkesine hedef olduğuna dikkat çeken Daily Telegraph, başyazısında "İkinci Dünya Savaşı'nda Alman Luftwaffe uçaklarının bombardımanı sırasında bile Londra'da otobüs seferleri durmamıştı" diyerek uygulamaya tepki gösteriyor:

"Bugünlerde doğanın getirdiği unsurlar karşısında mücadele etmek yerine, kamu sektörünün ilk hareketi genelde güvenlik kurallarını gerekçe gösterip pes etmek oluyor. Kimse ulaşım sisteminin normal şekilde işlemesini beklemiyordu. Ama neredeyse hiç bir şeyin işlememesi kabul edilir bir şey mi? Tabii burada, Kanada'daki gibi kar küreyici filoları olmasını istemek makul değil. Ama insanların işlerine ulaşmak için verdiği takdire şayan mücadele karşısında, kamu hizmetleri de bu kadar kolayca şalteri indirmemeli, biraz daha gayret göstermeliydi."

Times ise karla yaşamaya alışık pek çok ülkenin aksine İngiltere'nin nadiren böyle bir hava durumuyla karşılaştığını belirtip, buna karşı kapsamlı önlem alınmasının ekonomik faturası açısından pek mümkün görünmediğini savunuyor.

Elverişsiz havanın tüm hafta devam edeceğine dikkat çeken gazeteler, bunun dışında ekonomi ile bağlantılı üç temel gelişme üzerinde odaklanmış bugün: Çinli liderlerin ekonomi planları, Washington yönetiminin yeni paketi ve İngiltere'de rafineri işçilerinin eylemi ile büyüyen korumacılık tartışmaları...

Çinli lidere ayakkabı protestosu

İngiltere'yi ziyaret eden Çin Başbakanı Wen Jiabao, dün Cambridge Üniversitesi'nde yaptığı konuşma sırasında, öfkeli bir protestocunun eline alıp fırlattığı ayakkabısına hedef oldu.

Irak'ta George Bush'un uğradığı protestoyu hatırlatan bu eylem konusunda Independent "Uçan ayakkabı eyleminde sıra Çin Başbakanı'nda" diye manşet atmış ve şöyle devam etmiş:

"İngiltere Başbakanı Gordon Brown, Wen'i davet ederek, küresel ekonomiyi canlandırmak için küresel bir ittifak kurmaya çalıştığını gösterme niyetindeydi. Wen, ülkesinin Tibet siyaseti konusundaki protestolarla yüzleşmiş şekilde evine dönerken, kendisine bir de ayakkabı fırlatılmış oldu. Brown ise, Çin'e ihracatın artmasını sağlama sözünü kopardı ama misafirinin Batılı ülkeleri dünyayı ekonomik felakete sürüklemekle suçladığı sert bir söylevi de dinlemek zorunda kaldı."

Brown, İngiltere'nin Çin'e ihracatının önümüzdeki 18 ayda 5 milyar sterlinden 10 milyara yükselmesini hedeflerken Financial Times, Çin'in mal ve teknoloji satın alma planlarını "Çin Avrupa'da bir alışveriş çılgınlığına hazırlanıyor" diye duyurmuş:

"Wen, bu ziyareti sırasında Çin şirketlerinin Avrupa'da 15 milyar dolar tutarında sözleşmeler imzaladığını duyurdu. Bu açıklama da Pekin'in krizin korumacı eğilimleri güçlendireceği kaygısını ortaya koyuyor. Çin bu gibi hamlelerle dikkatleri, kimilerince değerinin altında bulunan para birimine ilişkin tartışmalardan uzak tutmaya çalışıyor."

Daily Telegraph'ta yazan Richard Spencer, Çin'in ekonomik kriz açısından en önemli gücünün, 2 trilyon dolarlık döviz rezervinde yattığını hatırlatıyor:

"Dünyanın, parçalanan finans sistemini kurtarıp bankaları satın almak, IMF'yi yeniden inşa etmek ya da siyasetçileri kurtarmak için bu paraya ihtiyacı olduğu gibi bir fikir gelişti. Kimileri ise Wen'in tasarruflarını çekip doları zayıflatabileceğini savunuyor.

"Wen arada kalmış durumda. Daha fazla dövizi piyasaya sürerse zarar edebilir, elindekileri satarsa diğer tasarruflarının değerini düşürüp en büyük ihracat pazarını batırabilir. Şimdilik Çin'in yapacağı ise, Avustralya demiri ve Alman makineleri ile vatandaşlarına yol yaptırıp istihdam yaratarak krizin önünü kesmek. Peki ya yeni dünya düzeni? Wen herkes gibi, yeni bir ekonomik düzenin gerekli olduğunu söylüyor ama bunun ne olacağını henüz açıklamadı."

Times, Wen'in Avrupa turunu "Çin'i satma kampanyası" diye ifade etmiş. Gazeteye göre aslında bu tur Çin'in refahının dünyanın durumuna ne kadar bağımlı olduğunun göstergesi:

"Batı'daki resesyon şimdiden 26 milyon Çinlinin işsiz kalmasına yol açtı. Wen bu ziyarette liderlerden ülkelerinin korumacılıkla kapılarını kapatmayacağı teminatını almaya çalışıyordu. Çin bu krizden sadece tüketimi artırarak çıkamaz. Sanayileri, Batı pazarlarına muhtaç ve Pekin'in bu alanda kapıların kapanmayacağını bilmeye ihtiyacı var."

Obama'nın paketine muhalefet

Dünya ekonomisinin gidişatı açısından ABD'nin hazırladığı yeni mali paketin akıbeti de dikkatle izleniyor.

Times'a göre Barack Obama'nın her iki partiden de paketine destek bulma hayalleri suya düştü, hatta çakıldı... Gazeteye göre:

"Temsilciler Meclisi 820 milyar dolarlık paketi, tek bir Cumhuriyetçinin bile lehte oyu olmaksızın geçirdi. Dün, Senato 890 milyarlık şişirilmiş bir versiyonu görüşmeye başlarken, Obama'nın danışmanları, rakamın ek yatırım projeleri ile 1 trilyon noktasını geçmesi baskısı altındaydı."

"Cumhuriyetçi grubun Senato lideri Mitch McConnell 'Hepimiz bir şeyler yapılması gerektiğinin farkındayız ama meblağ önemsiz gibi davranamayız. Milad'dan yani İsa'nın doğuşundan bu yana her gün 1 milyon dolar harcasanız, bugüne gelene dek hala 1 trilyon dolar harcamış olamazsınız. Bu müthiş bir tutar' diyor."

Obama'nın "Bankaların tüm zararlarını beyan etmemiş olması mümkün, bu zararları hesaplarına yansıtmak durumunda kalacaklar ve bazı bankalar bu süreci aşamayacak" sözleri de satır aralarında dikkat çekiyor...

Financial Times'a göre paketin geleceği Demokratların, Cumhuriyetçilerin istediği 40 milyar dolar tutarındaki ev kredilerinin garanti edilmesini de içeren bazı değişiklikleri pakete dahil etmesine ve eyaletlere yönelik bazı harcama kalemlerinin çıkarılmasını kabul etmesine bağlı.

Gazete, başyazısında da Obama yönetimine bankaları kurtarma konusundaki hedeflerine ilişkin olarak net bir tavır ortaya koyma çağrısında bulunuyor.

Independent Obama'nın paketinde Amerikan mallarının kullanımını teşvik eden bir maddenin ise Avrupa ile büyük bir tartışmayı alevlendirebileceğine dikkat çekiyor.

Gazeteye göre Obama'nın seçim kampanyası sırasında güçlü şekilde desteklediği, Amerikan malı kullanma kampanyasının uzantısı olan önerge, 'Federal hükümetin parası, sadece Amerikalı üreticilerin mal ve hizmetlerine gitsin' diye özetlenebilecek maddelere dönüşmüş durumda.

Independent "AB'nin yoğun lobi çalışmalarına rağmen korumacı söylemin Senato önergesine dahil edilmesi, konunun Dünya Ticaret Örgütü'ne sevkinin önünü açıyor." diye yazmış.

Financial Times manşet haberinde UBS bankasının geçen yılın sonunda Amerika'da simsarlık faaliyetleri yapan koluna ilişkin Morgan Stanley bankası ile görüşmeler yaptığını duyurarak, UBS'in yatırım bankası kolunu satma ya da yeniden yapılandırma planları yapıyor olabileceğini öne sürüyor.

Gazete Avrupa'nın en büyüklerinden olan bankanın planlarını gelecek hafta açıklayacağı raporları ile netleştireceğini kaydediyor.

İngiltere'de korumacılık tartışması

İngiltere'de taşeron bir şirketin bir ihaleyi yabancı işçilere vermesi ardından rafineri ve santrallerde başlayan izinsiz iş bırakma eylemleri, hükümetin başını ağrıtmayı sürdürüyor.

İktisadi faaliyetlerden sorumlu bakan Lord Peter Mandelson'ın istihdamda İngilizlere öncelik isteyen işçilerin "yabancı düşmanlığı siyasetinin işaretlerini" gösterdiği uyarısı geniş yankı buluyor.

Times'ta yazan Peter Riddell bunu "göç ve işsizliğin bir araya gelmesi ile oluşan zehirli bir karışım" olarak nitelemiş.

Riddell bu durumun hem serbest piyasaya karşı olan sol kesimin hem de İngiliz Milliyetçi Partisi ve Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi gibi sağ ve milliyetçi hareketlerin ekmeğine yağ süreceği uyarısında bulunarak, yetkililerin işçilere adil muamele gördükleri telkini yapması gerektiğini belirtiyor.

Independent ise iktidar partisi milletvekillerinin hükümete, 'İşçilerin arkasında dur' mesajı verdiğini kaydediyor:

"Üst düzey İşçi Partili milletvekilleri, Başbakan Brown ve İktisadi Faaliyetlerden Sorumlu Bakan Mandelson'ın söylemlerinin fazla sert olduğundan kaygılı. Eski bir bakan yardımcısı, Independent'a, 'Bu insanları savunmazsak onları İngiliz Milliyetçi Partisi'nin kollarına süreriz' dedi."

Gazete başyazısında ise korumacılığa karşı liberalizmin desteklenmesini savunuyor:

"Korumacılık ekonomileri canlandırmaz. İstihdamı da korumaz. Rafineri çalışanlarının eylemlerine sempatiyle bakanlar, bu eylemcilerin hükümetimizden istediği şeyi Avrupalı ortaklarımız yaparsa ne olabileceğini de düşünmeli. AB üyeliğinin yarattığı fırsatlar sayesinde kıtada çalışan 1,5 milyon İngiliz'in evlerine dönmesini istiyorlar mı gerçekten? Çünkü AB istihdam anlaşmalarının dokusu parçalanmaya başlarsa oluşacak kabus senaryosu bu. Şimdi tüm siyasetçilerin yapması gereken, ekonomide liberalizmi dolaysız şekilde savunmaya devam etmek."

Financial Times da "Küreselleşme düşünce, bir de tekmelemek kimseye bir şey kazandırmaz" diyor:

"Grevlerle dayanışmadan söz edenler asıl çıkarımızın ulusal sınırlar ötesine geçerek dayanışma göstermek olduğunu unutmamalı. Her hükümetin açık şekilde vermesi gereken mesaj da bu."

Guardian'da Polly Toynbee, tartışmanın AB kurallarına göre yabancı işçilere İngiltere'de, kendi ülkelerindeki nispeten düşük ücretlerin ödenebilmesinden kaynaklandığına dikkat çekiyor.

Ödenen ücretin İngiltere'deki asgari ücretten düşük olmaması gerekli. Dolayısıyla Toynbee, asgari ücretin yükseltilmesinin sorunu çözeceği kanısında:

"Asgari ücretin çok daha hızlı yükselmesi gerekirdi. Şu anda asgari ücret ortalama bir erkek çalışanın gelirinin sadece yarısı kadar ve uygulaması gevşek şekilde izleniyor. Gelir ve servetin neden ve nasıl eşitsiz dağıtıldığının çalışanlara güzelce anlatılması gerekirken, Brown küreselleşmeden her derde deva gibi söz edeseldi. 18 ay önce 'İngiliz işleri İngiliz işçileri için' sloganını savunması da bu nedenle çelişkiliydi.

"Şimdi 'vicdanlı kapitalizm' vadeden ama sözlerine inanmayan Muhafazakarlar bir sonraki seçimi muhtemelen kazanacaklar. İşlerine tutunmaya çalışan protestocular işte bu nedenle işlerin daha da beter olacağını düşünmekte haklılar."

Hatemi'nin dönüşü mü?

Financial Times, İran'da Haziran'da yapılması beklenen cumhurbaşkanlığı seçiminde eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi'nin, Mahmud Ahmedinejad karşısında yarışmaya hazırlandığını yazmış.

Gazeteye göre, iki dönem cumhurbaşkanlığı yapan Hatemi, bir başka reformcu olan Mir Hüseyin Musavi'nin aday olmasını istiyor, ama o girmeme kararını korursa, kendisi yarışacak.

Reformcu kanadın önde gelen strateji uzmanlarından Mustafa Taczade'nin deyimiyle: "Hatemi ile Ahmedinejad arasında bir yarış, dünyanın en ilginç seçimlerinden birini oluşturabilir."

Hindistan'ın 'çok ucuz' bilgisayar planı

Hindistan'ın 7 sterlinlik bir dizüstü bilgisayar üretmeye hazırlandığı haberi de tüm gazetelerde yer alıyor.

Guardian, "Dünyanın en ucuz otomobilinden sonra Hindistan en ucuz bilgisayarı da piyasaya sürüyor." diyor:

"Bugün yetkililerce tanıtılacak olan 500 rupilik (7 sterlin) bilgisayarın ülkede zengin ve yoksul kesimler arasındaki dijital uçurumu kapatması hedefleniyor. Ulusal eğitim programı kapsamında geliştirilen bilgisayarın 18 bin lise ve 400 üniversiteyi birbirine bağlaması düşünülüyor.

"Çeşitli üniversitelerin işbirliği ile üretilecek bilgisayarın, maliyeti düşük tutmak için Windows programını kullanması beklenmiyor. Bazı uzmanlarsa ilk aşamada 20 dolara mal olacağı, maliyetinin daha sonra düşeceği duyurulan bilgisayarın bu şekilde üretilmesinin mümkün olup olmadığını sorguluyor.

"Bu alanda öncü olan bir Hint şirketinin yetkilisi, '20 dolara ekran bile yapamazsınız. Bilgisayarı nasıl yapacaksınız?' diyor."

İlgili haberler
2 Şubat 2009 Basın Özeti
02 Şubat, 2009 | Basın Özeti
1 Şubat 2009 Basın Özeti
01 Şubat, 2009 | Basın Özeti
29 Ocak 2009 Basın Özeti
29 Ocak, 2009 | Basın Özeti
28 Ocak 2009 Basın Özeti
28 Ocak, 2009 | Basın Özeti
27 Ocak 2009 Basın Özeti
27 Ocak, 2009 | Basın Özeti
26 Ocak 2009 Basın Özeti
26 Ocak, 2009 | Basın Özeti
25 Ocak 2009 Basın Özeti
25 Ocak, 2009 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik