BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 01 Aralık, 2004 - TSİ 05:23
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
01 Aralık 2004 Basın Özeti
İngiltere ve Avrupa basınında bugün öne çıkan haberler arasında Ukrayna devlet başkanlığı seçimleri, Uluslararası Kızılhaç Örgütü'nün Guantanamo tutsaklarına ilişkin raporu ve Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkilerini görüyoruz.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Ama önce Kızılhaç raporu. Guardian'ın yorum sayfalarında bu haberin başlığı:

"İşkenceye eşdeğer"

Gazete, Kızılhaç'ın, El Kaide mahkumlarının iki yılı aşkın bir süredir tutulduğu Guantanamo Körfezi'ndeki kampa ilişkin görüşü hakkında, şu yorumu yapmış:

"Kampı ziyaret etmesine izin verilen tek bağımsız gözlem kuruluşu olduğu için, Kızılhaç'ın bu ifadeleri yeterince mantıklı. Kimse, Amerika Birleşik Devletleri'nin kendini savunma hakkını tartışmıyor, ama bu sadece uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde yapılabilir."

Independent gazetesi ise dış haber sayfalarında verdiği bu haber için, aslında "yeni bir bilgi değil" yorumunu yapıyor:

"Rapor, kullanılan dil nedeniyle önem taşısa da, içerdiği iddialar yeni değil. Bu yıl başlarında, iki yıldan sonra serbest bırakılan dört İngiliz tutuklunun sunduğu raporda, Guantanamo'da, Ebu Gureyb tarzı işkence ve cinsel taciz olaylarının yaşandığına ilişkin bilgiler vardı."

Rumsfeld'e dava

Independent'ta bu haberin hemen altında Irak'taki Ebu Gureyb cezaevindeki taciz skandalına ilişkin bir haberin başlığı ilgi çekici:

"Rumsfeld hakkında Ebu Gureyb'de işlenen savaş suçları nedeniyle Almanya'da dava açıldı"

Haber şöyle devam ediyor:

Amerikan mahkemeleri henüz bu konuyu ele almıyorlar.

Bu nedenle, Amerikalı insan hakları örgütleri, çareyi Almanya'daki mahkemelere başvurmakta buldu.

Sebebi ise 2002'de çıkarılan bir yasanın, dava gerekçesi olan kişinin Alman vatandaşı olması şartını araMaması.

'Ukrayna'da seçimler yenilensin'

Tartışmalı devlet başkanlığı seçimleri ardından Ukrayna parlamentosu, bugün Viktor Yanukoviç için bir kez daha güven oylamasına gitmeye hazırlanıyor.

Times gazetesi'nin başyazısında öne çıkan konu ise seçimlerin yenilenmesi:

"Ukrayna'nın üzerine uzlaşmaya varması gereken şey, seçimlerin yenilenmesidir ve bu seçimler, mümkün olan en kısa sürede yapılmalıdır."

Daily Telegraph'ın yorumu ise "Rusya ile Batı'nın Ukrayna'daki ayrılığın kalıcı olmasına dur demeli" şeklinde olmuş:

"Kremlin ile Batı, birlikte uyum içinde çalışabilirlerse, belki Ukrayna'daki krizde geri adım atılması sağlanabilir. Bunda başarısız olunması halinde ise herkesin korktuğu şeyin, yani Doğu Avrupa'da istikrarsızlığın doğması mümkün "

Financial Times da, Daily Telegraph gibi istikrar beklentisini öne çıkarmış. Ancak ilginç bir isme dikkat çekerek:

Ukrayna Devlet Başkanı Leonid Kuçma'nın damadı Viktor Pinchuk.

"Kendisi aynı zamanda madenden basına pek çok alanda faaliyet gösteren bir grubun başında. Rüzgarın nereden estiğini iyi biliyor."

"Seçimlerden önce sahibi olduğu ICTV kanalı, Başbakan Yanu-koviç'e destek veriyordu. Şimdi ise hem Başbakan hem de muhalefet hakkında dengeli haberler yapmaya özen gösteriyor."

Uzlaşma arayışı içinde olduğu belirtilen Pinchuk, kendisi ile yapılan röportaj da bir de benzetme yapıyor:

"Tüm bu yaşananlar bir futbol maçı gibi. Şampiyonluk kupası. Kazanan her şeyi alır. Kazanan çıkmazsa, maç penaltılara kalır. Açıkçası, şu anda penaltılara kalmış durumdayız."

Türkiye'nin önündeki engeller

İngiliz ve Avrupa gazetelerinde bugün Türkiye'ye ilişkin haberler de göze çarpıyor. Bunlardan ilki İndependent'tan.

"Türkiye Başbakanı Yılın Avrupalısı seçildi"

Gazete, Recep Tayyip Erdoğan'ın Türkiye'deki reformlara ön ayak olması nedeniyle bu ödüle layık görüldüğünü anlatmış. Bir diğer haber de Financial Times'da. Gazete, Milli Güvenlik Kurulu'nun, daha önce "benzeri görülmemiş bir şeffaflık" içeren bir brifing verdiğini aktarıyor okuyucularına:

Uzun dönem Türkiye'deki en etkili karar alma organlarından biri olarak görülen MGK, dün faaliyetlerine ilişkin diplomatlara ve basına yönelik bir brifing düzenledi. MGK'nın 71 yıllık tarihinde bir ilk olan bu brifing, Avrupa Birliği'nin etkilemek amacıyla 'daha önce görülmedik bir şeffaflık' içeriyordu.

Gelelim Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkilerine. İki Avrupa gazetesi ise Avrupa Birliği'ne üyelik söz konusu olduğunda Türkiye'ye diğer üye devletlere göre haksız davranıldığını tartışmış sayfalarında. Almanya'dan Die Welt'ın yorumu:

"Türkiye'ye Avrupa Birliği ile müzakereler öncesinde daha ağır şartlar sunulabileceğine ilişkin haberler, 'açık açık Avrupa Birliği'nin Türkiye'den korkusunu' yansıtıyor.

Belli ki, üye devletlerin liderlerinin katılacağı ve nihai kararın alınacağı zirveye iki hafta kala, Avrupa Birliği, Türkiye'ye yaptığı önerilerde fazla ileri gittiğinden endişe etmeye başladı."

Die Welt, "Artık taktik oyunlar için zaman kalmadı, diyor.

"Avrupa Birliği, Türkiye'ye diğer aday ülkelerden farklı davrandığını artık itiraf etmeli. Böyle bir itiraf ise cesaret ister, Avrupa Birliği'nin de şu anda böyle bir gücü yok"

Avusturya'da yayınlanan Die Presse ise Ankara'nın önüne yeni engeller çıkarmanın, 'sahtekarlık' olduğunu yazmış.

"Hemen her gün, Türkiye'nin üyeliğinin kabul edilmesini zorlaştıracak yeni öneriler sunuluyor. "

Gazetenin yorumu, "Avrupa Birliği'nin çekincelerinin bir açıklaması olsa bile, alternatiflerin aranmasında geç kalındı" şeklinde.

"Pek dürüst bir oyun değil bu. Nasıl bir ülkeye böyle uzun süre umut verilir ve sonunda sadece şöyle denir: Artık yolu kapatmak elimizden gelmiyor ama, burnunuzdan da getiririz."

"Yiyebildiğiniz kadar yiyin"

Basın özetlerinde sıradaki durağımız Berlin. Hem Times hem de Guardian'ın sayfalarında karşımıza çıkan bu haber, Berlin'de yeme bozukluğu, yani anoreksi hastaları için açılan bir restoranı anlatıyor.

Guardian'dan aktaralım. Haberin başlığı: "Yiyebildiğiniz kadar yiyin"

Restoranın adı "Sehnsucht", yani Özlem. Yeme bozukluğu olan kişileri hedefliyor ve restoranda bu rahatsızlık nedeniyle tedavi görenler çalışıyor. Guardian yazarı Emma Cook şöyle devam ediyor:

Bu çelişkili bir durum yaratıyor. Bir yanda yemek yiyemeyen aşçıların yaptığı yemekler, diğer yanda da yemek yememe saplantısı olan insanlar. Peki neden?

Guardian yazarı Emma Cook, kendisi de anoreksi hastası olan restoran sahibi Katja Eichbaum'a bu soruyu sormuş.

"Mesele de bu zaten." diye yanıt vermiş Eichbaum.

"Biz, burada, özellikle genç kızları yemek yemeye cesaretlendirmeye; onlar için yemek yemeyi, yeniden cazip hale getirmeye çalışıyoruz. Yemek kokuları ve tatlarına yavaş yavaş alışmalarını sağlamak amacımız. Biraz zaman alsa da, işe yarıyor."

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik