|
17 Ocak 2008 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Daily Telegraph, Amerikan Savunma Bakanı Robert Gates'in Afganistan'da konuşlu NATO birliklerinin Taleban'a karşı savaşacak eğitim ve deneyime sahip olmadığı yolundaki sözlerinin ittifak üyeleri arasında tepkiye neden olduğunu aktarıyor.
Gazete, Gates'in bu açıklamasından sonra gözlerin Afganistan'da Amerika'dan sonra en fazla asker bulunduran ülke olan İngiltere'ye çevrildiğini belirtiyor. Daily Telegraph'a göre, Pentagon, Gates'in herhangi bir ülkeyi değil genel olarak NATO birliklerini kastettiğini belirtti. Pentagon'a göre, Gates, NATO birliklerinin soğuk savaş koşullarına göre eğitildiklerini, isyancılara karşı mücadele edebilecek esnekliğe kavuşturulmaları gerektiği mesajını verdi. Gazete, haberinde Amerikalı komutanlarla, İngilizler arasında Taleban'la savaşta uygulanan yöntemler konusunda görüş ayrılıkları bulunduğunu, Washington'un eski Taleban üyeleriyle anlaşma yapılmasına karşı çıktıklarını hatırlatıyor. 'Rusya Ashdown'ı veto edebilir' Times, Bosna Hersek'teki eski uluslararası yüksek temsilci Paddy Ashdown'ın Birleşmiş Milletler'in Afganistan temsilciliğine atanabileceğini belirtiyor. Haberde şöyle deniyor: "Lord Ashdown, Afganistan'da morallerin düştüğü ve Taleban'ın saldırılarını yoğunlaştırdığı bir dönemde, ülkenin yeniden yapılandırılması yönelik çabaların eşgüdümünden sorumlu olacak. "Ashdown'ın işi kolay olmayacak. Afgan halkı ülkeye milyarlarca dolar akıtılmasına karşın bundan yararlanamaktan şikayet ediyor. "Batılı diplomatlar ve Afganistan Cumhurbaşkanı Hamid Karzai, Ashdown'ın Bosna Hersek'teki başarısını yinelemesini umuyor." Times, Lord Ashdown'ın Haziran'da yayımlanan kitabında Afganistan'da Taleban sonrası dönemde yapılan hatalara dikkat çekerek 'Savaşı kaybediyoruz' uyarısında bulunduğunu anmısatıyor: Ashdown bu kitabında "Afganistan'da yenilgiye uğramak Irak'takinden daha kötü sonuçlar doğurabilir. Eğer Afganistan'da başarısız olursak Pakistan'ı tutmak imkansız olur. Bu NATO için de büyük bir felaket anlamına gelir" uyarısında bulunmuştu. Guardian gazetesi de, Ashdown'ın Birleşmiş Milletler temsilciliğine atanması olasılığıyla ilgili başyazısında şöyle diyor: "Atamanın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından onaylanması gerekiyor. Rusya'nın atamayı veto etme ihtimali var. Irak sonrası dış müdahalecilik dünyasında Rusya Batı'yla gerginlik mönüsünden herhangi birini seçebilir. "Zira liste uzun ve her ay bir yenisi ekleniyor. Bunlar arasında füze savunma sistemi, Doğu Avrupa'daki konvansiyonel silahlar ve Kosova'nın statüsü de var. Lord Ashdown'ın ataması da bu gerginliklere kurban gidebilir." 'Irak'ta haşhaş üretimi artıyor' Independent gazetesi, Irak'ta haşhaş üretiminin hızla artmaya başladığını belirtiyor: "Geleneksel ürünlerden artık geçimlerini sağlayamayan Iraklı üreticiler afyon ekimine yöneldi. Portakal ve nar bahçeleriyle ünlü, doğudaki Diyala vilayetinin bereketli toprakları haşhaş tarlalarına dönüşmeye başladı. Iraklı çiftçiler, Afganların yardımıyla, portakal ağaçları arasında gizlice eroinin hammadesi olan haşhaş üretiyorlar. Independent, haşhaş üretiminin El Kaide'nin denetiminde olan bölgelerde yoğunlaştığını, tarlaların da militanlar tarafından sıkı bir şekilde korunduğunu aktarıyor: "Hasattan sonra haşhaş batıdaki Ramadi'ye götürülüyor. Irak'ta afyonun eroine dönüştürüldüğü laboratuvarların kurulduğundan söz ediliyor. "Divaniye'deki kazılarda çıkarılan, Milad'dan önce 3400 yılına ait Sümer tabletlerinde 'neşe bitkisi' olarak tanımlanan haşhaşa gönderme yapılıyor. Ancak Irak hiçbir dönem uyuşturucunun yoğun olarak tüketildiği bir ülke olmadı. "Fakat geçmişte İran üzerinden Basra'ya gelen Afgan eroini, buradan zengin Suudi Arabistan, Kuveyt ve Körfez pazarına gönderiliyordu. Iraklı yetkililer, ülkedeki Afyon üretiminin kolay kolay durdurulamayacağını, zira birçok bölgede denetimin suça karışmış milislerin elinde olduğuna dikkat çekiyorlar." 'Avrupa krizden nasıl etkilenecek?' Financial Times, Amerika Birleşik Devletleri'nde konut ve kredi piyasalarında yaşanan kriz sonrası oluşan 'küresel kasvet havası'na karşın kıta Avrupası ekonomilerinin bundan sanıldığı kadar ağır etkilenmeyeceğini belirtiyor: "Fransa, İtalya, Almanya ve İngiltere maliye bakanları bugün Paris'te piyasalarda yaşanan çalkantıyı ele alacaklar. Bakanlar, dünya ekonomisine ilişkin karamsar beklentiler nedeniyle Avrupa'nın büyük ekonomilerinde büyüme tahminlerin gözden geçirildiğini not edecekler. "Avrupa Merkez Bankası da yakında Euro kullanılan ülkelere ilikin büyüme tahminlerini değiştirebilir. Maliye bankaları bugünkü toplantılarında ayrıca gelecekte benzer krizlerin yaşanmasını önlemeye yönelik düzenlemeleri ele alacak. "Tüm bunlara karşın bugünkü toplantıdan kıta Avrupası'nda makroekonomik cephede işlerin beklendiği kadar kötü gitmeyeceği sonucu çıkabilir. Bir Alman uzman, 'Amerika ve İngiltere'den farkımız, kıta Avrupası'ndaki birçok ülkede konut fiyatların şişmemesidir" diyor ve Euro'nun güçlü olduğuna dikkat çekiyor, durgunluğa girilebileceği yorumlarını reddediyor." | İlgili haberler 16 Ocak 2008 Basın Özeti16 Ocak, 2008 | Basın Özeti 15 Ocak 2008 Basın Özeti15 Ocak, 2008 | Basın Özeti 14 Ocak 2008 Basın Özeti14 Ocak, 2008 | Basın Özeti 13 Ocak 2008 Basın Özeti13 Ocak, 2008 | Basın Özeti 11 Ocak 2008 Basın Özeti11 Ocak, 2008 | Basın Özeti 10 Ocak 2008 Basın Özeti10 Ocak, 2008 | Basın Özeti 9 Ocak 2008 Basın Özeti09 Ocak, 2008 | Basın Özeti 8 Ocak 2008 Basın Özeti08 Ocak, 2008 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||