|
9 Ekim 2006 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiltere'de iktidardaki İşçi Partisi'nin Avam Kamarası lideri Jack Straw'un peçeyle ilgili sözlerinin başlattığı tartışma gazetelerdeki ağırlığını koruyor.
Straw, nüfusun en az dörtte birini Müslümanların oluşturduğu seçim bölgesinde kendisini görmeye gelen kadınlardan peçelerini çıkarmasını istediğini açıklamış ve peçenin toplumlar arasında iyi ilişkiler kurulmasını engellediğini öne sürmüştü. Kendisini kinayeli bir dille "Kötü bir Müslüman" olarak tanımlayan Independent yazarı Yasmin Alibhai-Brown, "Straw haklı" diyor: "Jack Straw'un izlediği siyaset beni herzaman kızdırmış ya da huzursuz etmiştir. Etnik azınlıklara karşı samimiyetsizliği, Irak savaşına verdiği gayri-ahlaki destek, seçim bölgesi Blackburn'de kurduğu derebeylik. Listeyi uzatmak mümkün. Ancak peçe konusunda söylediklerine aynen katılıyorum. 'Avrupa'da Müslüman olmak zor' "Liberal bir ülke, tüm bireyler için eşit fırsatlar sunduğu sürece, sınırları zorlayan uygulamalara izin vermek zorunda değildir. Avrupa'da Müslümanlar, aşağı sınıftanmış gibi muamele gören, horlanan, korkulan, nefret edilen ve dışlanan bir topluluk haline geldi. "Bizim hükümetimiz henüz ırkçılıkla başedemedi ve Müslümanların mağduriyetini gideremedi. Buna rağmen, bizi terörü durduramamakla suçluyor. "Avrupa'da Müslüman olmak zor. Kendini yabancılaştıracak şekilde davranmak ve giyinmek bu zorluğu daha da artırıyor. İngilizler, Vahabiliğin sessiz yürüyüşünü boş gözlerle izliyor. "Hicaptan burkaya giden hızlı bir süreç yaşanıyor. Peki bu ülke, vatandaşlarının, özgürlüklerini kullanarak burada bir Suudi Arabistan yaratmasını istemediğini ne zaman söyleyecek?." Independent yazarı, bu sorunun yanıtının belli olmadığını belirterek şöyle devam ediyor: "Çünkü radikal İslamcılar böyle bir tartışmaya giremeyeceğimizi söylüyor. Straw beyaz bir İngiliz olduğu için ona izin verilmiyor. Müslüman kadın milletvekili barındırmadığı için parlamentoya da izin yok. Kötü bir Müslüman olduğum için bana da izin vermiyorlar. Ama ben bu örtünün beni rahatsız ettiğini söylemek zorundayım. "Kutsal metinlerde saçların ve yüzün örtülmesi gerektiğine ilişkin açık bir hüküm yok. Kadınlar yüzlerini gözlerini örterek meydanları erkeklere teslim ediyor. Kendi kendilerini toplumdan dışlıyorlar. Buna rağmen kadınlar evlerinde ve sokaklarda istediklerini giyme hakkına sahipler. Ancak toplum içinde belli giyinme kurallarına uymak gerekiyor. Kamu ve özel sektör kurumlarının hizmet verdiği kişilerin yüzlerini görme hakkı var." Daily Telegraph, İngiltere Başbakan Yardımcısı John Prescott'un Jack Straw'a tepki gösterdiğini aktarıyor. Gazeteye göre Prescott, bu tür bir tartışmanın toplumlar arasındaki gerilimi alevlendirebileceğini söylüyor. İngiliz gazetelerinde Müslümanlar ilgili yeni bir tartışma yaratmaya aday başka bir açıklama daha dikkat çekiyor. Amis: 'Müslümanlar çokkültürlü yapıya uymuyor' Independent'a göre, 2.5 yıl Uruguay'da yaşadıktan sonra ülkesine dönen İngiliz yazar Martin Amis, İslam'ın İngiltere'nin çok kültürlü yapısına uymayan tek unsur olduğunu öne sürüyor: Radikal İslamcıların terör eylemleri hakkında yazıları bulunan Amis, Müslümanların çokkültürlüğü sabote etmeye çalışan, 'beyinleri yıkanmış unsurlara' kucak açtığını öne sürüyor. 'Irak'ta hayatta kalmanın yolları' Independent, Irak'ta süregiden şiddeti ele aldığı bir haberinde, mezhep çatışmaları ve direnişçilerin saldırıları sonucu yaralanan Amerikan askerlerinin sayısının son iki yılın en yüksek seviyesine çıktığını aktarıyor: "Son bir ay içinde Irak'ta yaralanan askerlerin sayısı 776. Bu Amerika'nın Felluce operasyonundan sonra görülen en yüksek yaralı sayısı. Bu durum, ülkede şiddet sarmalının ne kadar derinleştiğini gösteriyor." Daily Telegraph'ta ise, Irak'taki Sünnilerin Şii milislerin kurdukları barikatları geçebilmek için Şii taklidi yapmaya başladıklarını yazıyor: "Sünniler, Şii ölüm timlerinden kurtulabilmek için Şiilerin tarihini ve geleneklerini çalışmaya başladılar. Sünniler kendi aralarında toplanıp, 12 İmam'ı, Şiilerin kutsal günlerini ezberliyorlar. Birbirlerini sınava çekiyorlar. "Sünniler, adlarını Şii isimleriyle değiştirdikleri sahte kimlikler çıkarıyor. Sünnilere Şii taklidi yapmalarını sağlayacak internet siteleri bile var. Birçok Sünni, Şiiler gibi giyinmeye, otomobillerine Şiiliği temsil eden semboller takmaya başladı." Putin'e eleştiri Avrupa gazetelerinde bugün öne çıkan başka bir konu ise Rus hükümetinin Çeçenistan politikasına muhalefetiyle tanınan gazeteci Anna Politkovskaya'nın öldürülmesi. Gazeteler suikast sonrasında Rusya Federasyonu Başkanı Vladimir Putin'i ağır şekilde eleştiriyor. Fransa'da yayımlanan Liberation şöyle diyor: "Despotlar arasında, verecekleri kötü haberden kurtulmak için elçinin başını kesme alışkanlığı vardır. Politkovskaya, medyanın güdümlü olduğu bir ülkede kahramanca gerçeği arıyordu. Putin'in düzeni, varlığını her yerde hissettiren bir polis rejimine dönüştü. "Putin, komşularına karşı saldırgan, vatandaşlarına karşı baskıcı eski Rus istibdat yönetimini geri getirmeye çalışıyor. " Almanya'da yayımlanan Berliner Zeitung ise cinayetin arkasında kışkırtma peşinde koşan milliyetçilerin olabileceğini öne sürüyor: "Bugünlerde Politkovskaya'nın yaptığı gibi ulusal azınlıkların, özellikle de Kafkaslar'daki azınlıkların davalarına destek verenler, kendilerini ayaktakımının saldırılarına açık hale getiriyorlar. " İspanyol El Pais gazetesi iseAnna Politkovskaya'yı "Rus gazeteciliğinin demokratik vicdanı" diye niteliyor ve Kremlin'in cinayeti kısa bir açıklamayla kınamasını eleştiriyor: "Eğer Rusya Federasyonu Başkanı Batı'ya hala ülkesinde demokrasinin olduğunu göstermek istiyorsa örnek bir soruşturma başlatmak ve suçluları en ağır şekilde cezalandırmak zorunda." Afganistan'da öldürülen gazeteciler Sueddeutsche Zeitung, beş yıldır yıldır Afganistan'da ilk kez gazeteci öldürüldüğüne işaret ederek ülkede şiddetin görülmedik ölçüde tırmandığını belirtiyor. Gazete, iki Alman gazetecinin ölümünün kamuoyunda bu ülkedeki Alman askerlerinin geri çekilmesini isteyenlerin seslerini yükselteceğine işaret ediyor. Frankfurter Allgemeine Zeitung ise "Taleban'a karşı savaş ne kazanıldı ne de kaybedildi" diyor: NATO üyeleri Afganistan operasyonunu şimdikinden daha fazla ciddiye almalı. Afganistan'ın terör merkezi olmasını önlemek imkansız bir görev değil." | İlgili haberler 5 Ekim 2006 Basın Özeti05 Ekim, 2006 | Basın Özeti 4 Ekim 2006 Basın Özeti04 Ekim, 2006 | Basın Özeti 3 Ekim 2006 Basın Özeti03 Ekim, 2006 | Basın Özeti 2 Ekim 2006 Basın Özeti02 Ekim, 2006 | Basın Özeti 1 Ekim 2006 Basın Özeti01 Ekim, 2006 | Basın Özeti 29 Eylül 2006 Basın Özeti29 Eylül, 2006 | Basın Özeti 28 Eylül 2006 Basın Özeti28 Eylül, 2006 | Basın Özeti 27 Eylül 2006 Basın Özeti27 Eylül, 2006 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||