BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme:
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
24 Ağustos 2007 Basın Özeti
Guardian, Amerika Birleşik Devletleri'nin önümüzdeki birkaç hafta içinde Irak'taki direnişçilerin sürpriz bir saldırısından korktuğunu belirtiyor.

Amerikan istihbarat örgütlerinin raporuna göre, saldırı 1968'de Vietnam'daki Amerikan güçlerine düzenlenen Tet Saldırısı'yla aynı nitelikte olabilir.

30 Ocak 1968'de başlayan Tet Saldırıları'nda, Vietnam Ulusal Özgürlük Cephesi ve Demokratik Vietnam Cumhuriyeti birlikleri Amerikan güçlerini hedef almışlardı. Amerika çatışmalarda iki günde 232 kayıp vermişti.

Amerikalı bir savunma yetkilisi, Irak'taki birliklerinin 'mini bir Tet'e hazırlandıklarını söylüyor.

Yetkiliye göre saldırının amacı, Irak'taki Amerikan birliklerinin komutanı General David Petraeus'un Eylül ayı ortasında sunacağı rapor öncesi Amerika Birleşik Devletleri Başkanı George Bush üzerindeki baskıyı artırmak olacak.

"Demokratlar yanlış yapıyor"

Guardian yazarı Jonathan Steele ise Bush'un önceki günkü yanlış açıklamalarına karşın, en azından ülkenin bölünmesi çağrısı yaparak etnik sorunu daha da körüklemediğini söylüyor.

Yazısının başlığında, "Irak'ın bölünmesini savunmak işleri sadece daha da kötü yapar" diyor Steele...

Guardian yazarı Irak Anayasası'na göre yıl sonuna dek Kerkük dahil bazı yerlerde, Kürdistan Özerk Yönetimi'ne katılıp katılmama konusunda bir referandum yapılması gerektiğini belirtiyor.

Bir süre önce Musul yakınında Yezidilere düzenlenen saldırıyı hatırlatıyor Steele...Onların Kürt olduklarını, referandumun sonucunu etkileyebileceklerini, onları öldürmenin referandumun Kürtlerin lehine sonuçlanması şansını azalttığını yazıyor.

"Irak'ta öncelik, bir nebze de olsa istikrar sağlanana dek referandumun ertelenmesi olmalı" diyen Jonathan Steele'in, Amerika Birleşik Devletleri'nde Demokratlara bazı eleştirileri var:

"George Bush en azından Irak'ın bölünmesini önermedi. Ancak bazı Demokratlar bu yöndeki önerilere kanmış görünüyor. Hillary Clinton, Bağdat ve Irak'ın güneyinden asker çekmeleri halinde, Kürdistan'da önemli miktarda güç bulundurulmasını önerdi. Bir diğer başkan adayı Senatör Joseph Biden ve Amerika'nın eski Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Richard Holbrooke da aynı görüşte. Belki bunu, Amerika sonuçta Irak'taki budalaca girişimine son vermek zorunda kaldığında, geri çekilmeyi ve küçük düşmeyi en aza indirgemenin bir yolu olarak öneriyorlar. Ancak önerileri, yanlış.

"ABD demokrasiden vazgeçti"

Daily Telegraph'ın iç sayfalarındaki bir haberin başlığı ise "Amerika Birleşik Devletleri demokrasi gerekli değil diyor".

Gazetenin Washington muhabiri Alex Spillius, Amerika'nın Irak'ın işgaline yönelik hedeflerini büyük ölçüde yeniden düşündüğünün sinyalini verdiğini belirtiyor. Muhabire göre Amerikalı generaller Irak'ta artık demokrasisiz bir gelecek tasarlıyor.

Alex Spillius generallerin Irak'ta artık demokratik meşruiyet de dahil herşeyin ötesinde, işleyen ve güvenlik garantisi veren bir hükümete ihtiyaç duyulduğundan bahsettiklerini vurguluyor.

"Mahkeme kararı Müşerref'e darbe"

Pakistan Yüksek Mahkemesi'nin dün eski başbakanlardan Navaz Şerif'in ülkeye dönmesinin önünde engel olmadığına hükmetmesi, tüm İngiliz gazetelerinin sayfalarında yer verdikleri bir gelişme.

Gazetelerin genel görüşü, kararın Pakistan Cumhurbaşkanı Pervez Müşerref için bir darbe olması.

Times, Navaz Şerif'in kısa süre içinde yine sürgündeki eski başbakanlardan Benazir Butto'yle birlikte Pervez Müşerref'e karşı işbirliği yapmasının beklendiğini söylüyor.

Guardian da son gelişmeler sonrası daha önce Pervez Müşerref'le Benazir Butto arasında yapılacağı söylenen ve iktidar paylaşımını öngören anlaşmanın şüpheli olduğunu belirtiyor.

Pakistanlı televizyon yorumcusu Talat Hüseyin gelinen noktada Butto'yla ilgili bir yorum yapmış:

"Benazir Butto eğer saygınlığını yitiren Pervez Müşerref'le el sıkışırken görülürse, tarihin yanlış tarafında durmuş olacaktır."

İngiltere, Rhys Jones'un yasını tutuyor

Bugünkü İngiliz gazetelerinin çoğunun manşetlerinde, Liverpool kentinde 11 yaşında bir çocuğun önceki gün evine dönerken silahlı saldırı sonucu ölümü ve ülkede yeniden alevlenen suçla mücadele tartışmaları var.

Guardian manşetinde İngiltere'de silahlı çeteler arasındaki savaşın sokaklara yayıldığını belirtiyor.

Daily Telegraph'ın manşetiyse ölen Rhys Jones'un gözleri yaşlı annesi Melanie Jones'ın bir cümlesi, "Dünyamızı kaybettik". Daily Telegraph başyazısında da "Polis ne zaman sokaklarımızda güvenliği sağlayacak?" diye soruyor.

Times ise manşetinde, "Rhyn Jones"un kısa-mutlu hayatı" diyor. Jones'un yıllığından bir sayfayı ilk sayfasına basan gazete, onun okulunda en çok sevilen öğrenci olduğunu da belirtiyor.

Independent'ın bugünkü manşetiyse bir uyarı. İngiltere'nin tarihinde ilk kez halkın şahsi borçlarının ülkenin Gayri Safi Milli Hasılası'nı aştığını duyuruyor gazete...Açıklanan rakamlara bakılırsa İngiltere'de halkın banka kredisi ve kredi kartı borçlarının toplamı 1 trilyon 335 milyar sterlin.

Financial Times'ın manşetinde ise otomotiv devi Ford'un Yönetim Kurulu Başkanı Alan Mulaly'nin, Amerikan Merkez Bankası'na yaptığı bir çağrı var. Mulaly, Amerikan ekonomisinin canlandırılması için büyümeye yönelik politikalar izlenmesini istiyor.

"Avrupa'daki Müslümanlar birleşik bir güç değil"

Yine Financial Times gazetesi bu hafta Avrupa'daki Müslümanları konu alan özel bir diziye başlamıştı. Gazete bugünkü yazısında, Avrupa'daki Müslümanları radikal ve birleşik bir güç olarak görünlerin yanıldıklarını belirtiyor.

Financial Times'a göre yapılan araştırmalar, Avrupa'daki Müslümanların 'farklı, siyasetle fazla ilgilenmeyen ve daha iyi yaşam peşindeki' bir grup olduklarını gösteriyor. Yazıda, Avrupa'daki Müslümanların oluşturdukları seçmen profiliyle ilgili de bazı yorumlar var:

"Amerika Birleşik Devletleri'nin Brandeis Üniversitesi'nden siyaset bilimci Jytte Klausen, Avrupa ülkelerinin çoğunda oy verme hakkına sahip Müslümanların oranının yüzde 10'la yüzde 25 arasında değiştiğini söylüyor. Örneğin Almanya'da yaşayan 3 milyon 200 bin kadar Müslümanın sadece 500 bin kadarının oy kullanma hakkı var. Bu, Avrupa'nın çoğu için geçerli bir durum. Hollanda ve İngiltere ise iki istisna. Hollanda'da belki Türkiye kökenlilerin yarısı ve Fas kökenliler vatandaştır. İngiltere'de de Müslümanlar arasında oy kullanma oranı diğer vatandaşlara göre daha yüksektir. Jytte Klausen de bu nedenle Avrupa'da siyasi partilerin, 'çok az maliyetle' Müslümanları gözardı edebileceklerini belirtiyor."

"Türkiye-İran ilişkileri çok faal"

The Economist dergisi bu haftaki yazılarından birini, Türkiye-İran ilişkilerine ayırmış. Dergi, Ankara ve Tahran'ın çok faal bir ilişki içinde oldukları yorumunu yapıyor.

Türkiye Enerji Bakanı Hilmi Güler'in geçen hafta İran'da bir dizi anlaşmaya imza attığını hatırlatıyor dergi...Anlaşmalar, 35 milyar metreküpü bulabilcek miktarda İran doğalgazını Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşıyacak ortak bir şirket kurulması ve Türk şirketlerinin İran'da üç doğalgaz çevrim santrali inşa etmesini öngörüyordu.

The Economist'e göre, Rusya'yı by-pass etme çabası Amerika Birleşik Devletleri'nin rahatsız ediyor. Dergi, anlaşmalar nedeniyle Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ı eleştirenlerin haksız oldukları kanısında:

"Recep Tayyip Erdoğan'ı eleştirenler, onun İran'la ilişkilerini avantaj olarak kullanma çabası içine girdiler; bunun Erdoğan'ın Türkiye'yi Batı'dan uzaklaştırmaya çalıştığının kanıtı olduğunu söylediler. Esasında anlaşmalarla hedeflenen bunun tam aksi...Hedef, Türkiye'yi enerji zengini eski Sovyet cumhuriyetleri, Orta Doğu ve Avrupa arasında hayati önemde bir enerji koridoru yaparak, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üye olma şansını artırmak."

Rooney'nin yerine Anelka mı?

Daily Telegraph, geçen yıl 8 milyon sterline Fenerbahçe'den Bolton Wanderers'a transfer olan Nicolas Anelka'ya, takımdan ayrılma izni verildiğini belirtiyor.

Gazeteye göre, Manchester United menejeri Sir Alex Ferguson, bu gelişme üzerine yeniden 28 yaşındaki Anelka'nın peşine düştü.

Daily Telegraph, Manchester United'ın ayağı kırılan yıldızı Wayne Rooney'nin iki ay sahalardan uzak kalacağını hatırlatıyor. Anelka'nın ise yeniden Şampiyonlar Ligi'nde oynayan bir takımda forma giymek istediğini yazıyor gazete...

Kupa şampiyonlarına Şampiyonlar Ligi yolu

Guardian ise Avrupa Futbol Federasyonları Birliği UEFA'nın başkanı Michel Platini'nin Şampiyonlar Ligi'yle ilgili son önerisini duyuruyor.

Gazeteye göre Platini ülkelerin kupa şampiyonlarının da muhtemelen eleme turlarından itibaren turnuvaya katılmasına imkan tanınmasını istiyor.

Öneriye göre İngiltere, İspanya ve İtalya'dan, elemelerle birlikte Şampiyonlar Ligi'ne katılan dört takımdan biri, kupa şampiyonu olacak.

Diğer ülkeler için nasıl bir formül önerildiğiyse henüz net değil.

İlgili haberler
23 Ağustos 2007 Basın Özeti
23 Ağustos, 2007 | Basın Özeti
22 Ağustos 2007 Basın Özeti
22 Ağustos, 2007 | Basın Özeti
21 Ağustos 2007 Basın Özeti
21 Ağustos, 2007 | Basın Özeti
20 Ağustos 2007 Basın Özeti
20 Ağustos, 2007 | Basın Özeti
19 Ağustos 2007 Basın Özeti
19 Ağustos, 2007 | Basın Özeti
17 Ağustos 2007 Basın Özeti
17 Ağustos, 2007 | Basın Özeti
16 Ağustos 2007 Basın Özeti
16 Ağustos, 2007 | Basın Özeti
15 Ağustos 2007 Basın Özeti
15 Ağustos, 2007 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik