BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 26 Ekim, 2004 - TSİ 15:12
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
26 Ekim 2004 Basın Özeti
Prens Charles'tan Türkiye'ye destek; yorgun düşmüş ama kararlı bir başbakan: Tayyip Erdoğan; Amerikan seçimlerine ilişkin tahliller; ve Avrupa ekonomisine dert yanan bir Alman gazetesi.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Prens Charles'tan destek

İngiltere Konsolosluğu'nun yeniden açılış töreni için İstanbul'a giden Prens Charles'ın Avrupa Birliği konusunda Türkiye'ye destek çıktığını yazan Times, Galler Prensi'nin üslubunu 'alışılmışın dışında' diye niteliyor.

Çünkü siyasi bir görüşü doğrudan dile getiriyor. 'Ama elbette', diyor Times, 'söyledikleri hükümetin Türkiye politikasından farklı değildi'.

Gazete, Prens Charles'ın sözlerini aktarıyor. Galler Prensi, Türkiye'nin üyeliğine Avrupa Birliği'nde korkuyla bakanlar olduğunu söylemiş; ama İngiltere'nin bu korkuları yatıştırmak için çaba sarfetmesini umduğunu belirtmişti.

Erdoğan 'kararlı'

'Avrupa'nın kapısını vuran ülke'. Guardian, Prens Charles'ın İstanbul ziyaretiyle aynı sayfada yer alan Türkiye yorumuna bu başlığı atıyor.

Gazete, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 17 Aralık zirvesi öncesinde kimi ülkelerden yükselen itiraz seslerine karşın ikna kampanyasına hız verdiğini; ve bugün Berlin'de Almanya ve Fransa'nın liderleriyle bir araya geldiği vakit, Türkiye'ye ayak direyenlerden duyduğu rahatsızlığı sözünü sakınmadan dile getirmesinin beklendiğini yazıyor.

Guardian'ın sorularını yanıtlayan Recep Tayyip Erdoğan, 'Türkiye'nin ulusal geleceğinin Fransa'da yapılacak bir halkoylamasına bağlanması önerisinin Türkler arasında hiç kuşku yok ki düşkırıklığı yarattığını' söylüyor.

Guardian'a göre Türkiye, Avrupa'nın kıyısında kalmış bir 'yarım-demokrasi' imajını artık geride bıraktı. Gazetenin ifadesiyle ülke, 'neo-İslamcıların idaresi altında, inanılmaz bir değişimden geçti'.

Yorgun lider

'Fakat', diyor Guardian, 'iktidarda geçirdiği 22 ay, eski futbolcuyu belli ki yormuş; çünkü gözlerinin altı şiş, ve takatsiz görünüyordu'.

Guardian, işbaşına geldiklerinden bu yana Adalet ve Kalkınma Partisi'nin yalnız Avrupa'da değil kendi ülkelerinde de mercek altında tutulduğunu yazıyor. Gazetenin deyimiyle Türkiye'deki laik elit, Tayyip Erdoğan ve partisine hala şüpheyle bakıyor.

Guardian'a göre, Anadolu'nun kalbinden gelen muhafazakar AKP'liler İslamcı bir gündem için bastırıyor olabilir, ama Avrupa Birliği havucu Türkiye'nin önünde sallandığı müddetçe, Tayyip Erdoğan'ın ılımlı çizgisinde ilerlemeyi sürdürerek gelenekçi kanadı kontrol altında tutacağı düşünülüyor.

Yeni Türk Lirası

Financial Times, dün tanıtılan Yeni Türk Lirasını haber veriyor. Türkiye ekonomisinin daha istikrarlı göründüğünü yazan Financial Times, düşen enflasyonla birlikte liradan 6 sıfırın atılacağını haber veriyor.

Türkiye'de enflasyonun 1972'den bu yana ilk kez yüzde 10'un altında seyrettiğini belirten Financial Times, 'bundan böyle Türkiye dünyanın en sıfırlı banknotlarına sahip olan ülke ünvanından mahrum kalacak' diyor.

'Ama' diye devam ediyor gazete, 'Yeni Türk Lirasının eskisiyle ortak bir paydası var hala; hepsinin üzerinde Mustafa Kemal Atatürk'ün portresi yer almaya devam edecek'.

Bush'a kötü bir sürpriz mi?

Irak'ta kaybolduğu bildirilen 350 ton patlayıcı maddenin, George Bush'un başını yakabileceğini düşünüyor Independent.

Gazeteye göre Amerikalı askerlerce korunması gereken bir tesisten kaçırılan ve nükleer silahların ateşlenmesinde kullanılmasından korkulan patlayıcı maddeler, 2 Kasım seçimlerine bir hafta kala Başkan Bush'un yüzünü kızartabilir.

Bush'un Demokrat rakibi John Kerry'nin tepkisini öne çıkartıyor Independent: 'Bu Irak'taki en büyük hatalardan biri'.

Clinton devrede

Amerika, anketlere bakarsak başa baş geçen bir seçim kampanyasına tanık oluyor.

Bu sabah İngiltere'de birçok gazetenin önsayfasında, eski Başkan Bill Clinton'un John Kerry ile birlikte fotoğrafı dikkat çekiyor. Clinton, geçirdiği kalp ameliyatına rağmen, Kerry'ye destek olmak için kampanyaya son haftada katıldı.

Guardian, 'daha incelmiş ve bitkin, ama kalbi, Demokratların kampanyasında' diye yazmış.

Fransa basınından Le Figaro ortaya şu soruyu atıyor: 'Avrupalılar John Kerry'nin kazanmasını umut ediyor ama, Demokratların olası bir seçim zaferi, Avrupa'yı ne kadar memnun edecek?'

Demokrat bir aday daha mı iyi?

Le Figaro, 'garip' diye yazıyor: 'Avrupalı diplomatlar genellikle Beyaz Saray'da oturan lider her kim ise, seçimlerde onun kazanamsını ister; çünkü bildikleri bir siyasetçiyle iş yapmasını yeğlerler'.

Fransız gazetesi, 'ama bu sefer durum değişik' diyor: 'Atlantik ötesi ilişkilerin düzelmesi için umutlar Kerry'ye bağlandı'.

Ancak Le Figaro'ya göre, Kerry'nin başkanlık koltuğuna oturması halinde, 'ilişkilerdeki balayı gayet kısa ömürlü olabilir'.

Gazete, Irak, İran, Çin, ve Orta Doğu krizine ilişkin politikalarda görüş ayrılıklarının sürmesini olası görüyor.

'Hatta' diye eklemiş; 'Amerikalı Demokratların korumacı eğilimleri göz önünde tutulursa, Atlantik ötesi ticaret savaşlarına bile hazır olmak gerekebilir'.

Rusya'nın Baltıklar'daki nüfuzu

Le Monde'da Rusya'nın Baltık ülkeleriyle ilişkisini değerlendiren bir yorum yazısı dikkat çekici.

Le Monde, geçen Mayıs ayından beri hem Avrupa Birliği'ne hem de Nato'ya üye olmalarına karşın, Baltık ülkelerinin Rusya'nın baskısından kurtulamadığını düşünüyor.

Gazeteye göre Estonya, Letonya ve Litvanya'nın Rusya'yla ilişkilerinde bir normalleşme sağlanamadı.

Le Monde, bu ülkelerin petrol ve doğal gaz ihtiyacının halen Rus şirketlerinin tekelinde bulunduğunu; üstelik Moskova'nın nüfuzunun Baltıklardaki bankalarda, inşaat sektöründe ve limanlarda da kendini açıkça gösterdiğini yazıyor.

Avrupa ekonimisi nereye gidiyor?

Almanya basınından Berliner Zeitung, genişleyen Avrupa Birliği'nin ekonomisini değerlendiriyor. Avrupalı liderler, 2000 yılında Lizbon'da düzenledikleri zirvede, ekonomik reform vaatlerini vermiş; 2010 yılında Avrupa'yı Amerikan ekonomisiyle boy ölçüşür hale getireceklerini ilan etmişlerdi.

Ancak Avrupa Komisyonu'nun değişen başkanı Romano Prodi dün giderayak verdiği bir mülakatta 'bu hayalin başarısızlığa mahkum olduğunu' söylemişti.

Berliner Zeitung, 'bunu görmek için kahin olmaya gerek yok' diye yazıyor. Hatta gazeteye göre, Avrupa ekonomisinin Amerika'ya yetişme şansı gelecekte daha zayıflayabilir.

'Çünkü', diyor Berliner Zeitung, 'genişlemeyle nüfusunu artıran ama üretimi olduğu yerde sayan bir Avrupa'nın, böyle bir hedefe ulaşması sadece bir hayalden ibaret'.

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik