|
3 Aralık 2007 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiltere basınında öne çıkan konu, Endonezya'nın Bali kentinde, 180 ülkeden temsilcilerin Birleşmiş Milletler öncülüğünde biraraya gelmesiyle toplanacak iklim değişikliği konferansı.
Küresel ısınmaya neden olan gazların salımını engellemeye yönelik Kyoto Protokolü'nün süresi 2012 yılında doluyor. Bali'de, bunun yerini alacak yeni anlaşmaya yönelik müzakereler için bir gündem belirlenmesi öngörülüyor. Guardian, öne çıkacak konuları ve İngiltere'nin tavrını şöyle özetliyor: "İngiltere, havacılık ve deniz taşımacılığının yarattığı kirliliğin, iklim değişikliği konusundaki yeni anlaşmaya dahil edilmesini sağlamaya çalışacak." "Kyoto Protokolü, bu iki sektörün yarattığı karbon salımını kapsamıyordu. Birçok ülke de, küresel ısınmaya katkılarını hesaplarken bu sektörleri hesaba katmıyor. Yeni iklim değişikliği yasası ile, karbon kirliliğini 2050 yılına kadar yüzde 60 azaltmayı öngören İngiltere bu ülkelerden biri." "Anlaşma sağlamaya çalışılacak diğer konular ise şöyle: karbon salımı ve sıcaklık artışlarını sınırlayacak uzun vadeli bir hedef belirlenmesi, gelişmiş ülkelerin daha ciddi sınırlamalara ikna edilmesi, Çin gibi gelişmekte olan ülkelerin daha adil ve etkili katkıda bulunması, karbon pazarlarının genişletilmesi, temiz teknoloji imkanlarının araştırılması ve transferi konusunda işbirliği, savunmasız bölgelerin küresel ısınmaya ayak uydurmasına yardım ve tropikal ormanların korunması." Peki Bali'deki iklim değişikliği toplantısında bu hedeflere ulaşılabilecek mi? Guardian pek de iyimser bir yorumda bulunmuyor. "Bu iki haftalık toplantının sonucuna ilişkin en iyimser tahminler bile, bilim adamlarının yapılması gerektiğini söylediklerinin gerisinde kalıyor. Bali toplantısının sonunda, dönüşüm sağlayacak bir protokol olmayacak mesela." "Amerika Birleşik Devletleri'ni, sera gazı salımlarında daha fazla kesintiye gitmesi konusunda ikna etmek de mümkün olmayacak. Çin ve Hindistan gibi gelişmekte olan ekonomilerin kirliliği sınırlandırması yönünde bağlayıcı bir anlaşma da çıkmayacak." "Bunun yerine, 190 devletten yaklaşık 10 bin yetkili ve bakan, tamamlanması en az iki yıl alacak bir sürece, ülkelerinin avantajlı konumda başlamasını sağlamaya çalışacak. Hedef, 1997 tarihli Kyoto Protokolü'nün yenilenmesi. Ancak kimse, yeni anlaşmanın içeriğini şimdiden tahmin edemiyor." Financial Times'ın da Bali'deki iklim değişikliği konferansına çok iyimser yaklaştığı söylenemez. Gazete, iklim değişikliği ile mücadelede mutlaka ikna edilmesi gereken ve Kyoto Protokolü'nün kapsamında bulunmayan gelişmekte olan ülkelerin durumunu ele alıyor önce. "Gelişmekte olan ülkeler, kendilerine bu konuda hedef dayatılmasına direneceklerini dile getirdiler. Dünyanın en fazla karbon salan ülkesi haline gelmesine rağmen, bunu sınırlandırması için Kyoto Protokolü çerçevesinde hiçbir yükümlülüğü bulunmayan Çin'in durumu, üzerinde en çok konuşulacak konu olacak." "Pekin, sera gazları salımını sınırlamaya yanaşacak gibi görünmüyor. Ancak artış hızını yavaşlatacak bazı girişimlere onay verebilir. Hindistan ise daha inatçı. Son 150 yılda atmosfere salınan sera gazlarındaki sorumluluğu daha fazla olan gelişmiş ülkeler ciddi bir indirime gitmediği sürece, gelişmekte olan ülkelerin buna zorlanamayacağını savunuyor." Financial Times'a göre, dünyanın en büyük ekonomisi olan Amerika Birleşik Devletleri'nin iklim değişikliği konusundaki tutumu da daha az sorunlu değil. Hatta gazeteye göre, Bali'deki iklim değişikliği toplantısının başarısı Washington'ın tavrına bağlı. "Amerika Birleşik Devletleri, sera gazı salımının ciddi oranda sınırlandırılmasına onay vermediği sürece, ekonomileri hızla büyüyen Çin ve Hindistan'ın buna olumlu bakması mümkün değil. Dolayısıyla Bali toplantısında, Washington'a manevra alanı tanıyan bazı prensipler belirlenmeli." "George Bush'un sera gazı salımında zorunlu kesintiye gitme fikrine şiddetle karşı olduğu biliniyor. Dolayısıyla kendisiyle masaya oturanlar, bu tutumu daha da sertleştirmemeye dikkat etmeli." "Belirlenecek yol haritasını uygulamak Bush'un halefine düşeceğinden, bu yol haritası 2008'deki başkan değişiminden etkilenmeyecek bir çerçevede olmalı." "Amerika'nın mevcut tutumu düşünüldüğünde, Avrupa başkentlerinde ortaya atılan fikirler fazla idealist. Ağaçlandırma ve yükselen deniz seviyelerine uyum gibi fikirler çok fazla tartışma yaratmayabilir. Ancak uluslararası havacılık ve deniz taşımacılığının daraltılması gibi öneriler tepki çekecektir." "Sera gazı salımlarına yönelik uluslararası çapta bağlayıcı sınırlamalar da, her ne kadar tercih sebebi de olsalar destek bulmayacaklardır." "Siyasetçilerin bu konudaki önceliği uzlaşma olmalı. Bunun anlamı, Amerika Birleşik Devletleri'nin desteğini kazanmak adına seçenekleri sınırlamaksa, varsın olsun. Mütevazı bir başarı, başarısızlıktan daha iyidir." Independent gazetesi, Bali'deki iklim değişikliği konferansı konusunda umutlu. 1997'de yürürlüğe giren Kyoto Protokolü'nün uygulamada karşılaştığı zorlukları kabul etmekle birlikte, ciddi ilerlemeler de kaydedildiğini belirten gazete şöyle devam ediyor: "Yönetimin bilinen tavrına rağmen, artık Amerika Birleşik Devletleri'ndeki birçok eyalet, bölgesel düzeyde harekete geçiyor. Avrupa Birliği, iklim değişikliği ile mücadeleyi öncelikleri arasında sayıyor. Eski Amerikan başkan yardımcısı ve iklim değişikliği ile mücadele gönüllüsü Al Gore, Birleşmiş Milletler'e bağlı İklim Değişikliği ile Mücadelede Hükümetlerarası Konferans ile birlikte, Nobel Barış Ödülü'ne layık görüldü. İklim değişikliğine şüpheyle yaklaşan Michael Howard'ı iktidardan indiren Avustralya, Kyoto Protokolü'nü imzalamaya hazırlanıyor." "Bali konferansı, 2012'de onaylanması mümkün olacak bir anlaşma ve takvim belirlemek için uzlaşmaya varmalı. İyi niyet olduğu sürece, bu hedeflerin gerçekleştirilememesi için hiçbir sebep yok." Putin'in seçenekleri İngiltere basınında geniş yer bulan bir başka gelişme de, Rusya'da dün yapılan genel seçim. Resmi sonuçlar henüz alınmamış olsa da, Kremlin yanlısı olarak bilinen, üstelik Devlet Başkanı Vladimir Putin'i birinci sıradan aday göstererek tüm kampanyasını onun üzerine kuran Birleşik Rusya'nın yüzde 60'ın üzerinde oy alması bekleniyor. Times bu durumu şöyle değerlendiriyor: "Seçim sonuçları, iki dönemden fazla başkanlık yapmasına engel olan anayasaya rağmen, Vladimir Putin'e iktidarda kalması için ilkesel bir yetki veriyor. Peki bu yetkiyi nasıl kullanabilir?" "Eğer kendisinin üçüncü kez başkan olmasının önünü açacak bir anayasa değişikliğini gündeme getirmeme konusunda ciddi ise geriye iki seçeneği kalıyor. Birincisi, görev süresi Mart ayında dolduğunda, şu andaki Başbakan'ı kukla devlet başkanı olarak yerine geçirmek. Ardından da, 4 yıl sonra başkanlığa geri dönmek." "Ya da yeni başkanın 'hastalanması' durumunda daha önce onun yerine almak. Ya da başkanlık makamını iyiden iyiye zayıflatarak, yetkilerini kendisi için oluşturulmuş yeni bir makama aktarmak." Kıbrıslı Türkler fikir değiştirdi Independent'taki bir haberin başlığı:"Kıbrıslı Türkler, güneyden tamamen kopmaktan yana". "Bundan üç yıl önce, adalarının bölünmüşlüğüne barışçıl bir şekilde son vermek için yüksek oranda oy vermişlerdi. Bunun ödülü, Avrupa Birliği'ne girmelerinin engellenmesi oldu. Şimdi ise, Brüksel ve uluslararası toplumun tutmadığı bir dizi söz sayesinde, Kuzey Kıbrıs nüfusu, Akdeniz'deki bu adanın kalıcı olarak bölünmesinden yana tavır koyuyor." "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nce yaptırılan bir ankete göre, Kıbrıslı Türklerin yüzde 60'ı iki devletli bir çözüm istiyor. Uzlaşma yanlısı Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'a göre bu, Kuzey'in izolasyonuna son verip doğrudan ticareti teşvik etmeyen Avrupa Birliği ve uluslararası toplumun eseri." | İlgili haberler 2 Aralık 2007 Basın Özeti 02 Aralık, 2007 | Basın Özeti 30 Kasım 2007 Basın Özeti 30 Kasım, 2007 | Basın Özeti 29 Kasım 2007 Basın Özeti 29 Kasım, 2007 | Basın Özeti 28 Kasım 2007 Basın Özeti 28 Kasım, 2007 | Basın Özeti 27 Kasım 2007 Basın Özeti 27 Kasım, 2007 | Basın Özeti 26 Kasım 2007 Basın Özeti 26 Kasım, 2007 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||