BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 05 Haziran, 2008 - TSİ 08:16
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
5 Haziran 2008 Basın Özeti
Financial Times, Merkez Bankası'nın önceki gün 2009 enflasyon hedefini ikiye katlayarak yüzde 4'ten yüzde 7,5'e yükseltmesini yorumlamış.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

"Türkiye Merkez Bankası, enerji ve emtia fiyatlarındaki artış neticesinde, önümüzdeki üç yıl için enflasyon hedefini yükselterek güvenilirliğini tehlikeye attı."

"Bu adım hükümetten destek gördü. Oysa daraltılmakta olan para politikası ile gevşetilmekte olan mali politika arasındaki çatışma nedeniyle, son aylarda iktidar ile Merkez Bankası arasında bir anlaşmazlık var gibi görünüyordu."

"Uzmanlar ise enflasyon hedefini yükseltmenin zamanlamasını sorguluyor. Bunun, Merkez Bankası'nın enflasyonu hızlı ve tatminkâr bir biçimde düşürme kararlılığını zayıflatır bir görüntü yarattığını söylüyorlar."

"Türkiye yükselmekte olan pazarlar arasında en yakından izlenenlerden biri. İstanbul borsasının yüzde 70 kadarını elinde tutan yabancı yatırımcılar bir süredir Merkez Bankası'nın enflasyonla mücadele stratejisini sorguluyor, enflasyon hedefi rejimine yönelik şüphelerini dile getiriyorlardı."

"Allah'ın terzisi"ne dava

Independent, "Allah'ın terzisine din sömürüsünden dava açıldı" başlıklı haberinde, son olarak Nisan ayındaki tesettür defilesi ile adından söz ettiren Tekbir giyim firması sahibi Mustafa Karaduman'ın mahkemeye verildiğini duyuruyor.

"Türkiye'nin en ünlü İslami giyim tasarımcısı, din sömürüsü yaptığı gerekçesiyle iki liberal ilahiyatçı tarafından mahkemeye verildi. Dava, ülkenin yeni muhafazakâr yüksek sosyetesinin gösteriş merakının, bazılarında yarattığı rahatsızlığın göstergesi."

"Basının 'Allah'ın terzisi' adını taktığı Mustafa Karaduman, başarıyla pazarladığı ve muhafazakâr kentli kadının alameti farikası haline gelen rengarenk baş örtüleri ve ayak bileklerine kadar inen pardösüleriyle, Türk laiklerinin zaten uzun süre önce nefretini kazanmıştı."

"İlahiyatçılar İlhami Güler ve Süleyman Bayraktar'ı dava açmaya iten ise, Karaduman'ın 1980'lerde kurduğu şirkete Tekbir adını vermiş olması. İslam'ın çekirdek ifadesi olan Tekbir, Allah'ın birliğini anlatmak için kullanılıyor."

"İlhami Güler Türk yasalarının, 'toplumun ahlaki değer atfettiği' isimlerin ticari amaçlarla kullanılmasını yasakladığını hatırlatıyor."

Obama'nın zor tercihi

İngiltere basını Barack Obama'nın, Demokrat Parti başkan adaylığı yarışında zaferini ilan etmesine geniş yer ayırıyor.

Obama önceki gün yapılan son iki ön seçimde, partinin adayı olmak için ihtiyaç duyduğu delege sayısına ulaştı. Ağustos'taki parti kongresinde adaylığının resmen ilan edilmesi bekleniyor. Hillary Clinton'ın ise Cumartesi günü, yarıştan çekildiğini açıklayacağı bildiriliyor.

Clinton, Obama'nın başkan yardımcısı adayı olmayı istediğini de gizlemiyor. Şimdi merak edilen, Obama'nın onu seçip seçmeyeceği...

Guardian 'ın manşetine göre, Obama bu yöndeki baskılara direniyor. Haberde dikkat çeken satırlar şöyle:

"Obama kampı, Clinton ile yaşanan kıyasıya rekabetin ardından partiyi birleştirmek istiyor. Ancak Clinton'a başkan yardımcısı adaylığını vermeye de karşılar."

"Hillary ve Bill Clinton'ın kampanyalarında, sonrasında da Beyaz Saray'da yer almasının işleri bozacağını düşünüyorlar. Ayrıca Clinton kampından bu yönde gelen baskılara boyun eğmenin zaafiyet görüntüsü verebileceğinden endişe ediyorlar."

"Obama'nın ekibi, Clinton'ın zaman kaybına neden olmaya ve Cumhuriyetçi aday John McCain ile mücadeleye ayrılması gereken enerjiyi harcamaya devam etmesine öfkeli."

İngiltere'de olur muydu?

Guardian başyazısında da, Barack Obama'nın elde ettiği zaferin, siyahların Amerika Birleşik Devletleri'nde verdiği eşitlik mücadelesi açısından anlamına dikkat çekiyor.

"Yaşlanıyorlar. Ancak bugün hayatta olan binlerce siyah Amerikalı, başkanlık seçimlerinde, ülkenin bazı bölgelerinde kendi ırklarından kimsenin oy veremediği günleri kolaylıkla hatırlıyor."

"Ülkelerinin Kasım ayında bir siyahı başkan seçme ihtimalinin doğması ve bu insanların bunu görebilmesi, bazı şeylerin ne kadar çabuk ve ne kadar çok değiştiğinin göstergesi."

"Senatör Barack Obama, Amerika'nın yeni başkanı olsa da olmasa da, adaylığı tarihi bir gelişmedir."

"Amerikalılar bugün ülkeleriyle gurur duymakta haklıdırlar. Biz ve bizim gibi diğer ülkeler kendilerine sormalı: 'Böyle birşey bizim ülkemizde olabilir miydi?' "

Financial Times ise başyazısında Hillary Clinton'ın, Barack Obama'nın başkan yardımcısı adayı olması ihtimalini değerlendiriyor ve Obama'ya bundan kaçınması tavsiyesinde bulunuyor.

"Barack Obama, John McCain'i yenebilmek için Hillary Clinton'ın taraftarlarına ihtiyaç duyuyor. Birçok Demokrat Partili'ye göre, oylarının birleşmesi için bu iki ismin ittifak yapması gerek. Bu doğru bir varsayım. Ancak büyük bir hata olur. Bu durumda Obama'nın, yeni tarz bir siyasetin temsilcisi olma iddiası yara alır."

Obama İran'a sert çıktı

Times'ın da manşetinde Obama var. Ancak farklı bir yönüyle. Demokrat Parti'nin adaylığını fiilen elde etmesiyle, dış politika söyleminde değişiklik olduğunun altını çiziyor. Times, Obama'nın İran'a yönelik sözlerini şöyle yorumlamış:

"Barack Obama, Demokrat Parti'nin başkan adayı olarak uluslararası platforma ilk sıçrayışını yaptı ve İran'dan kaynaklanan nükleer tehdidi bertaraf etmek için 'Amerika'nın gücünün tüm unsurlarını' kullanacağını ilan etti."

"Amerika'daki güçlü İsrail lobisine seslenen Obama, 'İran'ın nükleer silah edinmesini engellemek için, elimdeki tüm gücü kullanacağım.' dedi. Daha önceki konuşmalarında İran tehlikesini fazla önemsememişti. Ancak dün, İsrail için daha büyük bir tehdidin olmadığını söyledi."

"Obama'nın konuşması, özellikle Florida'da sonucu etkileyebilecek Yahudi seçmene güvence vermeyi amaçlıyordu. İran ile ön koşulsuz görüşme vaadinin yumuşak bir tavır olarak algılanmaması içindi."

"Aynı zamanda da, partisinin adaylığını elde ettikten sadece birkaç saat sonra, partinin liberal sol kanadından uzaklaşmaya başladığının göstergesiydi."

"ABD Irak'ta kalıcı olma peşinde"

Independent'ın manşeti: "Amerika'nın Irak'ı kontrol altında tutmak için gizli planı." Amerikan Başkanı George Bush'un 50 askeri üs, Irak hava sahasının kontrolü ve tüm Amerikan askerleri ile özel güvenlik görevlileri için yasal dokunulmazlık istediğini aktaran Independent şöyle devam ediyor:

"Bağdat'ta müzakere edilmekte olan gizli bir anlaşma, Kasım'daki başkanlık seçiminin sonucu ne olursa olsun, Amerika'nın Irak'ı işgalini kalıcı hale getirecek. Independent'ın ulaştığı ve henüz imzaları tamamlanmayan anlaşmanın, Irak siyasetinde bomba etkisi yapma ihtimali yüksek."

"Iraklı yetkililer bu anlaşmanın, Irak'ın Orta Doğu'daki konumunu istikrarsızlaştıracağından ve ülkelerinde sonu gelmeyecek bir çatışmanın temellerini atacağından korkuyor."

"Ancak anlaşma Amerika Birleşik Devletleri'nde de siyasi kriz çıkarmaya aday. Irak'taki Amerikan varlığını kalıcı hale getirmek, Barack Obama'nın seçilmesi durumunda Irak'tan asker çekme vaadinin de altını oyuyor."

İlgili haberler
28 Mayıs 2008 Basın Özeti
28 Mayıs, 2008 | Basın Özeti
27 Mayıs 2008 Basın Özeti
27 Mayıs, 2008 | Basın Özeti
26 Mayıs 2008 Basın Özeti
26 Mayıs, 2008 | Basın Özeti
25 Mayıs 2008 Basın Özeti
25 Mayıs, 2008 | Basın Özeti
23 Mayıs 2008 Basın Özeti
23 Mayıs, 2008 | Basın Özeti
22 Mayıs 2008 Basın Özeti
22 Mayıs, 2008 | Basın Özeti
21 Mayıs 2008 Basın Özeti
21 Mayıs, 2008 | Basın Özeti
20 Mayıs 2008 Basın Özeti
20 Mayıs, 2008 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik