BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme:
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
7 Kasım 2004 Basın Özeti
İngiliz Pazar gazetelerinden haberler, yorumlar...

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Sunday Times, Felluce'deki tek batılı gazeteci olduğunu ileri sürdüğü, muhabiri Hala Cabir'in haberini birinci sayfadan veriyor. Haberin başlığı, 'İntihar Timleri Amerika'nın Felluce'ye Saldırısını Bekliyor' şeklinde...

Haberde, Felluce'deki direnişin komutanlarının, Amerika önderliğinde Felluce'ye yapılacak saldırıya karşı çok sayıda intihar saldırısı planladıkları bildiriliyor. İddiaya göre, Amerika'nın uzun süredir beklenen kara saldırısına karşı, patlayıcılarla yüklü yüzü aşkın araç hazır bekliyor. Komutanlardan biri üç yüzü aşkın Irak dışından gelmiş savaşçının, intihar saldırısı için gönüllü olduklarını söylüyor. Bunlardan bir kısmı patlayıcı yüklü araçları kullanacak, diğerleri ise ev ev arama yapacak olan Amerikan ve Irak askerlerine karşı bubi tuzağı hazırlanan evlerde görev alacak.

Sunday Times yazarı bu iddiaları doğrulamanın mümkün olmadığını ancak yollardan şehir merkezine uzanan siyah kalın kabloları kendi gözleriyle gördüğünü belirtiyor. Muhabire göre, bunlar Amerikan konvoylarına karşı kullanılmak üzere hazırlanmış ev yapımı patlayıcılara işaret ediyor.

Haberde, Felluceli direnişçilere başka şehirlerden keskin nişancıların da eklendiği ve bu kişilerin mevzilerinin başında oldukları da bildiriliyor. Direnişçilerin bir diğer iddiası da, Amerikan helikopterlerine karşı kullanılmak üzere roketatarları olduğu; bu roketlerden bazılarının ölümcül kimyasal maddeler taşıdığı da ileri sürülüyor.

Sunday Times muhabiri, Felluce savaşının Amerikan ve Irak ordusunun Sünni Üçgeni'ndeki isyanı bastırma kapasitesinin sınavı olarak görüldüğünü belirtiyor. Haberde, dün erken saatlerden itibaren zırhlı araçların kentin dış mahallerinde manevralar yapmaya başladığı da kaydediliyor. Felluce'nin geçtiğimiz yaz aylarında direnişçilerin kontrolüne geçmesi ardından, Amerika önderliğindeki güçlerin başlıca hedefi haline geldiğini belirten muhabir, kentin batılı gazeteciler için adeta yasak bölge haline geldiğini, son dört Arap medyasının da, koalisyon güçlerini tuttukları suçlamaları ardından kenti terkettiklerini bildiriyor.

Independent on Sunday de, Irak'taki gelişmelere birinci sayfasında yer veriyor. Gazeteye göre, çok sayıda direnişçi Amerikalıların Felluce çevresindeki kuşatmasını aşıp, başka yerlerde saldırılar yapmak üzere yeniden gruplaşmayı başardı. Gazete, yakın zamana kadar kentteki direnişçi sayısını beş bin olarak veren Amerikan ordusunun, bu rakamı şimde bin iki yüze indirdiğini belirtiyor.

Amerikan uçaklarından Felluce'ye yapılan bombardımanın dün en yoğun düzeyine çıktığını yazan gazete, bir hastane, bir tıbbi malzeme deposu ve onlarca evin yerle bir olduğunu bildiriyor. Direnişçilerin bu bombardımana Samara'daki saldırıyla karşılık verdiğini yazan gazete, Amerikalıların Ramadi'de de saldırıya uğradığını, Bağdat havaalanına giden yolda bir araca konan bombanın patladığını ve Irak'ın orta kesimindeki Polonya karargahına saldırı yapıldığını belirtiyor.

Gazete, Washington'un kötüye alamet olarak yorumlaması gereken bir gelişmeyle de, Amerikan askerlerinin Bağdat'ın Şii mahallesi Sadrkent'te saldırıya uğradıklarını kaydediyor. Gazeteye göre bunun önemi, Amerika'nın Felluce'ye saldırısına karşı Şii-Sünni ittifakına işaret etme ihtimalı.

Independent on Sunday, Amerikalılarla Irak geçici yönetiminin Sünni direnişçilerle mücadele ederken, Şiilerle aralarını iyi tutmaya çalıştıklarını belirtiyor. Ancak gazeteye göre, Amerika'nın hazırlandığı Felluce saldırısı Irak yönetimi içinde sürtüşmeye yol açıyor. Gazete, Cumhurbaşkanı El Yaver'in, Başbakan Allavi ve Amerikalı destekçilerini aşırı tepki göstermek ve görüşmelerin başarısızlığa uğramasından sorumlu olmakla suçladığını yazıyor.

Observer ise Afganistan'daki son durumu değerlendiriyor, özellikle de kadın hakları açısından. Gazeteye göre, Taliban sonrasında kadınlar hala acı içinde...

Taliban rejiminin devrilmesinden üç yıl sonra kadın kaçırma ve dayağın devam ettiğini yazan gazete, kocası tarafından zincirlenip dövülen Anar Gül isimli kadının bir fotoğrafını da yayınlıyor. Gazeteye göre, Anar Gül'ü Kandahar'ın tek kadın polisi kurtarmış. Gazete Kandaharlı kadının afyon müptelası olan kocası tarafından yirmi gün boyunca bayılana dek dövüldüğünü anlattığını yazıyor. Gazete, olayı komşulardan haber alan kadın komiserin, belinde silah ve copuyla evi bastığını ve kocayı hem evde, hem de karakolda dövdüğünü aktarıyor.

Observer Taliban'ın devrilmesinden bu yana Afganistan'da kadınların erkeklerle aynı haklara sahip olduklarını ve son seçimde de oy verenlerin yüzde kırkının kadın olduğunu yazıyor. Ancak gazeteye göre, ülkenin güney kesimindeki Paştu bölgelerinde manzara çok farklı. Gazete koyu muhafazakar bu bölgede Taliban'ın devrilmesindan bu yana pek bir değişim olmadığını belirtiyor. Birleşmiş Milletler'e göre, Kandahar'da yedi-on iki yaş arası kız çocuklarının yüzde sekseninin okula gitmiyor; aynı yaş grubundaki erkek çocuklarında ise bu oran yüzde kırk beş. Cumhurbaşkanlığı seçiminde ülkenin kuzey kesimlerinde kadınların yarısı oy kullanırken, Kandahar'da bu oran yüzde yirmiye düşüyor, komşu Uruzgan bölgesinde ise sadece yüzde iki.

Gazete, kadınlara yönelik yardım çalışmaları yürütmek üzere Afganistan'da bulunan, bir Afgan kökenli Amerikalı kadının şu sözlerini de aktarıyor: 'Taliban kadınları kafese koydu da, devrildiklerinde bu kafes de yok oldu, diye bir durum söz konusu değil. Bir çok kadın Taliban öncesinde de, sonrasında da aynı hayatı yaşıyor'...

Sunday Telegraph'ın makaleler sayfasındaki bir yazıda, Amerikan başkanlık seçim sonuçlarına özellikle Avrupa'nın tepkisine ilişkin bir değerlendirme var. 'İster inanın, ister inanmayın Bush'a sadece krolar oy vermedi' başlıklı yazıda, Avrupa medyasının George Bush'un ikinci dönem için başkan seçilmesine yönelik tepkisi, 'cahilane bir tepeden bakma', olarak değerlendiriliyor.

Yazıda iki İngiliz gazetesinin seçim sonucuna ilk tepkisi de veriliyor. Guardian gazetesinin ekinin kapağı bunlardan biri; tümüyle siyah bir zeminin ortasında, kaygı ve korkuya işaret eder şekilde, küçük bir yazıyla 'aman tanrım' ifadesi yer alıyor. İngiliz bulvar gazetelerinden Daily Mirror'ın başsayfasında ise George Bush'un büyük boy fotoğrafının üzerinde şu soru yer alıyor: '59 milyon 54 bin 87 Amerikalı nasıl bu kadar aptal olabilir? Anlaşılacağı üzere söz konusu rakam Bush'a oy veren Amerikalı seçmen sayısı...

Daily Telegraph'ta yer alan Mark Steyn imzalı yazıda ise, bu tür yorumların Amerikan halkına tepeden bakan ve bilgi yetersizliği ile yapılmış yorumlar olduğu ileri sürülüyor. 59 milyonun üzerinde Amerikalının geleneksel değerler ve özgürlüğe oy verdiğini belirten yazara göre, Amerikan halkı bu seçim sonucu ile eşcinsellere yönelik horgörü ve nefretlerini değil kendilerine akıl öğretmeye kalkanlara tepkilerini ortaya koydu.

Yazara göre Amerikan seçim kampanyası, bu ülkeye tepeden bakan Avrupalıların Amerika gerçekliğini anlamaktan ne kadar uzak olduklarını ortaya koydu. Yazara göre, Bush'a oy veren seçmen Avrupa'nın kendi kendine söylediği yalanlar karşısında akılcı ve şüpheci bir tavır sergiledi. Bu kesimin İslamcılar karşısında boyun eğmeyi reddettiğini belirten yazar, devlet karşısında el pençe durmayan, doğum oranlarının yüksekliğinden korkmayan bu kesim uzun dönemde daha güvenilir bir ortak.

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik