|
1 Eylül 2008 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
ABD'nin New Orleans kentine doğru ilerleyen Gustav Kasırgası'yla ilgili gelişmeler gazetelerin hemen hepsinin ilk sayfalarında yer buluyor.
Guardian, kent yetkililerinin tahliye uyarısının ardından yüz binlerce kişinin evlerini terk ettiğini belirtiyor. Haberde, üç yıl önceki Katrina Kasırgası hatırlatılıyor. Guardian "Gustav Kasırgası, 2005 yılında New Orleans'ı yerle bir eden, 1000'den fazla kişinin ölümüne neden olan ve 30 milyar doları aşkın zarara yol açan Katrina Kasırgası'nın üçüncü yıl dönümünden birkaç gün sonra geliyor" demiş. Financial Times, Gustav'ın Katrina kadar güçlü olmasının, hızının saatte 150 mili aşmasının söz konusu olabileceğine işaret ediyor. Gazeteye göre, Katrina'dan gerekli dersi çıkaran Amerikalı yetkililer, bu kez işi şansa bırakmıyor. Independent gazetesinde de kasırgayla ilgili gelişmeler ilk sayfadan duyuruluyor. New Orleans'ı terk edenlerin sayısının bir milyonu bulduğunu yazan gazete, kentten ayrılmayanların kapalı kapılar ardında kalmak zorunda olacaklarına, sokağa çıkma yasağı ilan edildiğine de dikkat çekiyor. Independent'ın dikkat çektiği diğer bir şey ise kasırganın zamanlaması: "Gustav Kasırgası sahillere doğru yaklaşırken, çok uzaklarda, Cumhuriyetçi Parti'nin kongresinin yapılacağı Minnesota'nın St. Paul kentinde kaos hakimdi. John McCain, kendisini siyasi bir tufana hazırlamaya çalışıyordu. Cumhuriyetçiler, Demokratlar'dan ve Barack Obama'dan inisiyatifi ele geçirmeyi beklerken kendilerini korkunç bir fırtınanın içinde buldu. Katrina'nın hatıralarının yarattığı bir fırtınanın..." Palin avantaj mı, değil mi? Guardian gazetesi de, başyazılarından birinde, kasırga ile Cumhuriyetçiler'in bugün başlayacak kongresinin aynı güne rastladığına dikkat çekiyor. Yazıda, ABD Başkanı George Bush'un kasırga nedeniyle parti kongresine katılamayacak olmasının ise, Bush'un Amerikan tarihinin en sevilmeyen başkanlarından biri olduğu gerçeği karşısında, McCain için olumlu bir gelişme olduğu belirtiliyor. Ancak yazıya göre, McCain kendisi ile Bush yönetimi arasına mesafe koymak için son treni de kaçırmış durumda. "McCain eşcinsel hakları, kürtaj, iklim değişikliği ve kampanyanın finansmanı gibi konularda muhafazakârlara boyun eğdi. Yardımcısı olarak Alaska Valisi Sarah Palin'i seçmesi de, taviz verdiğinin bir göstergesi. Çünkü Palin kürtaj karşıtı, eşcinsel karşıtı, petrol şirketleri yanlısı, evanjelik bir Hristiyan. Cumhuriyetçiler'in ekonomiden Irak'a tüm politikaları partinin geleceği üzerinde müthiş bir etkiye sahipken, McCain bu politikaların değişeceği mesajını gönderen birini yardımcısı olarak seçmeliydi." Independent'ın başyazısında ise Palin'in, McCain için bir avantaj olabileceği savunuluyor. "McCain'in Cumhuriyetçi Parti'nin evanjelik kesimleri nezdinde desteğini arttırması için Palin çok doğru bir siyasi ortak. Bir Cumhuriyetçi yıldız doğmuş olabilir diye de düşünüyor insan. McCain'in Obama'yı alt etmesi şimdi Irak'taki başarıların devam etmesine, ekonomi ve emlak piyasasının düzelmesi yönündeki işaretlere bağlı." AB'de farklı sesler Financial Times gazetesi, Kafkaslar'daki gelişmeleri ele almak için bugün yapılacak olağanüstü Avrupa Birliği zirvesinde, birlik üyelerinin Rusya'ya karşı tek vücut oluşturmaya çalışacaklarını yazıyor. Konu, gazetenin başyazılarından birinde de işleniyor: "AB'nin önündeki ilk engel tek bir cephe oluşturmak. En fazla Rus tehdidi altında olduklarını düşünen Baltık Cumhuriyetleri ve Polonya yaptırımlar uygulanmasını istiyor. Rus petrolü ve doğalgazına bağımlı olan Almanya ve İtalya gibi ülkeler, ilişkilerin devamından yana. Rus enerjisine bel bağlamayan İngiltere, Fransa ve İspanya gibi ülkeler ise daha az hassas. Ancak komşu bir ülkenin bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü tanımayan bir Rusya hepsini kaygılandırmalı." Independent gazetesi de Avrupa Birliği'nin Rusya'ya nasıl bir tepki verileceği konusunda görüş birliğine varamadığına dikkat çekiyor. Ticari savaş riski Guardian gazetesinin haberinde ise Moskova ile Ankara arasındaki gerginliğe de işaret ediliyor. "Moskova'nın, Gürcistan'ın Amerikalı destekçilerine yardım ettiği iddiasıyla Ankara'yı cezalandırmasıyla, Rusya ve Türkiye topyekün bir ticari savaşın eşiğine geldi. Türkiye'ye ait yüzlerce kamyon, üç haftadır Rusya sınırında bekletiliyor. Rusya'nın, Gürcistan'a insani ve tıbbi yardım taşıyan Amerikan gemilerinin Boğazlar'dan geçmesine izin veren Türkiye'yi cezalandırmak için sınır geçişine izin vermediği yönünde tahminler yapılıyor. Ticari bir savaş, Türkiye'nin enerji arzını tehdit edebilir. Türkiye, doğalgazının üçte ikisini Rusya'dan temin ediyor." Rusya'dan teklif Times gazetesinde, Rusya'nın Afganistan polisine eğitim vermeyi teklif ettiği belirtiliyor. Sovyetler Birliği'nin Afganistan'dan çekildiği 1989 yılından bu yana hiçbir Rus güvenlik gücünün Afganistan'a girmemiş olduğuna dikkat çeken gazete, Moskova'nın 225 polis memurunu Afganistan'a göndermeyi önerdiğini, Afganistan lideri Karzai'nin teklifi kabul ettiğini yazıyor. "Darboğaz suç oranlarını arttırır" Guardian'ın manşetine yerleşen haberde, İçişleri Bakanlığı'ndan sızan bir yazışmaya yer veriliyor. "İçişleri Bakanı Jacqui Smith'in Başbakanlık'a gönderdiği mektupta, ekonomik darboğazın 'aşırı sağa ve ırkçılığa' verilen desteği arttıracağı, ırkçılık ve muhtemel işsizlikten muzdarip kişilerin radikal İslamcı gruplara desteğini arttırabileceği, mal-mülk hırsızlığı üzerinde 'yukarı doğru bir baskı' oluşturacağı, iş piyasası daraldıkça göçmenlere düşmanlığın artacağı belirtiliyor." Jeo-mühendislik çözümleri Guardian'da yer alan bir başka habere göre, dünyanın dört bir yanından bilim adamları "Küresel ısınma konusundaki siyasi atalet öyle bir boyut aldı ki, artık güneşin bloke edilmesi gibi aşırı teknik bir takım çözümlerin değerlendirilmesi gerek" uyarısında bulunacak. "Bilim adamları, Dünya'nın soğutulması için plankton büyümesini teşvik edecek şekilde okyanuslara demir dökülmesi, okyanuslar üzerine yapay bulutlar yerleştirilmesi gibi jeo-mühendislik seçenekleri üzerine daha fazla araştırma yapılmasını isteyecek." "Bilim adamları, 'Bu tür müdahaleler riskli olsa da, bunun hiçbir şey yapmamaktan daha az riskli olarak kabul edileceği günler de gelebilir.' diyor." | İlgili haberler 31 Ağustos 2008 Basın Özeti31 Ağustos, 2008 | Basın Özeti 29 Ağustos 2008 Basın Özeti29 Ağustos, 2008 | Basın Özeti 28 Ağustos 2008 Basın Özeti28 Ağustos, 2008 | Basın Özeti 27 Ağustos 2008 Basın Özeti27 Ağustos, 2008 | Basın Özeti 26 Ağustos 2008 Basın Özeti26 Ağustos, 2008 | Basın Özeti 25 Ağustos 2008 Basın Özeti25 Ağustos, 2008 | Basın Özeti 24 Ağustos 2008 Basın Özeti24 Ağustos, 2008 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||