BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 12 Kasım, 2004 - TSİ 06:05
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
12 Kasım 2004 Basın Özeti
İngiltere yayımlanan gazeteler baş sayfalarının hemen hemen tamamını Filistin lideri Yaser Arafat'ın ölümüne ayırmışlar.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Times gazetesi, "Arafat döneminin sonu" başlığını atmış.

Arafat sonrasındaki belirsizliğe dikkat çeken Independent ise "Filistinlileri ne bekliyor?" diye soruyor.

Guardian gazetesi, "Kahraman ve Cani" manşetini seçerken, Financial Times, "Filistinliler, Arafat efsanesi yaratmakta hızlı davrandı" diyor.

Daily Telegraph'ın manşeti ise "Arafat ölümüyle umut getirdi".

Times gazetesinde Arafat'ın duvardaki dev portresinin altında, başını silahına dayayarak ağlayan Filistinli bir muhafızın fotoğrafı var.

Fotoğrafa eşlik eden haberde ise Arafat sonrası dönemde yaşanabilecek gelişmeler irdeleniyor.

Gazete, Arafat'ın ölümünden sonra ABD ve İngiltere'nin yeni bir barış planı üzerinde çalışmaya başladığını aktarıyor.

Habere göre söz konusu plan, Filistin liderliğinin onayı alınıncaya kadar gizli tutulacak.

Times'a göre Amerikan Başkanı George Bush, İngiltere Başbakanı Tony Blair'le bugün Beyaz Saray'ın bahçesinde medyanın karşısına geçerek Orta Doğu barış sürecinin canlandırılmasının önemini vurgulayacak.

Ancak Bush, Filistin liderliğinin barış ve İsrail'in güvenliği konusunda samimi olduğuna yeterince kanaat getirmeden, yakın zamanda bizzat devreye girme sözü vermeyecek.

Gazete, Filistinli politikacıların da Arafat'ın ölümünden sonra yeni Filistin rejiminin farklı olacağı konusunda dünyayı ikna etmeye çalışan mesajlar verdiğini belirtiyor.

Times, Arafat'ın yerini alabilecek isimler arasında gösterilen eski Gazze güvenlik sorumlusu Muhammed Dahlan'ın "Artık sembol dönemi bitti. Bundan böyle Filistinlilerin sembollere ihtiyacı yok," sözlerini aktarıyor.

Milliyetçiler, İslamcılar'a karşı

Guardian yazarı David Hirst, Arafat'ın ölümüye birlikte Filistin mücadelesinin üçüncü aşamasına girdiğini belirtiyor.

Yazara göre, Kudüs Müftüsü Hacı Emin Hüseyni'den sonra 40 yıl Filistin halkına liderlik eden Arafat gibi yeni yönetim de, hem ulusal düşmanları İsrail'e karşı mücadele vermeye hem de parçalanmış bir görüntü çizen Filistin toplumunu bir arada tutmaya çalışacak.

Filistinlileri bekleyen yeni dönem, Arafat'ın izindeki miliyetçi kesimle, uzun bir süre reddettikten sonra şimdi Filistin kurumlarında rol üstlenmeye hazır görünen İslamcı örgüt Hamas'ın mücadelesine sahne olacak.

Guardian başyazısında Arafat'ın, Filistin halkını vadedilmiş topraklara kavuşturma hedefine varamadığını belirtiyor.

Gazeteye göre bunda İsrail'in gücü, Amerika'nın tavrı, Araplar'ın bölünmüşlüğü ve Filistinlilerin güçsüzlüğü rol oynadı.

Guardian "Yine de Filistinliler onu büyük başarılarıyla hatırlayacak" diyor ve şöyle devam ediyor:

"60'ların ortasında el Fetih hereketini kurduğunda Filistinliler, 1948 savaşından sonra kurulan İsrail devletinin yarı unutulmuş kurbanları ve Arap ülkelerinin kucak açtığı devletsiz mülteciler konumundaydı.

"Arafat, 1974'te Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki tarihi konuşmasında, uluslararası toplumdan silahla zeytin dalı arasında seçim yapmasını istedikten sonra, Filistinliler'in hakları geniş anlamda kabul görmeye başladı.

"Bugün birçok İsrailli dahil herkes, Orta Doğu barışı için Filistinliler'in kaybettikleri toprakların bir bölümü üzerinde devlet kurma hakkına sahip olduğunu kabul ediyor."

'Başarısızdı'

Independent gazetesinde yazan eski İngiltere dışişleri bakanlarından Douglas Hurd ise tam tersini savunuyor.

Hurd, "Arafat modern bir devlette başarılı bir liderin sahip olması gereken hiçbir özelliği taşımıyordu" diyor. Hurd şöyle devam ediyor:

"Arafat ne barış yapabilmeyi ne de başarılı bir direnişe önderlik etmeyi başarabildi. Ve halkına acı çektirdi."

Independent'in başyazısında da Arafat büyük hataları olan bir lider olarak tanımlanıyor. Yazıda özetle şöyle deniyor:

"Arafat haksız bir şekilde topraklarından edilmiş Filistinlilerin birleştiricisiydi. Halkın birgün kendi toprakları üzerinde, kendi devletlerine sahip olma arzusunu canlı tuttu.

"Ancak bir aşamadan sonra teröre onay verdi. Daha sonraki yıllarda ise terörü engelleyecek otoriteyi gösteremedi."

Sahte yas

Daily Telegraph gazetesi, Arafat'ın ölümünden sonra televizyonlara yansıyan yas görüntülerinin işgal topraklarındaki gerçeği perdelediğini öne sürüyor ve Filistin liderinin halk arasında resmedilenden daha az desteğe sahip olduğunu savunuyor.

Gazete, Arafat'ın ölümünden sonra sokaklarda lastik yakması ve slogan atması için, çoğu devlet memuru, pekçok kişiye izin verildiğini iddia ediyor.

Daily Telegraph, "El Fetih hareketinin askeri kanadı olan El Aksa Şehitleri Tugayı dün adını Şehit Arafat Tugayları olarak değiştirdiğini açıkladı. Birçok kişi liderlerine ağladı.

"Arafat'ın portresi belki en az 50 yıl daha berber dükkanlarının duvarlarını süslemeye devam edecek. Fakat kimse geriye dönüp baktığında, Arafat dönemini eski güzel günler diye hatırlamayacak" diyor.

Gazetede Arafat'ın politikalarını onaylamayan bazı Filistinliler'in görüşlerine yer veriliyor.

Azize Musa adlı bir kadın "Filistin yönetimi bizim için ne yaptı? Şehit aileleri, sakatlar, dullar ve evleri yıkılanlar için ne yaptı" diye soruyor.

Rayid el Şeraj adlı bir Filistinli işadamı "Artık şiddetin sona ermesi gerekiyor. Eğer Filistinliler bir Yahudi öldürürse, İsrail 100 Filistinli öldürüyor. Arafat'ın ölümü inşallah ileri doğru bir adım atılmasına vesile olur" diyor.

Arafat ve Şaron

Financial Times, İsrail Başbakanı Ariel Şaron'un müzakere sürecinin başlaması konusunda ihtiyatlı bir yaklaşım sergilediğini ve bunun için önce terörün sona ermesini şart koştuğunu anımsatıyor.

Guardian'dan iki yazar ise önümüzdeki dönemde İsrail'in atması gereken adımlara dikkat çekiyor. Ewen MacAskill şöyle yazıyor:

Arafat'ın ölümüyle Şaron'un, Filistinliler ile müzakereye girmeme gerekçeleri ortadan kalktı. Şaron, Arafat'ın güvenilmez olduğunu söylüyordu. Arafat barışın önünde bir engeldi. Ama Şaron da engel.

"Şaron'un alicenap davranması, İsrailliler'in çıkarına. Kudüs'te ve Batı Şeria'da büyük miktarlarda Yahudi yerleşimcinin varlığı devam ettikçe Orta Doğu'da barışı sağlamak imkansız."

Bayram havası

Guardian'ın başka bir yazarı Dafne Baram da, İsrail'in Arafat'ın ölümü ardından bayram yaptığını belirterek bunun tehlikelerine işaret ediyor:

İncil'de "Düşmanınızın düşüşüne sevinmeyin" diyor. Ancak gözlerini nefret bürüdüğü için birçok İsrailli, İncil'deki bu güzel sözleri hatırlayamıyor. Arafat'ın ölümünden sonra yaşanan bayram havasının bedelini masum İsrailli ve Filistinliler kanlarıyla ödeyecek."

1994'te Arafat ve İzak Rabin'le birlikte Nobel Barış Ödülü'nü paylaşan eski İsrail Başbakanı Şimon Peres ise Times'taki yazısında şunları söylüyor:

"Arafat geçmişle bağlarını koparma cesaretini gösterdi. Sancılar yaratacak tavizler vererek uzlaşmayı kabul etti ve realiteleri değiştirdi. Ama daha ileri gidemedi. Terörü terk edip müzakereleri tercih etseydi, Filistin halkına çok daha büyük iyilik etmiş olacaktı.

"Dualarım Filistin ve İsrail halkı için, Araplar ve Yahudiler için. Artık birbirimizi anlamayı öğrenmeliyiz. Babalarını kaybeden Filistinliler'in önünde şimdi yeni bir dönem var. Bir yaşam bitti. Şimdi yeni yaşamların başlama zamanı."

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik