|
26 Kasım 2008 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Guardian, Financial Times ve Daily Telegraph'ın manşetleri, hükümetin gelecek haftadan itibaren iki buçuk puan düşüreceğini açıkladığı KDV oranları konusunda farklı planları olduğuna işaret ediyor.
Maliye Bakanlığı'nın internet sitesine konulan belgelere göre, yüzde 2,5 oranında azaltılacak katma değer vergisi 2011'den sonra 3,5 puan arttırılacak. Maliye Bakanlığı ise, böyle bir planın söz konusu olmadığını, belgedeki ifadenin yanlışlıkla internet sitesine konulduğunu savunuyor. Guardian'ın manşetinden duyurduğu bir başka haberde ise, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü OECD'nin raporunda, ekonomik krizden en fazla etkilenecek ülkeler arasında İngiltere'nin sayıldığına dikkat çekiliyor. Altı aylık küresel büyüme raporunda, mali krize en zayıf yakalanan ülkelerden İngiltere ekonomisinin yüzde 1,1 küçüleceği öngörülüyor. Bu ülkeler arasında, Macaristan, İzlanda, İrlanda, Lüksemburg, İspanya ve Türkiye de var. Küçülme oranına ilişkin öngörü, Maliye Bakanı Alistair Darling'in bütçe sunuş raporunda da yer alıyordu. Ancak 2010 yılına ilişkin büyüme oranları konusunda OECD Darling'den daha karamsar. Maliye Bakanı, "Büyüme yüzde 1.75 olarak gerçekleşecek" demişti. OECD'nin tahmini ise, yüzde 1'in altında. 'Obama Guantanamo'yu kapatmalı' Manşetlerde ve başyazılarında ağırlıklı olarak ekonominin yer aldığı uluslararası gündeme, Guantanamo üssündeki tutsak kampını ekleyen Times gazetesi, Barack Obama'ya kampı kapatması çağrısında bulunuyor. ''Guantanamo, Amerika'nın en fazla hayranlık duyulan değerlerine ihanettir. Tutsakların bazıları derhal evlerine gönderilmeli.'' ''2002 yılından bu yana 520 kişi Guantanamo'dan başka yerlere taşındı. Anlattıklarının şöhretinde yarattığı hasar dışında Amerika herhangi bir zarar görmedi.'' Guantanamo'da "serbest bırakılacak ama işkence görebilecekleri için ülkelerine gönderilemeyecek" tutsaklar bulunduğuna dikkat çeken ve 17 Uygurlu Müslümanı buna örnek olarak gösteren Times, şöyle devam ediyor. ''Yargı bunların ABD'de serbest bırakılması gerektiğini savunuyor. Ama yönetime göre, özel göçmenlik izinleriyle ülkede kalabilecek bu tutsaklar hala güvenlik için risk oluşturuyor.'' ''Daha da katılaşmış 80 tutsak var. Bunların yargılanması gerekir. Bu zanlıları, hele de aleyhlerindeki işkenceyle elde edilen kanıtlar mahkemeye sunulamazsa mahkûm etmek zor olacaktır.'' ''Obama, asker sivil karışımı bir mahkeme kurması için baskı altında kalacak. Bu baskıya direnmeli. Yalnızca işlevsiz olacaklarından değil, bu yargı kurumları yine de düzmece mahkemeler olarak görüleceklerdir.'' ''Bu sanıklar, ceza mahkemelerinde yargılanmalı ve eğer aklanırlarsa da serbest bırakılmalı. Bu halde bile izlenmeleri mümkün. Ama adalet yerini bulmalı.'' Sosyalistler yol ayrımında mı? Fransa'da, Sosyalistlerin haftasonu yapılan lider seçimini Segolene Royal karşısında daha solda bir aday olan Martine Aubry'nin kazandığı kesinleşti. Guardian, sonucun ilan edilmiş olmasının parti içindeki dalgalanmayı sona erdirmediğine dikkat çekiyor. ''Fransa'da sosyalistler muhafazakârların imdadına yetişmek için kendilerini hiç bu kadar paralamamışlar ve Nikolas Sarkozy'nin gerçek bir muhalefete ihtiyaç olduğunu düşünenleri hiç bu kadar umutsuzluğa sevketmemişlerdi.'' ''Sarkozy'nin ucuz intikam girişimlerinden biri, eski rakibi Dominique de Villepin'i Şeref Nişanı'ndan, Légion d'Honneur'dan mahrum bırakacak yasal düzenlemeyi imzalaması oldu. Yasa, bütün başbakanların doğal olarak bu nişanı hak etmeleri için iki yıllık hizmet koşulu arıyordu. De Villepin, 15 günle bu haktan mahrum kalacak.'' "Ama" diyor Guardian, "sosyalistlerin mücadele için biledikleri bıçaklar kendi partidaşlarını hedef alıyor. Partinin yetkili kurulu, Aubry'nin seçimleri kazandığını ilan etti." ''Şimdi artık yalnızca yarısının desteğine sahip olduğu bir partiye liderlik yapmak yeterince zorlu bir görev. Ama rakibi yenilgiyi kabul etmiyorsa, bu görev imkansızlaşıyor.'' ''Eğer yenilgisi resmileşirse, Royal'in önündeki tercih ya savaşın bittiğini kabullenmek ya da Sosyalistlerden koparak kendi merkez koalisyonunu kurmaktır. Eğer kendi siyasi geleceği konusunda özgüveni tamsa, o zaman yapması gereken de budur.'' 'İki kız çocuğuna baba işkencesi' Independent, bu sabah ''inanılır gibi değil'' manşetiyle çıkıyor. ''İngiltere'nin sakin bir köyünde, bir baba iki kızına yıllarca şiddet uygulayıp tecavüz etmiş. Bu kızlarından da dokuz çocuğu olmuş. Bu tecavüzlerin sonunda 19 hamilelik gerçekleşmiş.'' Peki, bütün bunlar nasıl oldu sorusunu da yönelten Independent, şöyle devam ediyor: ''Mahkeme yargıcı 40 yıllık hakimlik hayatında böylesine dehşet verici bir dosyayla karşılaşmadığını belirterek, 56 yaşındaki babanın 25 kez ömür boyu hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti.'' ''Çocukların kimliklerini korumak için adı açıklanmayan babanın çocuklarına uyguladığı terörün nasıl olup da sosyal hizmet yetkilileri ve hekimler tarafından tespit edilmemiş olduğunun araştırılmasını istedi. Mahkemede ifadesi okunan mağdur kızlardan biri, 'söylediklerini yapmazsam beni dövüyordu, yüzünde hep şeytani bir bakış vardı'' diyor.'' | İlgili haberler 24 Kasım 2008 Basın Özeti24 Kasım, 2008 | Basın Özeti 23 Kasım 2008 Basın Özeti23 Kasım, 2008 | Basın Özeti 20 Kasım 2008 Basın Özeti20 Kasım, 2008 | Basın Özeti 19 Kasım 2008 Basın Özeti19 Kasım, 2008 | Basın Özeti 18 Kasım 2008 Basın Özeti18 Kasım, 2008 | Basın Özeti 17 Kasım 2008 Basın Özeti17 Kasım, 2008 | Basın Özeti 16 Kasım 2008 Basın Özeti16 Kasım, 2008 | Basın Özeti 14 Kasım 2008 Basın Özeti14 Kasım, 2008 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||