|
28 Ekim 2004 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Demokratikleşen Avrupa Birliği mi, yoksa bütün tarafların yenik düştüğü bir kriz mi? Avrupa gazeteleri Komisyon ve Parlamento arasındaki kavgayı değerlendiriyor.
Dün Avrupa Parlamentosu'nda yapılması beklenen kritik oylamanın ertelenmesi tabiyatıyla Avrupa basını genelinde geniş biçimde işleniyor. Dün Parlamento'nun yeni Avrupa Komisyonu üyelerini onaylayacağı oylamanın yapılması bekleniyordu. Fakat Avrupa Birliği'nin çok sayıda milletvekili, tartışmalı İtalyan üyeye bayrak açınca, Komisyon Başkanı olası bir red oyunu göz önünde tutup, oylamanın ertelenmesini tercih etti. Die Welt, Komisyon Başkanı Barroso'nun geri adım atmasından memnun. 'Keşke', diyor, 'oylamaya gidilse, ve red oyu da çıksaydı'. 'Parlamenter demokrasinin zaferi bu', diye yazan Alman gazetesi Die Welt, Avrupa Birliği kurumlarının genelde halkın iradesinden ciddi biçimde kopuk olduğu inancında; ancak dün Avrupa Parlamentosu'nun bu zaafa meydan okuduğunu düşünüyor. Parlamento ile Komisyon Başkanı'nı karşı karşıya getiren ana sorun; koyu bir Katolik olan İtalyan üyenin kadınlar ve eşcinsellere ilişkin görüşleriydi. Rocco Butiglione, eşcinselliğin günah olduğunu söylemiş; kadınlara 'annelik' rolünün yakıştığını belirtmişti. Buna karşın adalet ve sivil özgürlüklerden sorumlu komisyon üyeliğine atanması, Avrupa Parlamentosu'nda hatırı sayılır oranda milletvekilini harekete geçirdi. Hatta İngiltere'den Guardian gazetesinin manşetini aktaracak olursak: 'Eşcinsel hakları Avrupa Birliği'ni krize soktu'. Avusturya basınından Der Standard'a göre, Strasbourg'daki parlamentonun gövde gösterisi 'tarihi' olduğu kadar 'gerekliydi' de... Avusturya gazetesine göre, Avrupa Parlamentosu için neden oy verdiklerini insanlar ilk kez somut biçimde görmüş oldu. Der Standard, 'ileride ulusal hükümet liderleri bir araya gelip komisyon pazarlığı yaparken, acaba parlamentonun onayını alacak mı diye düşünmek zorunda kalacaklar' diyerek sevinçli. Der Standard'a göre bir değil yaklaşık üç komisyon üyesinin değiştirilmesi olası. Ancak gene Almanya'ya dönecek olursak, Frankfurter Allgemeine Zeitung, Avrupa Birliği içinde bu tartışmadan bütün tarafların yenik çıktığı görüşünde. 'Üçlü yenilgi' başlığı altında bu Alman gazetesi hem komisyon başkanının, hem hükümet liderlerinin ama hem de parlamentonun redci üyelerinin sınıfta kaldığını yazıyor. Frankfurter Allgemeine Zeitung, Komisyon Başkanı Barroso'nun ekibini değiştirmemekte ısrar ederek kendini olduğundan daha güçlü sandığının ortaya çıktığını; komisyon üyeliğine aday öneren Avrupalı hükümet başkanlarının da yüzlerinin kızardığını; ve parlamentonun ise eski bir Avrupa geleneğini anlamadığının su yüzüne çıktığını yazıyor. İtalyan üye kadınlar ve eşcinsellerle ilgili sözlerinin tamamen şahsi olduğunu ve işine yansımayacağını söylemişti. Frankfurter Allegemeine Zeitung, Buttiglione'nin dini görüşleri nedeniyle kurban seçildiğini; çünkü şahsi ahlak ve hukuk arasındaki farkı anlatmaya çalıştığı halde, parlamentonun İtalyan üyeye kulak vermediğini ve bir Avrupa geleneğine de böylece sırt çevrildiğini yazıyor. Peki İtalya mı ne diyor? Europa gazetesine göre, 'Avrupa Birliği'nin büyümesini sağlayacak bir kriz bu'. Europa'nın ifadesiyle, 'demokratik seçimlerle işbaşına gelmiş parlamentonun, atamayla işbaşına getirilenler üzerinde sözünü nihayet geçirmesi, Avrupa Birliği'nde yeni bir çağın habercisi'. Unita gazetesi, 'İtalya'nın övgüye layık tek bir yanı yok' diye bir yorum düşmüş. Unita'ya göre Rocco Buttiglione, 'kendi iradesiyle görevden inme hassasiyetini göstermeliydi'. Gazete, Berlusconi hükümetine de öfkeli. 'Bütün çağrılara kulaklarını tıkadılar' diye yazıyor. Komisyon Başkanı Jose Manuel Barroso'yu eleştiren Unita, 'bu kurumun güvenilirliği ve otoritesine gölge düştü' diye devam ediyor. Bu sabah İngiltere'de birçok gazetede aynı resmi görüyoruz: Yarı insan, yarı maymun görünümünde bir yaratık. Guardian'ın manşetinde, '18 bin yıl öncesinin 1 metrelik insanı, evrim tarihini şaşkına çevirdi' diye okuyoruz. Independent ise, bütün önsayfasını bu habere ayırmış: Independent'a göre Endonezya'nın Flores adasında bilimadamlarının keşfettiği kemik fosilleri, insanın evrim tarihinin yeniden yazılmasını gerektirebilecek önemde. Gazete, 'son yüzyılın en büyük antropoloji keşfi' diyor: 'Yarı insan yarı maymun arası yeni bir türün izine rastandı'. Homo floresiensis; yani Flores İnsanı adı verilen fosil, insanoğlunun soy ağacına eklenen yeni bir tür olmasıyla kalmıyor; topu topu 18 bin yıl yaşında... Yani antropolijik açıdan gayet yakın bir döneme ait. Independent'ın görüşünü aldığı bilimadamları, bir metre boyundaki bu insan-maymunun, modern insanın dünya sahnesinde yerini aldığı dönemlerde hala yaşadığını söylüyorlar. Araştırmacılar, kalıntılarla ilk karşılaştıkları vakit bir cücenin ya da bir çocuğun izini bulduklarını düşünmüş; ama kafatasının yaşı ve yapısını inceledikten sonra, yeni bir türün kalıntılarını keşfettiklerini anlamışlar. Gazeteye göre, modern insanla, yani homo sapienlerle aynı dönemde yaşadıysa, birbirlerini tanıyor olmaları ihtimal dışı değil. Öyle ki, Endonezya'nın bu bölgesinde yerel halkın masallarında yer alan cüce maymun karakteri, belki bir hayal ürünü olmaktan ziyade gerçeklere dayanıyor. Peki bu akrabamız, bize ne kadar yakın? Independent'tan okuyoruz ki, 'çok değil'. Gazete, bu türün beyninin büyükçe bir portakal kadar olduğunu yazıyor. Ancak Homo Floresiensis de iki ayağı üzerinde yürüyor. Avusturalya ve Endonezyalı bilimadamları, Homo Floresiensis'in fiziksel ve zihinsel açıdan fazla donanımlı olmadığı halde yüzbinlerce yıl dünyanın bu bölgesinde türünü sürdürmesinden şaşkınlıkla bahsediyor. Modern insanın diğer akrabaları, örneğin Neandertaller ya da Homo Erectus türü, Afrika'dan yola çıkıp dünyaya yayılmış; ama Homo Sapien'lerin üstün zekası karşısında çok daha önceleri ortadan silinip gitmişlerdi. Bir metrelik Flores İnsanı'nın ise, muhtemelen 12 bin yıl önceki bir yanardağ patlamasına kadar, Endonezya'nın bu ücra köşesinde yaşadığı tahmin ediliyor. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||