|
15 Kasım 2004 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Avrupa gazetelerindeki turumuza İngiltere'den başlıyoruz. Irak savaşını en yakından izleyen gazetelerden biri olan Independent ön sayfasını yine Felluce'ye ayırmış.
'Boş bir zafer' diye manşet atan gazete "ABD Felluce'de savaşın sona erdiğini ilan etti ama kentte taş taş üzerinde kalmadı ve en önemli hedefler kaçtı" diyor. Bu hedeflerin başında da Ürdün kökenli militan Ebu Mussab Ez Zerkavi geliyor. Sivil kayıplar hakkında veri olmadığını belirten gazete, ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'in "Çok sivil ödürülebilir ama ABD askerlerince değil" sözlerini aktarıyor. Gazetenin yazarlarından Andreas Whittam Smith ise "Irak'ta kalıcı bir zafer elde edilemez" diyor ve buna Semerra'yı örnek gösteriyor: "Yine kurtarılmış bir kent olan Semerra'ya bakın. Amerikalılar dikkatlerini başka yere çevirir çevirmez isyancılar döndü. "Felluce'ye saldırının Sünniler'e artık Irak yönetiminde azınlık konumunda olacaklarını, hükmün bundan böyle silahta değil sandıkta olacağını anlatması gerekiyordu. Yanıtını aldık. Çok sayıda Sünni, kenti terkedip Amerikalılara başka yerlerde saldırmaya gitti. Seçtikleri kentler Musul ve Ramadi oldu." Whittam Smith her iki kentte de Amerikalıların Felluce'den takviye güç istemek durumunda kaldığına işaret ediyor. Guardian Irak'ta seçimlerin ertelenebileceği uyarısında bulunuyor. Başbakan yardımcısı Barham Salih gazeteye verdiği mülakatta, Ocak ayında genel seçimi düzenlemeye kararlı olduklarını ancak bu tarih yaklaşınca güvenlik koşullarını gözden geçirmek zorunda kalacaklarını aktarıyor: "Bu tarih yaklaşınca Irak hükümeti, Birleşmiş Milletler ve bağımsız seçim komisyonunun durumu değerlendirmek için şapkalarını önlerine koyup gerçek bir diyaloga girmeleri gerekecek. Seçimi düzenlemek zor olacak. Ama ertelemek daha da tehlikeli olabilir." Guardian'a göre seçimin önündeki tek sorun güvenlik de değil: "İsyancıların en radikal kesiminin içinden çıktığı Sünni azınlığın seçime katılmayacağı kaygısı güçleniyor. Müslüman Dinadamları Derneği boykot çağrısı yaptı; Irak İslami Partisi hükümetten çekildi. Ayrıca ülke genelinde yedi ila dokuz bin seçim merkezi açmak da zor olacak." Filistinlilerin başkanlık seçimi Seneye bir diğer zorlu seçim ise Filistin'de yapılacak. Yaser Arafat'ın ölümü ardından Filistinliler 9 Ocak'ta başkanlık seçimlerine gideceklerini açıkladı. Öne çıkan adaylardan Mahmud Abbas'ın dün Yaser Arafat için hazırlanan yas çadırını ziyareti sırasında silahların patlaması, hemen her gazetede yer alıyor. Times, olayın suikast kaygısı yarattığını savunuyor; Financial Times da "Bu olay, seçimde kaos riskinin altını çiziyor," diyor. Daily Telegraph bu saldırıyı düzenleyenlerin Arafat'ın kuzeni Musa Arafat'ın adamları olduğunu öne sürüyor. Gazeteye göre Gazze'de güçlü bir tabanı olan Hamas'ın başkanlık seçimi için aday çıkarmama kararı alması da Abbas'a yarayabilir. Times'a göreyse "Seçimin sonucunu Doğu Kudüs belirleyebilir." "Filistinli müzakereci Saib Erekat'a göre eğer İsrail, Doğu Kudüs'te yaşayan 228 bin Filistinlinin oy kullanmasına izin vermezse, Arafat'ın halefini belirleyecek seçimler planlandığı gibi 9 Ocak'ta gerçekleşmeyebilir. "Kudüs'ü bölünmez başkenti kabul eden İsrail, kentin doğusundaki Filistin seçmen kayıt bürolarını Eylül'de kapatmıştı. Ancak Şaron'a yakın kaynaklar, Washington bastırırsa başbakanın Filistinlilerin oy kullanmasına izin vereceğini söylüyor." Guardian da özellikle Dışişleri Bakanı Silvan Şalom'un itirazına rağmen Oslo Anlaşması uyarınca bu iznin verilmesi gerektiğini anımsatıyor. İsviçre'den Le Temps ise, ABD Başkanı George Bush'un Orta Doğu'da çözüm için gerçekten bir girişim yapıp yapmayacağını sorguluyor: "Bush harekete geçmeye karar verse bile bunu o kadar nazikçe ve gizlice yapacak ki, kamuoyu ne olup bittiğinin farkına varmayacak." AB'ye ihalede kayırmacılık eleştirisi Times, İngiltere Maliye Bakanı Gordon Brown'un, Avrupa maliye bakanları toplantısında birliğin ihale siyasetlerini eleştirmeye hazırlandığını duyuruyor. Birlik yasalarına göre AB genelinde kamu ihalalerinde tam rekabet sağlanması gerekiyor. Üstelik de bu durum hükümetlere yüzde 30'a varan tasarruf sağlıyor. "Ancak İngiliz hükümetince bir yıllık bir çalışmayla hazırlatılan bir rapora göre, yabancı şirketler daha iyi koşullar sunuyor olsa bile ihaleler ulusal firmalara veriliyor; ihale koşulları belirli bir şirkete uyacak şekilde hazırlanıyor; ihale alan şirkete yerel taşeronlar kullanması için baskı yapılıyor. " Times bu alanda en açık ihlalleri yapan İtalya'nın sonunda komisyon tarafından Avrupa Adalet Divanı'na sevkedildiğini, ancak bir sonuç alınamadığını kaydediyor. Gazete bu alanda daha sıkı ölçütler getirilmesi çağrısında bulunuyor. AB'de masonluk tartışması Avrupa Birliği bugün Avrupa Komisyonu üyeliği için gözden geçirilen listeye giren yeni adayları mülakata almaya başlıyor. Times'a göre 'milletvekilleri Barroso'nun teknesini daha da sallayacak'. Gazeteye göre listesini geri çekmek zorunda kalan Portekizli liderden yeni tavizler de isteniyor. "Mesela gelecekte parlamentonun desteğini yitiren bir komisyon üyesinin istifa edeceği taahhüdü gibi..." Financial Times, Avrupa Parlamentosu oturumlarında gözlerin özellikle geçen sefer tartışma yaratan adan Rocco Buttiglione'nin yerine adalet ve içişlerinden sorumlu komisyon üyeliğine önerilen Franco Frattini'nin üzerinde olacağını belirtiyor. Gazeteye göre Frattini'ye sorulması beklenen sorulardan biri mason olup olmadığı. Çünkü bu bağların adalet anlayışına sekte vurabileceği öne sürülüyor. Türkiye tartışmaları ise bugün Avusturya'ya kayıyor. Avusturya gazetesi Die Presse, Alman ana muhalefetinin, Türkiye'yle imtiyazlı ortaklık fikrinin bayraktarlığını Avusturya Başbakanı Wolfgang Schüssel'in yapmasını istediğini belirtiyor. Gazete Alman Hristiyan Demokratlar'ın bu seçimini, Schüssel'in Avrupa'da bu fikri destekleyen az sayıda hükümet liderinden biri olmasıyla açıklıyor ve Hristiyan Demokratlar'ın 17 Aralık için buna umut bağladığını belirtiyor. Der Standard ise Schüssel ile Angela Merkel'in aynı kanıda olmadığnı savunuyor. Türkiye'ye imtiyazlı ortaklığın 1999'da adaylık statüsü verilmesinden bu yana gündemde olmadığını anımsatan gazete Angela Merkel'in Türkiye'nin üyelik girişimlerini sekteye uğratma çabalarını da 'acemice' diye niteliyor. Avrupa'da Müslümanlık Hollanda'da Theo Van Gogh'un öldürülmesinden radikal İslami görüşlü olduğu belirtilen bir zanlının sorumlu tutulmasıyla başlayan şiddet eylemleri Avrupa gazetelerinde izlenmeye devam ediyor. Financial Times "Hollanda'daki gerginlik, aslında siyasi" yorumunu yapıyor. Gazete, Cumartesi günü bir caminin yakıldığı Helden'de, film yapımcısı Thoe Van Gogh'un öldürülmesi öncesinde de gerginlik olduğuna dikkat çekiyor. Gazete bir güvenlik uzmanının, "Aslında Hollandalılar Müslüman kesimi nasıl aralarına kabul edeceklerini hala bilmiyor" dediğini aktarıyor. Guardian'da yazan Gary Younge, 'laik solun dine bakışının da Riyad ya da Utah'taki bir köktendincininki kadar çarpık bir mantığa dayandığını' savunuyor. Buna Avrupa'daki tartışmaları örnek gösteriyor: "Seçmenlerinin beşte birinin faşist bir partiye oy verdiği, devlerin başörtünüze göz diktiği bir ortamda, bazı genç Fransız Müslümanlar kendilerini çok eşliliği savunan bir imamın kucağında da bulabilir. "Avrupa'nın pek çok ülkesinde yabancı düşmanı partilere oy verenlerin sayısı değil aşırı İslamcı görüşlülerin, tüm Müslümanlar'ın sayısını aşıyor. "Avrupa Müslümanlar için, Müslümanların Avrupa'ya yarattığından daha büyük bir tehdit. Fransız Bakan Nicholas Sarkozy entegrasyondan söz ediyor. Müslümanlar Fransa'ya entegre edilecekse, Fransa'nın da daha İslami olması gerekecek. Aynı Asya ve Kuzey Afrika'da Fransızların elinin değdiği yerlerin 'daha Hıristiyan' olması gibi..." Fildişi Sahili'nde karşılıklı suçlamalar Fransa'da basının bugün başlıca konusu ise ülkenin eski sömürgesi Fildişi Sahili'ndeki gelişmeler. Ülkede son haftalarda hükümet kuvvetleri ile Fransız barış gücü askerleri karşıya karşıya gelmiş, olaylarda yüzlerce kişi yaralanmıştı. Le Figaro, Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın 'faşist bir rejim' diye nitelediği Fildişi Sahili yönetimine karşı üslubunu sertleştirdiğini yazıyor. Nouvel Observateur, Fildişi Sahili'nde Fransa'nın bir tuzağa düştüğünü savunuyor. Hem hükümetin hem isyancıların Fransa'yı suçlamaya çalıştığını belirtiyor. Independent ise Fildişi Sahili'nin Fransa'yı savaşa karışmakla suçladığını belirtiyor. Devlet Başkanı Laurent Gbagbo'ya göre ülkenin hava kuvvetlerini yok eden Fransa, fiilen isyancıları desteklemiş oldu. CIA'de gerginlik Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatı CIA'de iç çalkantılar da pek çok gazetde yer bulan bir konu olmuş. Daily Telegraph "Ajanlar CIA başkanına karşı ayaklandı" diyor. 32 yıldır CIA'de görev yapan Başkan Yardımcısı John McLaughlin hafta sonu istifa etti; operasyonlardan sorumlu başkan yardımcısı Stephen Kappes'ın da bugün istifasını açıklayacağından söz ediliyor. Bu durum Başkan Bush'un CIA başkanlığına atadığı Porter Goss'un dört yeni yardımcısıyla ve yapılanmada köklü değişiklikler hedefiyle işe koyulmasına bağlanıyor. CIA örgütünün de 11 Eylül saldırıları nedeniyle uğradığı eleştirilerden rahatsız olduğunun altı çiziliyor. Gül kokulu Bin Ladin Usame Bin Ladin'e ne olduğu bilinmez ama kardeşi parfüm sektörüne giriyor. Guardian bu haberi Gül kokulu Bin Ladin başlığı ve alaycı bir üslupla aktarıyor okurlarına. Usame'nin az tanınan üvey kardeşi Yeslam Bin Ladin kendi parfümünü piyasaya sürdü. Sadece 'Yeslam' adı verilen parfüm yakında tüm Avrupa'da belki Amerika'da satışa sunulacak. 20 yılı aşkın süredir İsviçre'de yaşayan Bin Ladin, çocukluğunun Suudi Arabistan'ını anımsattığını söylediği parfümü şişesi 103 dolardan satışa sunuyor. Parfümün adını neden Bin Ladin koymadığı sorulduğunda ise "Zerafeti olmazdı, beceriksizce kaçardı" diye yanıt veriyor. Zira ilk plan böyleymiş, ama 11 Eylül'den sonra işler değişmiş. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||