BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 27 Ekim, 2004 - TSİ 07:53
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
27 Ekim 2004 Basın Özeti
İsrai'deki 'tarihi oylama'; petrol fiyatlarıyla şahlanan BP; Allavi'den 'darbe yiyen Bush'; Clinton'ın karizması; ve bir yorum: 'Avrupa Birliği'ne kriz lazım'...

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

'Tarihi oylama', ama yeterli mi?

Hem Guardian hem de Independent, İsrail parlamentosundaki dünkü oylamayı 'tarihi' sıfatıyla manşete çıkarıyorlar.

Tarihi; diyor Guardian, 'çünkü İsrail parlamentosu Filistin topraklarındaki Yahudi yerleşimcilerin geri çekilmesini öneren bir tasarıyı ilk kez onaylamış oldu.'

Fakat Guardian'ın da hemen dikkat çektiği gibi, Ariel Şaron'un Gazze Şeridi'nden geri çekiliş planı muhalefet sıralarının desteğiyle onaylandı; ve gazeteye göre, 'Şaron hükümetini ikiye böldü'.

Guardian, bu sabahki başyazısını da aynı konuya ayırmış. Knesset'ten, yani İsrail parlamentosundan çıkan bu kararı memnuniyetle karşılayan gazete, 'ancak devamı da gelmeli' diyor.

Devamı ile kastedilen de, Batı Şeria. Guardian, 'Yahudi yerleşimlerinin ne olduğunu açıkça telaffuz edelim; tel örgülerin ve gözetleme kulelerinin ardında uzanan bu yüzme havuzları ve çim bahçeler, el konulmuş Filistin topraklarında inşa edilmiş, ne yasal ne de ahlaki bir dayanağı olan yerlerdir' diye yazıyor.

Gazeteye göre, Gazze Şeridi'ndekilerin boşaltılması doğru, ama tek başına yeterli değil. Eğer Batı Şeria'daki yerleşimler de boşaltılmazsa, Guardian'a göre Ariel Şaron'un attığı bu adımın pek bir anlamı kalmayacak.

Saatte 1 milyon sterlin

Daily Telegraph'ın önsayfasında ise yükselen petrol fiyatlarının ihya ettiği bir İngiliz şirketi var. İngiltere'nin en büyük şirketi olan British Petrolium, ya da kısa adıyla BP, gazetenin manşetine göre, petrol fiyatlarındaki tırmanışla birlikte 'saatte' 1 milyon sterlin kar etmeye başladı.

BP, dünyanın da ikinci büyük enerji devi şirketi. Ve Daily Telegraph, şirketin gittikçe şişen banka hesaplarının yoldaki sürücüleri ise bir o kadar öfkelendirdiği inancında.

Gazeteye göre, artan benzin fiyatlarından homurdananlara cevaben, BP'den bir sözcü, İngiltere'de sattıkları petrolden hemen hemen hiç kazanç sağlamadıklarını; bu ülkedeki yüksek fiyatların vergilerden kaynaklandığını söylüyor.

Petrolün geleceği

Üstelik, benzin fiyatları yakın gelecekte de yüksek seyredeceğe benzer. Financial Times, petrol piyasalarını izleyen Uluslararası Enerji Kurumu'nun dün yayınladığı uyarı raporunu aktarıyor.

Raporun ifadesiyle, 'giderek daha çok petrolün Suudi Arabistan ya da Rusya gibi siyasi yönden istikrarsız ülkelerden gelmesi ve üretim maliyetindeki artış nedeniyle fiyatlar geçen on yıla kıyasla yüksek olacak'.

Uluslararası Enerji Kurumu'nun tahminlerine göre üretim ve tüketim trendi bu şekilde devam ederse 2030'lu yıllarda Opec ülkeleri petrol piyasasındaki ağırlıklarını 1970'lerdekinden bile daha fazla pekiştirmiş olacaklar.

Financial Times, 'Orta Doğu petrolüne daha bağımlı bir dünya' diyor.

Allavi'den 'darbe yiyen Bush'

Irak Başbakanı Allavi'nin Başkan Bush'un seçim kampanyasına 'darbe vuran' sözleri ise, Financial Times'ın manşetinde.

Irak'ın geçici başbakanı, ulusal orduya daha yeni katılmış 50 Iraklı askerin haftasonu militanlarca katledilişini, 'koalisyon güçlerinin eksikliklerine' bağlamıştı.

Financial Times'a göre, önümüzdeki salı günü sandık başına gidilecek olan Amerika'da seçim kampanyasının en hararetli günlerine rastlayan bu suçlama Cumhuriyetçi Parti cephesinde hoş karşılanmamış olsa gerek.

Fakat gazete, hedef olduğu eleştirilere karşın George Bush'un kamuoyu yoklamalarında kıl payı farkla hala önde gittiğini; çünkü azimle terörle savaş üzerinde odaklanan Başkan Bush'un, seçmenler nezdinde rakibi Kerry'ye nazaran bu konuda açık farkla tercih edildiğini yazıyor.

Karizma farkı

Avusturya basınından Der Standard, ABD'deki seçim kampanyasını değerlendiriyor.

Bush'un rakibi John Kerry'ye başkanlık yarışında destek vermek amacıyla pazartesi günü Demokratların kampanyasına katılan isim, eski Başkan Bill Clinton'dı.

Der Standard'a göre Clinton'la Kerry'yi aynı kürsüde görenler, birşeyin farkına varmakta hiç zorlanmadı.

'Clinton'un karizmasının yanında, Kerry'nin ise karizmadan ne kadar yoksun olduğunun ortaya çıktığını' düşünüyor Der Standard.

Avusturya gazetesine göre John Kerry hiçkimsede iyi ya da kötü güçlü duygular uyandırmıyor. 'Oysa' diyor Der Standard, 'George Bush'u ya çekici bulanlar var, ya da itici'.

Gazeteye göre şayet Kerry'ye oy verilecekse, bunun nedeni Bush'a duyulan öfke olacak.

Avrupa Komisyonu'nun kader günü

Avrupa Parlamentosu'nda bugün beklenen kritik oylama gazetelerde geniş yer bulan ortak konulardan biri. Parlamento, üyeleri değişen yeni Avrupa Komisyonu'nu, yani birliğin icra organını onaylayacak; ya da onaylamayacak.

İkinci olasılık, komisyonun adalet ve içişlerinden sorumlu üyesi olarak atanan İtalyan üye Rocco Butiglione'den kaynaklanıyor. Kadının yerini mutfakta gören ve eşcinselliği bir günah diye niteleyen İtalyan siyasetçi, koyu bir Katolik. Ama kişisel görüşlerini komisyona yansıtmayacağını vaadediyor.

Lakin parlamento, ikna oldu mu? İsviçre gazetesi Le Temps, komisyonun tümden onayı ya da reddine göre düzenlenen oylamanın, 'bir iki oy farkıyla her iki yöne de kayabileceği' kanısında.

Almanya'dan Der Tagesspiegel, 'asıl sorun İtalyan üyede değil, atamaları yapan komisyon başkanı Jose Manuel Barroso'da', diyor. 'Avrupa Parlamentosu'ndaki hassasiyetleri hesap etmeden, böyle bir hatayı nasıl yapabilir?'

Bir diğer Alman gazetesi Tageszeitung, oylamadan red oyu çıkmasını istiyor.

'Çünkü', diyor Tageszeitung, 'Orta Çağ zihniyetinden kalma bir tür Katolik köktendinciliği reddediyor olacaklar'.

Demokrasiye 'kriz reçetesi'

Red kararının doğru olacağını düşünen bir diğer gazete ise konuyu bu sabah başyazısında tartışan İngiliz gazetesi Independent. 'Komisyonun reddi, Avrupa demokrasisi için bir ilerleme olur' diyor. Neden mi?

Çünkü Independent'a göre, Avrupa Birliği kurumlarının bürokratik kalkanını indirip daha demokratikleşmesini sağlamak için, bir kriz gerekli.

Gazete, 'daha en başta bu komisyonun oluşum sürecinin kendisi çok saçma' diyor.

Avrupa Komisyonu, ulusal hükümetlerin öne sürdüğü adaylar arasından yapılan atamalarla meydana gelen bir kurum.

Independent'a göre, 'halkın iradesinden böyle kopuk bir oluşum zaten eninde sonunda değişmek zorunda kalacaktı'.

Gazete, 'eğer Avrupa Parlamentosu şimdi bir krize neden olursa, bu bir değişim fırsatı doğuracaktır' diyor.

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik