BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 01 Nisan, 2005 - TSİ 05:24
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
01 Nisan 2005 Basın Özeti
İngiltere gazetelerinde bu sabah geniş yer verilen konuların başında, Irak Savaşı öncesi yapılan istihbarat hatalarını soruşturan komisyonun raporuna ilişkin haberler var.

Ingiltere'de yayimlanan gazeteler

Independent'ın manşetten verdiği haberin başlığı: "Bütünüyle yanlış"

Gazete, Amerikan istihbarat servislerinin, Saddam Hüseyin'in silah programlarına yönelik yargılarının, nerdeyse tamamının yanlış olduğunu belirtiyor.

Times gazetesinin baş yazılarından birinde ise Amerikan istihbarat toplumunun daha fazla araştırıp sınırlarını bilmesi gerektiği yorumu yapılıyor.

Başyazıda, raporda bahsedilenlerin 'zaten bilindiğine' dikkat çekilirken, "Bu kez asıl endişe veren şey, raporun geçmişteki hataları kınaması değil, gelecekte de benzerlerinin olmasına karşı uyarıda bulunması." ifadesi kullanılıyor.

Guardian gazetesi ise Bush komisyonu'nun, 'Amerikan istihbaratının Irak'a ilişkin yetersiz kaldığına karar verdiğini' bu konuya ilişkin haberinde başlığa taşımış.

Daily Telegraph'ta aynı haberin altında Irak'taki Amerikan askerlerinin durumuna ilişkin bir haber göze çarpıyor.

Habere göre, Irak'ta ölen Amerikalı asker sayısı, 30 Ocak'ta yapılan seçimler sonrasında, bir yıldır ilk kez en düşük seviyeye indi.

Amerikalı diplomatlar bunu direnişin azalmaya başlamış olabileceği şeklinde yorumluyor.

Guardian gazetesi ise bu durumun sebebinin direnişçilerin daha çok Irak güvenlik güçlerini hedef almaya başlaması olduğunu yazmış.

Guardian ile devam ediyoruz; Iraklı tüm dini ve etnik grupları kapsayan bir birliğin genel sekreteri olan Cevad El Halisi, "Irak'ta cehennemin kapıları açık" başlığını kullandığı makalesinde özetle şu görüşlerine yer veriyor:

"İşgal ve yeni Amerikan tehditleri, komşu ülkelerde ayaklanmalara yol açabilir. İşgalci güçler şu anda böl- yönet siyaseti izliyor, mezhepsel ve etnik ayrılıkları körüklüyorlar.

"Amerika ve İngiltere halkları, bunu görmeli. Bu işgal, hem benim ülkemde hem de Orta Doğu'da tüm siyasi süreçleri zehirliyor. "

"Ocak ayındaki seçimler ne adildi ne de özgür biçimde gerçekleşti. Irak'ın sorunlarına çözüm olmaktan ziyade, Irak halkı üzerinde dış güçlerin iktidar süresini uzattı."

Sürpriz karar ara başlığı kullanılan Financial Times haberinin başlığı: "Türkiye sivil haklarda reformları askıya aldı"

Orta sayfada Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Atatürk portresi önünde bir fotoğrafını yayımlayan gazetenin yorumu şöyle:

"Türkiye dün Avrupa Birliği'nin yakından takip ettiğini dile getirdiği; insan haklarına geniş koruma getiren reformlara ilişkin görüşmeleri, sürpriz bir kararla askıya aldı." diyen gazete, Avrupalı yetkililerin bu konuyu araştırdıklarını söylediklerine dikkat çekiyor.

Financial Times, Türk hükümeti içinde bu konuda ayrılıklar olduğunu da belirtmiş.

Guardian gazetesinde Suzanne Goldenberg imzalı makalede, Dünya Bankası BaşkanWolfowitz'in portresi çiziliyor.

Goldenberg, Amerika'nın Irak'ı işgaline muhalefet edenlerle Michael Moore hayranlarının, yönetmenin Fahrenheit 911 filminden hatırladıkları en sahnelerden birininin, Wolfowitz'in bir televizyon çekimi öncesini tarağını yalayıp saçını taraması olduğunu yazmış. Goldenberg, şöyle devam ediyor:

"Bu göreve gelmesi kesindi, nihayetinde Amerika, Dünya Bankası'nın en büyük hissedarı. Ancak Irak savaşının mimarı olarak yayılan şöhretinden doğan öfkeyi aşıp aşamayacağını göreceğiz. Tüm yaşamını Amerika'nın gücünü artırmaya adadıktan sonra, acaba asıl meselenin Washington'ın stratejik çıkarları değil, küresel açlık olduğu çok taraflı bir ortamda görev yapmaya muktedir mi?"

İngiltere gazetelerinin çoğunda, Prens Charles'in oğullarıyla bir kayak tatili sırasında yapılan fotoğraf çekimi sırasında mırıldandığı sözler de manşetlere taşınmış:

"Bu işten nefret ediyorum. Hepsi baş belası. Bu insanlardan nefret ediyorum"

Daily Telegraph, Prens Charles'ın basından ne kadar rahatsız olduğunu mırıldanırken sesinin mikrofonlara gitmesini, "Kayak tatilindeki fotoğraf çekimi felakete dönüştü" başlığıyla veriyor. Guardian gazetesinin yorumu ise şöyle:

"Bir adamın düğününe bir hafta kalmışsa, biraz canlı, enerjik bir hal takınması olağan bir durumdur. Ama, veliaht prensin dün aklını meşgul eden şey çiçeklerin düzenlenmesi, düğün pastası ya da davetli listesi değil, gazetecilerin terbiyesizliğiydi."

"Prensi en çok sinirlendiren ise genelde zararsız olmasıyla bilinen, deneyimli Kraliyet muhabirlerinden Nicolas Witchell oldu.

"Prens Charles, Witchell'ın yaklaşan düğüne ilişkin sorusu üzerine "Bu adama da katlanamıyorum, çok fena, gerçekten." diye mırıldanırken, mikrofonlara dönüp "Duymuş olduğunuza sevindim" yanıtını veriyor. "

Gazetelerde bir diğer konu ise bitkisel hayattaki ağır beyin hasarlı Amerikalı Terri Schiavo'nun mahkeme kararıyla beslenme tüpleri çıkarıldıktan iki hafta sonra hayatını kaybetmesi ardından tepkiler.

Times gazetesi yazarlarından Bronwen Maddox, "Papa ve Schaivo yaşam ile ölüme ilişkin tartışmayı derinleştirdi" başlıklı makalesine bir karikatürle başlıyor:

Karikatürde dünya haritası üzerinde Afrika'dan çıkan bir konuşma balonunda "Beslenme tüpü nedir? diye yazıyor.

Maddox, Amerika'da dün yayımlanan bu karikatürün Papa ile Terri Schiavo'nun sağlık durumlarından doğduğunu yazmış. "Elbette" diyor Maddox, "ikisinin durumu farklı."

"Doktorlar, Schaivo'nun bitkisel hayatta olduğunu söylüyorlardı, Papa'nın ise bilincinin yerinde olduğu söylendi.

Ancak Papa'nın genç kadından farklı olarak başka bir arzusu vardı: Son konuşmalarından birinde, bitkisel hayatta birinin bile beslenmeye devam etmesi gerektiğini söylemişti.

Papa'nın işi başında olduğu izlenimine destek vermek için Nisan ve Ağustos aylarındaki iki gezisininteyit edildiğini belirten Maddox, şu soruyu yöneltiyor:

"Bu imajı koruma çabaları giderek acı verici bir hal alıyor. Papa, daha da güçten düştüğünde gelecek sorulara yanıt vermeleri de güçleşiyor."

Daily Telegraph gazetesindeki haberin başlığı: "Hoşgörülü davranılan genç ekstasy'e meyilli"

Gazete, yeni yapılan bir araştırmaya göre, yumuşak ve hoşgörülü bir aile ortamında büyüyen gençlerin ekstasy denemeye daha meyilli olduklarını ortaya koyduğunu yazıyor.

Araştırma, 18 ila 25 yaşlarındaki gençlerin uyuşturucu ekstasy maddesini kullanmalarıyla anlayışlı ailelerden gelmeleri arasında doğrudan bir bağlantı bulmuş.

Uzmanlara göre, aile sıcaklığı görememek de bir neden ama disiplinin fazla sağlanmaması uyuşturucu kullanımının baş sebebi...

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik