|
5 Ekim 2008 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Observer gazetesi, İngiltere siyasetinde son birkaç gündür yaşanan dalgalanmaları manşetine taşıyor.
Başbakan Gordon Brown'ın Avrupa Komisyonu'nun ticaretten sorumlu üyesi Peter Mandelson'u kabinede iş ve yatırımlardan sorumlu bakanlık görevine getirdiğini açıklaması İngiliz siyasetinde son dönemlerin en büyük sürprizi olarak değerlendiriliyor. Mandelson, 1990'ların sonunda İşçi Partisi'ni yeniden yapılandıran hareketin Gordon Brown ve Tony Blair'le birlikte önde gelen isimlerinden. Hatta o dönemde Brown'a daha yakın olduğu söyleniyor. Ancak Brown'a karşı Blair'in liderliğini desteklediği için şimdiki başbakanla araları bozulmuş, kimilerine göre ikilinin düşmanlığı kan davasına dönüşmüştü. Brown'ın şimdi attığı adım çoğu gözlemciye göre, parti içinde kendisine yönelik, özellikle Blair'in hala parti içindeki yandaşlarından gelen muhalefeti dizginlemek, parti içi darbeyi önlemek için çaresizce yapılmış bir atama. Observer gazetesine verdiği mülakatta Peter Mandelson, Brown'la dostluklarını tamamen kaybettikleri bir an olmadığını belirterek, geçmişin geride bırakılması gerektiğini söylüyor. Mandelson, hem kendisinin hem de Brown'ın ''yürüttükleri kan davası'' nedeniyle derslerini aldıklarını, kabinenin artık şimdi yeni politikalar oluşturup bunları halka anlatmaya odaklanması gerektiğini savunuyor. Observer, Mandelson'un Tony Blair'le görüşüp rızasını aldıktan sonra kabineye girmeyi kabul etmesinin Brown sonrası liderlik bekleyen Dışişleri Bakanı David Miliband'in umutlarını da sona erdirdiğini yazıyor. Aynı konuyu iç sayfalarında geniş şekilde işleyen Sunday Telegraph ise, Brown'ın bu tercihiyle çok büyük bir kumar oynadığını yazıyor. Gazeteye konuşan Brown'ın en yakın müttefiklerinden, eğitim bakanı Ed Balls, ''bu adımın büyük bir risk'' olduğu görüşünde. Brown destekçisi bir milletvekiline göre de, ''Başbakan Peter Mandelson'ı ekonomi konusundaki derin deneyimi nedeniyle getirdiğini söylüyor. Peki, partiyi bölme konusundaki deneyimi ne olacak?''. İngiltere'de ufukta elektrik kesintileri mi var? Independent on Sunday, ülkenin nükleer santrallerinin büyük bölümünün işletime bağlı güvenlik kaygıları nedeniyle kapatıldığını ortaya koyan bir haberi manşetinden duyuruyor. Gazeteye göre, karşı karşıya kalınan sıkıntılar İngiltere'nin yakın bir zamanda elektrik kesintileri yaşamasına neden olabilir. İngiltere'nin 10 nükleer santrali var. Bunlardan ikisi paslanma sorunlarına bağlı olarak atıl durumda, Tam kapasiteyle çalışanlardan biri ömrünü tamamladığı için iki yıl içinde kapatılacak, bir diğeri ise rutin bakımlar nedeniyle yakında kısmen faaliyetlerini durduracak. Gazetede görüşlerine yer verilen bağımsız nükleer enerji uzmanlarından John Large, ''Hepsi çok üzücü halde. Reaktörler dağılmaya başladı, yoruldular. Kapatma düğmesine basmanızın gerekeceği dönem yaklaşabilir'' diyor. Large'a göre, son iki yıldır kış ayları yumuşak geçtiği için İngiltere kendini şanslı hissetmeli. Eğer, ani bir soğuk bastırırsa o zaman ışıkları söndürmek gerekebilir. Enerji dağıtımından sorumlu kuruluşlar ise, kış ayları sert geçse bile enerjinin yetebileceği düşüncesinde, ancak onlar da, ''bazı belirsizliklerin bulunduğunu'' kabul ediyor. Biri herkesi gözetleme niyetinde Sunday Times gazetesinin birinci sayfasından duyurduğu habere göre, İngiliz hükümeti, ülkedeki herkesin telefon görüşme kayıtları, elektronik posta mesajlaşmaları ve cep telefonu mesajlarını izlemek istiyor. Bunun için harcanması öngörülen bütçe ise, yaklaşık 25 milyar dolar. Projenin ilk aşamasını yaşama geçirmek üzere 2 milyar dolarlık fon da ayrılmış durumda. Ülkenin en büyük internet servis sağlayıcıları ile cep telefonu operatörlerine yüzlerce cihaz yerleştirilerek bu izlemelerin yapılması ve bilgilerin bir veri tabanından toplanması öngörülüyor. Ancak bunların yaşama geçirilmesi için parlamentonun öncelikle bu projeye izin vermesi gerekiyor. Ayrıntıları gelecek ay parlamentoya sunulacak hükümet programında yer alacak olan projeye, kimlik kartları girişiminde olduğu gibi katı bir muhalefetle karşı çıkılması bekleniyor. Yetkililer, ''terör ve suç''la mücadele etmek için bu tür izleme faaliyetlerinin şart olduğunu öne sürüyor. Ancak, insan hakları kuruluşları, böylesine bir girişimin sıradan insanların özel yaşamına daha önce benzeri görülmemiş bir tecavüz olacağı uyarısında bulunuyor. | İlgili haberler 3 Ekim 2008 Basın Özeti03 Ekim, 2008 | Basın Özeti 2 Ekim 2008 Basın Özeti02 Ekim, 2008 | Basın Özeti 1 Ekim 2008 Basın Özeti01 Ekim, 2008 | Basın Özeti 30 Eylül 2008 Basın Özeti30 Eylül, 2008 | Basın Özeti 29 Eylül 2008 Basın Özeti29 Eylül, 2008 | Basın Özeti 28 Eylül 2008 Basın Özeti28 Eylül, 2008 | Basın Özeti 26 Eylül 2008 Basın Özeti26 Eylül, 2008 | Basın Özeti 25 Eylül 2008 Basın Özeti25 Eylül, 2008 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||